in , ,

Fehmettin Saymaz (E-70), Bursa’da, kadavra olarak bağışladığı bedeni 13 yıl sonra Ayvalık’ta toprağa verildi.

Askeri Hastane’de röntgen teknisyeni olarak görev yaparken emekli olan Fehmettin Saymaz (E-70), Bursa’da, kendi vasiyetiyle kadavra olarak bağışladığı bedeni ,13 yıl sonra ailesine teslim edildi. Aile cenazesini Ayvalık’ta toprağa verilecek.

Fehmettin Saymaz (E-70), Bursa’da, kadavra olarak bağışladığı bedeni 13 yıl sonra Ayvalık’ta toprağa verildi.

Bursa’da Askeri Hastane’de röntgen teknisyeni olarak görev yaparken emekli olan 70 yaşındaki 2 çocuk babası Fehmettin Saymaz, 2013 yılında zatürre teşhisiyle Onkoloji Hastanesi’ne yatırıldı. Burada vefat ederse bedeninin kadavra olarak kullanılmasını vasiyet eden Saymaz’ın naaşı 20 Mayıs 2013 tarihinde hayata veda edince Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne götürüldü.

Bursa’da Askeri Hastane’de röntgen teknisyeni olarak görev yaparken emekli olan 70 yaşındaki 2 çocuk babası Fehmettin Saymaz, 2013 yılında zatürre teşhisiyle Onkoloji Hastanesi’ne yatırıldı. Burada vefat ederse bedeninin kadavra olarak kullanılmasını vasiyet eden Saymaz’ın naaşı 20 Mayıs 2013 tarihinde hayata veda edince Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne götürüldü.</p>

Burada tıp fakültesi öğrencilerinin derslerinde kadavra olarak kullanılan Fehmettin Saymaz’ın naaşının 11 yıl sonra ailesine teslim edilmesine karar verildi.

Burada tıp fakültesi öğrencilerinin derslerinde kadavra olarak kullanılan Fehmettin Saymaz’ın naaşının 11 yıl sonra ailesine teslim edilmesine karar verildi.</p>Aile fertlerinden kardeşi Ergin Saymaz (65) kızı Çiğdem Saymaz Narlı (56) ve Semra Kama (58) Uludağ Üniversitesi’nde törenle naaşı teslim aldılar.

Aile fertlerinden kardeşi Ergin Saymaz (65) kızı Çiğdem Saymaz Narlı (56) ve Semra Kama (58) Uludağ Üniversitesi’nde törenle naaşı teslim aldılar.Fehmettin Saymaz’ın cenazesinin Ayvalık’ta düzenlenen tören ve cenaze namazının ardından ilçe mezarlığına defnedileceği öğrenildi.

Fehmettin Saymaz’ın cenazesinin Ayvalık’ta düzenlenen tören ve cenaze namazının ardından ilçe mezarlığına defnedileceği öğrenildi.

“Babam ihtiyaç olduğunu haberlerde görmüş”

Ayvalık Adliyesi’nden emekli olan ve burada yaşayan Çiğdem Saymaz Narlı cenazeyi teslim alırken şunları söyledi: “Babam 11 sene önce vefat etti. Ölmeden önce kendi isteği, kadavra olarak teslim olmaktı. Biz de çok büyük zorluklarla annem, eniştem uğraşarak teslim ettik. Bu tür durumlar yaygın olmuyormuş. Neredeyse vazgeçecektik. Uludağ Üniversitesi’ne kadavra olarak bağış yapıldı. Babam askeri hastanede röntgen teknisyeni olarak görev yapıyordu. En son görev yeri Denizli idi. Orada emekli oldu. Orada yaşıyorduk. Babamın neden vefat ettiği tam anlaşılamadı. Zatürre dediler. En son biz öğrendiğimizde, akciğerine sıçrama yapmış. Hangi kanser türüydü tam net bilmiyoruz. Çabuk ilerleyen bir hastalıkmış. Denizli’de bir aya yakın kaldık hastanede. Kendi imkanlarımızla Bursa’ya geldiğimizde ilk olarak Göğüs Hastanesi’nde tedavi gördü. Onkoloji Hastanesi’ne bir hafta sonrasında yattık

Ayvalık Adliyesi’nden emekli olan ve burada yaşayan Çiğdem Saymaz Narlı cenazeyi teslim alırken şunları söyledi:
“Babam 11 sene önce vefat etti. Ölmeden önce kendi isteği, kadavra olarak teslim olmaktı. Biz de çok büyük zorluklarla annem, eniştem uğraşarak teslim ettik. Bu tür durumlar yaygın olmuyormuş. Neredeyse vazgeçecektik. Uludağ Üniversitesi’ne kadavra olarak bağış yapıldı. Babam askeri hastanede röntgen teknisyeni olarak görev yapıyordu. En son görev yeri Denizli idi. Orada emekli oldu. Orada yaşıyorduk. Babamın neden vefat ettiği tam anlaşılamadı. Zatürre dediler. En son biz öğrendiğimizde, akciğerine sıçrama yapmış. Hangi kanser türüydü tam net bilmiyoruz. Çabuk ilerleyen bir hastalıkmış. Denizli’de bir aya yakın kaldık hastanede. Kendi imkanlarımızla Bursa’ya geldiğimizde ilk olarak Göğüs Hastanesi’nde tedavi gördü. Onkoloji Hastanesi’ne bir hafta sonrasında yattık

Bir hafta normal kaldı. Bir hafta da yoğun bakımda geçirdi. Kendi talebiyle kadavra olmasını istedi. Annem kabul etmeyeceği için bana, amcama söyledi. Haberlerde görmüş. Kadavrasız eğitimde tıp öğrencilerinin sıkıntı yaşadığını görmüş. Kadavra ihtiyacı olduğunu duymuş, eğer vefat edersem beni kadavra olarak bağışlayın diye ısrar etti. Bağış yaparken bize 5 yıl dediler. Korona virüs ve deprem döneminde kullanılmadığı söylendi. Geçen yıllarda telefonla aradım. Kadavra eksikliğinden dolayı daha uzun kalmış. Teslim alma talebi bizden geldi ve bugün defnedeceğiz. 11 yıl babamın hep yaşadığını düşündüm. Bugün bir eksik tamamlanmış gibi olacak. Ayvalık’ta defnedeceğiz” diye konuştu.

Bir hafta normal kaldı. Bir hafta da yoğun bakımda geçirdi. Kendi talebiyle kadavra olmasını istedi. Annem kabul etmeyeceği için bana, amcama söyledi. Haberlerde görmüş. Kadavrasız eğitimde tıp öğrencilerinin sıkıntı yaşadığını görmüş. Kadavra ihtiyacı olduğunu duymuş, eğer vefat edersem beni kadavra olarak bağışlayın diye ısrar etti. Bağış yaparken bize 5 yıl dediler. Korona virüs ve deprem döneminde kullanılmadığı söylendi. Geçen yıllarda telefonla aradım. Kadavra eksikliğinden dolayı daha uzun kalmış. Teslim alma talebi bizden geldi ve bugün defnedeceğiz. 11 yıl babamın hep yaşadığını düşündüm. Bugün bir eksik tamamlanmış gibi olacak. Ayvalık’ta defnedeceğiz”

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof Erdoğan Şendemir de Türkiye’de 120 Tıp Fakültesi olmasına rağmen beden bağışının çok düşük olduğunu ifade ederek, “Fehmettin Saymaz binlerce tıp fakültesi öğrencisine alabileceği en iyi eğitimi alabilmesi için bedenini bağışlayarak büyük hizmette bulundu. Ölçülebilir bir hizmet değildir. Ülkemizde 120 tıp fakültesi olmasın rağmen beden bağışı düşüktür. Pek çok tıp fakültesinde kadavra bulunmamaktadır. Bağışçıların varlığı ve aileleri bizim için anlamlı ve değerli. Nasıl organ bağışı ile çok hayat kurtulması mümkün ise beden bağışı da hekimlerin yetişmesi açısından karşılıksız değere sahiptir.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Abdullah Sarıtaş (E-51) Isparta Senirkent’te, oğlu tarafından boğazı kesilmesi sonucu yaşamını yitirdi.

Yunus Taşkın (E-42) Adıyaman Kahta’ta, çalıştığı inşaatta elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi.