Orhan Öksüm (E-44) Elazığ’da gittiği evde, evine dönen ve eşi ile birlikte bulan başkomiser tarafından silahla vurularak öldürüldü. Olay, öğle saatlerinde Çaydaçıra Mahallesi’ndeki Elisa Park Konutları’nda meydana geldi.
Evine gelen Başkomiser Metin K., içeride eşi ve jandarma personeli Orhan Öksüm’ü görünce tartışma çıktı. Tartışma sırasında Metin K., belindeki tabancayla Öksüm’e ateş etti. Kurşunların isabet ettiği Orhan Öksüm yere yığılırken, ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin kontrolünde Öksüm’ün hayatını kaybettiği belirlendi. Orhan Öksüm’ün cenazesi otopsi için Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna götürüldü.
Metin K. gözaltına alınırken, olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
GÜNCELLEME 06.09.2025 SAAT: 17.00
Elazığ’da evine döndüğünde içeride gördüğü Orhan Öksüm’yü bıçak çektiğiiçin silahla vurarak öldüren Başkomiser Metin K., çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gözaltına alınan Başkomiser Metin K., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
GÜNCELLEME 12.09.2025 SAAT: 10.00
Tutuklanan başkomiserin eşi F.K. ifadesinde, Twitter’da tanıştığı şahsı ilişkiyi bitirmek için eve aldığını, eşinin eve gelmesiyle tartışma çıktığını, şahsın bıçakla saldırdığını ve ardından silah sesleriyle yere yığıldığını anlattı.
Olayın ardından başkomiserin eşi F.K.’nın ayrıntılı ifadeleri ortaya çıktı.
Olay, 5 Eylül 2025’te Çaydaçıra Mahallesi’nde meydana geldi. Başkomiser MetinK., öğle saatlerinde evine geldiğinde içeride Orhan Öksüm (E-44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sırasında MmetinK., belinden çıkardığı silahla ateş açtı. Orhan Öksüm olay yerinde yaşamını yitirdi. Başkomiser MetinK. önce adli kontrolle serbest bırakıldı, savcılığın itirazı üzerine tutuklandı.
F.K., ifadesinde cep telefonunun kendi adına kayıtlı olduğunu, 5 yıllık evli olduklarını ve 3,5 yaşında bir çocukları bulunduğunu anlattı. Şubat ayından itibaren eşiyle sorunlar yaşadığını belirten F.K., “Metin K. benim resmi nikahlı eşim olur. Yaklaşık 5 yıldır evliyiz ve bu evlilikten 3,5 yaşında bir tane çocuğumuz bulunmaktadır. Eşim Metin K. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’nde Başkomiser olarak görev yapmaktadır. Eşimle aramızda şubat ayından ailevi sorunlardan kaynaklanan bir anlaşmazlık vardı. Ben bu süreçte ‘Ferida Kahrol’ kullanıcı adı ile Twitter hesabı üzerinden bu platformda bir şahıs ile tanıştım. Bu kullanıcı hesabı bana aittir. Tanıştığım şahsın Twitter kullanıcı adı ‘Serdar Gökhan’ dır. Benden sormuş olduğunuz bu şahısla alakalı eşimle problemli olduğumuz dönemde şahısla aramızda duygusal bir bağ oluştu. Ancak bu şahısla sadece 1 defa temmuz ayında Elazığ Kentköy parkında yüz yüze görüştüm. Kendisi görüştüğümüz bu süre zarfı içerisinde bana ismini Serdar Gökhan Öztürk olarak söyledi. Bekar ve askeri personel olduğunu, Tunceli’de görev yaptığını söyledi. Bu şahısla konuşmalarınız hep Twitter isimli sosyal medya aracılığı ile oldu. Kendisinin bende numarası kesinlikle yoktur. Eşimle aram düzeldi. Bu süreçten sonra bu şahısla konuşmadım” dedi
.”ARAMIZDAKİ İLİŞKİYİ BİTİRMEK İÇİN EVİME ALDIM”
F.K., 4 Eylül sabahı Twitter üzerinden bu şahıstan “Elazığ’a geleceğim, cezaevinden yeni çıktım” mesajı aldığını söyledi. Bunun üzerine görüşmeyi bitirmek için evine çağırdığını belirten F.K., “04.09.2025 günü bana Twiter hesabı üzerinden ‘Elazığ iline geleceğim, cezaevinden yeni çıktım’ şeklinde mesaj atmış. Ben bu mesajı sabah saat: 07.30 sıralarında gördüm. Ben bu mesaja karşılık neden geliyorsun diye cevap yazdım. Daha sonra ben Twiter üzerinden sesli arama yaparak bu şahısla konuştum. Bu şahsa ben mutluyum görüşmeyelim şeklinde konuştum. Şahıs bana ‘Evin oraya gelirim, konuşmamız lazım’ dedi. Ben de dışarıda görüşmemizin riskli olacağını söyledim ve evde görüşelim dedim. Bu şahsa ben temmuz ayında evimin konumu göndermiştim. Oradan evimin adresini biliyor. Bu şahısla görüşmemin amacım bu işin olmayacağını ve aramızdaki görüşmeyi sonlandırmamız gerektiğini yüz yüze söylemekti. Ben oğlum Göktuğ’u kreşe bırakmak için saat 08.30 sıralarında ikametten çıktım. Ben evden çıkarken eşim M. evdeydi. Oğlumu kreşe 60 BH 717 plakalı aracım ile bıraktım. Oğlumu bıraktıktan sonra yine araç ile ikametime geldim. Eşim işe gitmişti. Bir süre tam saatini hatırlamamakla birlikte ismini Serdar olarak bildiğim şahıs bana Twiter üzerinden ‘Geldim, binanın önündeyim’ şeklinde mesaj attı. Ben de bunun üzerine ikamet kapısını açtım. Serdar bina kapısından içeri girerek ikamet kapısına geldi, kapıda ben kendisini karşıladım. Aramızdaki ilişkiyi bitirmek üzere konuşmak için Serdarı ikamete aldım. Evin mutfak bölümüne oturduk” diye konuştu.
“MUTFAKTAN EKMEK BIÇAĞINI ALDI”
Eşinin telefonla 2 veya 3 defa aradığını ancak telefonu görmediği için cevap veremediğini aktaran F.K., “Eşim genellikle beni çocuğun kreşte çekmiş olduğum videoları atmam için arar. Video atmadığın için muhtemelen merak ettiği için defalarca aramış. Benle Serdar arasında konuşma devam ettiği esnada ikamet kapısı çaldı. Kapıyı arkadan kilitlemiştim. Kapı dürbününden baktığımda eşimin kapıda olduğunu görünce bunu Serdara söyledim. Serdar bunun üzerine ‘Bana kumpas mı kurdunuz, ikinizi de gebertirim’ dedi. Zil sesi kısa bir süre sustu. Serdar mutfaktan ekmek bıçağını aldı. Serdar bıçağı alınca ben hole çıktım. Holde banyonun yanında bulunduğum esnada Serdar kafası ile bana vurdu. Benim kafam bu anda kanadı. Daha sonra Serdar bana bir tekme attı. Ben bu şahsa sakin ol, eşim gelirse ben onu bir bahane ile balkon kısmına alırım sen de o arada kaçarsın dedim” şeklinde konuştu.
“ŞAHSIN KANLAR İÇİNDE YERE YIĞILDIĞINI GÖRDÜM”
F.K. ifadesinin devamında, “Bu sırada zil yine çaldı. Kapının çalması üzerine Serdar girişe sol tarafta ikametimizin arka kısmında bulunan giyinme odasına gitti. Burada kapının arkasına saklandı. Elinde o anda bıçak vardı. Ben ikamet kapısını açtım. Eşim Metin K. bana kapıyı neden açmıyorsun, telefonuna neden cevap vermiyorsun, yüzüne ne oldu şeklinde sorular sordu. Ben de eşime kafamı kapıya çarptığımı endişelenecek bir şey olmadığını söyledim. Daha sonra eşime sen balkona geç ben sana bir kahve yapıp getireyim beraber kahve içelim dedim. Ben kahve yaparken eşim de mutfakta oturuyordu. Kendisi ile çocuğumuzla ilgili konuşuyorduk. Bu konuşmamız yaklaşık 15 dakika sürdü. Ben mutfakta iken eşim mutfaktan çıktı. Bu giyinme odasının kapısı neden kapalı diye sordu. Bunun üzerine ben de eşim M.etin’nin arkasından gittim. Eşim giyinme odasının kapısını açınca Serdarı gördü. Ben eşime yanlış anlama aramızda bir şey yok, sadece konuşmak için çağırdım dedim. Serdar ve eşim arasında tartışma başladı. Hemen ardından Serdar, eşim Metin K. doğru bıçak ile hamle yaptı. Eşim bir yandan da uzakta dur sen gelme şeklinde telkinlerde bulunuyordu. Eşim ve Serdar arasında bir arbede yaşandı. Ben bu sırada olduğum yere çöktüm ve ağlamaya başladım. Daha sonra 2 veya 3 el silah sesi duydum. Serdar isimli şahsın kanlar içinde yere yığıldığını gördüm. Eşim bana 112 ‘yi arayarak bilgi vereceğini söyledi. Ben bu sebeple 112’yi aramadım. Ben korkudan bu şahsın bulunduğu odaya hiç girmedim. Bir müddet sonra olay yerine polis ekipleri ve 112 ekipleri geldi. Aradan ne kadar süre geçti hatırlamıyorum, olayın şoku içerisindeydim. Benden sormuş olduğunuz Orhan Ö. isimli şahsı tanımam. İkametime gelen şahsı Serdar Gökhan Öztürk olarak biliyorum” dedi.
GÜNCELLEME 16.02.2026 SAAT: 09.44
Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı kişiyi öldüren Başkomiser MetinK., iyi hal ve haksız tahrik indirimiyle 10 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Metin .K. ifadesinde “Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Kanunların beni korumasına muhtacım” dedi.
Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı şahsı öldüren başkomiserin yargılandığı davada kararını açıklayan mahkeme, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak sanığı 10 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Geçen yıl 5 Eylül’de yaşanan olayda, Çaydaçıra Mahallesi’ndeki evine öğle vakti gelen Başkomiser Metin.K., içeride Orhan Öksüm (E-44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Öksüm olay yerinde ölürken, Başkomiser Metin K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, tutuklu sanık Metin.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.
“BOĞUŞMA SIRASINDA İKİMİZ DE YARALANDIK”
Sanık Metin .K. ifadesinde, “Maktulle evimin içerisinde karşılaştığım an itibariyle maktul kapı arkasında saklanmış bir şekilde bıçağı bana saplamaya kalktı. Ben ilk etapda mani oldum. Boğuşma sırasında ikimiz de yaralandık. Bunlar doktor raporunda mevcuttur. Maktulün otopsi raporunda ateşli silah yaralanmaların dışında boynunu sıkmamdan dolayı oluşan raporlar var. Maktul olay öncesinde bıçak alarak saklanması ve yazışmalarındaki ‘Metin.K. eve gelirse umurumda değil artık. Tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir’ sözleri maktulün yapmış olduğu bıçaklı saldırıyı düşünce bakımından önemlidir. Maktul gayriahlaki birliktelik içerisindedir. Deşifre olacağını anladığından itibaren de bıçaklı saldırı yaparak birlikteliğin ifşa olmamasını sağlamaya çalışmıştır. Maktulün benim evimde olması konut ihlalinin içinde bulunduğu suçtan dolayı bıçaklı saldırı yaparak kurtulmayı denemiştir. Maktulün evli ve 3 çocuk babası olması, ilişkilerinin öğrenilmesi durumunda hem evinden hem de işinden olacaktı. Bundan dolayı saklanmış ve bıçaklı saldırı gerçekleştirmiştir. Olay anında da maktul ‘seni geberteceğim’ sözleri söyledi” diye konuştu.
“MAKTULÜ ÖLDÜRMEK İÇİN ATEŞ ETMEDİM”
Maktulün saldırısının biter bitmez ateş etmeyi bıraktığını aktaran Metin K., “İsteseydim silahta kalanları da sıkardım ama ben öyle bir şey yapmadım. Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Olay esnasında kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Bir defa doldurunca mermi bitene kadar sıkabiliyorsun. Olay esnasında birden fazla dolduruş yapmam için silahın bozuk veya mermilerin patlamamış olması gerekiyor. Olayda fişekler patladı birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır. Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korkuyu atamadım. Benim yaşanan olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Olay anında bıçağın bana yöneltilmiş olmasından dolayı müdahale etmek zorunda kaldım. Kastım kesinlikle öldürmek değil, hayatıma yönelik saldırıyı bertaraf etmekti. Maktulün saldırısını anlar anlamaz atışlarıma son vermiş olmam da öldürme kastımın olmadığını ortaya koymuştur” şeklinde konuştu.
“KANUNLARIN BENİ KORUMASINA MUHTACIM”
Metin K., “Olayın ardından kolluk görevlilerine durumu bildirdim. Olay yerini terk etmedim veya kaçmadım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Böyle bir konunun yaşanmasını dahi istemezdim. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Çocuğumdan işimden ve özgürlüğümden uzak kaldım. Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu. Kanunların beni korumasına muhtacım. ve mağduriyetime inanmasını arz ederim. Yaşanan olayda kastım kesinlikle öldürmek değildi. Ateş etmek zorunda kaldım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Olayın yaşanmasını istemezdim” ifadelerini kullandı. Kararına açıklayan mahkeme heyeti sanığa, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.



GIPHY App Key not set. Please check settings