12 Haziran 1943, Eskişehir doğumlu olan Sennur Sezer 1959’da İstanbul Kız Lisesi’nin ikinci sınıfından ayrıldıktan sonra Taşkızak Tersanesi’nde çalışmaya başladı. 1965 yılında Varlık Yayınları düzelticiliğine geçti. 1967 yılında Adnan Özyalçıner ile evlendi. 1982 yılına kadar çeşitli yayınevlerinde ve ansiklopedilerde düzelticilik, metin yazarlığı yaptı.
Çalışmalarını başta Günlük Evrensel ve Evrensel Kültür olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yazarak, belgesel anlatılar hazırlayarak sürdüren Sezer, bu gün (07 Ekim 2015 Çarşamba günü) yaşamını yitirdi..
GÜNCELLEME 08.10.2015 SAAT ; 18.15
Sennur Sezer için Evrensel Gazetesi, Hayat Televizyonu, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve Evrensel Basım Yayın tarafından, Evrensel Gazetesi’nin Kocamustafapaşa’daki merkez binası önünde anma töreni düzenlendi.
Şair, Yazar Sennur Sezer, Evrensel gazetesi, Hayat Televizyonu, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Evrensel Basım Yayın tarafından, Evrensel Gazetesi ve Hayat Televizyonu’nun merkez binası önünde düzenlenen anma töreninin ardından kadınların omuzlarında son yolculuğuna uğurlandı.
Törene, aralarında Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, Özgürlük ve Dayanışma Partisi Eş Genel Başkanı Alper Taş, Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel, Emekçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sibel Uzun, Türkiye Barış Meclisi Sözcüsü Hakan Tahmaz, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, HDP Milletvekili Levent Tüzel, Sanatçı Pınar Aydınlar, Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Mustafa Köz’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçi, aydın, gazetecinin yanı sıra Sezer’in dostları, okurları ve birlikte mücadele verdiği yoldaşları katıldı.
Sezer’in eşi Adnan Özyalçıner , “Sennur benim herşeyimdi. Elimdi, ayağımdı. Elimden, ayağımdan oldum. Elim ayağım koptu” dedi.
Bir özgürlük mücadelecisinin eksildiğini belirten Özyalçıner, “O, yaşamanın, umudun ve barışın şairiydi ama onun yaptıkları ve yapacaklarını biz üstleniyoruz. Yani o ölmedi, biz onun adına yaşayacağız” ifadelerini kullandı.
Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat da Sennur Sezer’in alanında otorite olduğuna vurgu yaparak, “Derin birikimi vardı. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.
Sinema oyuncusu, yönetmen ve siyasetçi Berhan Şimşek, ünlü yazarın edebiyatın önemli isimlerinden olduğuna işaret ederek, “Çok değerli bir ablamızdı. Geldik, gidiyoruz. Geride bıraktıklarımızla anacaklar. Çok değerli eserler bıraktı. Allah rahmet eylesin” diye konuştu.
Sinema eleştirmeni ve yazar Atilla Dorsay ise Sennur Sezer’in her iyi şeyi yazdığını, her kötü şeyi eleştirdiğini vurgulayarak, “Adam gibi bir kadındı. Adnan’la Sennur’u hep birlikte gördüm. Bugün Adnan’ı yalnız görmek beni çok üzdü. Kendi adıma onu çok arayacağım” ifadelerine yer verdi.
Sezer’in cenazesi, meslektaşları, ailesi ve sevenlerinin katılımıyla ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

SÖZLERİN ANLAMI VE KENDİNİ ŞİİRDE BULABİLECEĞİM ÇOK ENDER SATIRLAR. ALLAH RAHMET EYLESİN.NUR İÇİNDE YAT.
AKŞAM TÜRKÜSÜ
Kimse öldüremez bu boşunalık duygusunu
Soğan doğra kıyma koy ateşi kıs
Ateşi kıs pirinçler diri kalsın
Salçalı pilavlar votkalar kahkahalar
Ödemez arkadaşsızlığımı
Zor günler yaşadım
Utanmam anmaktan
Çirkindim yoksuldum arkadaşsızdım
Kocaman sözler iri göğüsler hantallıktı simgem
Utanmam
Ama akşamları
Bu boşunalık duygusu kapıyı çalmadan
Usulca ilişiverir yanıma
Çocuğu giydir parklara çık
İşten dönenleri gözle
Köfte güzel olmuş saçın yakışmış
Orhan ağbi ölmüş… Artık yazmıyor musun?
Kirazlar aldandı
Ben aldanmadım
Ayşeyi büyüttüm
Büyüttüm öfkemi… arkadaşsızlığı
Çirkinliği
Hadi saçlarını kes ninniler söyle:
Kızımın da adı Ayşe
Yiğit atılır ateşe
Bu ışık böyle büyüsün
İş düşmez bir gün güneşe
Hadi çamaşırları yıka ölülere ağla
Ninni söyle:
Kızımın da adı Bengi
Dünyaya saldığım türkü
Sular aktıkça durulur
Bozuk yapılar yıkılır
Çürür sarı yaprak gibi
Hadi kendini yen hadi kendini