Polis memuru Melih Okan Keskin (E-44) Ankara’da, TÜVTÜRK istasyonunda darp edilmesi sonucu yaşamını yitirdi. Olay, 02.02.2026 Pazartesi günü Yenimahalle ilçesi İvedikköy Mahallesi’ndeki araç muayene istasyonunda meydana geldi.
Ankara Yenimahalle ilçesinde Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkez Amirliği kadrosunda görevli Polis Memuru Melih Okan Keskin kişisel aracını rutin muayene için TÜVTÜRK istasyonuna götürdü. Yapılan kontrolde aracın stop lambasının yanmadığı tespit edilince araç muayeneden geçemedi. Aracının muayeneden kalmasına tepki gösteren Melih Okan Keskin ile istasyon görevlileri arasında sözlü tartışma başladı. Tartışma kısa sürede hakaret ve tehditlerin havada uçtuğu bir kavgaya dönüştü. Gerginliğin artmasıyla istasyon çalışanları, polis memurunu darp etti.
Ağır yaralanan Melih Okan Keskin için olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalenin ardından Gazi Hastanesi’ne kaldırılan polis memuru, yoğun bakımda tedaviye alındı. Ancak 3 gün süren yaşam mücadelesi sonuçsuz kaldı ve Melih Okan Keskin, yaşamını yitirdi. Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Suçlamalar kapsamında Y.K. ve S.A., “Kasten yaralama”, “Tehdit” ve “Hakaret” suçlamalarıyla 3 Şubat’ta gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan S.A. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheli Y.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
TÜVTÜRK’ten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“02.02.2026 tarihinde Ankara İvedik Araç Muayene İstasyonu’nda yaşanan ve kamuoyuna yansıyan olayla ilgili derin bir üzüntü içerisindeyiz. Edinilen bilgilere göre, söz konusu tarihte araç sahibi Polis Memuru Melih Okan Keskin ile istasyonumuzda görevli Saruhan Atasoy arasında muayene işleminin ardından otopark alanında yaşanan tartışma sırasında görevli çalışanın kabul edilemez şekilde fiziki müdahalede bulunduğu tespit edilmiştir. Şirketimiz, hiçbir koşulda şiddet içeren davranışlara müsamaha göstermemekte olup, olayın tespit edilmesini takiben ilgili çalışanın iş akdi derhal sonlandırılmıştır.
Olayın ardından taraflar emniyet birimlerine intikal etmiş, adli süreç başlatılmıştır. Aynı günün ilerleyen saatlerinde Melih Okan Keskin’in rahatsızlanarak hastaneye başvurduğu, 05.02.2026 tarihinde ise hayatını kaybettiği büyük bir üzüntüyle öğrenilmiştir.
Merhum Melih Okan Keskin’in vefat nedeninin kesin olarak belirlenmesine yönelik Adli Tıp Kurumu tarafından yürütülen inceleme süreci devam etmekte olup, konu adli makamlarca tüm yönleriyle değerlendirilmektedir. Söz konusu eski çalışan Saruhan Atasoy, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmış olup, hukuki süreç devam etmektedir.
Şirketimiz, olayın aydınlatılabilmesi amacıyla ilk andan itibaren kolluk kuvvetleri ve soruşturmayı yürüten savcılık ile tam bir iş birliği içerisinde hareket etmektedir. Sürecin hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve sorumluluk ilkeleri doğrultusunda yürütülmesine yönelik hassasiyetimiz kararlılıkla sürmektedir.” denildi.
Polis memuru için Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde tören düzenlendi. Keskin’in cenazesi, törenin ardından bugün Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.
GÜNCELLEME 07.02.2026 SAAT: 19.44
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. ‘Park lambam yanıyor’ diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de ‘Yetkili kimse yok mu’ diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim ‘Ne yapıyorsun’ falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al’ diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde ‘Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler’ dedi.
Eşime, ‘Melih ne oldu’ diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma ‘Bizim personelimiz değil, eski personelimiz’ diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış”
Ankara’da polis memuru Melih Okan Keskin’in, TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek öldürüldüğü olaya ait görüntüler ortaya çıktı.Görüntülerde, bir TÜVTÜRK çalışanının Keskin’e arabayla çarptığı, ardından da sert bir şekilde çenesine yumruk attığı görülüyor.Görüntülerin devamında TÜVTÜRK çalışanlarının toplu hâlde Keskin’e saldırdığı anlar yer alıyor.
GÜNCELLEME 07.02.2026 SAAT: 23.12
Ankara araç muayene istasyonuna giden polis memuru Melih Okan Keskin’in darp edilmesi sonrası hayatını kaybetmesine ilişkin nöbetçi mahkemeye sevk edilen şüphelilerden S.A. ve M.Y. tutuklandı. Şüpheli S.A., “Araçtan inerken şahıs bana, ‘Beni mi ezeceksin?’ diyerek sinkaflı küfretti. Şahsın bana saldıracağını düşünerekten yumruk attım” derken M.Y. ise “Şahsın öldüğünü siz görevlilerden öğrendim. Olay günü ona zarar verecek veya öldürecek herhangi bir şey yapmadım” ifadelerini kullandı.
Ankara’da görev yapan polis memuru Melih Okan Keskin (44), aracını muayeneye götürdüğü istasyonda çalışanlarla yaşanan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu darp edildi. Beyin kanaması geçiren Keskin, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler S.A., M.Y. ve Y.K. emniyetteki işlemlerin ardından Ankara Adliyesine getirildi. Nöbetçi mahkemeye sevk edilen şüphelilerden S.A. ve M.Y. tutuklanırken, Y.K. adli kontrol tedbirleri kapsamında serbest bırakıldı.
Nöbetçi mahkemedeki ifadesi ortaya çıkan şüpheli S.A., “Tartışma çıktıktan sonra arabayı dışarı çıkartırken 2-3 kez kornaya bastım. Araçtan inerken şahıs bana, ‘beni mi ezeceksin’ diyerek sinkaflı küfretti. Şahsın bana saldıracağını düşünerekten yumruk attım” dedi.
Şüpheli M.Y. ise, “Ben araç muayene istasyonunda muayene teknisyeni olarak 8 yıldır çalışmaktayım. O gün 08.30 sıralarında mesaime başladım. Olay günü mesaim devam ettiği sırada, akşam mesai bitimine yakın hatırlamadığım bir saatte, araç muayene kısmındayken dışarı bahçeden ve araç muayene istasyonu içerisinden bağrışmalar duydum. ‘Koşun adam öldürecekler’, ‘kadına saldırıyorlar’ şeklinde bağrışmalar duydum” dedi.
Sinkaflı küfürleşmeler duyduğunu iddia eden M.Y., “Ben bu şahsı tanımam, ilk defa gördüm. Çalışma arkadaşlarım küfür eden adamın üzerine doğru yürüdü. Ben de bu esnada arkadaşlarımın sağından, adamın da solundan ne yürüme ne koşma şeklinde ortalama bir hızla adama yaklaştım ve ittim. İttikten sonra arkadaşlarım kaç kişi oldu, tam tahmin edemiyorum, kalabalıktık. Olayın heyecanıyla çalışma arkadaşlarımdan kim kiminle kavga etti, kim kimi itti hatırlamıyorum. Ben ölen Melih Okan Keskin’i daha önce hiç görmedim, tanımam. Şahsın öldüğünü de siz görevlilerden öğrendim. Olay günü ona zarar verecek veya öldürecek herhangi bir şey yapmadım, neden öldüğünü bilmiyorum. Ben Melih Okan Keskin’i kesinlikle darp etmedim” beyanında bulundu.
Şüpheli Y.K. ise olay günü bir tartışma yaşandığını, hakaretleşmeler olduğunu ancak kendisinin olayın içerisinde hiç bulunmadığını iddia etti.
TÜVTÜRK, Ankara’da araç muayene istasyonundaki kavga sonrası polis memuru Melih Okan Keskin’in hayatını kaybettiği olayla ilgili tespit edilen diğer çalışanların da iş akitlerinin feshedildiğini bildirdi.
TÜVTÜRK’ten yapılan açıklamada, 2 Şubat’ta Ankara İvedik Araç Muayene İstasyonunda yaşanan ve polis memuru Keskin’in vefatıyla sonuçlanan olay nedeniyle derin bir üzüntü yaşandığı belirtildi.
TÜVTÜRK’ten polis memuru Melih Okan Keskin’in öldürülmesi sonrası yeni karar
Meselenin her yönüyle açıklığa kavuşturulması için yoğun ve titiz bir çalışma yürütüldüğü vurgulanan açıklamada, olayın ardından hiçbir koşulda şiddet içeren davranışlara müsamaha göstermeme ilkesinin bir gereği olarak merhum polis memuruna saldırıyı gerçekleştiren çalışanın iş akdinin feshedildiği anımsatıldı.
Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Olayın ardından başlayan adli süreçte ortaya çıkan yeni bulgular doğrultusunda aldığımız yeni kararlar dışında, bu elim olaya ismi karıştığı tespit edilen diğer çalışanların da iş akdi feshedilmiştir. İç soruşturma ayrıca devam etmektedir. Gelinen noktada, sürecin sorumluluk ilkeleri çerçevesinde devam etmesi, şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle yürütülmesine destek olmayı temel ilke edindiğimizin bilinmesini isteriz.
Soruşturma makamlarına her türlü bilgi ve belge iletilmiştir. Yargıya intikal eden olayla ilgili olarak bizden istenecek her türlü desteği sağlayacağımızı belirterek, resmi makamların vereceği kararları beklediğimizi beyan ederiz. Bu vesileyle bir kez daha merhum polis memurumuzu rahmetle anıyor, acılı ailesine baş sağlığı diliyoruz.”



GIPHY App Key not set. Please check settings