in ,

Şule Çet (23) Ankara Çankaya’da Plaza’ın 20. katından düşerek öldü.

Gazi Üniversitesi öğrencisi ŞULE ÇET (23) Ankara Çankaya’da iş amacıyla gittiği Plaza’ın 20. katından düşerek yaşamını yitirdi..

Şule Çet (23) Ankara Çankaya’da Plaza’ın 20. katından düşerek öldü.

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet (23) Ankara Çankaya’da iş amacıyla gittiği Plaza’ın 20. katından düşerek öldü. Olay, Ankara’da en lüks plazalardan birinin 20. katında gerçekleşti.

Gazi Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Tekstil Tasarımı 2. sınıf öğrencisi olan 23 yaşındaki Şule Çet’in eğitim masraflarının bir kısmını karşılamak amacıyla Ç.A’nın da ortak olduğu iş yerinde yarı zamanlı olarak çalışmaya başladığı öğrenildi.

OFİSTE BULUŞMAK İÇİN RANDEVU VERMİŞ

Şule Çet, ofise sonradan ortak olan bir kişi tarafından işten atıldı. Ancak ofisin diğer ortağı ve Şule Çet’in asistanlığını yaptığı Ç.A, olayın ardından Çet’i arayarak, ‘Yeni ortağımızla konuşuruz, yeniden işe dönersin, ofiste buluşup konuşuruz.’ diyerek 28 Mayıs 2018 tarihinde genç kızla randevulaştı. İkilinin 28 Mayıs günü Çankaya’da yer alan plazanın 20. katında buluştuğu öğrenilirken Şule Çet’in sabah saat 04.00 sularında plazanın 20. katından düşerek öldüğü bilgilerine ulaşıldı.

İNTİHAR MI, CİNAYET Mİ?

Polis ekiplerinin yaşanan olayın cinayet mi yoksa intihar mı olduğunu aydınlatmak üzere başlattığı soruşturmada, Şule Çet’in ev arkadaşının ifadesine başvurulduğu öğrenildi. Genç kızın ev arkadaşı, Şule Çet’in gece saat 01.48 sularında kendisini aradığını ve ‘Şimdi ben içeri geçiyorum, beni ara ve acil gelmem gerektiğini söyle.’ dediğini aktardı. Bu sözler üzerine Şule Çet’i aradığını söyleyen ev arkadaşı görüşmenin ardından saat 02.00 sularında Çet’ten kendisine, ‘Buradan çıkamıyorum, adam bana takmış. Bırakmıyor, keşke gelmeseydim.’ şeklinde mesaj gönderdiğini iddia etti. Polis ekiplerinin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.[/vc_column_text]

GÜNCELLEME 13.06.2018 SAAT: 07.10

Ankara’da bulunan lüks plazalardan birinin 20. katından düşerek hayatını kaybeden Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in ön otopsi raporuna ulaşıldı. Rapora göre genç kızın vücudunda boğuşma izleri var.

“BENİM KIZIM İNTİHAR EDECEK BİRİ DEĞİL”

Öte yandan Şule Çet’in ölümüyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma sürüyor. Soruşturmada ifade veren acılı baba İsmail Çet, “Benim kızım intihar edecek biri değildi. Ç.A. ve B.Y.’den şikayetçiyim” dedi.

”VÜCUDUNDA BOĞUŞMA İZİ VAR”

Ailenin Avukatı Yıldırım da, Adli Tıp Kurumu’nun ön raporuna da dikkat çekerek, tüyler ürpertici detayları açıkladı. Yıldırım “Şule’nin vücudunun neredeyse her yerinde boğuşma izi var. Raporda görünüyor ki Şule’nin vücudunda 5×20 boyutunda cilt ve cilt altı dokusunda yırtılmış yara. Kollarında ve bacaklarında çok sayıda ve değişik boyutta ciddi sıyrık ve çürükler var. Adli Tıp, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Bu rapor çıktığında her şey daha da netlik kazanacak” dedi.

TELEFONUN AÇILMASI SIRLARI AYDINLATACAK

Soruşturmada Şule’nin cep telefonunun açılmasının birçok gizli noktayı aydınlatacağını belirten avukat Yıldırım, “Ailesi izin verirse Şule’nin mezarının açılarak, parmak iziyle telefonunun açılmasını bile ihtimaller arasında olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

GÜNCELLEME 30.10.2018 SAAT: 10.01

Şule Çet’in (23) ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi’nin hazırladığı raporda, Çet’in el tırnaklarından alınan iki doku örneğinin olay sırasında Çet’in yanında olan patronu Çağatay A.’nın arkadaşı, şüpheli Berk A.’ya ait olduğu tespit edildi.

Diğer tırnaklarda bulunan erkek dokusunun ise kime ait olduğu bulunamadı. Rapor, Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in ölümünde iki kişinin rolü olduğu iddiasını güçlendirdi.

ODADA OLMADIĞINI İLERİ SÜRMÜŞTÜ

Cumhuriyet Gazetesi’nden Seyhan Avşar’ın haberine göre, Çağatay A.’nın kolundaki tırnak izlerinin ilk muayenede rapora yazılmadığı ve şüpheliler tarafından odadaki içki şişelerinin de ortadan kaldırıldığı daha önce açığa çıkmıştı. Şüpheli Berk A. olay sırasında odada bulunmadığını ileri sürmüştü.

BİRDEN FAZLA DOKU

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebiyle Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi’nin hazırladığı raporda yeni bilgilere ulaşıldı. Raporda Çet’in Y-STR DNA (cinsel saldırı olaylarında eser miktardaki erkek-dişi hücre karışımı örneklerinde erkek bileşene ait DNA tiplemesi) sonuçlarının mukayese edilemez nitelikte olduğu kaydedildi. Çet’in iki tırnağında yapılan incelemede ise tespit edilen majör allellerinin (belirli bir özelliği belirleyen bir genin değişik hallerinden her biri) ise şüpheli Berk A.’ya ait olduğu ortaya çıktı. Raporda, Çet’in diğer tırnaklarında bulunan erkek dokusunun kime ait olduğu tespit edilemediği kaydedildi. İncelenen örneklerde şüpheli Çağatay A.’ya ait DNA profilinin tespit edilemediği belirtildi. Ancak raporda yer alan “mukayese edilemeyecek nitelikte tükürük ve dokularda birden fazla erkeğe ait Y-STR DNA’sının olması” ibaresi dikkat çekti.

CİNSEL SALDIRIDAN TUTUKLANMIŞLARDI

Şule Çet, 29 Mayıs 2018 tarihinde saat 05.00 sıralarında Çankaya’da bulunan rezidansın 20. katından şüpheli şekilde düşerek hayatını kaybetti. Aynı dairede bulunan Çet’in patronu Çağatay A. ve arkadaşı Berk A., gözaltına alındı. İki kez nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheliler, her ikisinde de hakim tarafından adli kontrolle serbest bırakıldı. Ancak bu süreçte Ankara Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı otopsi raporunda Şule Çet’in saldırıya uğradığı ortaya çıktı. Haklarında tekrar gözaltı kararı çıkarılan Çağatay A. ve Berk A. Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafında cinayet şüphesiyle değil, “Cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli cinsel saldırı” suçlarından tutuklandılar.

İNTİHAR EMARESİ YOK

Şule Çet’in telefonunundan ve bilgisayarından alınan imaj örneğinde yapılan incelemede şüpheli Çağatay A.’yı telefonuna “Çağatay bey” olarak kaydettiği tespit edildi. Raporda, ‘Çağatay bey’ tarafından toplam 7 adet gelen giden ve cevapsız çağrının olduğu belirtilirken Çet’in şüpheliler ile arasında herhangi bir SMS yazışmasının olmadığı kaydedildi. Çet’in telefonunda ve bilgisayarında intihar ve intiharı özendirici herhangi bir bilgiye ise rastlanmadığı kaydedildi.

GÜNCELLEME 03.12.2018 SAAT: 11.01

Üniversite öğrencisi Şule Çet’in 28 Mayıs 2018 tarihinde Ankara’daki bir plazanın 20. katından düşerek ölmesine ilişkin hazırlanan iddianamede, iki sanık için “cinayet”, “ırza geçme” ve “hürriyeti tehdit” suçlarından ceza istendi.

20 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule Çet (20), Ankara’daki bir plazanın 20. katından şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybetmişti. Olayın intihar olduğu iddia edilmişti. Olayın ardından gözaltına alınıp serbest bırakılan Çağatay A. ve Berk A. soruşturma kapsamında daha sonra tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

İLK İFADELERİ

Çağatay A., ilk ifadesinde Şule Çet’in intihar ettiğini öne sürerek, “Kendisine engel olmaya çalıştım, atlarken tutmaya çalıştım ama başaramadım. Atlamasın diye tutuğum sırada parmaklarımda sıyrıklar oluştu” demişti. Diğer zanlı Berk A. ise “Olay sırasında başka bir odadaydım. Neler yaşandığını bilmiyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Hazırlanan iddianamede şüpheliler Çağatay A. ve Berk A. için ayrı ayrı ağırlaştırılmış ömür boyu ve 39 yıla kadar hapis cezası istendi.

Gazi Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tekstil Tasarımı Bölümü öğrencisi Şule Çet, 29 Mayıs’ta sabaha karşı saat 04.00 sıralarında lüks plazanın 20’nci katından düşerek öldü. Olayın ardından şüpheliler Çağatay A. ve Berk A., gözaltına alındı. Çağatay A. ifadesinde, “Kendini sarkıtmış, ‘atlayacağım’ diyordu. Tutup çekmeye çalıştım, ancak engelleyemedim” dedi. Şüpheliler Çağatay A. ve Berk A., ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Ancak soruşturma derinleştikçe savcılık olayın cinayet olabileceği ihtimali üzerinde yoğunlaştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın da talimatıyla soruşturma cinayet soruşturmasına dönüştürülerek, şüpheliler tutuklandı.

SAVCI DEĞİŞTİ

Soruşturma sürerken, Şule Çet’in ailesi ve kadın dernekleri sosyal medyadan olayın cinayet olduğunu, savcılık tarafından yeterince etkin soruşturma yürütülmediğini belirtti. Çet’in cinsel saldırıya uğradığının ortaya çıkması üzerine, soruşturmayı yeterince hızlı yürütmediği gerekçesiyle savcı değişikliğine gidildi. Dosyayı devralan Cumhuriyet Savcısı Aykut Hüseyin Koca tarafından soruşturma kısa sürede tamamlanarak iddianame düzenlendi.

ADLİ TIP RAPORU BELİRLEYEMEDİ

İddianamede, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapora yer verildi. Raporda, “Düşme öncesi travmaya maruz kalıp kalmadığı, düşme olayının kendi iradesiyle mi meydana geldiği, kaza sonucu mu oluştuğu ya da başkasının etkisiyle mi meydana geldiği, düşme esnasında şuurunun yerinde olup olmadığı ve öldürüldükten sonra atılıp atılmadığı hususunun tıbben bilinemediği, olayın adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı” görüşüne yer verildiği belirtildi. Raporda ayrıca, Çet’in anal yolla cinsel saldırıya maruz kaldığı, anal bölgede travma tespiti karşısında maktülün rızasının olmadığının anlaşıldığı bilgisi de paylaşıldı.

CEP TELEFONU MESAJLARI İDDİANAMEDE

Şule Çet’in o gece ev arkadaşı Liia Trohin’e attığı mesajlar da iddianamede yer aldı. Savcılık, her iki şüphelinin de çelişkili ifadeler verdiğini, şüpheli Çağatay A.’nın, intihar ettiğini söylese de Çet’in, o gece arkadaşına gönderdiği mesajların zorla plazada tutulduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Şule Çet’in arkadaşı Trahin’e gönderdiği mesajlarda, “Bu adam bana abayı yakmış, Allah’ım salmıyor”, “Biliyordum böyle olacağını”, “Keşke gelmeseydim” ifadelerini kullandığı belirtildi.

İÇKİ İÇTİKLERİ BARDAKLARI BİLE YIKAMIŞLAR

Savcılık iddianamede, şüpheli Çağatay A.’nın, Çet’in pencereden sarktığını ve kendisini kurtarmak istediğini, bu sırada diğer şüpheli Berk A.’dan bağırarak yardım istediğini söylediğini ancak, Berk A.’nın yüksek sesli müzik nedeniyle sesi duymadığını anlattığını belirtti. Ancak, olay saatinde şüphelilerin kullandığı dizüstü bilgisayarın incelemesinde o saatte müzik açılmadığının tespit edildiği anlatıldı. Ayrıca, şüphelilerin olayın ardından panik yaşadıklarını ve plazadan indiklerini söyledikleri, ancak içki içtikleri bardakları bile yıkamalarının ortada bir panik yaşanmadığını ve delillerin yok edilmesi için iki şüphelinin de çaba sarf ettiğini gösterdiği vurgulandı.

SAVCI ‘CİNSEL SALDIRI VE CİNAYET’ DEDİ

Savcılık iddianamede; ifadeler, raporlar, tanık ifadeleri, telefon incelemeleri sonrası Şule Çet’in cinsel saldırıya maruz kaldığı ve plazanın 20’nci katından atılarak öldürüldüğü sonucuna varıldığını kaydetti. Olaydan hemen sonra ‘intihar’ diye başlatılan soruşturma, ‘cinsel saldırı ve cinayet’ soruşturmasına dönüşerek, hazırlanan iddianamede şüpheliler Çağatay A.ve Berk A.’nın ‘kasten öldürme’ ‘cinsel saldırı’ ve hürriyetten yoksun bırakma’ suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış ömür boyu ve 39 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

31’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamenin kabul edilmesi halinde şüpheliler önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

GÜNCELLEME 25.12.2019 SAAT:21.09

Şule Çet’in (23), plazanın 20’nci katından düşerek, ölmesiyle ilgili sanık Çağatay Aksu’ya (34) verilen müebbet ve 12 yıl 6 ay, sanık Berk Akand’a (33) verilen 18 yıl 9 ay hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Kararda sanık Aksu’nun Şule Çet’e cinsel saldırıda bulunduğu, ardından şikayet edileceğini düşünerek darbedip, boğazını sıktığı ve intihar görünü vermek için de pencereden attığı belirtildi.

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in, 29 Mayıs 2018 tarihinde lüks plazanın 20’nci katından düşerek yaşamını yitirmesiyle ilgili 31’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava geçen 4 Aralık’ta sonuçlandı. Mahkeme, sanık Aksu’ya ‘bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla cinayet’ suçundan müebbet, ‘nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Sanık Berk Akand’a, cinayete yardımdan 12 yıl 6 ay, tecavüze yardımdan 5 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 3 ay olmak üzere toplam 18 yıl 9 ay hapis cezası verdi.

GEREKÇELİ KARAR
Mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı. Kararda, sanık Çağatay Aksu’nun Şule Çet’e yönelik zorla nitelikli cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği, Çet’in bu durumu kabullenmeyerek, kendisine tepki gösterdiğine dikkat çekildi. Sanık Aksu’nun, Çet’in plazadan ayrılmasına izin vermediği bunun sonucunda tartışma çıktığı belirtilerek, “Sanık Aksu, yüksek düzeyde alkollü olmasının verdiği etki ile de şikayet edileceğini ve zor durumda kalacağını düşünerek, maktuleyi darp ettiği ve boğazını sıkması nedeniyle bu aşamada ölen veya darbın etkisi ile şuurunu kaybedip, bayılmış olan maktuleyi öldüğünü düşünerek, intihar görüntüsü vermek için binanın 20’nci katında bulunan ofisin açık penceresinden aşağıya atmak suretiyle, işlediği cinsel saldırı suçunu gizleme ve bu suçun delillerini ortadan kaldırmak amacıyla ‘nitelikli kasten öldürme’, ‘nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarını işlemiştir” şeklinde kararın gerekçesi açıklandı.

BERK, ÇAĞATAY’A YARDIM ETTİ
Gerekçede, sanık Berk Akand’ın da tüm eylemler sırasında Aksu’nun yanında bulunduğu anlatılarak, Aksu’yu cesaretlendirerek, eylemini kolaylaştırdığı ve Çet’in direncini kırdığı belirtildi. Kararda, sanıklara verilen cezanın oy çokluğu ile alındığı, kıdemli üyenin karara muhalefet şerhi koyduğu da yer aldı. Kıdemli üye, görüşünü ise şöyle açıkladı:

“Çağatay Aksu’nun üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlemiş olduğuna ilişkin çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte kasten nitelikli öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, yine diğer sanık Berk Akand’ın; sanık Çağatay tarafından işlenen cinsel saldırı suçuna aslen iştirak ettiği ya da yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığına dair ve yine üzerine atılı diğer suçlar olan nitelikli kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını doğrudan doğruya ya da asli faile yardımda bulunarak işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.”

‘AÇIKLIĞA KAVUŞMAMIŞTIR’
Muhalefet şerhinde Adli Tıp Kurumu raporları dayanak gösterip, Çet’in cinsel saldırıya maruz kaldığının şüphesiz olduğunu belirten üye, “Çet, sanık veya sanıklarca öldürülmüş müdür yoksa maruz kaldığı cinsel saldırının da etkisinde kalıp yaşamına kendisi mi son vermiştir? Maddi gerçek, yapılan yargılama sonunda her türlü şüpheden arınmış şekilde açıklığa kavuşmamıştır” dedi.

GÜNCELLEME 23.12.2022 SAAT: 13.55

Üniversite öğrencisi Şule Çet’in (23), Ankara’da plazanın 20’nci katından düşerek, ölmesiyle ilgili, sanık Çağatay Aksu’ya (34) verilen müebbet ve 12,5 yıl, sanık Berk Akand’a (33) verilen 18 yıl 9 ay hapis cezalarını Yargıtay  onadı.

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in, 29 Mayıs 2018 tarihinde lüks plazanın 20’nci katından düşerek yaşamını yitirmesiyle ilgili Ankara 31’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava 4 Aralık 2019’da sonuçlandı. Sanık Çağatay Aksu’ya ‘bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla cinayet’ suçundan önce ağırlatılmış müebbet cezası verildi. Ceza, indirim hükümleri uygulanarak müebbet hapse çevrildi. Sanık Aksu ayrıca ‘nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından da 12,5 yıl hapse çarptırıldı. Sanık Berk Akand’a ise ‘cinayete yardım’dan 12,5 yıl, ‘cinsel saldırıya yardım’dan 5 yıl, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 1 yıl 3 ay olmak üzere toplam 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

İSTİNAF KARARI HUKUKA UYGUN BULDU

Yerel mahkemenin kararı, sanık avukatları, Şule Çet’in yakınları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İnsan Hakları Derneği, Kadın Dayanışma Vakfı, Ankara Baro Başkanlığı, Adana Baro Başkanlığı ve İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından farklı gerekçelerle istinafa taşındı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, kararı kısmen hukuka uygun bulurken, sanık Berk Akand’a ‘kasten öldürme suçuna yardım etmek’ten verilen cezanın itiraz yolunun açık olduğu, ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘suç delillerini yok etme suçlarına yardım’dan verilen cezalara itiraz yolunun kapalı olduğuna karar verdi. Sanık Çağatay Aksu yönünden verilen kararların ise itiraz yolunun açık olduğu belirtildi.

YARGITAY HER İKİ SANIĞA VERİLEN CEZAYI ONADI

İstinaf kararının ardından dosya Yargıtay’a taşındı. Dosya üzerinde incelemesini tamamlayan Yargıtay 1’nci Ceza Dairesi, her 2 sanığa verilen hükmü onadı. Ceza Dairesi kararında, sanık Berk Akand’ın, sanık Çağatay Aksu ile birlikte hareket ettiği, asli fail olarak sanık Aksu’nun eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunamadığından ‘yardım eden’ sıfatıyla sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediğini vurguladı. Yüksek mahkeme, sanık Aksu vekillerinin savunma hakkının kısıtlandığı, adil yargılamanın etkilenmeye çalışıldığı, eksik inceleme, lehe delillerin değerlendirilmediği ve yetersiz gerekçe ile karar kurulduğu, maktulün intihar ettiği, bu nedenle beraat kararı verilmesi yönündeki talebini reddetti. Sanık Akand vekillerinin duruşmalı inceleme yapılması talepleri ile mahkumiyete yönelik yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi; katılan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekillerinin her iki sanığa da en üst sınırdan indirim hükümleri uygulanmadan ceza verilmesi yönündeki temyiz taleplerinin de esastan reddine karar verilerek, hüküm onandı.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

MUSTAFA KÖRLÜ (49) Kahramanmaraş Andırın’da yağmurdan sığındığı ağaç kovuğunda yıldırım düşmesi sonucu öldü

Dük Kravatları Kurucusu ünlü iş adamı GAZAROS UNAN, İstanbul’da yaşamını yitirdi.