Türkolog Prof. Dr. Kemal Eraslan (92) İstanbul’da yaşamını yitirdi. Vefatını Diyarbakır Mücadele gazetesi ile sosyal medyada Mehmet Nuri Yardım duyurdu.
Önceki gün 92 yaşında yaşamını yitiren Eraslan, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden emekliye ayrılmıştı.
Prof. Dr. Eraslan için bugün cenaze namazından önce İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şeref Holü’nde anma töreni düzenlendi.
Törende konuşan oğlu Zafer Eraslan, babasının ilim hayatını uzaktan takip ettiklerini belirterek, “Akademik anlamda sizler gibi yakından tanıyamadık. Öncellikli olarak ilim hayatını tercih eden bir insandır. Çocukları olmamıza rağmen onun hakkında sizlerden çok yeni şeyler öğrendiğimiz oluyor. Kendisiyle gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Emeklilik töreninde cübbesini giydirdiği öğrencisi Prof. Dr. Yıldız Kocasavaş ise bir ulu çınarın bugün gittiğini söyleyerek, “Üniversitelere ruh katan içerisinde geçen o güzel insanlar büyük hocalardır. İşte bugün bir büyük hocanın ardından bakıp kalıyoruz. Kemal Eraslan bilim adamı nasıl olunur sorusunun vücut bulmuş haliydi. Çalışkanlık, disiplin, düzen, çalışmayı her şeyden önde tutmak demektir.” dedi.
Kocasavaş, hocası için çalışmanın adeta bir ibadet olduğuna değinerek, “Hocamız bize her zaman ‘Maddiyatı hiç önemsemeyeceksiniz, yalnızca karınca gibi çalışacaksınız ve bundan da büyük keyif alacaksınız’ diye tembihte bulunurdu. 35 sene beraber çalıştım hocamla 1 kişi için kötü söz söylediğini işitmedim. En kötü sözü ‘Ahmak’ idi onu da o kadar hoş bir vezinle söylerdi ki, gülümsetirdi. Vatan milleti her şeyin önünde görürdü ve öyle yaşardı.” diye konuştu.
Öğrencisi Prof. Dr. Mustafa Özkan, bugün İstanbul Üniversitesi Türkoloji’sinin bahçesinden son çınarın devrildiğine tanıklık ettiklerini dile getirerek, “Neslinin son temsilcisiydi, bu çınar da devrildi. Ondan sonra gelen arkadaşlarımız şüphesiz bu geleneği devam ettireceklerdir ama onların yetiştiği ortam, disiplin, insani anlayış, hocalık azmi, şevki ve mesleklerine duydukları iştiyak bambaşkaydı.” dedi.
Eraslan’ın talebeleriyle olan ilişkisinin bambaşka olduğuna değinen Özkan, “Fevkalade yetiştirici bir yönü vardı hocamızın, her gün akşam giderken yanına uğrardım bana akademik yönlendirmeler yapardı. Disiplinden asla şaşmadı, öğrencilerinden de bu disiplini beklerdi.” ifadelerini kullandı.
Ailesi ve öğrencilerinin katıldığı törenin ardından Prof. Dr. Kemal Eraslan için Fatih Camisi’nde öğle vaktini müteakip cenaze namazı kılındı.
Namazın ardından Eraslan’ın cenazesi, Çamlıca Mezarlığı’na defnedildi.
Kemal Eraslan kimdir?
30 Ekim 1930’da Diyarbakır’da dünyaya geldi. Diyarbakır Cumhuriyet İlkokulu (1943), Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi (1951), İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü (1956) mezunu. Çalışma hayatına Adıyaman Lisesinde edebiyat öğretmeni olarak başladı. Mesleğini bir süre de Adana Erkek Lisesi ve İstanbul Çapa Eğitim Enstitüsünde sürdürdü. 1965’te İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Eski Türk Filolojik Kürsüsüne asistan olarak girdi. 1970 yılında “Alî Şîr Nevâyî, Nesâyimü’l-Mahabbe min Şemâyimi’l-Fütüvve, Metin ve Dil Özellikleri” adlı tezi ile doktor unvanını aldı.
1971-73 yılları arasında Humboldt Vakfının burslu öğrencisi olarak Almanya’da bulundu. 1975 yılında “Eski Türkçede İsim-Fiiller” adlı tezi ile doçent unvanını kazandı. 1979 yılında Irak ve 1981 yılında İngiltere’de bulundu. 1982 yılında “Ahmed-i Yesevî, Dîvân-ı Hikmet’ten Seçmeler” adlı takdim tezi ile profesör unvanını aldı. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi, İlâhiyat Fakültesi Dekanlığına atandı. 1986’da İÜ Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Yeni Türk Dili Anabilim Dalı öğretim üyeliğine, daha sonra da Anabilim Dalı Başkanlığına getirildi. Türk Dil Kurumu üyesidir. 1957 yılında ilkokul öğretmeni Sabriye Hanım ile evlenmiş; bu evlilikten 1958 yılında ilk çocuğu Zafer (Makine mühendisi), 1961 yılında da kızı Hatice (Tıp doktoru) dünyaya gelmiştir.



GIPHY App Key not set. Please check settings