İLK HABER; Üniversite öğrencisi Güleda Cankel (19) ,Isparta’da bir apart dairede bıçaklanarak öldürüldü. Olay, pazar günü Fatih Mahallesi’ndeki apart dairede meydana geldi.
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi Güleda Cankel’in Muğla’da oturan ve erkek arkadaşı olduğu iddia edilen kişi, genç kızı ziyarete geldi.
Henüz kimliği açıklanmayan erkek, bilinmeyen nedenle tartıştığı Güleda Cankel’in önce boğazını sıktı, ardından göğüs bölgesinden bıçakladı. Güleda Cankel’in odasından gelen sesleri duyan diğer öğrenciler içeri girdiklerinde Cankel’in hareketsiz yatarken buldu.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Yapılan incelemede Güleda Cankel’in yaşamını yitirdiği belirlendi. Cankel’in cenazesi Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi morguna konuldu.
Polis cinayet şüphelisini kısa süre sonra yakalayıp, gözaltına aldı. Şüphelinin işlemlerinin sürdüğü belirtilirken, polis cinayetin sebebini araştırıyor. Güleda Cankel’in cenazesinin otopsinin ardından ailesine teslim edileceği ve Muğla’da toprağa verileceği belirtildi.
‘SEVER Mİ HER KALP KATİLİNİ’ PAYLAŞIMI
Isparta’da, eski erkek arkadaşı tarafından öldürülen üniversite öğrencisi Güleda Cankel’in sosyal medya hesabından öldürüldüğü gün olan 17 Kasım’da, Twitter hesabındaki son paylaşımında, ‘Kapatın şehrin ışınlarını günahı düşümde kalsın’ yazdığı görüldü.
Cankel’in önceki günlerde ise ‘Nefes almak değilmiş yaşamak’, ‘Mutlu ol her şey yolunda gittiği için değil her şeyi yoluna sokabilecek güce sahipsin diye’ yazdığı ortaya çıktı.
Güleda Cankel’in 14 Kasım’daki paylaşımında ‘Sever mi her kalp katilini’ yazdığı, bir diğer paylaşımında ise ‘İnsanları tanıdıkça kendimi köpekleri daha çok severken buluyorum’ yazdığı görüldü.
GÜNCELLEME 19.11.2019 SAAT: 19.48
Isparta’da yaşanan cinayet olayında, ayrılmak istediği erkek arkadaşı Zafer P. (19) tarafından boğazı sıkılıp, kabloyla boğulduktan sonra kalbinden bıçaklanarak, öldürülen üniversiteli Güleda Cankel’in (19), hayatta kalabilmek için 17 saat mücadele ettiği, 3 kez kaçmaya çalıştığı öğrenildi.
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi Güleda Cankel, ayrılmak istediği erkek arkadaşı Zafer P. tarafından önce boğazı sıkılıp, kabloyla boğulduktan sonra kalbinden bıçaklanarak, öldürüldü. Muğla’dan gelerek, işlediği cinayetten 3 saat sonra polis merkezine gidip, teslim olan Zafer P.’nin ifadesine ulaşıldı. Üniversiteli Güleda’nın, hayatta kalmak için 17 saat mücadele ettiği, bu sürede 3 kez Zafer P.’nin elinden kaçmaya çalıştığı ortaya çıktı.
Zafer P.’nin, emniyetteki ifadesinde, Güleda Cankel ile görüşmek için 15 Kasım Cuma günü Muğla’dan Isparta’ya gittiğini ardından kızın kaldığı aparta geçtiğini söylediği belirtildi. Evde kimse olmadığını anlayınca otogara döndüğü öğrenilen Zafer P.’nin 2 gün burada beklediği, 17 Kasım Pazar günü saat 18.00 sıralarında ikinci kez Güleda’nın kaldığı aparta gittiği, ışığın yandığını görünce zili çaldığı kaydedildi.
GÜLEDA, SON KEZ ANNESİYLE KONUŞMUŞ
Güleda Cankel’in kapıyı açıp, kendisini görünce hızla kapattığını, ‘Seninle konuşmam gerekiyor’ deyince yeniden açtığını anlatan Zafer P., emniyetteki ifadesinde şunları söyledi: “İçeri girdim, yaklaşık 5 dakika sonra kapı çaldı. Gelen, Osman diye biriydi. Güleda, içeri almak istemedi. Ben Osman’ı gördüm, aşağı beraber indik. Osman, bana, Güleda’yı rahat bırakmamı söyledi. Ben de ‘5 yıllık arkadaşlığımız var, nasıl bırakayım?’ dedim. Güleda’yı telefonla aradım. Açmadı, Osman’la apartın önüne geldik. Kendisi dışarıdaydı. Osman, ‘Sen gelme Güleda’yla konuşmam lazım’ dedi. Ben de gitmedim. Bir süre sonra yanlarına gittiğimde Osman, Güleda’ya dönerek, ‘Zafer’e söylemek istediğin bir şey var mı?’ dedi. Güleda ‘Yalnız kalmak istiyorum’ dedi. Osman’a gitmesini söyledim. O da gitti. Güleda ile eve çıktık. ‘Eğer bana iyi davranırsan kötü davranmazsan seninle beraber devam edebiliriz’ dedi. Beni neden bıraktığını sorduğumda ‘5 yıl senin gibi birini boşa sevmişim. Sen gereksiz birisin’ dedi. Tokat attım, küfretmeye başladı, tekme attı. Annesini ve Osman’ı aramak istedi. Telefonunu aldım. Mesaj attığı için annesi aradı. Telefonu kendisine verdim. Konuştular ama benden bahsetmedi. Kapatınca telefonu geri aldım.”
3 KEZ KAÇMAK İSTEMİŞ
Zafer P., ifadesinin devamında, telefonu elinden aldıktan sonra Güleda’nın, kapıya doğru koşmaya başladığını; ancak anahtar kendisinde, kapı da kilitli olduğu için kaçamadığını söyledi. Güleda Cankel’i boğazını sıkarak, yan odaya götürdüğünü anlatan Zafer P.’nin, şunları kaydettiği öğrenildi: “Boğazını sıktığım için hava alamadığını, dışarı çıkmak istediğini söyledi. Dışarı çıktık. Markete gittik. Aniden beni itekleyerek, kaçmaya başladı sonra geri gelip, telefonunu istedi. Birini aramak istediğini söyledi. Ben de verdim. Osman’ı aradığını görünce telefonu geri aldım, yere atıp, kırdım. Bir kez daha kaçmaya başladı. Peşinden koştum ve yakaladım. Aparta kadar kucağımda götürdüm. ‘Eşyalarımı ver, gideceğim’ dedim. Eve çıktım. Tekme attı. Ben de boğazını tekrar sıktım. Bir süre sonra hava alamadığını söyledi. Dışarı çıkmak istediğini belirtti. Ben de ‘Kaçmayacaksan çıkarız’ dedim. ‘Kaçmayacağım’ dedi; ancak dışarı çıkınca tekrar kaçmaya başladı. Yakaladım. Apartın önüne geldiğimizde tokat attım, ittirdim. Yere düştü. Bağırmaya başladı. Kafasını çarptı.”
OLAY YERİNE GELEN POLİSLERE ŞİKAYETÇİ OLMAMIŞ
Çevredekilerin ihbarı üzerine, olay yerine sağlık ve polis ekiplerinin geldiğini; ancak Güleda’nın kendisinden şikayetçi olmadığını öne süren Zafer P.’nin, “Onu ambulansla hastaneye götürdüler. Benden şikayetçi olmadığı için birileri beni otogar civarında bıraktı. Para çektim, taksiyle hastaneye gittim sonra Güleda’yla beni karakola götürdüler. Güleda, şikayetçi olmadı. Onu polis aracıyla evine götürdüler. Beni de ifademin ardından bıraktılar. Ben de aparta gittim. Nasıl olduğunu sordum. Başının ağrıdığını, midesinin bulandığını söyleyince tekrar hastaneye götürdüm. Saat 05.00 sıralarında eve döndük, uyumuşuz. Saat 10.00 gibi kalktık. Kahvaltı yaparken Güleda, bana, ‘Sen nasıl erkeksin? Bana saldırdın, beni dövdün’ dedi. Bu sırada Osman, telefonla beni aradı. Konuşmak istediğini söyledi. Ben de Muğla’da olduğumu söyledim. Güleda’ya aralarında bir şey olup olmadığını sordum” dediği öğrenildi.
ÖNCE ELLERİYLE SONRA KABLOYLA BOĞUP BIÇAKLAMIŞ
Zafer P., Güleda Cankel’i saat 11.00 sıralarında öldürdüğünü belirttiği ifadesinde, “Boğazını sıktım. Yatağa yatırdım. Morarmaya başladı. Sesi gitti, boğazından hırıltılar geliyordu. Orada bulunan kabloyu gördüm. Boğazına sardım ve sıkmaya devam ettim sonra kalbini kontrol ettim. Yaşadığını görünce mutfağa gidip, bıçak aldım, kalbine sapladım. Yarım saat sonra evden çıkarak, annemi aradım, cinayet işlediğimi söyledim. Sonra karakol yakınına gittim. Yarım saat bekledim. Bu sırada babam başta olmak üzere diğer akrabalarımı da aradım. Bana teslim olmamı söylediler. Ben de karakola geldim” dedi.
GÜNCELLEME 20.11.2019 SAAT: 15.02
Isparta’da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel, Pazartesi günü eski erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Zafer Pehlivan Salı günü savcılıktaki ifadesinden sonra tutuklanarak Isparta Cezaevi’ne gönderildi. Muğla’da ikamet eden Zafer Pehlivan’ın, Pazar günü Isparta’ya gittiği ve önce sokak ortasında Cankel’i darp ettiği ortaya çıktı.
İsmini vermek istemeyen görgü tanığı darpı doğruladı ve Pehlivan’ın etraftakilerin müdahalesi sonrası kaçtığını ancak yakalandığını anlattı. Güleda Cankel’in darptan ötürü Zafer Pehlivan’dan şikayetçi olmadığını da belirten görgü tanığı şöyle konuştu:
“Olayın yakınındaki bir dükkanda çalışıyorum. Motorumla dükkâna doğru gittiğimde, arkadaşlarımın bir erkeği kovaladığını gördüm. Ne olduğunu sorunca, adamın bir kızı darp ettiğini ve kaçtığını söylediler. Ben de motorla kovalamaya başladım ve yakaladım. Sonra arkadaşlarımla birlikte adamı polise teslim ettik. Biz çocuğu döverken, ‘Beni dövmeyin, polise götürün’ dedi. Sonra aradık, iki polis aracı ve ambulans olay yerine geldi. Bu şahıs polisin yanında kıza tehdit eder bir şekilde, ‘Benden şikayetçi misin?’ diye sordu. Polis de hemen müdahale edip, ‘Sen buna karışamazsın’ dedi ve çocuğu ekip araçlarından birine götürdü. Ama kız, çocuktan şikayetçi olmadı. Kıza, ‘Beni tehdit edemezsin, bana bir şey yapamazsın’ dedi. Bir şeye güveniyor gibiydi. Herkes kıza şikayetçi olmasını söyledi ama (Güleda Cankel) kaldırımda oturur vaziyette çok korkmuş durumdaydı. Ben bizzat üç kere şikayetçi olması gerektiğini söyledim. Polis de ‘Kızım şikayetçi ol, bunu alalım’ dedi ama maalesef olmadı. Olayın sonrasında kızın birçok arkadaşı beni dükkana görmeye geldi, olaya müdahale ettik diye teşekkür etti. Üniversiteden bazı arkadaşları, bu şahsın yeniden barışabilmek için Güleda’yı annesine bir şey yapmakla tehdit ettiğini söyledi.”
ŞİZOFRENİ SEVİYESİNDE TAKINTILIYDI
Güleda Cankel’in Süleyman Demirel Üniversitesi’ndeki arkadaşlarından biri olan Furkan Baba da, Pehlivan’ın Cankel üzerinde baskı kurduğunu söyledi. Furkan Baba, çiftin kısa süre önce ayrıldıklarını ancak Pehlivan’ın “saplantılı” davranışları olduğunu belirtti. Baba, şu ifadeleri kullandı:
“Güleda’nın bu kişiyle uzun süren bir ilişkisi vardı. Çocuk çok tutucu ve saplantılıydı. Hatta Güleda’nın anlattığına göre, üniversiteyi kazanıp Muğla’dan ayrılırken, ‘Beni bırakıp gidemezsin’ gibi şeyler söylemiş. Güleada üniversiteye yeni başlamıştı ve ondan ayrı yeni bir hayat kurmak istiyordu. Geçen gün konuştuğumuzda, çocuğun kendisini sürekli kısıtlamaya çalıştığından bahsetmişti. Ben de madem öyle, ‘Artık ondan uzak durmalısın’ demiştim. Çocuk şizofren seviyesinde takıntılıydı Güleda’ya. ‘Artık yeni bir düzen istiyorum, her şeyi kendi istediğim gibi yapmak istiyorum’ diyordu. Bu konuşmayı yaptığımızda ayrılmışlardı. Daha sonra tekrar barışıp yine ayrıldılar ve bu olay oldu.”
Furkan Baba, Pehlivan’ın Cankel’i üstü kapalı tehdit ettiğini ve bu yazışmaları gördüğünü vurgulayarak şunları dedi:
“Güleda bu çocuk tarafından daha önce darp edilip edilmediğine dair bir şey söylememişti ama bir kez Güleda’ya attığı mesajları gördüm. ‘Ayağını denk al’, ‘Orada rahat dur’ gibi üstü kapalı tehdit mesajları vardı. Hatta bir kere hiç tanışıklığımız olmadığı halde beni Instagram’dan ekledi. Ben de Güleda’ya sordum. ‘Kabul etme, uzak dur, sana da bulaşmasın’ dedi.”
Zafer Pehlivan, emniyetteki ifadesinde Cankel’in kaldığı aparta gitmesinden cinayeti işlemesine kadar geçen 17 saati anlattı. Pehlivan’ın ifadesinde, Cankel’in bu sürede hayatta kalmak için 3 kez kaçmaya çalıştığı ortaya çıktı. Pehlivan, ifadesinde şunları söyledi:
“…Beni neden bıraktığını sorduğumda ‘5 yıl senin gibi birini boşa sevmişim. Sen gereksiz birisin’ dedi. Tokat attım, küfretmeye başladı, tekme attı. Annesini ve Osman’ı aramak istedi. Telefonunu aldım. Mesaj attığı için annesi aradı. Telefonu kendisine verdim. Konuştular ama benden bahsetmedi. Kapatınca telefonu geri aldım. Boğazını sıktığım için hava alamadığını, dışarı çıkmak istediğini söyledi. Dışarı çıktık. Markete gittik. Aniden beni itekleyerek, kaçmaya başladı sonra geri gelip, telefonunu istedi. Birini aramak istediğini söyledi. Ben de verdim. Osman’ı aradığını görünce telefonu geri aldım, yere atıp, kırdım. Bir kez daha kaçmaya başladı. Peşinden koştum ve yakaladım. Aparta kadar kucağımda götürdüm. ‘Eşyalarımı ver, gideceğim’ dedim. Eve çıktım. Tekme attı. Ben de boğazını tekrar sıktım. Bir süre sonra hava alamadığını söyledi. Dışarı çıkmak istediğini belirtti. Ben de ‘Kaçmayacaksan çıkarız’ dedim. ‘Kaçmayacağım’ dedi ancak dışarı çıkınca tekrar kaçmaya başladı. Yakaladım. Apartmanın önüne geldiğimizde tokat attım, ittirdim. Yere düştü. Bağırmaya başladı. Kafasını çarptı.”
Zafer Pehlivan, cinayetin ardından sosyal medya hesabından “Bitti 18/11/2019 13:47” paylaşımı yaptı.
GÜNCELLEME 14.12.2019 SAAT: 08.12
Isparta’da 18 Kasım’da eski erkek arkadaşı tarafından katledilen üniversite öğrencisi Güleda Cankel’in katil zanlısı Zafer Pehlivan’ın tutuklanmasının ardından, hakkında ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ ve ‘tehdit’ suçlamasıyla hazırlanan iddianame, Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık hakkında savcılık tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Isparta 1.Ağır ceza mahkemesi başkanlığında görülecek olan davanın ilk duruşması 25 Şubat 2020’de saat 9.00’da yapılacak.
Zafer Pehlivan hakkında “tasarlayarak” ve “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Hazırlanan iddianamede sanığın cinayetten iki gün önce şehre geldiği, Güleda’nın apartına gittiği, Güleda’nın şehir dışında olduğunu öğrenince iki gün boyunca otogarda ve bir otelde dönmesini beklediği, ara ara apartına giderek kontrol ettiği ve apartın kapısına tesbihini astığına yer verildi. Olaydan bir gün önce 17.11.2019 tarihinde akşam saatlerinde tekrar aparta gittiği kapıyı çaldığı Güleda’nın kapıyı açmadığı ancak ısrarla kapıdan ayrılmadığı ve konuşmak istediğini söylemesi üzerine kapıyı açtığı, maktülün içeri girdiği, konuşmaya başladıkları, saat 00.00 sularında sanığın Güleda’ya yumruk attığı, darp ettiği, önce seni sonra da kendimi öldüreceğim diyerek maktülün boğazını sıktığı belirtildi.
Zafer Pehlivan’ın Güleda’yı kötü olması ve ağlaması ile dışarı çıkmak istemesi üzerine bıraktığı ve dışarı çıktıkları, dışarı çıktığında Güleda’nın telefonunu kırdığı, bunun üzerine maktülün kaçmaya çalıştığı, sanığın maktülü yakalayıp kucaklayarak omzunda tekrar apartın önüne getirdiği ve burada yeniden darp ettiğini görenlerin ihbarı üzerine olay gerine gelen kolluk güçlerinin sanığı ve maktülü karakola götürüp ifadelerini alıp savcılık talimatı ile 03.51 saatlerinde serbest bırakıldığına yer verildi.
İddianamenin devamında, Zafer Pehlivan’ın serbest kaldıktan sonra Güleda’nın apartına geldiği ve Güleda’nın başının ağrıdığını söylemesi üzerine ikinci kez hastaneye gittiklerine, hastane çıkışı eczaneden ilaç alarak aparta döndüklerine değinildi.
Sanığın aparta maktülü yatağına yatırarak önce elleriyle boğazını sıktığı, sanığın bayıldığını ancak kalbini dinlediğini, yaşadığını anlayınca bu defa bulduğu kulaklık kablosunu boğazına dolayarak sıktığı, maktülün ölüp ölmediğini anlamak için bir süre beklediği, yeniden kalbini dinlediği ve yaşadığını anlayınca bu defa mutfaktan aldığı ekmek bıçağını en az 6 kez kalbine saplayarak öldürdüğüne yer verildi.
Sanığın cinayetten birkaç gün önce yazdığını beyan ettiği ve sanığın kendi el yazısı ile yazdığı mektupta ‘Şimdi gidiyorum ama yalnız gitmeyeceğim. Beni buna siz mecbur ettiniz. Madde almadım. Alkol almadım. Kafam yerinde’ sözlerini içeren mektubu da teslim olduğunda emniyet güçlerine teslim ettiği, şuçun işleniş şekli ve kendi el yazısı ile, mektup birlikte değerlendirildiğinde sanığın tasarlayarak hareket ettiği ve cinayeti canavarca veya eziyet çektirerek işlediğini gösterdiği anlatıldı.
Isparta 1.Ağır ceza mahkemesi başkanlığında görülecek olan davanın ilk duruşması 25.02.2020 tarihinde saat 9.00 da yapılacak.
GÜNCELLEME 26.01.2020 SAAT: 21.02
ISPARTA’da, eski erkek arkadaşı Zafer Pehlivan (19) tarafından öldürülen üniversite öğrencisi Güleda Cankel’in (19) cinayetten 12 saat önce getirildiği polis merkezinde verdiği ifadesi ortaya çıktı.
Sorgusunun ardından 19 Kasım Salı günü Isparta Adliyesi’nde sevk edilen Zafer Pehlivan, tutuklanıp, Isparta Cezaevi’ne gönderildi. Güleda Cankel ise Muğla’nın Menteşe ilçesi Ortaköy Mahalle Mezarlığı’nda gözyaşları içinde toprağa verildi.
Olay günü, Zafer Pehlivan’ın sokak ortasında dövdüğü Güleda’yı “Haydi şikayetçi olsana olabiliyorsan” diye tehdit ettiği ve Güleda’nın 18 Kasım’ın ilk saatlerinde polis ekiplerince getirildiği Isparta Sanayi Şehit Faruk Kaplan Polis Merkezi’nde verdiği ifade ortaya çıktı.
‘ÖNCE SENİ SONRA KENDİMİ ÖLDÜRECEĞİM DİYE TEHDİT ETTİ’
Güleda, zilin çaldığını, kapıyı açtığında Zafer Pehlivan’ı karşısında gördüğünü ve konuşmak için içeriye aldığını anlattığı ifadesinde şunları söyledi:
“Kapıyı açtığımda Zafer karşımdaydı. Konuşalım diye içeri aldım. Başlarda sakin sakin konuştuk ama sonradan sinirlendi. Boğazımı eliyle sıkıp silkelemeye başladı. Saat 00.30’a kadar ‘Önce seni, sonra kendimi öldüreceğim’ diyerek tehdit etmeye başladı. Kurtulmak için markete gidelim bahanesiyle Zafer’i dışarıya çıkardım. Markete girip çıktıktan sonra Zafer’den kurtulmaya çalıştım. Birilerini aramak isterken telefonu aldı ve yere vurdu. Telefonum parçalandı. Arkadaşımın yanına gitmek istedim. Zafer engel oldu ve beni kucaklayarak evimin sokağına götürdü. Saat 00.45’te burada beni yumruk ve tekmeyle darbetti. Bağırınca vatandaşlar geldi. Polisi ve 112’yi aramışlar. Zafer beni kıskançlık ve kendisiyle barışmadığım için darbetmiştir. Beni darp, tehdit ettiği ve telefonumu kırarak zarar verdiği için şikayetçi değilim. Zafer’in bir anlık öfkeyle yaptığını düşünüyorum. Bir tedbir kararı istemiyorum.”
‘6284 SAYILI YASA KOLLUK KUVVETLERİNİ HAREKETE GEÇİRMELİ’
Cankel ailesinin Muğla’daki avukatı Alev Öztürk, “Güleda’nın adli muayene raporunda boğazındaki iz, dudağındaki patlak yüzündeki darp izleri çok net bir şekilde bulgu olarak yer alıyor. Polise verdiği ifadesinde Zafer Pehlivan tarafından ölümle tehdit edildiğini net bir şekilde anlatıyor. Sanık ise Güleda’yı istemeden darbettiğini ve pişman olduğunu söylemiş. Bunun üzerine her ikisi ifadesi alındıktan sonra bırakılıyor. Gülede’ya polis merkezinde 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi kapsamında form doldurtuluyor. Tüm bunlara rağmen Zafer Pehlivan serbest bırakılıyor. 6284 sayılı yasa kolluk görevlilerince uygulanmıyor. Bu yasa doğrultusunda kolluk kuvvetleri harekete geçmelidir. Tedbir kararlarının uygulanması için şikayet zorunlu değildir. Bu yasayı uygulamak yerine tartışmaya açanlarda bir şekilde bu cinayetin sorumlusudur” dedi.
GÜNCELLEME 11.01.2021 SAAT: 13.01
Muğlalı 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel’in Isparta’da erkek arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada tutuklu sanık Zafer Pehlivan’a mahkeme “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası vermişti.
Muğlalı 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel’in Isparta’da erkek arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada tutuklu sanık Zafer Pehlivan’a mahkeme “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası vermişti. Cankel ailesinin avukatı Alev Öztürk’ün Zafer Pehlivan’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi amacıyla yapmış olduğu istinaf başvurusu reddedildi.
Isparta’da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel’in erkek arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin dava Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmüş, davaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan Zafer Pehlivan’a ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası verilmişti. Ardından kararı İstinaf Mahkemesine taşıyan Cankel ailesinin avukatı Alev Öztürk ‘müebbet’ yerine ‘ağırlaştırılmış müebbet’ başvurusu reddedildi. İstinaf Mahkemesi tarafından yerel mahkemenin müebbet hapis kararı onanmış oldu.
Avukat Alev Öztürk yaptığı açıklamada, “İstinaf Mahkemesi 6 günde müebbet hapis cezasını onadı. Bu jet karar hem aileyi, hem de Güleda’yı bir kez daha öldürdü. Katil için ağırlaştırılmış müebbet, Güleda Cankel için gerçek adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Muğla’nın Menteşe İlçesi Sınırsızlık Meydanı’nda 12 Ocak’ta Güleda Cankel’in babasının da katılımıyla basın açıklaması yapılacak.
GÜNCELLEME 30.01.2021 SAAT: 15.12
Isparta’da üniversite öğrencisi olan eski sevgilisi Güleda Cankel’i öldüren Zafer Pehlivan, “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Kararın gerekçesini açıklayan mahkeme, sanığın olaydan önce Cankel’e, “Bugün saat 00.00’a kadar seni öldüreceğim” mektubunu “Tasarlama” olarak kabul edilemeyeceğini belirtti. Mahkeme ayrıca sanık Pehlivan’ın, Güleda Cankel’i önce boğup, kalbinden en az 6 kere bıçaklamasını ve ölene kadar karnının üstünde oturmasını da, “Canavarca his bulunduğuna delalet etmeyeceğine” hükmetti.
Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, “tasarlayarak öldürme” suçundan tutuklu yargılanan Zafer Pehlivan hakkında mahkeme geçtiğimiz aylarda kararını vermişti. Mahkeme sanık Pehlivan’ı “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararının gerekçesini açıklayan Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığa neden “tasarlayarak öldürme” ve “canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçlarından ceza vermediğini açıkladı.
Mahkeme gerekçesinde sanığın olaydan iki gün önce Güleda Cankel’e yazdığı nottaki, “Bugün 00.00’a kadar önce seni öldüreceğim sonra da kendimi öldüreceğim” cümlesini “Tasarlama” olarak kabul etmedi. Sanığın suçu tasarlasa bile vazgeçmesi fakat başka bir nedenle ve başka ani kararla suçu işlemesinde ‘tasarlamadan’ söz edilemeyeceğini belirten mahkeme, sanığın mektubu yazsa bile Güleda Cankel’i gördükten hemen sonra öldürmediğini, öncesinde konuştuklarını, çoğu kez baş başa kaldıklarını belirtilerek, Cankel’in barışmak istememesi üzerine sanığın eylemini gerçekleştirdiği anlatıldı.
ÖLENE KADAR KARNINDA OTURMASI EZİYET SAYILMADI
“Canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçunun unsurlarının da oluşmadığını belirten mahkeme, “Maktulün vücudunda meydana getirilen şiddet, öldürmenin şekli, yaranın çokluğu, failde canavarca his bulunduğuna delalet etmez” dedi. Eziyet süresinde mağdurun sağ ve bilincinin açık olması gerektiğini belirten mahkeme gerekçesinde, “Sanığın maktulle aralarında çıkan tartışma sonucunda önce kablo ile boğmaya çalışması, ancak maktulün ölmediğini anlaması üzerine bu kez kalbinden çok sayıda bıçak darbesi ile öldürmesi ve maktulün öldüğünden emin olana kadar karnına oturması şeklinde gelişen eylemde sanığın öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastının da bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmamaktadır” denildi.
Mahkemenin verdiği karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından da onaylandı. Tarafların itirazlarını Yargıtay Ceza Dairesi inceleyecek.



GIPHY App Key not set. Please check settings