in ,

Muharrem Demir (E-91) Ankara’da, hastanede sedyeden düşerek yaşamını yitirdi.

Muharrem Demir (E-91) Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, hastanede sedyeden düşemesi sonucu başından aldığı darbe nedeniyle yaşamını yitirdi. Aile ihmal olduğu iddia etti.

Muharrem Demir (E-91) Ankara’da, hastanede sedyeden düşerek yaşamını yitirdi. Olay,
Yenimahalle ilçesindeki Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Dahiliye Servisi’nde 15 martta meydan geldi.

Dahiliye servisinde tedavi gören Muharrem Demir, aynı hastanenin ek binasındaki göz polikliniğine götürülürken sedyeden düştü.

Olay güvenlik kamerasına yansırken; hastanın düştüğü sırada yanında bulunan hasta bakıcılar Bayram S. ve İsa K. ile hemşire Satı T.’nin sedyeyi ayarlamaya çalıştığı görüldü.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hastanın ölümünün ardından hemşire Satı T. ile 2 hasta bakıcı hakkında “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan soruşturma başlatıldı. Güvenlik kamerası kayıtları da soruşturma dosyasına girdi.

Muharrem Demir, Ankara’da Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Olay anında hastanede bulunan Meliha Demir, eşinin baş ve göz ağrısı nedeniyle hastaneye başvurduklarını anlatarak, “7 Mart’ta hastaneye yattı. Bir hafta sonra, “Ben iyiyim, doktor gelsin beni bir de göze götür diyeceğim” dedi. Doktor da muayeneye geldi, “Tamam” dedi.

Sedye ile ambulansa koydular. Doktorların yanına indik. “Hangi doktora dediler’. Ben de 1 numaralı doktor dedim. Ambulanstan indirdiler, sedyeyle uğraştılar. O yana bu yana uğraştılar. Sonra aşağı kafasının üstüne düştü. Hemen orada soluğu kesildi. Ağzında kan geldi. Kan gelince “Hiç dokunmayın” dediler. “Boynu da kırılabilir” dedi doktorun biri. Zar zor soluk almaya başlayınca tekrar sedyeye koydular. Film çekmeye götürdüler. Dediler ki; “Beynine kan damlamış.” Ondan sonra tekrar geri yatağa çıkarttılar. Başka hastaneleri aradılar. Hiçbir yerde yer yokmuş. 3-4 gün de yoğun bakımda yattı. Ondan sonra kaybettik” ifadelerini kullandı.

Görevliler sedyeyi ayarlamaya çalışırken eşinin düştüğünü belirten 82 yaşındaki  Meliha Demir, “Sedyeye benzer bir hali yoktu. Ayar yapıyorlardı, biraz aşağı insin diye. Bana kızıyorlar, “Keşke göze götürmeseydin” diye. Dünyam yıkıldı, keşke ben ölseydim de o kalsaydı. Aslında ben onların da ceza almasını pek istemiyorum. Evet, ihmal çok. Sonradan o sedyeyi kaldırıp attılar. O sedye değişti, başka sedye geldi. O zaman o sedye olmasaydı keşke. Ceza alsalar günahtır; onlar da aile besliyor, onlar da çabalıyorlar. Onların bana bir kastı, garezi yoktu ki. Yine de adalet bilir. Ben bir şey demiyorum” dedi.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Sürücü Halil Çamlı (E-32) Afyonkarahisar Emirdağ ‘da, beton mikserinin devrildiği kazada yaşamını yitirdi.

Mehmet Pala (E-64) ile eşi Sevgi Pala (K-62) İzmir Buca’da, 2 otomobilin çarpıştığı kazada yaşamını yitirdi.