in , ,

Kuzenler Tuğçe Yıldırım (10) ve Büşra Karabacak (10) Balıkesir Savaştepe’de, öldürülmelerinde 15,5 yıl sonra davası görülmeye başlandı

Kuzenler Tuğçe Yıldırım (10) ve Büşra Karabacak (10) Balıkesir’in Savaştepe ilçesinde, okula giderken kaybolmaları ve 44 gün sonra menfezde ölü bulunmalarından 15,5 yıl sonra davaları görülmeye başlandı

Kuzenler Tuğçe Yıldırım (10) ve Büşra Karabacak (10) Balıkesir Savaştepe’de, 15,5 yıl sonra davası görülmeye başlandı

Balıkesir’in Savaştepe ilçesinde 15,5 yıl önce okula gitmek için evlerinden ayrılan ve 44 gün sonra cesetleri bir menfezde bulunan 10 yaşlarındaki iki kuzenin davası görülmeye devam etti.

Mahkeme heyeti, duruşma savcısının soruşturmanın genişletilmesi talebi üzerine tanıkların dinlenmesi için davayı 12 Ocak 2022 tarihine erteledi.Balıkesir Adliyesi önünde duruşma sonrası davanın seyri ile ilgili açıklamalarda bulunan Tuğçe Yıldırım ve Büşra Karabacak’ın ailelerinin avukatı İbrahim Erenci, “Bugünkü duruşmada beklentilerimizi aşan bir gelişme oldu. Duruşma savcımız yaklaşık 11 maddelik soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulundu. Daha önce dinlenmediğini gördüğü tanıkların dinlenmesini istedi. Örneğin S.Y. ve A.Y’nin kaldığı evin sahibinin ifadesinin alınmasını istedi. Dolayısıyla yaklaşık bu 11 maddenin içinde tutuksuz sanıklar Y.E. ve A.Ç.’nin de tutuklanması gerektiğini, delilleri karatma ihtimallerinin ve tanıklara etki etmelerinin mümkün olduğunu söyledi. Mahkeme savcılığın ve bizim taleplerimizin neredeyse tamamını kabul etti. Bu konuda zaten müzakereler yazıldı, zorlu getirme kararları verildi. Ancak tutuklanmaları konusunda Y.E. ve A.Ç.’nin tutuklanmaları yönündeki talebin bu aşamada reddine karar verdi. Bu aşamada kelimesi bizim için anahtar bir kelime. Biz bunu şöyle yorumluyoruz; dosya tamamlanmamıştır, diğer tanıklar da dinlensin, soruşturmanın genişletilmesi talebini kabul ediyoruz, ondan sonra tutuklanmaları yönünde karar verelim şeklinde değerlendiriyoruz. Dolayısıyla evet belki biraz ağır işliyor, belki süreç istediğimiz kadar hızlı olmayabilir. Ancak süreç bizim 16 yıldır söylediğimiz tespitler yönünde ilerliyor. Bundan dolayı bir memnuniyetimiz var” diye konuştu.

10 TANIK DİNLENECEK
Bir sonraki duruşmanın 12 Ocak 2022 tarihinde yapılacağını dile getiren Erenci, “Bir sonraki duruşmada birden çok tanık dinlenecek. Bunların içinde daha önce tecavüze uğrayan, yani bizim kızlarımız Tuğçe ve Büşra’nın ölümünden 13 gün önce tecavüze uğrayan ve annesinin kendisini alarak Afyon’a kaçırdığı T.V’nin de ifadesine başvurulacak. Onun dışında ifadesine başvurulacak kişiler arasında o dönemdeki muhtar ve azalarının da ifadesine başvurulacak. Soruşturmada adı geçen birkaç kişinin daha zorla getirilme kararı var. Büşra’nın dedesinin de bunlardan medikal ürün aldığı yönünde ifadesi var. Dolayısıyla onun da ifadesinin alınmasını istediler. Bunları satmak için köye gelenin de bizzat tutuksuz yargılanan Y.E. olduğunu da dedesi tespit ediyor. Dava 12 Ocak 2022 tarihine ertelendi. 12 Ocak’ta muhtemelen 10 tane tanık dinlenecek. Bu 10 tanığın dinlenmesi uzun süreceği düşünülerek dava saati erkene alınarak 13.30’a alındı” ifadelerini kullandı.

AİLELER SONUÇ BEKLİYOR
Büşra Karabacak ve Tuğçe Yıldırım’ın aileleri de yaptıkları açıklamada, “Biz davayı sonuna kadar bekliyoruz. Adalete güveniyoruz. Adaletin bir an önce doğru kararlar verip suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını bekliyoruz. Mahkeme iyi gidiyor. Bir an önce suçluların yakalanacaklarını düşünüyoruz. Biz sevinçliyiz. Biz bir sonraki mahkemeyi bekliyoruz. Bu mahkeme bundan sonra çok uzun sürmeyecek. Biz bunların sonuna kadar da peşini bırakmayız. Sanıklardan S.Y. ‘Beni gören var mı, benim olay yerinde bir eşyam düşmüş mü’ diyor. Ama bizim çocuklarımızın tırnakları arasında doku örnekleri var. Onu niye konuşmuyor” ifadelerini kullandılar.Savaştepe ilçesi kırsal Karacalar Mahallesi’nde oturan ve 21 Mart 2006’da okula giderken kaybolan teyze kızları Büşra Karabacak ile Tuğçe Yıldırım’ın cesetleri 44 gün sonra Çamurlu Mahallesi yakınlarındaki bir menfezde poşete sarılı olarak bulunmuştu. Karabacak ile Yıldırım’ı öldürdükleri şüphesiyle 11 yıl aradan sonra S.Y., A.Y., Y.E., A.Ç. İzmir’de 8 Eylül 2017’de gözaltına alınmış, şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmış, 21 Ekim 2017’de çocukların tırnak arasından alınan DNA örneklerinin uyuşmaması üzerine tahliye edilmişlerdi. Ailelerin itirazları ve DNA örneklerinin başka bir kuruma yaptırılmasının ardından serbest bırakılan zanlılardan S.Y. ile A.Y., 7 Haziran’daki duruşmada yeniden tutuklanmıştı.

GÜNCELLEME 15.04.2023 SAAT:14.40

Balıkesir’in Savaştepe’de 17 yıl önce kuzenler Büşra Karabacak (10) ve Tuğçe Yıldırım’ı (10) öldürdükleri suçlamasıyla yargılanan Ayhan Yakar (43) ile ağabeyi Seyhan Yakar’ın (45) geçen yıl 2’şer kez müebbet hapis cezasına çarptırıldığı kararın, istinaf tarafından bozulmasının andından tekrar görülen davada, yeni rapor sunuldu.

6 farklı adli tıptan alınan çelişkili raporların ardından kurulan 5 kişilik bilirkişi heyetinin incelenmesiyle hazırlanan raporda, Karabacak’ın tırnak altı dokusunun incelenmesinde tespit edilen karışım DNA’sında, Yakar kardeşlere ait DNA olduğu ve güçlü kanıt niteliği taşıdığı açıklandı.

Savaştepe ilçesinin kırsal Karacalar Mahallesi’nde 21 Mart 2006’da okula gitmek için evlerinden ayrılan kuzenler Tuğçe Yıldırım ve Büşra Karabacak kayboldu. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, 44’üncü günde, 3 Mayıs 2006’da, Savaştepe ilçesi Çamurlu köyü mezarlığı yakınındaki menfezde Yıldırım ve Karabacak’ın cansız bedenleri bulundu. Çocuklardan alınan doku örnekleri İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Polis, çifte cinayetin şüphelisi olarak 11,5 yıl sonra, İzmir’in Bergama ilçesi İnkılap Mahallesi Üç Kahveler mevkisinde tütün satıcısı Seyhan Yakar ile cezaevinde evlendiği Y.E.Y.’yi (43) Bergama’da, Dikili ilçesindeki mandırada çalışan Ayhan Yakar’ı ise Balıkesir’de gözaltına aldı. Ayrıca yardım ve yataklık ettikleri ileri sürülen 2 kişi daha gözaltına alındı. Şüpheli 5 kişi, emniyete götürülüp sorguya alındı. Polisteki sorgularının ardından şüphelilerden 1’i serbest bırakıldı.

Seyhan Yakar ve Ayhan Yakar kardeşler hakkında ‘Kasten öldürme’, ‘Birden fazla kişiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘Cinsel istismar’ suçlarından Y.E.Y. ve A.Ç. (36) hakkında ise ‘Birden fazla kişi ile birlikte çocuğu hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından Balıkesir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davada, tarafların karşılıklı itirazları ve mahkeme heyetinin takdiriyle 6 ayrı adli tıp kurumu tarafından farklı görüşler mahkeme dosyasına girdi.

DAVA ZAMAN AŞIMIYLA DÜŞTÜ

Davanın 22 Nisan 2022’deki karar duruşmasında sanıklar Seyhan Yakar ve Ayhan Yakar kardeşlere 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi; ardından da iyi hal indirimi uygulanıp, bu cezaları 2’şer kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Tutuksuz yargılanan A.Ç. ve Y.E.Y.’nin ise beraatlerine karar verildi. Ayrıca tutuklu sanıklar Seyhan ve Ayhan Yakar kardeşler ile tutuksuz yargılanan A.Ç. ve Y.E.Y. hakkındaki ‘Birden fazla kişi ile çocuğu hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan zaman aşımı nedeniyle davanın düşmesi hükmedildi.

İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI BOZDU

Karara, savcılık ve taraf avukatları tarafından itiraz edildi. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Sanıkların aynı vekil avukat tarafından temsil edilmesinin CMK’nın 289/1 maddesine aykırı olduğunu belirten mahkeme, sanık yönünden savunmada zafiyet yarattığı durumlarda, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulünün gerektiğini vurguladı. Dava sürecinde 6 farklı adli tıp kurumundan alınan kararların çelişkili olduğunu belirten Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, tam kanaate varılmasını sağlayacak raporun alınmamasını da çelişkinin giderilmeye çalışılmaması olarak değerlendirdi. Mahkeme, Türkiye çapında genetik biliminde uzman olan ve dosyaya görüş bildirmeyen 5 kişilik yeni heyet tarafından dosyanın incelenmesine hükmetti. Ayrıca ‘Çocuğu hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan zaman aşımının 15 yıl yerine, 22,5 yıl olarak değerlendirilmesi istendi.

YENİ RAPOR DOSYAYA SUNULDU

Karar üzerine Prof. Dr. Lale Şatıroğlu Tufan, Prof. Dr. Asuman Sunguroğlu, Prof. Dr. Emine Sümer Aras, Prof. Dr. Cavidan Nur Semerci Gündüz ve Doç. Dr. Gülay Güleç Ceylan’dan oluşan bilirkişi heyeti görevlendirildi. Şimdiye kadar dosyaya giren 6 farklı adli tıp kurumu ve bilirkişi görüşlerini değerlendiren heyet, raporunu hazırlayıp, mahkeme heyetine sundu.

Raporda, elde edilen tüm veriler incelenerek yapılan değerlendirmede, Büşra Karabacak’ın tırnak altından elde edilen otozomal STR (kimliklendirme) profilinin sanıklar Ayhan ve Seyhan Yakar’ın DNA profiliyle bire bir uyumlu veya uyumsuz tespiti yapılamayacağı belirtildi. Raporda “Ancak, sadece erkeklerde bulunan ve soyağacındaki tüm erkek bireylerde aynı olan Y-STR analizinin uyumlu olması, Otozomal STR analizinde 15 lokusta 11 uyum sağlanmış olması nedeni ile tespit edilen karışım DNA içerisinde Ayhan Yakar ve Seyhan Yakar’a ait DNA olduğuna dair güçlü kanıt olarak düşünülmelidir” denildi.

Ayrıca düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin nedeni olarak ise Büşra Karabacak’a ait tırnak altı materyalinde saptanan Y-STR ve Otosomal DNA analizlerinin eksik veriye dayanarak hatalı yorumlanması olarak değerlendirildi. Mevcut raporlar kapsamında, DNA çoğaltılmasında sorun olan ve olası eksik veri içeren STR analizine dayanarak dışlama yapmak mümkün olmadığı görüşünde birleşildi.

‘BİZE GÖRE RAPOR TRAFİĞİ BİTTİ’

Büşra Karabacak ve Tuğçe Yıldırım’ın ailelerinin avukatı İbrahim Erenci, duruşmanın 24 Mayıs’a ertelendiğini ve kararın çıkmasını beklediklerini söyledi. Avukat Erenci, davada 17 yılı geride bıraktıklarını ve yaklaşık 11 yıl süren soruşturmanın ardından yargılamanın başladığını belirterek, “17 yıl geçti. Bu bir ömürdür. O tarihte doğan bir çocuk şu anda askere gidebilir. Oy kullanabilir. Çocuklarımız yaşasaydı şu anda 26 yaşında olacaklardı ve bu yaşam hakkının bir insanın elinden alınması, o insana ait her şeyin elinden alınması demektir. Dolayısıyla son derece önemli bir davada bizim beklentilerimizle tam olarak örtüşmeyen bir adli tıp raporu geldi. Bugün dosyaya giren raporda açıkça beyan ediyorlar. Burada değerlendirme hatası yapılmış deniyor. Yani şöyle anlatayım. Halkın anlayacağı biçimde bir tas pirinçle, bir tas bulguru karıştırmışlar. Bunu ayıklamaları gerekiyordu. Üşenmişler, ayıklamamışlar. Uyum yok, yani hadise budur. Bugün gelen raporda da değerlendirme hatası vardır. ‘Bunların, bu suçu işledikleri yönünde güçlü kanıt olarak kabul edilmelidir’ diyorum. Bize göre rapor trafiği bitti. Sanık vekilleri ne derse desin, umurumda değil. Bize göre rapor trafiği bitmiştir. Bundan sonra mahkemenin değerlendirmesi ne olacaksa bekliyoruz. Çünkü tutuksuz sanıkların da bu eyleme katıldığı ve ayrıca şu anda gaip olan bir şüpheli daha olduğu ve bunun da sanıklar tarafından bilindiğini biliyoruz” dedi.

Karabacak ve Yıldırım aileleri için gönüllü olarak dava sürecini takip eden Sil Baştan Kadına Yönelik Şiddet ve Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği tarafından yapılan açıklamada da davanın bir an önce sonuçlanıp, 17 yıldır gözü yaşlı olan ailelerin, suçluların cezasını çektiklerini görerek, bir nebze de olsa yüreklerine su serpilmesini bekledikleri ifade edildi.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

İşçi Erdal Aşkar (51) Zonguldak Kilimli’de, kaçak maden ocağında, göçük altında kalarak yaşamını yitirdi.

Ahmet Volkan Arıgüç (43) İstanbul Kağıthane’de, otomobilinde öldürülmüş olarak bulundu