Eğitimci Nazmi Arıkan (69) ve şoförü Şerif Eker (46) Çanakkale Gelibolu’nda bıçaklı saldırı sonucu öldürüldü.Olay,Gelibolu ilçesi Karainebeyli köyünde dün gece geç saatlerde meydana geldi.
Fen Bilimleri Dershanesi’nin kurucusu olan Nazmi Arıkan, yaklaşık 5 yıl önce 500 dönüm üzerindeki arazine büyük ve küçükbaş hayvan çiftliği kurdu.
30’a yakın çalışanının bulunduğu çiftlikte kendisine de müstakil bir ev yaptıran Arıkan boş vakitlerinde ve hafta sonları çiftlikte vaktini geçiriyordu. Arıkan şoförü Şerif Eker ile birlikte bayramdan bir gün önce çiftliğe geldi.
Önceki gece geç saatlerde veterineri ve şoförü Şerif Eker ile birlikte yemek yiyen Arıkan gece 24:00 gibi sofrayı toplayarak uyumak İçin odasına çekildi. Veteriner çiftlikten ayrılırken şoförü Eker ise kendi odasına geçti.
İddiaya göre gece geç saatlerde eve giren kişi yada kişiler Arıkan ve Şerif Eker’i bıçak darbeleriyle öldürüp evden ayrıldı.
Gecenin ilerleyen saatlerinde evde çalışanlar Arıkan ve Eker’den haber alamayınca balıktan zehirlenmiş olabileceklerini düşünerek eve gitti. Kahya, Arıkan’ı ve Eker’i kanlar içinde buldu. Olay yerine gelen jandarma ekipleri Arıkan ve Eker’in öldüğünü tespit ederken ilk belirlemelere göre Arıkan ve Eker’in defalarca bıçaklandığı belirlendi.
Jandarma olayla ilgili soruşturma başlatırken, Arıkan’ın yakınlarının verdiği ilk bilgiye göre dershanelerden kaynaklı Arıkan’ın uzun süredir tehdit edildiği ileri sürüldü.
Öte yandan olay yerinden ve Gelibolu merkezde yapılan kamera görüntüleri incelemesinde bir kişinin otobüsle şehre geldiği ve köye gittiği belirlendi.
Nazmi Arıkan ile şoförü Serif Eker’in cenazeleri, savcının olay yerindeki incelemesinin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Cinayetin işlendiği çiftlik evine gelen Nazmi Arıkan ile şoför Şerif Eker’in yakınları gözyaşlarına boğuldu. Olayı duyarak çiftliğe gelen köylülerin de çok üzgün olduğu görüldü.
SALONDA ÖLDÜRÜLDÜLER
Çifte cinayetle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında bazı bilgilere de ulaşıldı. Bayram süresince çiftlik evinde kalan Nazmi Arıkan ile şoförü Şerif Eker’in cansız bedenlerinin yemek yenilen salon kısmında bulunduğu öğrenildi. Arıkan’ın dün gece son olarak çiftlikte görev yapan veteriner ile saat 23.00’e kadar birlikte olduğu ve gece yarısı da bir yakınıyla telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirlendi. Gece yarısından sonra ise Arıkan ve şoförüne ulaşılamadığı ortaya çıktı.
MUHTAR YILDIRIM: HEPİMİZ ŞOKTAYIZ
Karainebeyli Köyü Muhtarı Ali Yıldırım, “Nazmi Arıkan köyümüzde sevilen bir kişiydi. 10 seneden beri köyümüzde oldukça fazla tarım arazisi satın aldı. Yöre halkına ve köyümüze faydası olan bir kişiydi. Kurban Bayramı’ndan bu yana çiftlikte bulunuyordu. Böyle bir olayı kesinlikle beklemiyorduk. Duyunca çok üzüldük. Hepimiz şoktayız. Nazmi Hoca ve yanındaki şoförü katledilmiş. Olay gece saatlerinde olmuş. Saat 23.00’e kadar çiftlik veterineri Nazmi Hoca’nın yanındaymış. O ayrıldıktan sonra Nazmi Hoca saat 24.00 sıralarında bir yakını ile telefonla görüşme yapmış. Buradan olayın o saatten sonra meydana gelmiş olduğu düşünülüyor. Gündüz çiftlik çalışanları Nazmi Hoca’nın saat 12.00’ye kadar dışarı çıkmadığını fark edip, bakmaya gitmesiyle olay ortaya çıkıyor. İçeri girdiklerinde evin salon kısmında Nazmi Hoca ve şoförünün bıçaklanmış şekilde yerde kanlar içinde buluyor” dedi.
NAZMİ ARIKAN KİMDİR?
Arıkan, 1953 yılında Yozgat’ın Sorgun ilçesi Salur köyünde doğdu. Salur köyünde ilkokul ve ortaokulu okudu. Sonrasında Tokat Öğretmen Okulu’nu bitirerek sınıf öğretmeni oldu. Gazi Eğitim Enstitüsü’nde okuyarak fizik öğretmenliği diplomasını aldı. MEF Dershanesi’nde öğretmenlik yaparken, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Mühendisliği’ni okudu.
Bolu Öğretmen Okulu’nda bir yıl öğretmenlik yaptı ve ardından özel dershaneciliğe geçti.
1997 yılında Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi’ni devraldı. Tek şube olarak aldığı dershane 2012 yılında İstanbul’da 25, Türkiye genelinde ise 80 şubeye ulaştı. 2011 yılında Fen Bilimleri Okulları’nı açtı.
GÜNCELLEME 14.07.2022 SAAT: 14.01
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesine bağlı Karainebeyli Köyü’nde önceki gece çiftliğinde öldürülen Fen Bilimleri Eğitim Kurumları kurucusu Nazmi Arıkan ve şoförü Şerif Eker’in cenazeleri tamamlanan otopsi işlemlerinin ardından defnedilmek üzere İstanbul’a doğru yola çıktı.
Nazmi Arıkan’ın oğlu Kurtuluş Arıkan, hastane çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, cenazenin cuma günü Zincirlikuyu Mezarlığında ikindi namazında defnedileceğini söyledi. Arıkan, ayrıca okulda da tören yapacaklarını belirterek, başsağlığı dilemek isteyenleri burada ağırlayacaklarını ifade etti.
Tokatspor Kulübü Başkanı Ufuk Akçekaya, Nazmi Arıkan ve şoförü Şerif Eker’in cinayeti soruşturması çerçevesinde gözaltına alındı. Akçekaya, tüm suçlamaları reddetti.
Tokatspor Kulübü Başkanı Ufuk Akçekaya, Çanakkale’nin Gelibolu ilçesine bağlı Karainebeyli köyünde önceki gece çiftliğinde öldürülen Fen Bilimleri Eğitim Kurumları kurucusu Nazmi Arıkan ve şoförü Şerif Eker’in cinayeti soruşturması çerçevesinde gözaltına alındı. Cinayet suçlarını kabul etmeyen Akçekaya’nın yapılan teknik incelemelerin ardından olay günü İstanbul’dan Arıkan’ın çiftlik evine geldiği tespit edildi.
AKÇEKAYA, NAZMİ ARIKAN İLE YAŞANAN OLAYLARI ANLATTI
Nazmi Arıkan ve Şerif Eker’in cinayet zanlısı olarak JASAT ekiplerinin İstanbul’da yakalayarak gözaltına aldığı Tokatspor Kulüp Başkanı Ufuk Akçekaya’nın, gözaltına alınmadan önce sosyal medya hesabından canlı yayın açarak, olaya ilişkin açıklamalarda bulunduğu ortaya çıktı. Akçekaya’nın canlı yayında, Nazmi Arıkan ile aralarında geçen yıl yaşanan olayları anlatması dikkat çekti.
6 GÜN ÖNCE PAYLAŞIM YAPTI
Ufuk Akçekaya 6 gün önce sosyal medyadan yaptığı bir başka paylaşımda ise Nazmi Arıkan Fen Bilimleri Eğitim Kurumları olarak kendisiyle yapılan lisans anlaşmasının iptal edildiğine dair yazı ile birlikte paylaşım yaparak: “Sevgili dostlar hakkımda kurumlarımla ilgili mesnetsiz haberlerin sebebini tekrar belgeleriyle açıklamak istiyorum. 3 yıl önce bugün işlettiğim Nazmi Arıkan Fen Bilimleri Eğitim Kurumlarım (8 şube) dersler başlamasına 1 ay kala (2.500 öğrenci) tam 3 yıl önce bugün 7 Temmuz 2019 tarihinde internet sitesinde ekteki şekilde ilan etmiştir. Bu duyuruyu şubelerimi/ismimi yayınlayıp/kitap yayın vermeyerek binlerce insanı mağdur etmiş/kayıt sildirme furyası başlatmıştır. 10 yıllık anlaşmamızı sebep göstermeden/haber vermeden bozmuş tüm düzenimizi alt üst etmiştir. Eğitim sektöründe Kayıtlarımızı 12 Ocak 2019 Tarihinde yaptığımız bursluluk sınavıyla aldığımız bir sistemde 1 ay kala böyle bir hareket iyi niyetten uzak tamamen bir kumpastır. Binlerce öğrencinin bu durumu sebebiyle planlı bir şekilde şahsımı/şirketlerimi zora sokmuşlardır. Öğretmenlerle anlaşmalar Haziran 2019’da yapılmış/bina kiraları/SGK vergi hepsi alınan kayıtlarda kullanılıp ödenmişken derslerin başlamasına az bir zaman kala bu hal ticari olarak tüm sistemimi zora sokmuştur. 2016 yılında 10 yıllığına anlaşmış ve bozulmaması adına iki eski şirketi de (Tutkum Fen Bilimleri Lmt ve Beylikdüzü Fen Bilimleri Lmt) devir almışımdır. Bu anlaşma kesinlikle bozulmayacak diye sözleşmişizdir. Anlaşma bozulursa ilk yılımın cirosu kadar dövize çevirerek (2016-2017 Eğitim dönemi cirom 5.000.000$) bana ödeme sözü vermişlerdir. Sonuç olarak bunu uygulamamışlardır.3 yıldır büyük zorluklar içinde götürdüğümüz sistem artık tamamıyla tıkanmıştır. Ticari ve İtibari suikast yapılmıştır. Takdir kamuoyunundur. Ufuk Akçekaya/8 Şube Kurucusu” ifadelerini kullandı.
AKÇEKAYA SUÇLAMALARI REDDETTİ
Gelibolu İlçe Jandarma Komutanlığı’ndaki sorgusu devam eden Ufuk Akçekaya’nın cinayet suçlamalarını reddettiği belirtildi. Jandarma ekiplerin, başarılı teknik çalışmaları sonucunda Ufuk Akçekaya’nın cinayet günü İstanbul’dan otobüsle Gelibolu’ya geldiği oradan da ticari taksi ile ilçeye bağlı Karainebeyli köyündeki Nazmi Arıkan’ın çiftliğine geldiği tespit edildi.
CENAZELER İSTANBUL’A GÖNDERİLECEK
Otopsi için Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne morguna getirilen Fen Bilimleri Eğitim Kurumları kurucusu Nazmi Arıkan ve şoförü Şerif Eker’in cenazeleri tamamlanan işlemlerinin ardından defin için İstanbul’a gönderilecek.
GÜNCELLEME 16.07.2022 SAAT: 10.12
Arıkan ile şoförünün, Çanakkale’nin Gelibolu ilçesindeki çiftlik evinde bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili soruşturma kapsamında özel okul ve kurs işletmecisi Tokatspor Kulübü Başkanı Ufuk Akçekaya gözaltına alındı. Akçekaya’nın sorgusu sürerken, cinayete ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor.
Jandarma’nın soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, cinayetin işlendiği gece çiftlikte çalışan veterinerle birlikte saat 23.00’e kadar oturdu. Hayvanların sağlığını ve gelecek planlarını konuştular. Veteriner ile onu evine bırakacak olan şoför Şerif Eker, saat 23.00’te evden ayrıldı. Arıkan 15 dakika sonra telefonla şoförünü aradı. İkili arasında 30 saniyelik bir görüşme oldu. Tahminlere göre Arıkan, Ufuk Akçekaya’yı karşısında gördükten sonra şoförünü yardım istemek için aramıştı.
SIRTINDAN BIÇAKLAMIŞ
Hürriyet’ten Aziz Özen ve Eyüp Serbest’in haberine göre, Cesetler yan yana bulunduğunda Nazmi Arıkan’ın göğsünde, kolunda, boynunda ve kasık bölgesinde 42, şoförü Şerif Eker’in ise sırtında 38 bıçak yarası tespit edildi. Tahminlere göre katil Arıkan’ı öldürdükten sonra odada saklanmış, ona yardım etmek için üzerine eğilen Şerif Eker’i ise sırtından bıçaklamıştı. Korkunç Cinayet ertesi gün öğle saatlerinde çiftlik çalışanları Nazmi Arıkan ve Şerif Eker’e ulaşamayınca ortaya çıktı.
KAMERALAR PLANI BOZDU
Cinayet şüphelisi Ufuk Akçekaya cinayetten bir gün önce otobüsle Gelibolu’ya gelerek bir otelde konaklamıştı, kimse ile irtibat kurmadı. Ertesi gün taksi ile çiftliğe gitti. İki saat sonra yeniden aynı taksiyi çağırarak Gelibolu’ya döndü. Uzmanlara göre, çiftliğe gittiği taksinin şoförünün anlattıkları, cinayetten sonra çektiği video ve Gelibolu’ya kendi otomobili yerine otobüsle gelmesi bir cinayet planını ortaya koyuyordu. Planda, görünmemek için siyah kıyafetler seçmek de vardı ancak Ufuk Akçekaya birçok yerde güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. Akçekaya zaten daha önce de Nazmi Arıkan’la sorunlar yaşamıştı. Bu da kendisini ilk şüpheli yapıyordu. Güvenlik kameralarından da Gelibolu’ya geldiği tespit edilince, bir cinayet planının çöktüğü değerlendirilmesi yapıldı. Çanakkale’den İstanbul’a gelen Jandarma ekipleri, olaydan 24 saat sonra Ufuk Akçekaya’yı Etiler’deki evinde gözaltına aldı.
KATİLİ GÖREN YOK
Arıkan’ın öldürülmesinin tüm köylüleri sarstığını söyleyen Karainebeyli Köyü Muhtarı Ali Yıldırım, çiftliğin köye 2 kilometre mesafesi olduğu için garip bir olayla karşılaşmadıklarını anlattı. Çiftliğin etrafında tel örgü olmadığını söyleyen Muhtar Ali Yıldırım, şöyle dedi: “Çiftlikte yaklaşık 10 kadar sürekli çalışan var. Nazmi Arıkan’ın kaldığı ev ile çalışanların kaldıkları evler arası da 300 metre mesafede. Oldukça büyük bir çiftlik. Köpekler de var ancak katil olarak gözaltına alınan kişi daha önce çiftliğe gelmiş. Köpekler onu tanıdığı için havlamadığını düşünüyorum. Katil anayolda taksiden indiği için farlarını da kimse görmemiş ve dikkat çekmemiş. Jandarmalar çevrede araştırma yapınca, çiftlikten anayola çıkan arazide 3 komando bıçağı kılıfı buldular. Bıçaklar yoktu. Bunları incelemek için götürdüler. Ayçiçek tarlasında da ayak izleri bulunmuş. Jandarma çok detaylı inceleme yapıp tüm delilleri toparladı”
‘GELİBOLU’YA GELMEDİM’ YALANINI KAMERA BOZDU
Etiler’de gözaltına alındıktan sonra cinayet soruşturmasını yapan Çanakkale Jandarması’na teslim edilen Ufuk Akçekaya önceki gün keşif için cinayetlerin işlendiği çiftliğe götürüldü. Suçlamaları reddeden Ufuk Akçekaya, 7 ay kadar önce de geldiğini söyleyerek çiftlikteki binaları tarif etti. İlk ifadesinde cinayet sırasında Gelibolu’da olmadığını öne süren Ufuk Akçekaya, kameralardaki görüntüleri gösterildiğinde Gelibolu’da olduğunu kabul etti. Ancak cinayetleri kendisinin işlemediğini, çiftliğe geldiğinde iki kişiyi de ölü olarak bulduğunu ve korktuğu için kaçtığını öne sürdü.
TAKSİ ŞOFÖRÜ ANLATTI: ÇOK SAKİNDİ
Ufuk Akçekaya’yı cinayetin işlendiği çiftliğe götürüp getiren taksici Ayhan Kütükçüler şunları söyledi: “Benim numaramı internet üzerinden bularak ulaştı. Beni aradı. Eceabat’tan almamı istedi. Gelibolu minibüsüyle Eceabat’ın Kilitbahir kavşağından saat 20.00’de aldım. Üzerinde siyah bir tişört ve siyah bir pantolon vardı. Bir kol çantası taşıyordu. Sakindi. Daha önce de ilçeye geldiğini söyledi. Olay yerine gitmek istediğini söyledi. Bigalı, Kumköy ve Yolağzı’ndan sonra olayın olduğu Karainebey köyüne ulaştık. Köyü 1 kilometre geçtikten sonra hayvan çiftliğinin orada indi. 205 TL taksi ücretini verdi. Sabahtan ise Muğla’nın Bodrum ilçesine gitmek istediğini ne kadar tutacağını sordu. ‘4 bin 500 TL tutar’ dedim. Kabul etti, sabah onu Bodrum’a götürmek üzere sözleştik. Ben ayrıldım. Ancak gece tekrar aradı, 23.45’te yanına gittim. Bodrum’a değil, Gelibolu’ya gitmek istediğini söyledi. Saat 00.24’te Gelibolu garajına götürdüm. 520 TL tuttu. Cebinde 460 TL olduğunu söyledi. Helalleştik. Ayrıldı”
GÜNCELLEME 18.07.2022 SAAT: 22.24
Arıkan’ın bedeninde 47, Şerif Eker’in ise 66 bıçak darbesi tespit edildi
Olayın ardından Jandarma ekipleri alarma geçti. İlçe genelindeki tüm kameralar incelemeye alındı. Olay yeri inceleme ekipleri de delilleri tek tek tespit etti.
Jandarma timleri, kısa sürede katil zanlısı olarak belirledikleri Tokatspor Başkanı Ufuk Akçekaya’yı takibe aldılar. Adeta samanlıkta iğne arar gibi tarayıp, başkası adına kayıtlı İstanbul Etiler’deki bir evde kıskıvrak yakalandı.
Akçekaya’nın kimya öğretmeni olduğu, özel dersane işletmesine soyunduğu, Nazmi Arıkan’la da yollarının böyle kesiştiği belirlendi. Akçekaya’nın 6 ay kadar önce de çiftlik evine gelerek, alacak verecek meselesi nedeniyle Arıkan ile tartıştığı ortaya çıktı.
11 Temmuz’da İstanbul’dan otobüsle gelen Akçekaya, çiftlik evinin yakınına gidip keşif yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a dönmüş. Cinayet gecesi de yine aynı şekilde Gelibolu’ya otobüsle geldiği, bir taksi ile çiftlik yakınına kadar gittiği belirlendi.
Bir süre evi gözetleyen zanlı, Nazmi Arıkan evde tek kalınca içeri girip onu bıçaklamaya başladı. Ancak son bir hamle ile Arıkan’ın şoförünü aradığı, 300 metre kadar ileride başka bir evde kalan şoför Şerif Eker’in de yardım amacıyla eve geldiği anlaşıldı. Ancak zanlı ona da kapı arkasında gizlenerek arkadan saldırdı.
Vahşi cinayetin ardından orada üstünü değiştirdi. Olayda kullandığı bıçağı ayçiçek tarlasına atarak, yine daha önce telefonla ulaştığı taksiciyi arayarak oradan otogara geçti ve İstanbul’a döndü. Gece instagramda bir canlı yayın yaparak, Nazmi Arıkan’ın komploya kurban gittiğini anlattı.
Ama jandarmadan kaçamadı. Gözaltına alınan ve yeniden Çanakkale’ye getirilen Akçekaya, sorgusunun ardından çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
GÜNCELLEME 14.11.2022 SAAT: 18.32
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesine bağlı Karainebeyli köyünde eğitimci Nazmi Arıkan (69) ile şoförü Şerif Eker’in (46) öldürülmesi ile ilgili tutuklanan Ufuk Akçekaya hakkında iddianame hazırlandı.
Savcı, Akçekaya için ‘tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ ve ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla kasten öldürme suçundan’ ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.
İddianamede Akçekaya’nın evi yakmaya ve delilleri yok etmeye çalıştığına dikkat çekildi.Fen Bilimleri Eğitim Kurumları kurucusu evli ve 2 çocuk babası Nazmi Arıkan, şoförü Şerif Eker ile bayram tatili için Gelibolu’nun Karainebeyli köyünde küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılan çiftliğine geldi. Çiftlik çalışanları, 13 Temmuz günü öğle saatlerine kadar Arıkan ve Eker’i göremeyince şüphelendi. Telefonla da ulaşılamayınca kontrol için çiftlik evine giren çalışanlar, Arıkan ile Eker’i kanlar içerisinde buldu. İhbarla çiftliğe jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Arıkan ve Eker’in çok sayıda bıçak darbesiyle öldürüldüğünü belirledi. Yapılan otopsinin ardından cenazeler, 15 Temmuz’da İstanbul’da toprağa verildi.
Başlatılan soruşturma kapsamında çifte cinayetin şüphelisinin Tokatspor Kulüp Başkanı Ufuk Akçekaya olduğu belirlendi. İstanbul’da yakalanan Akçekaya, gözaltına alındı. Akçekaya’nın gözaltına alınmadan önce sosyal medya hesabından canlı yayın yaparak, Nazmi Arıkan ile aralarında geçen yıl yaşanan olayları anlattığı tespit edildi. Jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Akçekaya, ifadesinde Nazmi Arıkan ile şoförü Şerif Eker’i kendisinin öldürmediğini, çiftlik evine ise alacağı olduğunu öne sürdüğü parayı almaya gittiğini söyledi. Akçekaya tutuklanarak cezaevine gönderildi.Nazmi Arıkan ve şoförü Şerif Eker’in öldürüldüğü cinayetle ilgili soruşturma tamamlanıp, iddianame hazırlandı. İddianamede, 11 Temmuz’da A.K.’nin kullandığı taksiyle çiftliğe giden Akçekaya’nın araçtan inmeyerek Gelibolu Otogarı’na gittiği ve buradan İstanbul’a geldiği belirtildi. Bir gün sonra Akçekaya’nın Eceabat’a geldiği, yine aynı taksiyle çiftliğe gittiği, ancak çiftliğe yaklaşık 3 kilometre mesafede indiği ifade edildi. Sanığın burada ayçiçeği tarlalarından geçip çiftliğe geldiği iddianamede yer aldı. Ufuk Akçekaya’nın çiftlikteki misafirlerin gitmesini beklediği, ardından da kapısı kilitli olmayan arka balkon kapısından içeriye girip Arıkan’ın yanına geldiği, bu sırada Arıkan’ın telefonla Şerif Eker’den yardım istediği belirtildi. Akçekaya’nın bıçak darbeleriyle Nazmi Arıkan’ı öldürdüğü, yardım için gelen Eker’i de sırtından çok defa bıçakladığına vurgu yapıldı.
‘HTS KAYITLARINA GÖRE OLAY 14 DAKİKA 12 SANİYE SÜRMÜŞ’
İddianamede, Ufuk Akçekaya’nın çiftliğe gelirken ayakkabılarını çıkardığı, elinde de eldiven olduğu belirtildi. İddianamede, Akçekaya ifadesinde her ne kadar yaralılara yardım etmeye çalıştığını belirtse de yaptırılan yer gösterme işleminde olay yerine ayakkabılarını çıkarıp tarla içerisinden ayakkabısız şekilde gittiğini beyan etmediği, evde yapılan aramada ise fayans kaplı balkonda çıplak ayak izi ya da çorap izine rastlanılmadığının altı çizildi. Akçekaya’nın ifadesinde evde yüzü maskeli siyah giyimli birini görüp, bir el ateş ettiğini söylemesine rağmen, herhangi bir mermi izine rastlanılmadığına da vurgu yapıldı. Nazmi Arıkan ile Şerif Eker’in olay gecesi 23: 27: 53’te görüşme yaptıkları, bu şekilde hayatta olduklarının anlaşıldığı, Akçekaya’nın HTS kayıtlarının incelenmesinde 23.42.05’te kendisini çiftliğe bırakan taksiciyi aradığı ve kendisini alması gerektiğini söylediği de iddianamede yer aldı.
ARIKAN’DA 47 BIÇAK, ŞOFÖRÜ EKER’DE 66 KESİCİ VE DELİCİ ALET YARASI
İddianamede Nazmi Arıkan’da 12’si öldürücü 47, şoförü Şerif Eker’de ise 27’si öldürücü 66 kesici ve delici alet yarası bulunduğu belirtilip, ölümün iç organ harabiyeti nedeniyle gelişen iç kanamadan kaynaklandığı kaydedildi.
‘KİMYA FAKÜLTESİ MEZUNU BİRİ ATEŞİ SÖNDÜRMEK İÇİN RAKI DÖKMEZ’
İddianamede, Ufuk Akçekaya’nın savcılıktaki savunmasında “Şerif’in nefes alamadığını düşünerek onu sırt üzeri yatırdım. Odada gaz kokusu olduğunu ve ortada da yanmakta olan evraklar bulunduğu için doğrudan fırına gittim ve kapağını kapatıp ve gaz düğmelerini kapatmak için çevirdim. Daha sonra kapanıp, kapanmadığını anlamak için fırın kapağını tekrar açtım. Ortada yanmakta bulunan ateşi söndürmek için dolapta bulunan bir sıvıyı aldım. Söndürmek için ateşe döktüm. Ateş ne söndü ne harlandı. O sırada üzerinde rakı yazdığını fark edince bıraktım. Rakıyı aldığım mutfakta yerdeki 19 litrelik damacanayı ve duvardaki iki musluğunu görmedim. Bu nedenle dolabı açarak bir sıvı alma ihtiyacı duydum” ifadeleri üzerine sanığın kimya fakültesi mezunu olduğu da dikkate alındığında ateşin üzerine döktüğü rakının yangın başlatıcı özelliğini bilmediğinin düşünülmesinin mümkün görünmediğinin altı çizildi. Bunun yanı sıra yangın söndürülmesi için konutun salonla birleşik olan mutfak kısmında 19 litrelik damacana içerisinde su bulunduğu, ayrıca mutfak kısmındaki çeşmelerin akar durumda olduğu ve istenildiğinde su dökmeye yarayacak çeşitli kapların göz önünde bulunduğu belirtildi. Sanığın, ateş üzerine rakı dökerek yanan ateşi hızlandırmayı ve fırını açık şekilde bırakıp gaz ocağının düğmelerini açmak suretiyle konutu yakmayı amaçladığına da vurgu yapıldı. Akçekaya’nın çiftlikte iki yaralıyı görmüş olduğunu beyan etmesine rağmen herhangi bir kolluk birimine ihbarda bulunmaması, paniğe kapılıp olay yerinden uzaklaşmamasına dikkat çekilip; aksine suç mahalline gidip, birden fazla eylemde bulunduğunun altı çizildi. Sanığın verdiği ifadenin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildi.
‘ARIKAN’IN ARACINDAN ALINAN NUMUNELER UYUMLU’
Akçekaya’nın, Şerif Eker’i öldürmesinin ardından konutta başka biri olup olmadığını kontrol etmek maksadıyla odaları dolaştığı, bu sırada üzerine bulaşan Eker’in kanının nevresim takımına bulaştığına da iddianamede dikkat çekildi. Akçekaya’nın, evde başka kimsenin olmadığından emin olduktan sonra Nazmi Arıkan’ın aracıyla kaçmak istediği, anahtarın araç üzerinde olmadığını fark etmesi üzerine yaya olarak arazi üzerinden olay yerinden ayrıldığı da belirtildi. Araçtan alınan numunelerin de Akçekaya’nın DNA’sıyla uyumlu olduğu belirlendi. Bunun üzerine sanığın çiftlik evinden yürüyerek kaçtığının saptandığı ifade edildi. İddianamede Akçekaya’nın ifadelerine de yer verildi. Arıkan’ın 2015 yılından beri tanıdığını belirten Akçekaya, “Aramızda ticari ilişki mevcuttu. Arıkan’ın isim sahibi olduğu eğitim kurumlarının isim hakkını 10 yıl süreyle almıştım. Anlaşmanın üçüncü yılının sonunda anlaşmaya aykırı şekilde benim ismimi kötü şekilde reklam ederek anlaşmayı sona erdirdi. Bu süreçten sonra benim ticari ilişkilerimle ilgili büyük bir kaos meydana geldi. Veliler ve diğer alacaklılar tarafından çok fazla sıkıştırıldım, ücret iadesi ve iptaller gerçekleşti. Bu kaos neticesinde itibari olarak maddi manevi zarar gördüm” dedi.Ufuk Akçekaya, Arıkan’dan 5 milyon dolar, Beykent Kolejleri’nden ise 8 milyon 800 bin dolar alacağı olduğunu belirtip, “F.C. beni 10 Temmuz ünü sosyal medya üzerinden arayarak Nazmi Arıkan’ın Gelibolu’daki çiftliğinde bana 10 milyon dolar değerinde altın ve nakit para vereceğini, Nazmi’nin beni beklediğini, bayramın üçüncü günü olan 11 Temmuz günü yanına gitmemi söyledi. Bu tarihten 10 gün kadar önce F.C. beni arayıp bu konu ile ilgili anlaşma sağlanabileceğini, kendisinin Nazmi ile görüşeceğini söylemişti. Ben bunun üzerine Beykent’te yetkili olan F.G. ile irtibat kurdum. Kendisi de bana bu durumu teyit ederek sana denilen şekilde hareket et parayı Nazmi’den alacaksın, biz de ödeme yapacağız dedi. F.C.’yi katıldığımız ortak toplantılarda tanımıştım. Bundan iki sene önce kendisi ile ortaklaşa biçimde borsaya şirketlerin arzı işiyle uğraştık, 2015 yılından beri tanırım. Sonrasında F.C.’nin benim bilgim dışında hareket ederek bu şirketlere mali danışmanlık yaptığını öğrenince aramızda soğukluk meydana geldi. Kendisi ile en son 7 Temmuz 2021 günü görüştüm. O tarihten sonra bir daha yüz yüze görüşmem olmadı” ifadelerini kullandı.
‘5 MİLYON DOLAR ALACAĞIMI İSTEDİM, BANA 2 MİLYON TL TEKLİF ETTİ’
10 Temmuz günü F.C. ile görüştükten sonra, İstanbul Etiler’deki evine geçtiğini, burada 1-2 saat kaldıktan sonra şehirlerarası yolcu taşımacılığı firması ile Gelibolu’ya gelerek otogarda indiğini ifade eden Akçekaya, “Otogardan bulduğum taksiye bindim ve Karainebeyli köyüne gideceğimi söyledim. Arıkan’ın orada o köyde çiftliği olduğunu 2-3 yıldan beri biliyordum. 13 Kasım 2021’de oraya gitmiştim. Köy meydanında birine yerini sorup, çiftliğe gittim. Oraya gittiğimde Nazmi Arıkan’ın 5- 10 kişiyle birlikte zeytin topladıklarını gördüm. Orada 15- 20 dakika boyunca Nazmi ile görüştüm. Bahsettiğim kişiler işitme mesafesinde yanımızda duruyordu. Ben araçtan indiğim esnada Nazmi bana ilk olarak, ‘Sen bıçaklanmışsın, nasıl yürüyorsun’ diye sordu. Ben bu soru karşısında çok şaşırdım, çünkü bıçaklandığım hususunu eşim dahil kimseye anlatmamıştım. Ben de buna cevaben ‘O zaman beni sen bıçaklattın’ dedim. Bana ‘Olabilir’ diye, gülerek cevap verdi ve sonrasında ise konuyu değiştirdi. Kendisinden alacağım olan 5 milyon doları vermesini istedim. Bana 2 milyon TL verebileceğini söyledi. Ben de bu durumu kabul etmedim. ‘Hocam borcunu öde yoksa bu iş kötüye gidiyor’ dedim. Daha sonra oradan çıkacağım sırada 5-6 kişi aracımı kaput bölgesine vurarak durdurmaya çalıştıklarını gördüm ancak ben durmayıp hızla devam ettim ve oradan ayrıldım” dedi.
‘GÖVDESİNİN SOL KISMINDA BIÇAK SAPLIYDI, BANA, UFUK YARDIM ET DİYE SESLENDİ”
İstanbul’a döndükten sonra, F.C.’nin 12 Temmuz günü sabah saatlerinde kendisini tekrar sosyal medya üzerinden aradığını ve ‘Önceki gün gitmemişsin, bugün git ki hepimiz para alalım’ dediğini söyleyen Akçekaya, ifadesinde ayrıca şu ifadelere yer verdi: “Kendisine kuşkulandığım şeyler olduğunu, bu nedenle çiftliğe girmediğimi söyledim. Bana, korkacak herhangi bir şey olmadığını, kendilerinin her şeyi hallettiğini, merak etmememi, herkesin nemalanacağını söyledi. Bunun üzerine ‘Tamam giderim’ dedim. Esenler Otogarı’ndan 14.30’da otobüse bindim ve Gelibolu’ya geldim. Geldiğimde saat 18.30 civarındaydı. Köye taksiyle geçtim. Taksici bana niye geldiğimi sorunca arazi için geldiğimi, burada arkadaşım olduğunu yanına gittiğimi söyledim. Oraya gittiğimde asfalttan çiftliğe dönülen toprak yol ayrımında ineceğimi söyledim. Taksici bana çiftliğe kadar bırakabileceğini söyledi. ‘Gerek yok, yürürüm’ diye cevap verdim. Taksiden indiğim sırada saat 20.15 sıralarındaydı. Taksici ayrıldıktan sonra ayakkabılarımı çıkarıp, çantaya koydum ve çoraplarımla yürümeye başladım. Bunu yapmamdaki amacım yaz günü olduğu içtin toprağa basmaktı. Toprak yoldan bu şekilde bir süre yürüdükten sonra araziye girdim ve havanın kararması için 45 dakika kadar ağaç dibinde bekledim. Beklediğim yer, çiftliğe gelen, giden olduğunda görülemeyecek bir yerdeydi. Daha sonra hava kararınca beklediğim yerden çıktım ve eve yakın yerdeki diğer ayçiçeği tarlasına geçtim. Burada da tahmini 15-20 dakika kadar bekledim. Kolumda saat olmadığı ve telefonumu da taksideyken kapattığım için saatin tam olarak kaç olduğunu hatırlamıyorum. Taksiden indikten sonra eve girene kadar beklemiş olduğum toplam süre yaklaşık olarak 1,5- 2 saat civarındaydı. Oturduğum yerden ikametin perdesi olmadığı gördüm, ışıkta bir kısım görüntüler ve sesler duyulmaktaydı. Ancak, görüntülerden kimin kim olduğunu, seslerin de içeriğini tam olarak seçemiyordum. Yukarıda bahsettim gibi 15-20 dakika kadar bekledikten sonra içeride bulunan 3 kişinin evin önündeki koyu renkli aracı binerek ayrıldığını gördüm. Onlar oradan ayrıldıktan sonra evde sesler kesildi. Bu sırada ben 15 dakika kadar daha bulunduğum yerde bekledim. Daha sonra içeri girmeye karar verdim. Evin bana göre sağ tarafından arka balkona tırmandım ve balkon kapısından içeriye baktım. Baktığımda Nazmi Arıkan’ı yerde sırt üstü yatar vaziyette ayakları mutfak kısmına doğru olacak şekilde olduğunu gördüm. Doğrudan kilitli olmayan balkon kapısından içeriye girdim. İçeri girdiğimde kavga olur, diye düşünüp, yanımda getirmiş olduğum uçları açık yumruk kısmı sert biçimde olan bir çift eldiveni giydim. Tüm olay boyunca ayakkabımı hiç giymedim. Nazmi bana, ‘Ufuk yardım et’ diye seslendi. Ben de orada bulunan beyaz renkteki yastığı tampon yapmak amacıyla elime aldım. Nazmi’ye tampon yapmak için eğildiğimde tam olarak hatırlamamakla birlikte gövdesinin sol kısmına saplı bir bıçak olduğunu gördüm. Bıçağı çıkarıp, kenara doğru fırlattım. Daha sonra elimdeki yastıkla tampon yaptım. Nazmi’nin yanında ismini sonradan öğrendiğim Şerif Eker’in de yüz üstü yattığını gördüm. Şerif’in nefes alamadığını düşünerek onu sırt üstü yatırdım. Odada gaz kokusu olduğu ve ortada da yanmakta olan evraklar bulunduğu için doğrudan fırına gittim ve kapağını kapatıp ve gaz düğmelerini kapatmak için çevirdim. Daha sonra kapanıp kapanmadığını anlamak için fırın kapağını tekrar açtım. Ortada yanmakta bulunan ateşi söndürmek için dolapta bulunan bir sıvıyı aldım. Söndürmek için ateşe döktüm. Ateş ne söndü ne harlandı. O sırada üzerinde rakı yazdığını fark edince bıraktım. Ben rakıyı aldığım mutfakta yerde bulunan 19 litrelik damacana şişesini ve duvarda bulunan iki ayrı mutfak musluğunu görmedim. Bu nedenle dolabı açarak bir sıvı alma ihtiyacı duydum. Bu sırada, 1,70 yüzü maskeli, birinin elinde telefonla çekim yaptığını gördüm. Bir masanın üzerindeki ucunda susturucu takılı silahla ateş ettim ve bu kişi kaçtı. Evde, yaklaşık 20 dakika kadar bu şekilde bekledim. Silahı ayçiçeği tarlasına asına attım. Evden çıkıp taksi çağırdım ve anayolda taksiye bindim.”
‘F.C.’Yİ ARAYARAK, ‘BANA KUMPAS KURDUNUZ’ DEDİM’
Kıyafetlerindeki kan lekesi çıkmadığını, hava sıcak olduğu için kıyafetlerini değiştirdiğini de belirten Akçekaya, otobüsle evine dönüp, F.C.’yi arayarak, ‘Bana kumpas kurdunuz’ dediğini söyledi. ‘F.C.’ye bana niye böyle yaptın’ diye sorduğunu belirten Akçekaya, “Bana, ‘Seni bıçaklattığı ekip Nazmi’den normalde hapis cezası almayacakları garantisi aldıklarını fakat buna rağmen 5 yıl hapis cezası aldıklarını söyledi. Bunun çözülmesinin gerektiğini, çünkü başka yatarları olduğunu da belirtti. Bu nedenle Nazmi Arıkan’ı ortadan kaldırarak seni de dolaylı olarak ortadan kaldırmış olarak bunu hallettik’ dedi. Sonra birbirimize karşı bağırınca F.C. telefonu kapattı. Ben o gün akşam sosyal medya hesabımdan canlı yayın yaparak birkaç yüzeysel bilgi verdim” dedi.
‘AYRI AYRI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTENDİ’
Ufuk Akçekaya’nın Nazmi Arıkan’ı öldüreceğini ya da öldürülmesi amacıyla tetikçi tutacağını söylediği bir tanığın ifadesi de iddianamede yer aldı. Tanık beyanları ve HTS kayıtları dikkate alındığında Akçekaya’nın öldürme eylemine önceden karar verdiği, karar verdikten sonra keşif yaptığına vurgu yapıldı. Sanığın, Arıkan’a yönelik olan kasten öldürme eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği belirtildi. Ufuk Akçekaya’nın, Nazmi Arıkan’ı öldürdükten sonra bu durumun ortaya çıkmasını engellemek amacıyla Arıkan’dan telefonla haber alan şoför Şerif Eker’in gelmesini beklediği, Eker’i de suçun ortaya çıkmasını engellemek amacıyla öldürdüğünün altı çizildi. İddianamede sanığın Arıkan ve Eker’e yönelik olarak canavarca hisle kasten öldürme suçunu Arıkan’a yönelik olarak ‘tasarlayarak’, Eker’e yönelik olarak da suçu gizlemek ve ortaya çıkmasını engellemek amacıyla işlediği belirtildi. Alınan ifadeler ve toplanan deliller ışığında savcı, sanık Ufuk Akçekaya için Nazmi Arıkan yönünden ‘tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’, Şerif Eker yönünden ise ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla kasten öldürme suçundan’ ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis talebinde bulundu
GÜNCELLEME 29.03.2023 SAAT: 14.56
Fen Bilimleri Eğitim Kurumları kurucusu, eğitimci Nazmi Arıkan (69) ile şoförü Şerif Eker’i (46) cinayetinde mahkeme tutuklu sanık Ufuk Akçekaya’ya 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis verdi.
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde eğitimci Nazmi Arıkan (69) ile şoförü Şerif Eker’i (46) öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Ufuk Akçekaya (49), ‘kasten adam öldürme’ suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Fen Bilimleri Eğitim Kurumları kurucusu, evli ve 2 çocuk babası Nazmi Arıkan, şoförü Şerif Eker ile geçen yıl Kurban Bayramı tatili için Gelibolu’nun Karainebeyli köyünde küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılan çiftliğine geldi. Çiftlik çalışanları, 13 Temmuz öğle saatlerine kadar Arıkan ve Eker’i göremeyince şüphelendi. Telefonla da ulaşılamayınca kontrol için çiftlik evine giren çalışanlar, Arıkan ile Eker’i kanlar içerisinde buldu.
İhbar üzerine gelen ekipler, Arıkan ve şoförünün çok sayıda bıçak darbesiyle öldürüldüğünü belirledi. Otopside Arıkan’da 12’si öldürücü 47, Eker’de ise 27’si öldürücü 66 kesici ve delici alet yarası tespit edildi. Nazmi Arıkan ile Şerif Eker’in cenazeleri, 15 Temmuz’da İstanbul’da toprağa verildi.



GIPHY App Key not set. Please check settings