Zeynep Sut (K-12) Mardin Derik’te, kayalıklardan düşerek yaşamını yitirdi.Olay, 18 Ağustos gecesi kırsal Akçay Mahallesi’nde meydana geldi.
Küçük Zeynep, ailesine “İncir yemeye gidiyorum” diyerek evden ayrıldı. Kısa süre sonra incir ağaçlarının bulunduğu kayalıklardan dere yatağına düştüğü ihbarı üzerine sağlık ve jandarma ekipleri bölgeye sevk edildi.
Ekipler, Zeynep’in cansız bedenine Derik Akça Köyü’ne 1,5 kilometre uzaklıkta ulaştı. Baba Kasım Sut, kızının düşme haberini korucu olarak görev yaptığı karakolda öğrenerek büyük üzüntü yaşadı. Küçük kız, otomobilde battaniyeye sarılı halde bulunarak Adli Tıp’a gönderildi. Yapılan ön otopsi raporunda iç kanama tespit edildi, vücut bütünlüğünün bozulmadığı belirtildi. Battaniyede ise çok sayıda parmak izi bulunduğu bildirildi.
Zeynep’in düşme sonucu mu hayatını kaybettiği, yoksa şüpheli bir durumun söz konusu olup olmadığı kesin otopsi raporundan sonra netlik kazanacak. Küçük kız, Zıkreş mezrasında gözyaşları arasında toprağa verildi.
Olayın ardından jandarma bölgede geniş çaplı soruşturma başlattı.
GÜNCELLEME 22.08.2025 SAAT: 11.00
Mardin’de dere yatağında cansız bedeni bulunan 12 yaşındaki Zeynep Sut’un babası, “Dere yatağında önce terliğini ve kan izlerini gördüm. İki taşın arasındaydı, hemen kucaklayıp getirdim” sözleriyle olay günü yaşananları anlattı.
Küçük kızın cenazesi otopsi işlemlerinin ardından Akçay Mahallesi’nde toprağa verildi.
Olayla ilgili inceleme sürerken, baba Kasım Sut yaşadıklarını anlattı. İki tane engelli çocuğunun olduğunu belirten baba Sut şunları söyledi: “Annesiyle beraber çocukları Şanlıurfa’ya götürmüştüm. Diğer küçük çocuklarımı da başka köye gönderdim, arabasını aldığım adamın hayvanlarına çobanlık yapsınlar diye. Zeynep evdeydi, ablası ve iki çocuğum da yanındaydı. Şanlıurfa’ya gittik, çocukları muayene ettirdik, ilaçları aldık eve geldim. ‘Zeynep nerede?’ diye sordum. Ablası, Zeynep’in saat 10.00’da evden çıktığını söyledi. Zeynep daima göle, incir ağacına ve dere etrafına gezmeye giderdi. Tekrar sorduğumda, arkadaşlarıyla göle gittiğini söyledi. Ben de göle gitti diye düşündüm. Ben görevliydim. Saat 15.00-16.00 gibi eve geldim. Daha sonra tekrar göreve gittim. Saat 21.00 gibi eşim beni arayıp ‘Zeynep eve gelmedi’ dedi. Görevli komutandan izin alıp korucu arkadaşımla beraber köye geldim.
“İlk önce dereyi aramaya çıktık. Derede bulamayınca aklıma incir ağacı geldi. İncir ağacı da tam karşımızda görünüyor. Zeynep buradan incir toplayıp bize getiriyordu. Buralarda arama yaptık. Dere yatağında önce terliğini ve kan izlerini gördüm. İki taşın arasındaydı. Hemen kucaklayıp eve getirdim. Hemen ambulansı aradım. Çevre köylerden de bana yardıma gelmişlerdi. Çocuğumu ilk önce içeri bırakacaktım, daha sonra ambulansın yakın olduğunu söylediler. Yakında gördüğüm arabanın bagajını açtım, bagajı bayağı büyüktü. Çocuğumu oraya bıraktım, evden de battaniye istedim. Battaniyeyi yarısına örttüm. Sağlık çalışanları çocuğa bakıp ‘Başınız sağ olsun, çocuk vefat etmiş’ dedi. Ben orada anladım ki çocuğum vefat etmişti.”Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı inceleme sürüyor.



GIPHY App Key not set. Please check settings