in ,

Ünlü yönetmen Tunç Başaran (E-81) İstanbul’da yumuşak doku kanseri tedavisinde yaşamını yitirdi.

Ünlü yönetmen Tunç Başaran (E-81) İstanbul’da yumuşak doku kanseri tedavisi sırasında solunum yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi. Cenazesi Balıkesir Bandırma’da toprağa verilecek

Ünlü yönetmen Tunç Başaran (E-81) İstanbul’da yumuşak doku kanseri tedavisinde yaşamını yitirdi. Birçok filmin yönetmenliğini yapan Başaran hastanede yumuşak doku tedavisi görüyordu.

“Uçurtmayı Vurmasınlar” ve “Piano Piano Bacaksız” adlı filmleriyle tanınır.

12 yıldır Bandırma’da annesi yazar Pakize Başaran ile birlikte yaşayan Tunç Başaran’ın yumuşak doku tümörü tedavisi gördüğü İstanbul’daki hastanede solunum yetmezliğinden yaşamını yitirdiği öğrenildi.

GÜNCELLEME 19.12.2019 SAAT: 17.11

Tedavi gördüğü hastanede 81 yaşında vefat eden usta yönetmen Tunç Başaran’ın cenazesi, Şakirin Camisi’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedilmek üzere Bandırma’ya götürüldü.

Tunç Başaran’ın kardeşi, oyuncu Meriç Başaran ile yeğeni Pelin Onat’ın taziyeleri kabul ettiği törene, ailesinin ve sevenlerinin yanı sıra sanat dünyasından birçok ünlü isim de katıldı.

Türk sinemasının unutulmaz yönetmenlerinden biri olan Başaran, vasiyeti üzerine yarın Bandırma Haydar Çavuş Camisi’nde kılınacak öğle namazının ardından Bandırma’da toprağa verilecek.

Törende basın mensuplarına açıklama yapan oyuncu Meriç Başaran, ağabeyinin hiç kanser tedavisi olmadığını söyleyerek, şunları aktardı:

“(Ağabeyim) Kanserden vefat etmedi. Kanserden ölmek ayıp bir şey değil. Bunun altını neden çizerek söylüyorum? Birçok kanser hastamız var. İzleyen, ameliyat bekleyen çaresiz hasta var, onlara moralsizlik olmaması açısından. Ağabeyime yumuşak doku kanseri teşhisi kondu, evet ama enfeksiyon tedavisi ve akciğerlerde zatürre için tedaviye başlandı. Hiç kanser tedavisi görmedi. Çok güzel gitti.”

Pelin Onat ise “Nasılsın dayı derdim. ‘Çiçek’ derdi. Çiçek gibi gitti Tunç Başaran.” ifadesini kullandı.

“Ölümü hiç yakıştıramadığım bir insandı”
Yönetmen Feyzi Tuna, Başaran ile 58 yıllık arkadaş olduğunu aktararak, “Ölümü hiç yakıştıramadığım bir insandı. Ama çekmeden gitmiş olması tesellimiz. Hepimizin başı sağ olsun.” dedi.

Tunç Başaran’ın çok önemli bir sinemacı olduğunun altını çizen Tuna, şöyle devam etti:
“Türk sineması için öncü filmler yaptı. Hatta bir anım var. Uçurtmayı Vurmasınlar filmini yapmadan önce benden bir görüşme talep etti. Bir hikaye uzattı, dedi ki, ‘Bundan film yapmayı düşünüyorum, nasıl buluyorsun?’ Tunç’un en büyük özelliği çok çocuk sevmesi, çocuklara çok düşkün olmasıydı. Hikaye de çocuk odaklı olduğu için, ‘Sen bundan bir şaheser yapabilirsin.’ dedim.”

Senarist Duygu Sağıroğlu, Başaran’ın hayatta en sevdiği insanlardan biri olduğunu vurgulayarak, “Çok değerli, çok önemli bir sinema yönetmeniydi. Ama insan olarak, yakın bir kardeş olarak da yeri doldurulamayacak biriydi.” ifadesini kullandı.

Senarist Kandemir Konduk, Başaran’ın Türk sinemasının çok değerli bir ismi ve değerli bir yönetmeni olduğunu dile getirdi.

“Bizim de yıllarca birlikte çalıştığımız, çok sevdiğimiz, birlikte çok güldüğümüz bir ağabeyimizdi.” diyen Konduk, çok üzgün olduğunu vurgulayarak Başaran’ı çok sevdiğini ve rahmetle andığını kaydetti.

Yönetmen ve oyuncu Müjdat Gezen ise Başaran’ın eski dostu olduğunu ve uzun yıllardır tanıdığını ifade ederek, “Biz Fatih’te Hırka-i Şerif’te otururduk Tunç ağabeyle. Meriç de Akdeniz caddesinde otururdu. 75 seneyi geçmiştir yani o kadar eski dostluğumuz var.” ifadelerine yer verdi.

Başaran ile aile dostu olduklarını ve birçok projede birlikte çalıştıklarını dile getiren Gezen, üzüntüsüne işaret ederek, mezarlığa bu sene dokuzuncu gelişi olduğunu aktardı.

Usta yönetmenin cenaze törenine, Sinema Genel Müdürü Erkin Yılmaz, yönetmen Nazif Tunç, Yılmaz Atadeniz, Berhan Şimşek, oyuncu Halil Ergün, yönetmen Reis Çelik, Biket İlhan ve Gani Rüzgar Şavata’nın yanı sıra sinema dünyasından birçok isim katıldı.

TUNÇ BAŞARAN KİMDİR?
Tunç Başaran, 1 Ekim 1938 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Çocukluğu ve gençliği İstanbul’un Fatih semtinde geçmiş. Babası marangoz Fikri, annesi yazar Pakize Başaran, kızı Zeynep Göksu’dur.Yaşamını değiştiren yerin, eskiden Direklerarası adı verilen Şehzadebaşı olduğunu söyler; çünkü orada yedi sekiz sinema vardır.

Altı yaşından itibaren o sinemalarda oynayan filmlerle haşır neşir olur. Sevgili dostu, yazar İslam Çupi’yle Fatih Kaymakamlığı karşısındaki Hava Şehitleri Parkı’nın parmaklıklarına oturur, seyrettikleri filmleri tartışırlar. Ona John Ford lâkabını takan da Çupi’dir. 17 yaşındayken evden kaçar. Amacı kaçak olarak bir şilebe binip Amerika’ya gitmektir. Sinemacı olacaktır ve Charlton Heston’u görecektir her nedense. Adapazarı’nda yakalanır.

Edebiyat Fakültesi’nde okurken yönetmen Memduh Ün’le tanışır. Yazdığı bir senaryoyu okuyan Ün kendisine asistanlık teklif eder. Dört sene Ün’ün yanında çalışır. “Ne öğrendiysem ondan öğrendim” der Başaran. O arada Lütfi Akad, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz, Ertem Göreç gibi ünlü yönetmenlerin yanında da asistanlık yapar.

1964 yılında ilk filminde, “Borusunu Öttüren” adlı oyunu senaryo haline getiren Orhan Kemal’le çalışır. Sonra “Kara Memet” ve Orhan Kemal’in “Bekçi Murtaza”sını çeker. 1966’da askere gider. Sinemadan kopmaz, çok trajik bulduğu Adnan Menderes’in hayatını film yapmak ister, araştırmalara başlar.

Askerlik görevinin ardından yine setlere döner. Bir yıl kadar hiçbir iş yapmaz. Menderes’le ilgili araştırmalarına devam etmektedir.

Reklam sektörüne geçer ve reklam filmleri çekmeye başlar. Bir süre sonra bu alanda bir numara olur. On beş yıl aradan sonra. yeniden sinema filmi yapma zamanı geldiğine inanır. Kazandığı bütün parayı senaryosunu da kendi yazdığı “Biri ve Diğerleri” adlı filme yatırır. Film kendisine 1987 Antalya Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü, ardından 1988’de İstanbul Film Festivali’nde (o günlerdeki adıyla İstanbul Sinema Günleri) En İyi Türk Filmi Ödülü’nü getirir. Sonra “Uçurtmayı Vurmasınlar”ı (1989) yapar. Başta 8. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde kazandığı “Yılın En İyi Türk Filmi” ödülü olmak üzere, yurt içi ve yurt dışında En İyi Film, En İyi Yönetmen dallarında birçok ödül alan bu film “En İyi Yabancı Film” dalında Oscar aday adayı olur. Arkasından “Piano Piano Bacaksız” (1991) filmi gelir. O da “Uçurtmayı Vurmasınlar”ın başarısını yakalar. “Uzun İnce Bir Yol” (1993), “Sen de Gitme” (1996), “Kaçıklık Diploması”(1998), “Abuzer Kadayıf” (2000) Başaran’ın uluslararası sinema tarihinde yerini almış filmleridir.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Serhat Ellezer (21) ve Ebru Doğan (18) Aydın Kuşadası’ndaki kazada yaşamını yitirdi.

Zülal Işıl Çörtük ve Batuhan Yılmaz (15) Samsun’da öğrenci servisi ile birlikte 3 aracın karıştığı kazada yaşamını yitirdi.