Türkiye’deki feminist hareketin öncülerinden olan Doç. Dr. Şirin Tekeli, beynindeki tümör nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü Özel Bodrum Acıbadem Hastanesi’nde geçen 13 Haziran’da yaşamını yitirdi.
TÖREN DÜZENLENDİ.
Ölümünden bir süre önce bedenini kadavra olarak bağışladığı öğrenilen Doç. Dr. Tekeli için, bugün öğlen Bodrum Belediyesi Konacık Cenaze İşleri Müdürlüğü önünde tören düzenlendi.
MOR KIYAFETLER VE BEGONVİLLERLE UGURLANDI
Törene, Bodrum Kadın Dayanışma (BKD) Derneği Başkanı Figan Erozan ve yaklaşık 100 kadar kadın, mor giyinip, ellerinde begonvillerle katıldı. Doç. Dr. Tekeli’nin tabutuna, Bodrum Kadın Dayanışma Derneği’nin mor flaması serilip, begonviller bırakıldı. Ardından kadınlar Tekeli’nin tabutunu omuzlarına alıp, alkışlar, zılgıtlar ve gözyaşları içinde cenaze aracına kadar taşıdı. Tekeli’nin kadavra olarak bağışladığı bedeni daha sonra İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gönderilmek üzere Milas-Bodrum Havalimanı’na uğurlandı. Kadınlar cenaze aracı uzaklaşana kadar alkış ve zılgıtlarını sürdürdü.
“HEPİMİZ ŞİRİN’İN BAŞKA YÜZLERİYİZ”
Cenazenin gitmesini ardından Bodrum Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Figan Erozan, Tekeli’yi bir daha göremeyecek olmanın üzüntüsünü yaşadıklarını belirtip, “Ancak, asla yasta değiliz. Yas tutmayacağız. Şirin hayatı boyunca bir kadın mücadelesi verdi. Hayatında ilklere imza attı ve ilkler dediği şeyler hep devrimsel, dönüşümsel şeylerdi. Normal şeylerin ilklerini yapmadı O. İnsan haklarının savunucusu oldu. Kadın Sığınağı Vakfı’nın ve Kadın Eserleri Kütüphanesi’nin kurucusu oldu. Düşüncelerini paylaştığı kadınlarla da Türkiye’de ilk defa feminist hareketi sözünü oluşturdu. Biz ondan sonra gelen kuşak kadınlarız. Bugün burada, her kuşaktan kadın olarak varız. Artık sadece Şirin’e dokunamayacağız. Şirin’e dokunamamak, ‘Şirin yok oldu’ demek değil. Çünkü Şirin, sözleriyle, politikalarıyla duruşuyla itirazları ile ortada. Hepimiz Şirin’in farklı farklı birer başka yüzleriyiz. Çünkü hepimiz feminist hareketlerden gelen, feminist mücadele veren kadınlarız, inatçı ve ısrarcıyız. Asla itaat etmiyoruz ve asla boyun eğmiyoruz. Şirin de böyle bir kadındı ve biz O’nun itirazının devam sürecinin kadınlarıyız” dedi.
“BEDENİNE TAPINILMASINI İSTEMEDİ”
“Şirin, sözde bilim kadını değildi” diyen Erozan, şöyle devam etti:
“Dolayısıyla öldükten sonra o naaşa ihtiyacı olmadığını biliyordu. Ondan sonraki gençlerin, tıp alanında kendilerini geçiştirmeleri için bedenin incelenmek üzere bıraktı. Bedenine tapınılmasını istemedi. Bedenini insanların hizmetine sundu. Kaçımız böyle inanmayı becerebiliyoruz? Bence biraz inanç derken inancı da sorgulamayı öğrenmeliyiz. Gerçekten bu dünyadaki inanç, insana, yaşadığın dünyaya ve evrene bir şeyler yapabilmek, katkı sunabilmektir. Şirin, her şeyi ile bunu yaptı.”
‘UNUTMAMAYACAĞIZ.UNUTURMAYACAĞIZ’
Törene katılan kadınlardan Hanuş Hakgör, “Kadına şiddet son günlerde çok arttı. Ancak, biz Şirin’in arkasından hep yürüyeceğiz. O’nu çok özleyeceğiz.Ona dokunamamak gibi bir durumumuz olacak ancak düşünceleri ve kadın hareketine yönelik olguları her zaman bizimle yaşayacak. Unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.
[Tweet “BODRUM’da ölen Doç. Dr. Şirin Tekeli’nin (73) bağışlanan bedeni törenle uğurlandı.”]
ŞİRİN TEKELİ KİMDİR?
1944 yılında Ankara’da doğan Şirin Tekeli, Ankara Kız Lisesi’nde gördü. Liseyi bitirdikten sonra Paris’e giderek Fransızca öğrendi. 1962 yılında hukuk okumaya başladı. Ardından Lozan Üniversitesi’nde Sosyal ve Siyasal Bilimler okumaya başladı. 1967 yılında öğrenimini bitirip İstanbul’a döndü ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi’nin İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi Kürsüsü’ne girdi. Öğrencilik döneminden tanıdığı eşi Ahmet Tekeli ile evlendi. 1978 yılında kadınların siyasete katılması konusundaki doçentlik tezini bitirdi. Doçentliği sonrasında seçimler üzerine çalışmaya başladı. Fransız hükümetinden burs alarak Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nde (Centre National de la Recherche Scientifique – CNRS) ‘haritalama’ (cartographie) tekniğini öğrendi.
12 EYLÜL DÖNEMİNDE AKADEMİDEN İSTİFA ETTİ
1980 askeri darbesi sonrasında kurulan YÖK’ün sosyal bilimlerde ‘düşünce ve araştırma’ özgürlüğünü budadığını, öğrencileri ve öğretim görevlilerini siyaset-dışılaştırdığını protesto etmek için 1981 yılında üniversitedeki görevinden istifa etti. Üniversiteden ayrıldıktan sonra, yazar, redaktör ve çevirmen olarak çalışmaya başladı. Kadınlarla ilgili birçok çalışmaya imza attı.
KADIN HAREKETİNİN ÖNCÜLERİNDEN
1982 yılında Kadınlar ve Siyasal-Toplumsal Hayat adıyla kitap olarak yayınladığı doçentlik tezi, Türkiye’de kadınların politik ve toplumsal alanda marijinalleşmesi üzerine Türkçe yayınlanan ilk kitap oldu. 1987’deki Aile İçi Şiddete Karşı Yürüyüş ve Kariye Şenliği ile başlayan, 1989’da Mor İğne Kampanyası ile devam eden, genç kadınların, taşralı kadınların, Kürt kadınların katılmalarıyla gerçek anlamda bir toplumsal harekete dönüşen aktivitelerin içinde ve başında yer aldı. 1989’da Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’nın kuruluş çalışmalarını başlatır.
25 KİTAP ÇEVİRDİ
2011 yılına kadar, Fransızca ve İngilizce’den çoğu kadınlar ve demokrasi ile ilgili 25 kitabı Türkçeye kazandırdı. 1996 yılında kendisine Fransa Kültür Bakanlığı’nın Akademik Palmiye Ödülü Officier dans l’ Ordre des Palmes Académiques verildi. Bodrum’da yaşıyordu.
- MEMLEKETİ : Ankara
- YAŞI: 73
- MESLEK :Akademisyen
- MEDENİ HALİ: Bekar
- CENAZE YAKINI : Bilinmiyor
- TA’ZİYE İLETİŞİM: Bilinmiyor
[/dt_vc_list]
- ANI SAYFASI: Açılmadı. (Oluşturun)
- ANMA TAKVİMİ: Açılmadı. ( Oluşturun )
- CENAZE TÖRENİ: Muğla / Bodrum / Konacık Cenaze işleri müd. önü
- DEFİN YERİ: Bedenini vasiyetiye bağışlamıştır
[/dt_vc_list]
Bir gün yaşamınız bittiğinde, yok olup kaybolacak bedenizde, birilerinin yaşam umut olabilirsin. Bağışa sende katıl.
CAN VERDİĞİNDE, CANKURTARAN OL. Bağışınızı yapabileceğiniz adresler >> Bağış merkezleri
BU HABER ÖZELDİR !..
Haberde bir insan can verdi. Haberi özel kılan, bir çok cana da hayat umudu verdi. Bir kaç kelimeyle de olsa duygularınızı paylaşın. Haberi okuyanlarda farkındalık yaratın. Aileye ta’ziyenizi paylaşın. Onurlandırın.
Haber yorumu paylaşırken bırakılan mesajları, site politikası ‘uygunluk’ ilkesi ve editör onayından, sonra yayına alınır. Uygunsuz yorum ve cevaplar yayınlanmaz. Bknz. POLİTİKA MERKEZİ
GIPHY App Key not set. Please check settings