Yadigar Işık (40) Isparta’da, eşi Sezer Işık (38) tarafından silahla vurularak öldürüldü. Isparta merkeze bağlı Büyükgökçeli köyünde korkunç bir olay yaşandı.
Sezer Işık adlı şahıs, ağılda tartıştığı eşini çocuklarının gözü önünde öldürdü. Isparta merkeze bağlı Büyükgökçeli köyünde akşam saatlerinde evli ve iki çocuk sahibi çift, 13 ve 15 yaşındaki çocuklarıyla birlikte köyde bulunan ağıla çıktı. Kısa süre içerisinde çift arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Sezer Işık (38) çocuklarının gözü önünde eşi Yadigar Işık’ı(40) silahla vurdu.
AMBULANSA ÇOCUKLAR HABER VERDİ
Olayın ardından Sezer Işık olay yerinden kaçarak uzaklaşırken, annelerini yerde gören çocuklar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri ve jandarma olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Yadigar Işık Isparta Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Öte yandan jandarma ekipleri kaçan Sezer Işık’ı yakalamak için geniş çaplı arama başlattı.
GÜNCELLEME 19.01.2023 SAAT: 10.11
Mahkeme başkanı, eş katilinin ‘Emniyeti yanlışlıkla açıldı’ dediği tabancayı salona getirtti.
Isparta’da, eşi Yadigar Işık’ı (40) öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Sezer Işık’ın (38) “Tabancanın emniyeti belimden çekerken açılmış. Tetik elime değince patladı” sözleri üzerine adli emanetten duruşma salonuna getirttiği tabancayı inceleyen mahkeme başkanı, emniyet tertibatının kolay açılmadığını tutanağa geçirdi.
Sezer Işık, ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı. Sezer Işık hakkında, ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.
Isparta 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Sezer Işık, tarafların avukatları hazır bulunurken, Yadigar Işık’ın kuzeni ve yeğeni dışında katılan olmadı. Mahkeme başkanı, kimlik tespitinin ardından savunması için sanık Sezer Işık’a söz verdi. Öldürdüğü eşiyle 18 yıldır evli olduklarını, 3 çocuklarının olduğunu, arada sırada küçük tartışmalar yaşandığını, aralarında geçimsizlik bulunmadığını söyleyen Işık, şunları kaydetti:
“Olay günü yaylaya gidiyorduk. Ben traktörle arkadan gelirken, eşimle oğlum motosikletle önden gidiyor ve yol üzerinde bulunan taşları temizliyordu.
Biraz ilerlediğimde eşim ve oğlumun durmuş olduklarını, 5 yıldır hasım olduğum M.M. ile karşı karşıya geldiklerini gördüm. Beni gördükten sonra yürüdüler. Ağıla geldiğimizde eşime ‘Sen benim küs olduğum adamla ne konuşuyordun’ diye sordum. Bunu sorunca eşim üzerime yürüyerek ‘Sen ne demek istiyorsun ben kimseyle konuşmuyordum.
Sen bana suç mu atmak istiyorsun?’ diye tepki gösterdi. Belimde silah vardı ve ben onu alacağını sanarak hemen belimdeki tabancayı çıkardım.
Eşim bu defa ‘Beni mi vuracaksın? Sen vuramazsın ver ben vurayım kendimi’ deyip silahı namlusundan tuttu. Vermemek için direnirken tabancadan şarjör düştü. Eşimin eli namluda benim elim kabzada boğuşmaya devam ediyorduk. Şarjörü tekrar yerine taktım ve sonra silah bir anda patladı. Eşim elinden yaralanmıştı.
Ben ağır yaralandığının farkında değildim. Herhangi bir kastım yoktu, kazara vuruldu. Çocuklarım bağırmaya başladı. Ben kendilerine ambulans çağırmalarını, köye haber vermelerini söyleyip olay yerinden ayrıldım. Benim köyde kimsem yok, eşimin sülalesi kalabalık, bu yüzden bana zarar verebilirler diye gittim. Daha sonra jandarmaya teslim oldum. Eşimin öldüğünü orada öğrendim. Kasten öldürmek istesem bunu çocuklarımın yanında yapmazdım.”
Mahkeme başkanının “Silahı belinden çıkardığın esnada emniyet nasıl açıldı? Namluya mermi nasıl verildi” sorusu üzerine sanık Işık, “Emniyet belimden silahı çekerken açılmış. Mermiyi de 1 gün öncesi gece namluya vermiştim ama unuttum. Tetik elime değince patladı” dedi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, tabancanın adli emanetten getirilmesini ve emniyet tertibatının kolaylıkla açılıp açılmadığının belirlenmesini istedi. Getirilen tabancayı başkan önce kendisi inceledi ardından sanık ve müşteki avukatlarına inceletti. Emniyet tertibatının kolay açılmadığı belirlenerek, tutanağa geçirildi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve olayın tanığı 14 ile 16 yaşlarındaki 2 çocuğun sonraki celseye getirilmelerine karar verip duruşmayı erteledi.
Duruşma sonrası müşteki avukatı Arif Ersoy “Bu, bizim kanayan bir yaramızdır. Maalesef Anadolu’da eğitimsiz insanlarımız, kadını önce hanım diye alıyor sonra da öldürüp kuyuya atıyor.
Bu görmüş olduğumuz duruşma da buna en büyük örnektir. Mahkememiz titizlikle bu olayı araştırıyor. Ancak kamuoyumuz da bu konuda oldukça duyarlı olmak zorunda. Biz bu konuda tarafız, ülkemizde kadın cinayetleri olmamasını istiyoruz. Anlaşamıyorsan boşanırsın.
Kafasına ya da kalbine bir kurşun sıkarak onu bir çukura atmazsın. Maktulün hak ve çıkarlarının ve yaşam hakkının bir kurşuna bağlı olmadığını savunmak için burada bulunuyoruz. ‘Kader’ deyip bazı şeylerden vazgeçmemek lazım. Kadınlarımızın yaşam hakları kocalarının parmakları ucunda olmamalı” dedi.
GÜNCELLEME 18.05.2023 SAAT: 14.02
Isparta’nın Büyükgökçeli köyünde 2 Ekim 2022 tarihinde tartıştığı eşi Yadigar Işık’ı (40) tabanca ile vurarak öldüren Sezer Işık (38) bugün hakim karşısına çıktı
Isparta’da eşi Yadigar Işık’ı tabanca ile vurarak öldüren Sezer Işık’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Isparta’nın Büyükgökçeli köyünde 2 Ekim 2022 tarihinde tartıştığı eşi Yadigar Işık’ı (40) tabanca ile vurarak öldüren Sezer Işık (38) bugün hakim karşısına çıktı.
Sanık Sezer Işık’ın SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile katıldığı duruşmada şikayetçi avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına katılan avukat, sanık avukatı ve Yadigar Işık’ın babası ile kardeşleri salonda hazır bulundu. Sanık Sezer Işık duruşma esnasında verdiği savunmasında olayın istemeden meydana geldiğini ve pişman olduğunu belirtti.
Müşteki avukatları ise suçun sabit olduğu ve sanığın daha önceki eylemlerini de hatırlatarak, en üst sınırdan ceza almasını talep etti.
Sanık avukatı ise olayın kaza olduğunu savunarak, müvekkilinin beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Sezer Işık’ı istinaf yolu açık olmak üzere ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle cezalandırdı.
Heyet, sanığın olaydan pişmanlık duyduğuna ilişkin bir kanaat oluşmaması, çocukların gözü önünde olayın cereyan etmesi gibi nedenlerden dolayı da ‘takdir indirimi’ uygulanmamasına karar verildiğini açıkladı. Ayrıca sanık hakkında ‘ruhsatsız tabanca taşımak’ suçundan da 1 yıl hapis ve 600 TL para cezası verildi.



GIPHY App Key not set. Please check settings