Paul Eluard’ın Gabriel Peri’ye yazdığı şiirle hatırlayacağım seni çocuk… Yaşatacağım kalbimin en derininde, bilincimde, eylemimde…
Gabriel peri
bir insan öldü başka silah bilmeden
hayata açılmış kollarından gayrı
bir insan öldü başka yol bilmeden
mavzerlerin kıpraştığı yollardan gayrı
bir insan öldü vazgeçmez hâlâ döğüşten
ölüme karşı o karanlığa karşı
madem onun istediği şeyleri
biz de istiyoruz
esenlik diyoruz ışısın bir
gözlerin gönüllerin derininde
adalet diyoruz ışısın yeryüzünde
insanı yaşatan kelimeler vardır
hani yunmuş arınmış sözler
sıcaklık diyelim güven diyelim
mesela aşk adalet hürriyet kelimesi
çocuk kelimesi insanlık kelimesi gibi
ve bazı çiçeklerin ülkelerin ismi
mesela yiğitlik kardeşlik arkadaşlık
çalışma kelimesi gibi
sonra bazı kadınların bazı dostların ismi
bizim peri de onların arasında
bizim dediysem boşuna değildi vurulduğu
peri öldüyse bu hayat yaşamaya değsin diyeydi
ondan öğrendik gücümüzün nelere yeteceğini
biz diyorsam onun umudu hâlâ harlı diyedir.
İmzacı olduğu için sözleşmesi yenilenmeyen akademisyenden Traş’a mektup
Barış Bildirisine imza attığı için Mustafa Kemal Üniversitesi’ndeki sözleşmesi yenilenmeyen Dr.Utku Sayın da, Mehmet Fatih Traş’a mektup yazdı. Sayın’ın ifadeleri şöyle:
Mehmet Fatih Traş’ın ardından;
Ne kadar acı ki “ardından” demek zorunda kaldım. Tam iki saattir milyonlarca sözcük arasında dolanıyorum. Girdaba girmiş gibiyim. Ne yazılır ki onurlu birisinin, erkenden yaşamamayı seçmiş olması karşısında. Kendimi yüreğime bırakıp yazmak zorundayım başka türlü anlatmam imkânsız sanki bu acıyı. Aslında o güzel insanı yaşamım boyunca tanıma onuruna, güzel gülüşünü yakından görme şansına hiç sahip olamadım. Oysa biz çok yakın kentlerin benzer idari anlayışına sahip iki üniversitesinin, Barış Bildirisine imza koyduğu için işinden olan iki bilim insanıydık. Aslında mekânsal uzaklığın haricinde son 13 aydır yaşamımız ne kadar ortakmış.
Mehmet Fatih Traş’ı yıllarca emek verdiği fakülteden ve işinden, Çukurova Üniversitesi İİBF dekanlığı ve rektörü, bir kıyım maddesi olan 50/D’nin arkasına saklanarak uzaklaştırdılar. Tabi, Ekonometri Bölüm Başkanlığını da unutmamak lazım. Belki doçent ve profesör olmalarında asistan olarak emeğini kattığı, kendisine akademisyen diyen ama iktidarın yanında duruşlarıyla bu sıfatla alakaları olmadığını gösterenler… AKP iktidarının kendi akademisyenini yaratmak için, bugün “terör örgütü” dedikleri Fetullahçılar aracılığıyla yıllarca neler yaptığını ve yapılanlara göz yumduğunu, akademide bilmeyen yoktur. Elbette Çukurova Üniversitesi rektörü, İİBF dekanı ve Mehmet Fatih’i atmak için gayretkeşlik gösteren Ekonometri Bölüm başkanı da bunları biliyordu. Ama onlar zaten iktidarın akademisyeni olmaya gönüllüydüler.
Mehmet Fatih ise iktidarın değil bilimin ve emeğin akademisyeni olanlardandı. Aylarca eğitiminin karşılığı olan bir iş için arayışları yetersiz kaldı, çünkü o “barış” isteyen bir akademisyendi. Öyle ya akademisyen eğer barış isterse, akademinin ve düşüncenin özgürlüğünü, insan haklarını savunursa iktidarın işine yaramayan bir akademisyen olurdu. Tıpkı diğer 2211 arkadaşı gibi O da iktidarın işine yarayanlardan olmadı.
AKP iktidarının suç listesi içine, ülkenin bilimsel geleceğini yok etmek de girdi. İktidar disiplin cezaları, işten atmalar ve KHK çarkıyla bilimi öldürürken, maalesef bugün Mehmet Fatih bize bilimin başka şekilde de öldürülebildiğini gösterdi. Ah be Mehmet Fatih tamam boyun eğmeyeceğiz dedik, sende eğmediğini gösterdin, ama keşke hala bizimle kalıp birlikte gösterebilseydik boyun eğmeyeceğimizi. İktidarın eğdiremediği boyunlarımızı sen büktün be… 13 aydır her türlü saldırıya göğüs gerdik, direndik hep birlikte, hadi söyle buna nasıl direneceğiz biz? Hepimiz öğrendik haksızlığa, adaletsizliğe direnmeyi belki, ama öğrenmedik ki erken ölüme göğüs germeyi. Az daha sabredemedin mi? Nisan ayı bahar gelecekti ülkeye, neden acele ettin be Fatih o baharı görmek aramızda en çok senin hakkındı belki. Hatta buluşup hep beraber YÖK denilen darbe kurumunun önünde halaya duracaktık birlikte. Düşünsene 2212 kişilik dev halay. Sana söz olsun Fatih o halayı yine kuracağız ve halay başı sen olacaksın. Hiç utanmaca bahanesi falan da dinlemeyiz bilesin. Asıl utanması gerekenler hala iktidarda, YÖK’te ve sensiz bıraktıkları Çukurova Üniversitesi’ndeler. Tabii hala utanma duyguları kaldıysa.
Hâlâ utanmayı bilen akademisyenlerin senin bu acı eyleminden öğrenecekleri şeyler de var. Düşünsene özgür bir akademisyen olmanın, işini kaybetme korkusu kadar değil, yaşamına kıyacak kadar zor bedelleri olabildiğini, öğrencilerden uzak durmanın bizim için ne kadar acı olduğunu öğreneceğiz senden. Öğrettin bize Fatih, aslında ne kadar zor şeyler yaşattıklarını tekrar öğrettin. Keşke bu kadar “acı bir dersle” öğretmesiydin be çocuk. Ama bitmedi, onların da bizden öğrenecekleri var. Senin ışığınla biz de onlara özgür akademinin ne olduğunu öğreteceğiz. Hep yanımızda ol, çünkü senin rehberliğine çok ihtiyacımız olacak.
Acı ve umutla,[/vc_column_text]
GÜNCELLEME 25.02.2017 SAAT: 17.20
İntihar eden Barış İçin Akademisyenler Bildirisi imzacılarından akademisyen Mehmet Fatih Traş, Adana’da toprağa verildi.
Çukurova Üniversitesi’nde görev yapan Araştırma Görevlisi Mehmet Fatih Tıraş, dün intihar etti. Mersin’deki yazlıkta yaşamına son veren Traş, bugün Adana’da defnedildi.
Traş’ın cenazesine sendika ve meslek örgütleri temsilcileriyle, CHP Adana milletvekilleri İbrahim Özdiş ve Elif Doğan Türkmen katıldı.
‘BÖYLE BİTMEMELİYDİ’
Traş’ın İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi’nden hocası Doç. Dr. Kenan Lopcu, mezar başında bir konuşma yaptı. Lopçu, Traş’ın birikimli, iyi İngilizce bilen ve bir kaç dili de anlayan, çok okuyan, Çukurova Üniversitesi’nin sağladığı olanakların ötesinde kendisini yetiştirmiş bir akademisyen olduğunu söyledi.
Traş’ın kimseyi incitmeyen bir insan olduğunu belirten Lopçu, sadece demokratik görüş hakkını kullandığı için hak etmediği uygulamalara maruz kaldığını dile getirdi. Lopcu, “Başvurduğu yerlerden önce olumlu yanıt geldi. Sonra kapılar yüzüne kapandı. Üzgünüz böyle bitmemeliydi. Umarım bu son olur” dedi.
HABERi DOĞRULA… KATKI SAĞLA… GELİŞTİR… PAYLAŞ…
Her ölüm üzücü, her kayıp değerlidir. Yaşamını yitiren bu kişiyle ilgili paylaşımda bulunmak, onu anmak, yaşanmışlıklarınızı ve duygularınızı paylaşmak isterseniz mesajınızı aşağıdaki iletişim kutuları aracıyla bırakabilirsiniz. Ölümhaberi.com takipçi katkılarıyla hızlı haberleşme, doğru bilgi ve varsa hatıralarının paylaşılması amaçlıyor.
YAKINIM...
Cenaze merasim,defin yeri ve Ta’ziyeler için ulaşılabilecek iletişim bilgilerinizi verin.
TANIYORUM...
Haber detaylarına bilgi ve fotoğraf katkısı sağlayın. Haberi duyanların, ulaşabilecekleri iletişimleri paylaşın.
UNUTULMASIN...
Ölüm yıl dönümlerinde site takviminde hatırlatıcı olarak yer almasını isterseniz.İletişime geçin.
PAYLAŞIYORUM..
Haberi aşağıdaki yer alan kısa yol butonları kullanarak sosyal ağlarınızla paylaşın.
TA'ZİYELERİM
Tanıyor veya tanımıyorsun.Ta’ziye mesajınla aşağıdaki kutudan paylaş.Sevenlerinin acısını azalt.
TAKİPTEYİM...
Şehrinde neler oluyor?Güncel bilgiler,son ölümler. “ÜCRETSİZ” bülten oluştur. Haberdar ol.
Takipçi mesajları, editor kontrolu ve site yorum politikası ‘uygunluk’ ilkesiyle yayına alınır. Bknz. POLİTİKA MERKEZİ
GIPHY App Key not set. Please check settings