Şarkıcı ve besteci İlhan İrem (67) İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Böbrek rahatsızlığı nedeniyle 2016 yılında hastaneye kaldırılan İlhan İrem, diyaliz makinasına bağlanmıştı. Ünlü sanatçıdan acı haber geldi. Türk müziğinin efsane isimlerinden olan 67 yaşındaki İrem, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
İrem’in cenazesi İstanbul’daki Aşiyan mezarlığında toprağa verilecek. Öte yandan, İrem’in vefat etmeden önce yeni albüm hazırlığında olduğu öğrenildi.
İMAMOĞLU’NDAN TAZİYE MESAJI
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından İlhan İrem için taziye mesajı yayımladı. İmamoğlu, “Sanatçı İlhan İrem’in vefat haberine çok üzüldüm. Tarzı ve besteleriyle hepimizin zihninde, anılarında çok güzel bir yer bıraktı. Sanatçımıza Allah’tan rahmet; yakınları, ailesi ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.
UNUTULMAZ ESERLER BIRAKTI
‘Yazık Oldu Yarınlara’, ‘Boşver Arkadaş’, ‘Anlasana’, ‘İşte Hayat’ , ‘Konuşamıyorum’, ‘Olanlar Olmuş’, ‘Sürgün Gibi Masallarda’, ‘Ben Değilim’ gibi pek çok ölümsüz esere imza atan İlhan İrem, 44 yıl boyunca bestelerini kendinden başkalarının seslendirmesine, filmlerde, reklamlarda kullanılmasına izin vermemişti. İlhan İrem, 2017 yılımda artık uygun koşullarda eserlerinin seslendirilebileceğini açıklamıştı.
İLHAN İREM KİMDİR?
İlhan İrem 1955 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Müzik hayatına girmesi, 1969 yılında 14 yaşındayken üst dönemler tarafından okul orkestrasına solist olarak seçilmesi ile oldu. 1970 yılında Meltemler Orkestrası ile Milliyet Gazetesi’nin düzenlediği Liselerarası Müzik Yarışması’nda Marmara bölgesi birinciliği kazandı. Aynı kadro ile 1972’ye kadar Bursa Çelik Palas Oteli’nde ve Uludağ diskolarında dans müziği şarkıcılığını sürdürdü.1973 yılında kendi imkânları ile Diskotür firmasına yaptığı ilk 45’liği “Birleşsin Bütün Eller – Bazen Neşe Bazen Keder” ile beklediği başarıyı yakalayamadı. Plak firmasının bestelerini başka sanatçılara söyletme isteğini geri çevirdikten sonra yapmış olduğu ikinci 45’liği “Yazık Oldu Yarınlara – Haydi Sil Gözlerini” genç sanatçıyı bir anda en popüler sarkıcı konumuna getirdi. 1975 yılında yayınlanan üçüncü 45’liği “Anlasana” ile de başarısını devam ettirdi. 1976 yılında yayınladığı dördüncü 45’liğinde Tanrı’yı sorguladığı “Kuklacı Amca” 45’liği gelen baskılar sonucunda plak şirketi tarafından piyasadan toplatıldı. 1976 yılında ilk LP çalışması olan “İlhan İrem 1973-1976” yayınlandı. “Üzülme Dostum”, “Havalar Nasıl”, “Ayrılık Akşamı”, “Sensiz de Yaşanıyor”, “Bal Ağızlım” gibi her yaptığı 45’lik liste başı oldu 1973-1981 yılları arasında toplam 10 adet 45’liği yayınladı.1979 yılında yayınladığı senfonik yapıdaki “Sevgiliye” LPsi ile Esin Engin’in aranjörlüğünde ilk defa akademik bir çalışmayla müzik yaşamında yeni bir yola saptı. “Sevgiliye” albümünde ilk defa kendi yazdığı sözler dışında bir Nazım Hikmet şiiri olan “Hoşgeldin”i besteler ve seslendirir. “Bir Yıldız” adlı bestesi 1979 Eurovision Türkiye finaline kalır ama yarışamadan askere alınır. Bunun sebebi de şarkının Sevgliye albümünde yayaınlanmış olmasıydı. 1981 yılında askerliğinde yaptığı bestelerden oluşan “Bezgin” yayınlanır. 1983 yılında yedi yıllık bir çalışmanın ürünü olan ve sanatçının kendisi tarafından “Rock senfonisi” olarak adlandırılmış üçlemesi “Pencere… Köprü… Ve Ötesi…” sırayla yayınlanmaya başlanır.1984 yılında Türkiye’yi Bulgaristan’da düzenlenen Altın Orfe Yarışması’nda temsil eder. Dereceye giremez ama “Gazeteciler Özel Ödülü”nü kazanır. (Resmi için buraya tıklayın.) 1985 yılında üçlemenin ikinci ürünü olan “Köprü” ile birlikte “Pencere.. Köprü… Ve Ötesi…” (Hikaye) adında ilk defa bir plağın öyküsü çizgilerle anlatılmış olarak piyasaya çıkar. 1986 yılında sözlerini yazdığı “Halley” Melih Kibar tarafından bestelendi ve Türkiye’ye Eurovision Şarkı Yarışması’nda o yıla kadar alınan en iyi dereceyi getirdi.
1987 yılında üçlemenin sonuncusu “Ve Ötesi”, “Uzaklarda Biri Var” (Denemeler) ile birlikte yayınlandı. 1988 yılında “Dünden Yarına” adlı albümü, 1989 yılında “Uçun Kuşlar” albümleri yayınlandı. 1990 yılında üçüncü kitap olan “Katastrof” (Şiirler) ve “Pencere.. Köprü… Ve Ötesi…” yayınlandı. 1992 yılında “İlhan-ı Aşk” albümünü yayınladı.1994 yılında yayınlanan “Koridor” ve “Romans” albümleri ile birlikte aynı yıl dördüncü kitap “Delirium” (Denemeler) piyasaya çıktı. 1995 yılında “Sevgililer Günü/ The Best Of İlhan İrem 1”, 1997 yılında “Aşk İksiri & Cadı Ağacı/ The Best Of İlhan İrem 2”, 1998 yılında “Hayat Öpücüğü/ The Best Of İlhan İrem 3” albümü ve “Millenium/ Sanalizasyon Fareleri, Yarasalar ve Diğerleri” (Denemeler) adlı beşinci kitap okuyucuya ulaştı.2000 yılında eski çalışmaları olan “Bezgin”, “Pencere… Köprü… Ve Ötesi…” albümleri, bazı bölümleri yeniden mix edilmiş orijinal kayıtlarıyla “Bezginin Gizli Mektupları”, “Uçuk Mavi Pencere”, “Bulutlara Köprü”, “Düşler ve Ötesi” isimleriyle tekrar piyasaya çıktı.Yeni şarkılardan oluşan “Seni Seviyorum” 2001 ve “Cennet İlahileri” 2006 yılında yayınlandı.
ODTÜ Psikoloji mezunu Hansu İrem ile evlidir. Eşinin birçok eserinde payı vardır
6 KEZ ALTIN PLAK ALDI
İlhan İrem sanat yaşamı boyunca 6 kez Altın Plak olmak üzere pek çok ödül aldı. Aralarında Hey ve Ses de olmak üzere çeşitli dergi, gazete ve kurumlar tarafından pek çok kez “yılın erkek sanatçısı” ve “yılın sanatçısı” ödüllerine layık görüldü. Birçok şarkısı ve albümü çeşitli dergi, gazete ve kurumlar tarafından “yılın şarkısı/yılın albümü” seçildi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi psikoloji mezunu olan eşi Hansu İrem ile 1 Ekim 1991 tarihinde evlendi. Hansu İrem aynı zamanda İlhan İrem’in sanat yönetmenliğini yapıyordu.
GÜNCELLEME 29.07.2022 SAAT: 10.01
İlhan İrem’in cenazesi 30 Temmuz Cumartesi günü saat 12.00’de Atatürk Kültür Merkezi’nde tertip edilecek törenin ardından Bebek Camii’nde kılınacak cenaze namazına müteakiben Aşiyan Kabristanı’na defnedilecektir.
GÜNCELLEME 30.07.2022 SAAT: 17.22
İlhan İrem için Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) tören düzenlendi. Törenin ardından İrem’in naaşı Bebek Camii’ne götürüldü. Burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından İrem, Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Haberin Devamı
VASİYET ETTİ, NAAŞI TÜRK BAYRAĞINA SARILDI
Şarkıcı ve söz yazarı İlhan İrem, böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü hastanede dün hayatını kaybetti. İrem için bugün Atatürk Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Törene İrem’in eşi Hansu İrem, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul İl Kültür Müdürü Coşkun Yılmaz’ın aralarında bulunduğu siyasetçiler, sanatçılar ve sevenleri katıldı. Törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da çelenk gönderdi.
ALİ KOCATEPE: YOLUNU IŞIKLAR AYDINLATSIN
“İlk plağı yayınlandığında 18 yaşındaydı. Öyle güzel ‘Boş ver arkadaş’ dedi ki… Yer yerinden oynadı. Onu tanıdıkça sevdik. Türkiye’nin genç bir aydını olarak, çok güzel şarkıların bestecisi ve yorumcusu olarak… Yeniliklere açıktı. 1974’te 7 sanatçı arkadaş bir araya gelerek Antalya festivalleri için ‘Antalya’ya Koş’ şarkısını söylemiştik.
80’lerin sonunda ‘Yeşiller Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer aldık, ama siyaseti sevmedik. Çok değerli bir düşünce insanıydı. Sevgi dolu bir yol açtı. Cesurdu, dik duruşunu hiç değiştirmedi. Susmadı, sözünü hiç esirgemedi.
Onu son konserinde de izlemiştim. Bize armağan ettiğin şarkılar ve kitaplar için sonsuz teşekkürler. Yolunu ışıklar aydınlatsın. Güle güle arkadaşım.
COŞKUN DEMİR: ‘İKİ GÜNDÜR KAFAMI TOPARLAYAMIYORUM’
Ben 1980 yılında rahmetli Melih Kibar ve Çiğdem Talu vasıtasıyla tanıştım. 40 sene oldu. O kadar iyi dostuz ki… Benden daha tecrübeliydi. Bu piyasanın bütün inceliklerini anlatırdı. Benim sesimi çok severdi. O kadar güzel anılarımız oldu ki. Şarkılarını kimseyle paylaşmak istemezdi. Benim 4 şarkıma imza attı. Beni ne kadar sevdiğini anladım. Hiç kardeşim olmadı. Onu kardeşim belledim. Son bir yıldır onu göremedim. Sevgili eşinden haber alıyordum. Hansu, dev gibi kalbi olan bir eş. Ben onu teselli edeceğime o beni teselli etti. İlhan bana “Coşuvar” derdi, ‘yok saçlı prensim’ derdi. İlhan’cığım o kadar aramızdaki bağ güçlüydü ki…
Kim O? adlı bir şarkı yazdı bana. Bu şarkının isim annesi Çiğdem Talu idi. O kadar mükemmel bir söz yazdı ki İlhan. Çok arayacağım onu. İki gündür kafamı toparlayamıyorum. İlhan’ım görüşmek üzere inşallah. Işıklar içinde uyu
ONUR ATAMAN : ‘MASUMİYET EN DEĞERLİ ŞEY’ DİYE YAZMIŞTI
2015’ten itibaren İlhan Abi ile çalışma şerefine nail oldum. ‘Onur’cuğum İlhan Abi ile çalmak ister misin?’ dedi. İlhan Abi’den biz büyümeyi öğrendik. Bize bir mail atmıştı ilk konserden sonra, onu paylaşmak istiyorum…
“Kainat bazı zamanlarda bazı insanlara büyülü bir dokunuş yapar. Bu ışığın içine girdiniz. Muhteşem bir konser verdik. Harika bir performans sergilediniz. Hayatın her anı kristal. Başarınızı kıskananlar olacaktır. Kalbinizi avuçlarının içine alıp kafanızı karıştıranlar olacaktır. Ruhunda müzik aşkı olmayan tatlı su rock’çılarına dikkat edin. Sağ duyunuza güvenin. Kalbinizin sesini dinleyin. Masumiyet en değerli şey. Önünüze çıkan engellerde hatırlamanız için sizinle bu mesajı paylaşıyorum. Işık ve sevgiyle”..
MURAT MERİÇ: ‘BİR TEK BUNA HAZIRLIKLI DEĞİLDİM’
Her konser öncesi ‘Murat Meriç kaç kişi geliyorsunuz?’ derdi. Orada olurduk. ‘Her şeye hazırlıydım’ dedim ya. Bir tek buna hazırlıklı değildim. Çevre hareketinde, barış hareketinde hep en önde oldu. Her şeyden öte onun dik duruşu benim için çok önemli. Bakıyorum salona, çok sevdiklerim burada. Hepimizi birleştiren bir orkestra şefi gibiydi İlhan İrem. Bir gün bir yerde buluşacağız nasılsa. Onu, o imza cümlesiyle uğurlamak istiyorum: Işık ve sevgiyle usta.
ERHAN KONUK: ‘YAŞARKEN PAMUKLARDA SAKLASAK KEŞKE’
“58 yaşındayım. Ben İlhan’da ‘Ne kadar büyürseniz o kadar küçüleceksiniz’i gördüm. O büyüdükçe küçüldü. Tevazu sahibiydi. Sizi o kadar güzel ağırlardı ki… 14 sene sonra ilk kez radyo programıma konuk oldu. TRT FM’e geldi. Kapının önü insan doldu. Kimseyi kırmamış birisiydi. O kadar zor ki bunları konuşmak. Anlatmak da zor. Biz hep giden kişinin arkasından gözyaşı döküyoruz. Onu sonradan anladığımızı düşünüyoruz. Yaşarken onları pamuklarda saklasak keşke. Çok değerli insanlar. İlhan’ı çok ama çok seviyordum. Ben sürekli seyahat eden bir insanım. Uçak biletinin 1 saat önce olduğunu fark etmemişim. Kafamı o kadar karıştırdı ki… İlhan’ı çok sevdim… Çok seviyorum. Çok da seveceğim.”
HAKAN EREN: ‘HER ZAMAN RUHEN BERABER OLACAĞIZ’
Radyo, televizyon ve sahnelerde çok şey konuşuyoruz ama burada konuşmak zor. Çok abiliğini gördüm ona müteşekkirim. Şarkı veremiyorum ama sana şiir vereceğim diyerek tanıştım. 2000 yılında çok ısrar ettim ama röportaj vermiyordu. 30’uncu yılında sana büyük bir sürpriz yapacağım dedi. 30’uncu sanat yılı için bana çok özel bir kayıt gönderdi. Ben bunu yayınladığım zaman radyonun önü konser kalabalığı kadardı. İletişimimiz hiç kopmadı. İlhan İrem’i müziği ile anlatmama gerek yok. Gerçek bir sanatçı, gerçek bir Atatürkçü ve gerçekten sözünü esirgemeyen biriydi. Gerçek sanatçılar her zaman yaşar. İşte gerçek sanatçı ve her zaman yaşayacak. Uzun zaman görüşemeyince: ‘Bedenen değil, ruhen beraberiz’ derdi. Her zaman ruhen beraber olacağız.
EKREM İMAMOĞLU: ÇOK ÖZEL BİR SANATÇI
Ölüm haberi bana bildirildiğinde çok enteresan bir biçimde yanımdaki arkadaşıma İlhan İrem’i kaybettik ve ardından çok seviyordum dedim. Bu çok enteresan bir duygu. İnsanların içinde bazı şeyler birikiyor ve bir an kaybedince hatırlıyorsunuz. Çok seviyordum lafını bana dedirtmesi çok enteresan. Biz yan yana gelmedik, el sıkışmadık. Bu duyguyu vermek, bunu verebilen bir insan olmak çok özel bir insan olmasına yetiyor. Gerçekten insanların aklına kazınan, duyguları yerleştiren, sözleriyle düşündüren çok özel bir sanatçı. Böyle bir insanın bu ülkede yaşamış olması değerliydi. Sanatçı duruşuyla herkesin kalbini kazanan bir insan. Bu an itibariyle İlhan İrem, İstanbul’a emanettir. İstanbul’da her türlü kendisini ve eserlerini yaşatmaya, onu özel konumunda hissettirmeye devam edeceğiz.
AHMET MİSBAH DEMİRCAN: YARALI RUHLARIMIZA ŞİFA OLDU
Kalbimize dokunan çok önemli bir sanatçıya veda ediyoruz. İlhan İrem dünyayı yaşanılır kılan, dönüştürücü gücün sevgi olduğunu vurgulayan büyük bir ozandı. Yazdığı şarkı sözleri içimize işleyen, hayatla aramızdaki köprüydü. Gençlik yıllarında ‘Nereden bileceksin ayrılığın acısını, sen hiç sensiz kalmadın ki’ şarkısı ile aşıkların sözcüsü olmuştur. İyileştiren bir müzik yapıyordu. Şarkıları bizim yaralı ruhlarımıza şifa oldu. Düşmanlığı değil barışı aşılayan İlhan İrem, gidişiyle de tüm Türkiye’yi birleştirdi. Onu; müziği, kelimeleri ve tabutunun Türk bayrağına sarılmasını isteyecek kadar büyük vatan aşkıyla hatırlayacağım. Ona kendi sözleriyle veda etmek istiyorum:
“Çok uzak anılar çocukluğumuz
İlk öpüşün coşkusu unuttuğumuz
Hayat bir aksiseda uçurumlarda
Dağılır paramparça karşı yarlarda
Bir üçüncü göz gerek hayat sevgidir
Çöz artık gözlerini oyun bitmiştir”
Bebek Camiinde kılınan cenaze namazının ardından İrem, Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi.



GIPHY App Key not set. Please check settings