İLK HABER; Ramazan İpek (36) Antalya’da, dövdüğü ve ellerini kelepçelediği eşi tarafından av tüfeği ile vurularak öldürüldü. Olay, saat 08.00 sıralarında Döşemealtı ilçesi Ilıca Mahallesi’nde meydana geldi.
Servis şoförlüğü yapan Ramazan İpek ile 12 yıldır evli olduğu Melek İpek arasında, dün gece yaşadıkları müstakil evde tartışma çıktı.
Tartışma sonrasında Ramazan İpek, eşini kelepçe takarak çıplak şekilde saatlerce dövdü. İşkence ve dayaktan gözleri şişen ve morluk oluşan Melek İpek halsiz kalırken, eşi Ramazan İpek kendisini ve 2 çocuğunu öldüreceğini belirterek sabaha karşı evden ayrıldı.
Sabah eve dönen Ramazan İpek, karşısında elleri kelepçeli halde av tüfeğiyle bekleyen Melek İpek’i buldu. Melek İpek, tüfekle eşini vurarak öldürdü, ardından da 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildirdi. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekipleri, Melek İpek’i çıplak vaziyette elleri kelepçeli buldu. Kelepçeleri açılan Melek İpek’e ambulansta müdahale edildi.
Döşemealtı İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, evin çevresinde güvenlik önlemi aldı. Çiftin iki çocuğu olay yerinden uzaklaştırılırken, Melek İpek gözaltına alındı.
Olayı haber alıp gelen çiftin gözyaşlarına boğulan yakınları, jandarma ekiplerince güçlükle sakinleştirildi. Ramazan İpek’in geceki dayak olayından önce sosyal medya hesabından ‘Alkolün müptelası değiliz’ diye viski fotoğrafı paylaştığı ortaya çıktı.
Olayla ilgili soruşturma devam ederken, Ramazan İpek’in cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

GÜNCELLEME 09.01.2021 SAAT: 11.02
Antalya’da ellerini kelepçeleyip kendisini çıplak halde saatlerce dövüp tecavüz eden eşi Ramazan İpek’i av tüfeği ile öldüren Melek İpek; ifadesinde kan donduran gecenin detaylarını anlattı. İpek, sabah ise eşini çıkan arbede sırasında korkutmak amacıyla eline aldığı silahla öldürdüğü söyledi.
Döşemealtı ilçesindeki evlerinde önceki gece çıplak halde kocasının kelepçeli işkencesine maruz kalan ev kadını Melek İpek, servis şoförü eşi Ramazan İpek’i av tüfeği ile öldürüp jandarmayı arayarak teslim oldu. 8 ve 6 yaşlarında 2 kız çocuğu annesi olan İpek, jandarmadaki ifadesinde, cinayete giden süreci ve işkence gecesi yaşadıklarını detaylarıyla anlattı.
‘SENİ KIYMA YAPAR KÖPEKLERE YEDİRİRİM’ DİYE TEHDİT ETMİŞ
Melek İpek, 12 yıllık eşi Ramazan İpek’le evliliğinin ilk başlarından beri maddi sıkıntılardan kaynaklı huzursuzluklarının olduğu, kıskanç tavırlar nedeniyle kavga ettiklerini söyledi. Fiziksel şiddete maruz kaldığını anlatan Melek İpek, çok kez karakola ifade verip rapor almayı istediğini, fakat eşi Ramazan İpek’in büyük kızı C.’nin doğumundan sonra ‘Sen koruma kararı aldırırsın ben karakolda ifade verir çıkarım, döndüğümde seni de bu çocuğu da öldürürüm’ diyerek tehdit ettiğini belirtti.
Silahlara olan tutkusu nedeniyle eşi Ramazan İpek’ten korktuğunu, bu yüzden şikayette bulunmadığını anlatan Melek İpek, yaklaşık 7 ay önceki kavgalarında eşinin kendisine şiddet uyguladığı için yaralandığını, ‘Seni burada öldürüp kıyma yapar köpeklere yediririm, kimse senin izini bile bulamaz’ diyerek tehdit ettiğini söyledi.
DOĞUM SONRASI EVE GELİP, YATAĞINDA ÇIPLAK BİR KADIN BULMUŞ
2011 yılının Aralık ayında ilk kızına hamileliği sırasında eşi Ramazan İpek’in, M.A. isimli 17-18 yaşlarındaki kızı evlerine getirdiğini, korkudan dolayı bir şey diyemediğini anlatan Melek İpek, eşi ve eve getirdiği kızı öpüşürken gördüğünü ve bu nedenle kavga ettiklerini söyledi. Doğum nedeniyle 10 gün annesinin evinde kaldığını anlatan Melek İpek, kendi evine geldiğinde yatak odasında M.A.’nın yatakta çıplak bir şekilde uzandığını görünce elinde bebeğiyle sinir krizi geçirdiğini aktardı. Eşi Ramazan İpek’in, kendisini, ailesini ve bebeği öldürmekle tehdit ettiğini belirten Melek İpek, korktuğunu, M.A’nin yaklaşık 3-4 ay boyunca evde kaldığını, eşiyle M.A’nın ilişkisinin yaklaşık 7-8 yıl boyunca sürdüğünü söyledi.
ALDATTIĞI KADINA DA AYNI İŞKENCEYİ YAPMIŞ
Yaklaşık 1 yıl önce Ramazan İpek’in M.A’yı eve getirdiğini, M.A’nın ondan ayrılmak istediğini söylediğini anlatan Melek İpek, “Ramazan sinirlendi. Bugün bana yaptığı gibi M.A.’yı kelepçeledi. Yumruk ve tekme atma suretiyle vurdu. Evde bulunan av tüfeğinin dipçiğiyle vurdu. Ben bu duruma engel olmaya çalıştım ancak silahı bana doğrultup ‘Bu işe karışırsan seni öldürürüm’ dedi. Ben de korktum ve müdahale edemedim” dedi.
BOŞANMAK İÇİN MESAJLAŞMIŞLAR
Eşi Ramazan İpek’in bir yıl önce arkasından pompalı av tüfeğiyle bir el ateş ettiğini söyleyen Melek İpek, eşinin alkol ve kenevir kullandığını belirterek kendisini çok kıskandığını, cinayetin yaşandığı 7 Ocak akşamı eve geldiğinde eşinin tavırlarında değişiklik olduğunu anlattı. Melek İpek, ifadesinde şunları söyledi: “Aynı odada oturmamıza rağmen benim cep telefonuma WhatsApp mesajlaşması üzerinden “Ben ayrılmak istiyorum” şeklinde mesaj attı. Ben de “Sen bilirsin” diye cevap yazdım. Tekrar “Diğer odaya gider misin” diye mesaj attı. Ben de cevap vermeden çocukları alarak diğer odaya gittim.”Aynı evin içerisinde mesajlaşmaya devam ettiklerini belirten Melek İpek, “Eşim ‘Çocukların velayeti hakkında konuşmak istiyorum, madem gelmiyorsan çocukların biri sende biri bende kalsın’ diye mesaj attı. Ben de ‘İkisi de sende kalsın ayırmayalım, ben nasıl olsa daha sonra senden çocukları alırım’ diye mesaj attım. Bu şekilde boşanmamız üzerine mesajlaştık. Ancak hiç konuşmadık” diye konuştu.
ÇOCUKLARININ GÖZÜ ÖNÜNDE DAYAK YEDİ
Saat 22.30 sıralarında çocuklarıyla uyku saati geldiği için yatmak için hazırlandıklarını kaydeden Melek İpek, şunları anlattı:”Eşim benim adıma ruhsatlı olan yivli av tüfeğiyle içeri girdi. Bana ‘Son duanı et kelimeyi şahadet getir’ dedi. Tüfeği bana doğrulttu. Ben de öldürmemesi için yalvardım. Tüfeği ateşleyeceğini anlayınca çocuklarımın önüne geçtim. İki kızım birbirine sarılmış ağlıyorlardı. Eşimin elindeki tüfeği elimle ittim, amacım çocuklarımı uzaklaştırmaktı. Bu esnada eşim ateş etti, çıkan mermi camdan dışarı gitti, biz yaralanmadık. Eşim tekrar tüfeği bana doğrulttu, ben tekrar öldürmemesi için yalvardım. Bu sefer tüfeği çocuklarımıza yöneltti. Beni “Sana önce çocuklarının acısını yaşatacağım, sonra seni öldüreceğim’ diye tehdit etti. Ben iki kızımın eşim tarafından öldürüleceği düşüncesi ile çok korkup kızlarımın üstüne kapandım. Bu sefer tüfeğin dipçiği ile kafama vurdu. Bundan dolayı gözüm, yüzüm, kolum ve omzumdan yaralandım. Beni saçından sürükleyerek diğer odaya getirdi burada yumruk ve tekme ile yüzüme ve vücuduma vurdu. Cebimdeki telefonu aldı kafama ve yüzüme telefonla vurdu. Çığlık attığım için susmamı söyledi ve boğazımı şiddetli bir şekilde sıktı. Bunun etkisiyle gözlerim yerinden çıkacak gibi oldu, karardı. ‘Diğerlerine daha azını mı yaptığımı düşünüyorsun’ diye bağırdı. Elinden kurtuldum, kaçmaya çalışırken yakaladı yumruk ve tekme atmaya başladı. Çığlık atmaya devam edince tekrar boğazımı sıktı bu esnada ben bayıldım.
“BANYODA TECAVÜZ ETMİŞ”
Uyandığında kendini çıplak vaziyette bulduğunu belirten Melek İpek, “Ellerim kelepçeliydi. Boynum ellerime, ellerim ayaklarıma, eşimin avda kullandığı naylon iple cenin pozisyonunda olacak şekilde banyoda buldum. Eşim bana soğuk su tutuyordu. Kendime biraz geldiğimde eşimin ben baygınken ters ilişkiyle anal pozisyonda tecavüz ettiğini acıyla hissettim. Bu arada ben üşüdüğüm için tir tir titriyordum. Eşim ise banyoda çıplak vaziyette bir şey olmamış gibi duş alıyor, duvarları yıkıyordu. Duvarda ve klozetin üstünde kan izlerim vardı bunları yıkıyordu. Banyoyu temizledikten sonra ayrıldı” diye konuştu.
“BIÇAĞI TÜM VÜCUDUMDA GEZDİRDİ”
Eşinin 15-20 santim uzunluğundaki Rambo bıçağıyla yanına döndüğünü belirten Melek İpek, “Ben yerde cenin pozisyonunda olacak şekilde banyoda bekliyordum. Sol göğsümün altına bıçağı dayadı, sol eli bıçağı tutuyordu. Sağ eliyle baskı yapıp bana ‘Buranın biraz daha altından bıçaklarsam ciğerine girer, biraz üstüne sokarsam kalbini delerim ama buradan yaparsam daha çok acı çekerek ölürsün’ derken vücudumun farklı bölgelerinde bıçağı gezdirerek ucunu hissettiriyordu. Ben o an bıçakla keseceğini hissettim sürekli ağlayarak öldürmemesi için yalvarıyordum. Çığlık atıp yardım isteyemiyordum, çünkü bağırdığım takdirde öldüreceğim yönünde tehdit etti. Seni öldüreceğim çocukları da buraya yatıracağım” şeklinde konuştu.
“ELLERİMİ ARKADAN KELEPÇELEDİ”
Eşinin kendisine banyoda işkence ettiği sırada çocuklarına bağırdığını aktaran Melek İpek, “Çocukları odadan çıkmamaları konusunda uyardı. Çocukları görmedim ve seslerini duymadım. Ellerimi çözdü, kelepçeyi çıkarttı ve ‘duşunu al kapıda bekliyorum’ dedi. Kapıyı açık bırakarak banyonun önünde beni izledi. Ben duşumu aldım havluya sarıldım eşimle birlikte diğer odaya gittik. Bu esnada beni öldürmekten vazgeçtiğini düşünüp rahatladım. Tekrar kelepçeyi getirdi kaçmaya yeltendim ancak başaramadım. Beni yakaladı ellerim arkada olacak şekilde çok sıkı kelepçeledi” dedi.
“BURADA BEKLE, GELDİĞİMDE YARIM KALAN İŞİMİ HALLEDECEĞİM”
Melek İpek, eşinin odada bulunan çekyatı yatak haline getirdiğini, kendisinin çıplak bir şekilde yatmasını istediğini ileri sürdü. Elleri ters kelepçeli olduğu için canının yandığını ifade eden Melek İpek, şöyle devam etti:”Yatamıyordum. Kelepçeyi çıkarmasını istedim. Bana ‘Sessiz yat yoksa balkondan aşağı atarım seni. Gecenin karanlığında değil gündüz gözü ile öldürüp parçalayacağım’ dedi. Kızlarım diğer odada idi. Büyük kızım C.’nin kusma sesi geldi onlara bağırarak ‘Yatın uyuyun öldürtmeyin kendinizi’ dedi. Yerde yer yatağında yattı ben yatakta ters kelepçeyle dönmeye çalıştıkça koltuktan ses çıkıyordu. Yanıma geldi kelepçeyi söktü ve önden ellerimi kelepçeledi ve yerdeki yer yatağının yanına yatırdı. Ben açık olan kanepenin alt boşluğunda idim. Beni buraya sıkıştırarak hareket etmemi engelledi. Bu şekilde eşim uyudu ben korku ve üşüdüğüm için sabaha kadar uyuyamadım. Sabah ezanı okunurken kendimden geçmişim. Eşim beni uyandırarak servisi yapıp geleceğini söyledi. ‘Ben gelinceye kadar burada bekle geldiğimde yarım kalan işimi halledeceğim’ diyerek gitti. Evin dış kapısını kilitlemedi. Akşam ateş ettiği silah salonda duvara dayalı şekilde duruyordu. Baktım mekanizması yoktu. Beni öldürmesin diye silah aradım, ancak bulamadım.”
“KIZIM KORKUDAN ALTINA İŞEDİ”
Evde sabit telefonları olmadığını, kızlarının cep telefonunu eşinin sakladığını ve bulamadığını belirten Melek İpek, sözlerini şöyle sürdürdü:”Kelepçenin anahtarını aradım, bulamadım. Kızlarım ile birlikte çay kaşığı ve saç tel tokaları ile kelepçeyi açmaya çalıştık ama açamadık. Kızım C.’nin yardımıyla üstümü çarşaf ile sardım ve komşumuz Turgut Yaraşlı’nın evine gittim. Evleriminiz arası yaklaşık 100 metre uzaklıktadır. Bunun sebebi eşim bazen milli parklardan ceza yememek için tüfeğini Turgut’un evine bırakır. Kapıyı Turgut’un eşi Semra Yaraşlı açtı, bana ‘ne bu halin’ diye sordu. Ben de korkumdan bir şey söylemek istemedim. Sorularını yine kavga ettim diye geçiştirdim. Kendilerinde eşimin tüfeğinin olup olmadığını sordum. Semra bana tüfeğin kendilerinde olmadığını söyledi. Ben de eve gittim. Semra benim kelepçeli olduğunu görmemesi için ellerimi örtmüştüm. Evde çocuklarım ile birlikte eşimi beklemeye başladık. Çocuklarım sürekli bana ‘Babamız bizi öldürecek mi?’ diye soruyordu. Hatta C. korkudan altına işedi. Bu arada eşimin arabasının sesini duyunca kızlarım, ‘Anne babam geldi, bizi öldürecek mi? diye korkudan ağlamaya başladılar. Ben çocukların olduğu odadan çıktım evin girişindeki soldaki ilk odaya girdim. Eşim aşağıdan küfrederek ve bizi öldüreceğini söyleyerek eve çıkıyordu. Kapıya tekme atarak içeri girdi. Evin içinde bağırmaya başladı. Ben odanın bir köşesinde sinmiş bir şekilde duruyordum.”
“ARBEDE YAŞANIRKEN KONTROLSÜZ BİR ŞEKİLDE SİLAH PATLADI”
Tam bu sırada daha önceden görmediği odadaki küçük kuş silahının gözüne çarptığını anlatan Melek İpek, “Ellerim kelepçeli olmasına rağmen silahı elime aldım. Derdim bana sabaha kadar sistematik işkence yapan eşimi korkutmaktı. Bu arada odanın kapısı sert bir şekilde açıldı. Eşimle yüz yüze geldik. Aniden üstüme atılmaya kalkıştı. Bir arbede yaşanırken kontrolsüz şekilde silah patladı. Ben önce öldüğümü düşündüm. Sonra eşimin odanın kapı girişinde yığıldığını, kan aktığını gördüm. Hemen eşimin cebindeki cep telefonunu aldım. Telefonunu açmaya çalıştım. Şifresini bilmediğim için açamadım. Telefonu yüzüne gösterdim şifrenin açılması için. Ancak açılmadı. Sonra acil aramalar çıktı bende 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradım. Eşimi vurduğumu acil jandarma ve ambulansa haber verilmesini istedim. Yaşananların şokuyla eşimin başında çömelmiş vaziyette bekledim. Kapı çaldı jandarma ve ambulans geldi. Kelepçelerimi jandarma çözdü, ben de üzerimi giyindim. Daha sonra işlemler için gözaltına alındım. Ben bu yaşananlardan dolayı üzgünüm ve pişmanım. Ancak böyle kötü bir olay olmasaydı ben ve 2 kız evladım ölmüş olacaktı. Bana sabah kadar işkence yapan eşimi, namusumu temizledim” diyerek ifadesini tamamladı. Melek İpek, jandarmadaki ifadesinin ardından bu sabah adliyeye sevk edildi.
“MELEK ‘SİZ KARIŞMAYIN’ DİYORDU”
Melek İpek’in komşusu Bayram Bengü (38), İpek ailesinin cinayet gününde yaşadığı olayları anlattı. Bengü, “Dün Melek’i gördüm çok üzüldüm. Bir kadına o kadar şiddet olamaz. Her evde kavga olabilir, ufak tefek itişmeler olabilir ama bir kadın o hale getirilemez. Son keşfe geldiklerinde ben Melek’in, Melek benim yüzüme baktı. Ben çok kötü oldum. Bir erkek olarak, bir erkek bunu yapamaz dedim” dedi.Diğer komşusu Havva Bengü (31) ise İpek ailesine oturmaya gittiklerinde sohbet ettiklerini belirterek, “Ramazan abinin bazen kızgın olduğu zamanlar, hakaretleri olurdu. Onun dışında kavgalarına denk gelmedik. Bir sefer servise bindiğimizde Melek’in gözü mordu. Sorduğumuzda kavga ettiklerini söyledi. Bir şey yapabilir miyiz dediğimizde, ‘Eşim size karşı kinlenebilir, siz karışmayın’ diyordu. Çok bir şeyini anlatmazdı. Ölüm olayına çok şaşırdık” diye konuştu. Cinayetin gerçekleştiği İpek ailesinin evi ise mühürlendi.
Not: olumhaberi.com yayın etiğinde katil ve zanlılarının fotoğrafları yayınlanmamaktadır. Ancak bu durum bir kadının mağduriyetine düşmesi sonucu ifade veren Melek İpek’in fotoğrafını paylaşma kararı aldık. Anlayışınıza teşekkür ederiz
GÜNCELLEME 02.02.2021 SAAT: 19.44
Antalya’da kendisini dövüp işkence yapan 12 yıllık eşi Ramazan İpek’i öldüren 2 çocuk annesi Melek İpek’le ilgili hazırlanan iddianame, mahkemece kabul edildi. İddianamede olayın meşru müdafaa olmadığı, sanığın ‘kasten öldürme’ suçundan ömür boyu hapis cezası ile yargılanıp tahrik indirimi uygulanması istendi.
Melek İpek, tüfekle eşini vurup öldürdü, ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekipleri, Melek İpek’i çıplak vaziyette elleri kelepçeli buldu.
Kelepçeleri açılan Melek İpek’e ambulansta müdahale edildi. Gözaltına alınan Melek İpek, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Çiftin çocukları 9 yaşındaki C. ve 7 yaşındaki İ., annenin yakınlarına teslim edildi.
“MEŞRU MÜDAFAA DEĞİL”
Ramazan İpek’in öldürülmesine ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Cumhuriyet Savcısı Haki Çeliker imzasını taşıyan iddianamede, eşi kasten öldürmek suçundan sanığın ömür boyu hapsi istendi. Savcı, olayın meşru müdafaa olmadığını, sanığın tahrik indiriminden yararlanmasını istedi.
Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde başlanacak.
GÜNCELLEME 12.02.2021 SAAT: 12.15
Antalya’da ellerine kelepçe takarak kendisini darbeden eşini öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Melek İpek hakkında hazırlanan iddianamede, üst sınırdan “haksız tahrik” indirimi uygulanarak sanığın 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Döşemealtı ilçesinde kendisini dövüp işkence yapan ve servis şoförlüğü yapan eşi Ramazan İ’yi av tüfeğiyle vurarak öldüren Melek İ. hakkında “kasten öldürmek” suçundan hazırlanan iddianame Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
18 YILDAN 24 YILA KADAR HAPİS İSTEMİYLE YARGILANACAK
İddianamede sanığın 18 yıldan 24 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması talep edildi. Sanık, iddianamede yer alan ifadesinde, Ramazan İ. ile 12 yıl önce ailesinin karşı çıkmasına rağmen evlendiklerini belirtti. Evlilik hayatı boyunca sürekli şiddet gördüğünü anlatan Melek İ, “Evde bulunan avda kullandığı av tüfeği ve bıçak gibi silahlarla tehdit ediyordu hatta onları da yüzüme ve vücudumun çeşitli yerlerine vurarak darbediyordu. Aniden kızıp, bana ve çocuklarıma şiddet uygulardı. Alenen öldürmekle tehdit ederdi.” ifadesini kullandı.
“SİLAHIN DİPÇİK KISMIYLA DÖVDÜ”
Eşinin işkenceye varan tutumlarını korktuğu için şikayet edemediğini anlatan Melek İ, kendisinden çok çocukları, annesi, babası ve kardeşlerinin zarar görmesinden çekindiğini belirtti. Eşinin ailesine durumu anlattığında, onların ‘Bir şey olmaz, severken iyi de döverken mi kötü, ileride düzelir, çocuklarınız var.’ şeklinde sözlerle kendisini geçiştirmeye çalıştıklarını öne süren Melek İ, şöyle devam etti: “7 Ocak’ta karşımdaki koltukta oturan eşim ‘Ben boşanmak istiyorum’ diye mesaj attı. Ben de ‘sen bilirsin’ cevabını yazdım. Mesajlaşarak boşanma konusunda anlaştık hatta çocukların velayeti konusunu bile yazıştık. Ondan sonra hiçbir tartışma olmadı. Çocuklarla yatmaya hazırlanıyorduk. Odaya av tüfeğiyle girerek ‘Seni öldüreceğim, Kelime-i Şahadet getir’ dedi. Yanımdaki çocuklarımı hemen arkama aldım. Yapmaması için yalvarmaya başladım. Eşimin çok kararlı olduğunu, ateş edeceğini anlamıştım. Elimle çocukları yatağın üzerine doğru ittirdim, diğer elimle de tüfeğin namlusuna doğrulttuğumda kurşun benim yan tarafımdan cama isabet etti. Silahın dipçik kısmıyla beni dövmeye başladı.
“BANYODA KELEPÇELİ VE ÇIPLAK BİR ŞEKİLDE UYANDI
Sanık, Ramazan İ’nin kendisini çocukların yanından uzaklaştırarak başka bir odaya götürüp dövmeye devam ettiğini, boğazını sıkması nedeniyle bayıldığını öne sürdü. Banyoda elleri kelepçeli çıplak vaziyette kendine geldiğini ileri süren Melek İ, ifadesini şöyle sürdürdü: “Gözümü üzerime soğuk su dökmesiyle açtım. Beni o vaziyette banyoda bırakıp gitti. Bir süre sonra eşim kelepçeli olarak beni banyondan çıkararak odadaki kanepeye yatırdı. Çocuklarıma ‘Geldiğimde annenizi de sizi de öldüreceğim, evden dışarı çıkmayın.’ dedi. Evden çıktıktan sonra geri geldi. O sırada bulunduğum odada silahı gördüm. Ona gözüm ilişti. Eşim kapıyı açar açmaz kapıda karşılaştık. Ellerim kelepçeliydi, silahı koltuğumun altına almıştım. Elim tetiğe ulaşamıyordu. Beni öyle görünce ‘Beni mi öldüreceksin?’ dedi. Silah, elimden almaya çalışırken patladı. Tek el ateş aldı. Nasıl patladığını bilmiyorum.”
ÇOCUKLAR DA DOĞRULADI
Çiftin iki çocuğu da iddianamede yer verilen ifadelerinde annelerinin anlattıklarını doğruladı. İddianamede Ramazan İ. ile ilişkisi olduğu öne sürülen bir kadının da ifadelerine yer verildi. Kadın, maktulün eşi gibi kendisine de şiddet uyguladığını ileri sürdü. Ramazan İ’nin kendisini ölümle ve ailesine zarar vermekle tehdit ettiğini öne süren genç kadın, bu nedenle şikayetçi olmadığını belirtti.
MEŞRU MÜDAFAA HUSUSU AYRICA DEĞERLENDİRİLECEK
Sanığın eylemini kocasının haksız tahrik oluşturan pek çok eylemi sonucu gerçekleştirdiğinin aşikar olduğu vurgulanan iddianamede, “Yine de yargılama aşamasında meşru müdafaa olup olmadığı hususunun mahkemece de ayrıca değerlendirilip takdir edilebileceği düşünülmektedir.” ifadesine yer verildi.
“HAKSIZ TAHRİK ALTINDA SUÇU İŞLEDİĞİNDEN KUŞKU YOKTUR”
Maktulün, karısını zorla alıkoyduğunun, eziyet ettiğinin, ölümle tehdit ettiğinin gerçek olduğu belirtilen iddianamede, şunlar kaydedildi: “Ancak sabah olağan bir şekilde işine gittiği, bakkaldan da ekmek alıp eve döndüğü zaman karısı tarafından öldürülmüştür. Bu 45-50 dakikalık sürede sanığın herhangi bir yetkili makama haber vermemesi, kimseden yardım istememesi, kocasının kendisine yaşattıklarından dolayı öç alma duygusuyla hareket ettiği de bir gerçektir. Artık burada maktul açısından gece boyunca devam ettirdiği, tehdit ve eziyetinin tekrardan gündüz vakti de devam ettirip ettirmeyeceği belirlenemez. Evine geldiğinde elinde herhangi bir silah, bıçak yoktur. Bilakis olağan servis işini yapmış olup, evine ekmek poşetiyle gelmektedir. Dolayısıyla sanık açısından meşru müdafaadan bahsetmek mümkün değildir ancak maruz kaldığı eziyet, kötü muamele sebebiyle haksız tahrik altında suçu işlediğinden kuşku yoktur.
“CEZA İNDİRİMİ EN ÜST HADDEN YAPILACAK”
Ayrıca sanık, maktulün evden ayrıldıktan sonra silah temin etmek için uğraştığı, silahı da bulduğu, içine mermiyi yerleştirip hazır halde beklediği, kocası eve gelir gelmez de tereddütsüz şekilde ateş edip, öldürdüğü, dolayısıyla meşru müdafaa sınırının aşılmasını haklı görebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelen bir ateş etme söz konusu değildir.” ifadesi kullanılan iddianamede, “Aksine sanık maruz kaldığı eziyetin kendisini getirdiği son aşamada hiçbir yetkili makama veya aile bireylerine haber vermeksizin maktule yaptıklarının karşılığını, cezasını kendisi vermek suretiyle eylemini gerçekleştirmiştir. Eylemini haksız tahrik altında gerçekleştiren sanık hakkında ceza indiriminin en üst hadden yapılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.” değerlendirmesinde bulunuldu.
GÜNCELLEME 15.03.2021 SAAT: 16.11
Antalya’da çıplak bir şekilde işkence görüp, kendisini ölümle tehdit eden 12 yıllık eşi Ramazan İpek’i (36) öldüren Melek İpek (31), ilk kez hakim karşısına çıktı. Ağlayarak ifade veren Melek İpek, “Beni dövmesi için bir sebep olmuyordu. Şakalaşırken, gece rüyasında onu terk ettiğimi görür, kalkar beni döverdi.” diye konuştu.
İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA
Döşemealtı L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olan Melek İpek’in, bugün saat 10.30’da Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyordu. Ancak SEGBİS sistemindeki teknik arıza nedeniyle duruşma, öğleden sonraya kaldı. İpek, tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS bağlantısı ile saat 14.10’da başlayan duruşmaya katıldı. Duruşma salonunda maktul Ramazan İpek’in yakınları ile Melek İpek’in ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmayı tarafların yakınlarının yanı sıra, STK’lar ve kadın dernekleri de takip etti.
‘UTANMADAN, KORKMADAN YAŞADIKLARIMI ANLATMAK İSTİYORUM’
Ağlayarak savunmasını yapan Melek İpek, eşinin anne ve babasına başsağlığı dileyerek sözlerine başladı. Olay nedeniyle üzgün olduğunu söyleyen İpek, “Ama artık utanmadan, korkmadan tüm yaşadıklarımı anlatmak istiyorum” dedi. Eşiyle 2006 yılında lise ikinci sınıfta okurken tanıştıklarını aktaran Melek İpek, “Tek hayalim matematik öğretmeni olmaktı. Çok başarılıydım. Arkadaşlarımın ısrarıyla eşimle görüştüm. Askerden yeni gelmişti. Eşim beni düğünde görmüş, beğenmiş. Birkaç ay görüştük. Babamdan bir tokat bile yememiştim. Henüz arkadaşlık aşamasındayken kıskançlıkları başlamıştı ve şiddet başladı. 3 aylık arkadaşlığımı bitirmek istedim. ‘Hayallerim var’ dedim. Okumak istediğimi söyledim. Arkadaşlarım vasıtasıyla son kez görüşme teklifini kabul ettim” diye konuştu.
KENDİSİNDEN AYRILMASIN DİYE BEKARETİNİ BOZMUŞ
Ramazan İpek’in kendisini okuldan motosikletiyle aldığını kaydeden Melek İpek, “Son kez teklifini kabul ettim ve ilk kez o gün okula gitmedim. Beni Ekşili Mahallesindeki Ekşili Göletine götürdü. Gündüz vakti etrafta kimse yoktu. Motordan iner inmez bana saldırdı ve beni soymaya başladı. Çığlık attım. Bağırdım, kurtulmaya çalıştım. Sesimi kimseye duyuramadım. Gücüm de yetmedi. Bana orada zorla sahip oldu. Beni çok sevdiğini ve ayrılmamam için bunu yaptığını söyledi. Ailem görmesin diye beni evin yakınlarına bıraktı. Evde annem-babam yoktu. Duşa girdim. Ağladım, düşündüm. O saatten sonra kime ne diyebilirdim ki” dedi.
‘ŞİDDETİ DAHA NİŞANLIYKEN BAŞLAMIŞTI’
Bir süre görüşmeye devam ettiklerini aktaran Melek İpek, “Bana iyi davranıyordu, evleneceğimizi söylüyordu. Ailesi ile kavga etti. Ailesi evden kovdu. Evlenmemize önce karşı olan babam, sonra kabul etti. Aileme bana yaptıklarını söylemedim. Lise üçüncü sınıfı bitirdim. Ailesi istedi ve bir süre sonra nişan yapıldı. Nişanlıyken görünür yerlerime vurmuyordu. Ailemin yanında bir yıl kaldı. Bana şiddeti daha nişanlıyken başlamıştı. İstemediğim ilişkiden dolayı evlenmeye mecbur hissediyordum. Bu nedenle de aileme bir şey diyemiyordum. Ailesini çağırdık ama düğünümüze gelmediler” diye konuştu.
KISKANÇLIK YÜZÜNDEN OKULU BIRAKTI
Bir yıl nişanlı kaldıktan sonra 2008 yılında nikahlarının kıyıldığını aktaran İpek, “O zaman da dargındık. Düğünden sonra babam evimizi dizdi ve sonrasında evimize geçtik. Eşim güvenlik olarak çalışıyordu. Ben de bir süre çalıştım. 2010 yılında eşimi ikna ederek üniversite sınavına girdim. Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Çevre Koruma ve Kontrol Bölümünü kazandım ama eşimin kıskançlığı yüzünden 1,5 yıl okuduktan sonra bırakmak zorunda kaldım” dedi.
‘KUCAĞIMDA ÇOCUK VARKEN KABLOYLA DÖVDÜ’
Üniversiteyi bıraktıktan sonra hamile olduğunu öğrendiğini kaydeden Melek İpek, ifadesine şöyle devam etti:
“Hamileliğin ilk aylarında sıkıntı yaşamadık ama hamilelik ilerledikçe, doğuma yaklaştıkça çocuğa zarar vereceğini düşünerek beni ters ilişkiye zorluyordu. Ben her seferinde ağlıyordum ama kendisi zevk alıyordu. Doğuma az süre kalmıştı. Erkek kardeşi Hüseyin ile birlikte Melike diye bir kızı getirdi. Erkek kardeşinin kızı kaçırdığını, yaşının küçük olduğunu, kimseye bahsetmemem gerektiğini söyleyerek bir süre bizde kalacağını belirtti. Ben kabul etmedim ama kız bizde kaldı. Ben doğum yapmadan daha eşim o kızla yakınlaşmaya başladı.
Bunu hissettim ama konduramadım. Melikeyi alnından öperken gördüm ama eşim sobadan fırlayan külü temizlediğini söyledi. Kıza neden geldiğini sorduğumda, kendisini Hüseyinin kaçırdığını söylüyordu. Doğum yaptıktan sonra 10 gün kadar annemlerde kaldım. Evime geldiğimde kız yatak odamda çıplaktı. Ben sinir krizi geçirdim. Kızım kucağımdaydı. Kıza evden gitmesini istedim. Sesimi kıza karşı yükseltince kucağımda çocuk varken beni kabloyla dövmeye başladı. Çocuğumu ölümle tehdit etti. Kablo çocuğuma da denk gelmişti ve hatta kafası kanamıştı.”
‘ANNEMİ, BABAMI ÖLÜMLE TEHDİT ETTİ’
Bekarken de ayrılmak istediğini söylediğini sözlerine ekleyen Melek İpek, “Annemi, babamı ölümle tehdit etti. Özellikle kız kardeşime gözümün önünde tecavüz etmekle tehdit ediyordu. Çocuk olduktan sonra bu kez çocuğu öldürmekle tehdit etmeye başladı. Melikenin gitmesi için çok ısrarcı oldum ama beni yine tehdit ediyordu. Ailem bizim eve geldiğinde Melikeyi arkadaşım olarak biliyorlardı. 2012 yılıydı. Melike yaklaşık 3 ay bizde yaşadıktan sonra ayrıldı. Melike ile görüşmeye devam ettiğini tahmin ediyordum. Eşimin şiddeti sürdü ifadelerini kullandı.
‘RÜYASINDA ONU TERK ETTİĞİMİ GÖRÜR, DÖVERDİ’
İlk evlerinden taşındıktan sonra olayın yaşandığı eve geldiklerini belirten İpek, “Burada da beni dövüyordu. Komşular misafirliğe geldiğinde bir şey anlamıyordu. Vücudumun görünür yerlerine vurmuyordu. Beni dövmesi için bir sebep olmuyordu. Şakalaşırken, gece rüyasında benim onu terk ettiğimi görür, kalkar beni döverdi. Eşim cinsel içerikli videolar izleyip, üzerimde deniyordu. Kabul etmesem de beni ters ilişkiye zorluyordu” dedi.
‘KAVGAYI AYIRDIM DİYE ÜTÜYLE DÖVDÜ’
Bir gün kardeşi Göksel ile eşinin kavga ettiğini, kendisinin ayırmaya çalıştığını belirten İpek, “Ben eşimi alıp eve götürdüm. Evde bana Sen neden araya giriyorsun? diyerek beni ütüyle dövdü. Ütüyü de sırtımda kırdı. Silahı alarak evden çıktı. Kardeşimi öldüreceğini söylüyordu. Annemi- babamı aradım. Oraya geleceğini söyledim. Babamın arkadaşı da evdeydi. Sonra kardeşimi orada görememiş. Beni arayarak Kardeşini göremedim. Gelip seni ve çocukları öldüreceğim dedi. Ben de çocukları alarak kayınpederimin evine gittim. Sırtımdaki yaralara annesi krem sürerek ağladı” diye konuştu.
‘KIZIM DAYAK YER AĞLAMAZDI, AĞLARSA DAHA ÇOK DÖVERDİ’
11 gün kayınpederinin evinde kaldıktan sonra bir şekilde barıştıklarını sözlerine ekleyen Melek İpek, şöyle konuştu:
“Her defasında olduğu gibi geri döndüm. Biz Melike ile görüşmeleri yüzünden yine kavga ettik. Beni balkondan atmaya çalıştı. Yüzüme, gözüme vurdu. Evden kaçmaya çalışırken bana kelepçe taktı. Kendisi özel güvenlikken kelepçesi vardı. Beni koltuğa oturttu. Ellerim kelepçeli, gözlerim mor şekilde fotoğraflarımı çekti. Amcasının oğlu ile bir yere giderken beni elleri kelepçeli bıraktı.
Sonra kızımı okuldan getirdiğinde kelepçeleri açtı. Arkadaşları ile ava gidiyordu. Dönüşte arkadaşları evdeyken banyoya giriyordu. Beni de banyoya sokuyordu ve ilişki istiyordu. Utanmıyordu. Çocuklarım evin içinde ses çıkardıkları için oyun oynatmıyordu. Genelde 8 yaşındaki büyük kızımı dövüyordu. Ama ağlayamıyordu. Çünkü ağladığında daha çok dayak yiyordu. 12 yıllık evliliğimizde sürekli kavgalı yaşadık. İyi zamanlarımız da oldu. Ama iyi günlerimizi hep unuttururdu. Senede 3-4 defa çok büyük dayakları oldu.”
GÜNCELLEME 26.04.2021 SAAT: 18.44
Antalya’da geçen 7 Ocak’ta kendisine işkence yapıp ölümle tehdit ettiği iddiasıyla eşi Ramazan İpek’i (36) av tüfeğiyle öldüren 2 çocuk annesi Melek İpek, ‘meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez’ hükmü gereğinde tahliye edildi.
Antalya’da Melek İpek, tutuklandığı cezaevinden 107 gün sonra tahliye oldu.
GÜNCELLEME 27.04.2021 SAAT: 15.22
Tahliyesinin ardından özgürlüğüne ve ailesine kavuşan İpek’in ilk işi, hasret kaldığı kızlarıyla birlikte tatile çıkmak oldu.
Gözaltına alınan Melek İpek, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Döşemealtı L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olan Melek İpek, dün saat 16.30’da Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üçüncü kez hakim karşısına çıktı. Melek İpek’in, ‘meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez’ hükmü gereğince tahliyesine karar verildi.
TAHLİYE SONRASI BABA EVİNE DÖNDÜ
Tahliyenin ardından özgürlüğüne kavuşan Melek İpek, kızları Ceylin Deniz ve İkra Nur’u görünce koşarak sarıldı. Gözyaşları eşliğinde kızlarına uzun süre sarılan İpek, onları çok özlediğini söyledi. Cezaevinin önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamalarının ardından İpek, ailesiyle birlikte baba evine döndü. Ailesi, akrabalarıyla bir araya gelen İpek, gecenin ilerleyen saatlerinde kızları ve kız kardeşi Nimet Çelik’le birlikte kalarak sabaha kadar sohbet edip, hasret giderdi.
KARAR İÇİN KURBAN KESTİLER
İpek’in eve gelmesiyle evde bayram havasının estiğini belirten Çelik ailesi, kızları Melek İpek’in tahliye kararı için kurban kesti. Özgürlüğüne kavuşan Melek İpek, kızları Ceylin Deniz ve İkra Nur’u alarak yaşadığı zor günleri unutmak ve dinlenmek için tatile çıktı. İpek’in bir süre kızlarıyla yalnız kalıp dinleneceğini belirten avukatı Ahmet Onaran, anne ve kızlarının gözlerden uzak bir ilçede tatilde olduğunu söyledi.



Üzücü olaylar yaşamış. Eğitim almak için de çok hevesliymiş. Bir insan nasıl olurda ayrılmak istediği birinden kurtulamiyor anlayamiyorum. Basimiza gelmediği için bilemiyoruz. Umarım geri kalan hayatında mutlu olur. Bizim toplumca zihniyetimiz kötü sanırım