in ,

Mardin Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk (35) makamında şehit oldu.

Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk (35) Mardin Derik Kaymakamlığına teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda şehit oldu.

Mardin Derik Kaymakamlığına teröristlerce düzenlenen saldırıda Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk (35) şehit oldu.

Yaralı olarak kaldırıldığı Doktor Ersin Arslan Devlet Hastanesinde yapılan ameliyatın ardından yoğun bakım ünitesine alınmıştı. Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Safitürk’ün, tedavi gördüğü hastanede şehit olduğunu bildirdi.

Ambulans helikopterle Gaziantep’e getirilen Safitürk’ün Doktor Ersin Arslan Devlet Hastanesinde yapılan ameliyatın ardından bu sabah 07.46’da yoğun bakım ünitesinde ebediyete intikal ettiğini belirtti. Ali Yerlikaya, “Terör saldırısında şehit olan Kaymakamımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve ülkemize başsağlığı diliyorum.” dedi.

2 KEZ HAYATA DÖNDÜRÜLMÜŞ

Mardin’in Derik ilçesindeki bombalı saldırıda yaralanan Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün, tedavi gördüğü Gaziantep’teki hastanede 2 kez yaşam fonksiyonları durmasına rağmen müdahale ile yaşama döndürüldüğü, son krizde ise kurtarılamadığı ortaya çıktı.

ŞEHİT KAYMAKAM’IN BABASI: VATAN UĞRUNA BEN DE HAZIRIM

PKK’lı teröristlerce el yapımı patlayıcıyla düzenlenen saldırıda şehit olan Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün babası Asım Safitürk, “Vatan, uğruna şehit olan varsa vatandır. Vatan uğruna ben de hazırım.” dedi.

Şehidin babası Safitürk, Dr. Ersin Arslan Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde gazetecilere yaptığı açıklamada, terörü lanetledi. Oğluyla gurur duyduğunu dile getiren Safitürk, “Vatan, uğrunda şehit olan varsa vatandır. Vatan uğruna ben de hazırım. Oğlumu şehadete ulaştıranları Allah’a havale ediyorum, vatan sağ olsun. Allah, vatanımıza ve milletimize yardım eylesin. Allah, terörü destekleyenlerin kendi başlarına bela etsin.” diye konuştu.

Bu arada, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya da hastaneye gelerek, aileye başsağlığı diledi.

MEMLEKETİ SAKARYA’DA DEFNEDİLECEK

Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün cenazesi, işlemlerin ardından toprağa verilmek üzere memleketi Sakarya’ya gönderilecek.

ŞEHİT KAYMAKAM SAFİTÜRK KİMDİR?

1981 yılında Sakarya’nın Geyve İlçesi’nde doğan Muhammed Fatih Safitürk 2004 yılında Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İng) Bölümünden mezun oldu. 2005 Yılında Ulaştırma Bakanlığı, Savunma Sekreterliği (memur) görevinde bulunan Safitürk, 2006-2008: Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tanıtma Genel Müdürlüğü (Uzm. Yrd.) olarak görev yaptı. Safitürk 2009 yılında Kastamonu Küre Kaymakam vekili 2010 yılında University of Exeter, Politics, (Yüksek Lisans) tamamladıktan sonra 2011-2013 yıllarında Bolu Kıbrıscık Kaymakamı ve 2013-2015 yıllarında Bingöl Kiğı Kaymakamlığı görevlerini yaptıktan sonra İçişleri Bakanlığının son kaymakamlar kararnamesiyle Mardin’in Derik Kaymakamlığına atandı. Muhammet Fatih Safitürk evli ve bir çocuk babası. Şehit Kaymakam Safitürk’ün eşinin de öğretmen olduğu belirtildi.

HAİN SALDIRININ DETAYLARI

Derik’te ilçe belediyesine kayyum olarak atanan Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün şehit olduğu ve 4 kişinin yaralandığı terör saldırısının ayrıntıları netleşiyor. Saldırı ile ilgili çalışmalarını sürdüren polisin patlayıcıda metal kullanılmadığını ve saldırının plastik patlayıcı ile yapıldığını tespit ettiği ileri sürüldü.

BİDONLA SOKULDU, KAYMAKAM’IN MASASININ ALTINDA İNFİLAK ETTİRİLDİ

Bidonla binaya sokulan patlayıcının Kaymakam Safitürk’ün masasının altına yerleştirildiği ve burada infilak ettirildiği iddia edildi. Polisin patlayıcının içeriden alınan destekle binaya sokulduğu üzerinde durduğu öğrenilirken, kaymakamlık makamının bulunduğu binanın 2’nci katında güvenlik kamerasının olmadığı belirtildi.

OPERASYON SÜRÜYOR

Öte yandan, saldırının ardından ilçe genelinde başlatılan geniş kapsamlı operasyon sürüyor. İlçede gözaltı sayısı 38’e yükselirken, şüphelilerden 13’ü İlçe Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. 25 şüpheli ise Mardin Emniyet Müdürlüğüne sevk edildi.

GÜNCELLEME 11..11.2016 SAAT 14.55

Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün naaşı, tören için Gaziantep Havalimanına götürüldü. Hastane bahçesindeki vatandaşlar, şehidin götürülüşü sırasında gözyaşı döktü, tekbir getirdi.

ACILI AİLE METANETİNİ KORUDU

Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinden, ailesi ve yetkililer tarafından alınan şehit Kaymakam Safitürk’ün Türk bayrağına sarılı naaşı, Gaziantep Havalimanına getirildi. Buradaki törende şehidin annesi Fatma ve babası Asım Safitürk, metanetini korudu.

“AŞKIM İSTEDİĞİN GİBİ ÖLÜM OLDU”

Eşi Ayşegül Safitürk, tabuta sarılarak, “Aşkım istediğin gibi ölüm oldu. Sana da böylesi yakışırdı. Her şehit cenazesine giderken hüzünlenirdin, şimdi de sen gidiyorsun. Aşkım, oğlun benim emanetim, canım pahasına emanetine sahip çıkacağım.” diyerek gözyaşı döktü.

5 YAŞINDAKİ OĞLUNUN SORUSU, TÖRENDEKİLERİ HÜZÜNLENDİRDİ

Bu sırada şehit Safitürk’ün 5 yaşındaki oğlu Asım Eren’in de “Anne niye ağlıyorsun?” diyerek ağlamaya başlaması, törene katılanları hüzünlendirdi.

Mardin Valisi Mustafa Yaman, törende yaptığı konuşmada, hayatının en zor konuşmasını yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

“FATİH ÖLECEKSE BÖYLE ÖLECEKTİ”

“Birkaç gün önce birlikteydik. Eylül ayı içinde Mardin’deki 4 ilçeye kayyum olarak atanan 4 değerli kardeşimden biriydi. 30 yıldır bu meslek içerisindeyim, tanıdığım en hareketli, en ele avuca sığmaz kardeşimizdi. Şehitlik ona yakışıyordu. Hem futbol arkadaşımdı hem Derik’teki çocukların ağabeyi, amcasıydı. Gerçekten hem PKK ile hem de FETÖ ile mücadele eden en başarılı kardeşlerimizden birisiydi. Hani şair diyor ya ‘Bize yumuşak kucakta ölmek yakışmaz’ diye. Fatih de işte ölecekse böyle ölecekti. Kahraman evladım, yiğit Fatihim, Allah mekanını cennet eylesin. İnşallah torunumuz Asım ile babasının adı devam edecek.”

Vali Yaman, şehidin ailesine, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diledi. Gaziantep Müftüsü Ahmet Çelik tarafından dua okunmasının ardından şehidin cenazesi, askeri uçağa konularak toprağa verilmek üzere memleketi Sakarya’ya gönderildi.

Şehidin eşi Ayşegül Safitürk, törenin ardından uçağa binmek üzere giderken, “Şehit törenlerinde şehide saygından en önde olmak isterdin. Bak yine en öndesin. Seni seviyorum.” diyerek ağıt yaktı.Törene, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya ve Kilis Valisi İsmail Çataklı ile askeri ve mülki erkan katıldı.

GÜNCELLEME 12.11.2016 SAAT: 15.45

Mardin’in Derik ilçesindeki saldırıda şehit düşen Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk için Sakarya’daki baba evi önünde helallik alındı.

Arifiye ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’ndeki baba e vinin önünde kurulan taziye çadırında okunan Kuran-ı Kerim ve edilen duaların ardından Safitürk’ün naaşı alınan helalliğin ardından Sakarya Valiliği önünde düzenlenecek tören götürüldü.

Helallik alınması sırasında cenaze evi önüne gelen Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş’u gören şehit eşi Ayşegül Safitürk’ün gözleri dolarak, “Eşimin tek valisi sizdiniz. Sizi son görüşü böyle olacakmış maalesef. Sizi şehit olarak son kez gördü” dedi.
Öte yandan şehidin 3 yaşındaki oğlu Asım Eren Safitürk yakınlarının omzunda, oyuncak kamyonu ile birlikte babasının cenazesi arkasından götürüldü.

CENAZE NAMAZINI BABASI KILDIRDI

Cumhurbaşkan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım şehit olan Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk’ün cenazesinde ön safta yer alırken cenaze namazını şehidin babası kıldırdı.

Törende konuşan şehidin babası Asım Safitürk şunları söyledi: “Cümle ümmetin medarı iftiharı olan değerli kardeşim, muhterem Cumhrubaşkanımız Allah kendisinden razı olsun. Onun destekçisi olan Başbakanımız, milletvekillerimiz.. Onları seven ve destekleyenleri Allah muvaffak etsin” dedi. Şehit babası şöyle konuştu: Ölüm haktır ama kendi evladını kaybeden bir ölüm yüreklerin parçalanması. Bu çocuğum 7. son çocuğumdur. Bugüne kadar hiçbir zorluk çıkarmadı karşıma. Böyle bir evladı kabetmek elbette kolay değil. Buraya adım atan herkesi Allah hac sahibi eylesin. Benim canpare yavrum görevi başında hiç haberi yokken şehit olmuştur. Haklarınızı helal edin. Allah razı olsun.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: KISA SÜRE ÖNCE KÜLLİYE’DE TANIŞTIK

Cenaze töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili kardeşlerim, öncelikle şehidimizin huzurunda onu Rabbimize uğurlarken bugün burada sizlerin bu son görevi ifa etmek üzere toplanmış bulunmanız çok önemli. Muhammed Fatih kısa bir süre önce Külliye’de kendisiyle tanıştığımız bir kardeşimizdi. Kendisine Kayyumluk ve Belediye Başkanlık görevinin verilmiş olması nasıl çalıştığının ifadesi olması bakımından çok önemli” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şöyle devam etti: “Bir defa şunu çok açık ve net söylemek istiyorum. Bu topraklar sıradan topraklar değil. Bu topraklardan hep şüheda fışkırdı. Akif de diyor ya. Bu ahlaksızlar zannediyorlar ki Kandil’de orada burada yaptıkları suikastlerle bir yere varacaklarını sanıyorlar. Varamayacaklar. Allah’ın izniyle bunların kökünü kazıyacağız. Kazıyamazsak bizler İndi İlahi’de bunun hesabını veremeyiz. Bu mücadele sürecek. Yeter ki sevgili kardeşlerim bir olalım.Birbirimizi ne olur allah için sevelim. Bunu yaptığımızda er geç zafere ulaşacağız. Bu ülkede Muhammed Fatih’ler evelallah bitmez. Bunların kökünü kazıyacağız. Allah yar ve yardımcımız olsun. Rabbimizin bizlere buyurduğu gibi bizler bu işte kararlı davrandığımız sürece onun bize vaadi olan zafere ulaşacağız. Biz de bu şekilde gidiyoruz. Bu konuda ben milletimin hassasiyetini biliyorum. İdam ile ilgili konu TBMM’nin gündeminde. Bununla ilgili kararı Batı değil biz veririz. Millletimin ne istediği aslolandır. Şahsa karşı işlenen suçun tek af yetkisi onun varislerindedir. George ne demiş, Hans ne demiş bizi ilgilendirmiyor. Allah ne demiş bizi o ilgilendiriyor. Makamı Cennet olsun İnşallah. Rabbim bizi birlikte Haşr-u Cem eylesin inşallah.”

“AŞKIM SANA ŞEHİTLİK ÇOK YAKIŞTI”

Tören sırasında tabuta sarılan şehidin eşi Ayşegül Safitürk, “Aşkım sana şehitlik çok yakıştı. Bir kaymakam şehit olacaktı, o sen olmalıydın aşkım. Biliyordum en önde gittin aşkım. Şehit kaymakamım Allah senden razı olsun. Anneciğim göreceğiz, o bizimle, o bizi görüyor bebeğim. O bize şan, şeref bıraktı anneciğim. Bir insan ‘Beni kırdı, beni incitti’ diyemez. Biri gelsin, vallahi de billahi de yok.” diyerek ağıt yaktı.

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Helikopter pisti çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındığı görüldü. Polis ve özel harekat ekiplerinin yanı sıra bir itfaiye aracı, bir ambulans da hazır bekletildi. Erdoğan’ı taşına helikoptere ayrıca bir özel harekat helikopteri de eşlik etti.

“Babamı göremiyorum anne”

Oğlu ile eşinin tabutuna sarılan Ayşegül Safitürk, törende güçlükle ayakta durabildi. Şehit kaymakamın 3 yaşındaki oğlu Asım Eren, annesi Ayşegül Safitürk’e “Babamı göremiyorum anne” dedi. Tabutu işaret eden anne Ayşegül Safitürk ise “Baban tabutta oğlum” cevabını verdi. Anne ve oğlunun arasındaki diyalog herkesi ağlattı. Şehidin 3 yaşındaki oğlu Asım Eren; kendisine hediye edilen oyuncak araba ile tören boyunca oynaması törene katılan vatandaşları duygulandırdı. Törende şehidin eşi defalarca Kaymakam Fatih Safitürk’ün tabutunu öptü. Acılı eş, defalarca sarıldığı eşinin tabutuna bakarak, “Bir kaymakam şehit olacak da senden başkasına yakışmazdı. Harikasın aşkım, çok güzelsin aşkım” diye ağladı.

Vali Coş, şehit babasını alnından öptü

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş da şehit babasını alnından öptü. Törene AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli ve protokol üyeleri de katıldı. Baba Asım Safitürk ve anne Fatma Safitürk görevlilerin yardımıyla tören alanına geldi. Çok sayıda vatandaş da valilik binası önündeki törene katıldı.

Soylu, “Kimse ağzına bir daha PKK lafını bile alamayacak”
Törende konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şehit kaymakam Fatih Safitürk ile uzaktan akraba olduklarını ifade etti. Kaymakam Safitürk’ün Derik’te güzel hizmetler yaptığını hatırlatan Bakan Süleyman Soylu, birilerinin bu hizmetlerden rahatsız olduğunu söyledi. Konuşmasında zaman zaman duygu dolu anlar yaşayan Bakan Soylu, konuşması sırasında zor anlar yaşadı.

Safitürk’ün tabutu başında terörün biteceği sözünü veren Bakan Soylu, şöyle devam etti: “Ama birileri bu hizmetlerden, bu gönül birliğinden rahatsız olmuştur. Devletin temsilcisini, kaymakamını, o bölgeye hizmet götürmeden rahatsız olanlar, yıllardır eşkıya yaptıkları çocukların başını okşayan, onlara okul yapan, neredeyse her biri çukura dönen yollarını tamir etmesinden rahatsız olanlar, dünyanın egemen güçlerine karşı çıkıp mazlumun yanında olmasından rahatsız olanlar. Şehit cenazelerimizde, o babalarımızın metanetinden rahatsız olanlar. Bu milletin cesaretinden, imanından rahatsız olanlar işte onlar bize bu ihaneti yapmışlardır. Hain ve alçak saldırıyla benim bu kaymakam kardeşimi, milletimin şerefli evladını şehit etmişlerdir. Muhammet ile şehadetinden bir süre önce beraberdik. Hizmetlerini o kadar güzel anlatıyordu ki. Kimse yanlış anlamasın. Gözyaşlarımız muhakkak acımızdandır. Ama bu gözyaşlarımızın her birinin dua niyetiyle olduğunu bilmenizi istiyorum. Biz aynı zamanda uzaktan akrabaydık. Bilmenizi istiyorum ki o büyükelçiler HDP’nin grup sıralarına oturduğu zaman içim cız etti. Eyvah dedim. Terör örgütüne can suyu veriyorlar. Terör örgütüne cesaret veriyorlar. Ama bir şeyi hem milletimiz hem dünya o gün çok net anladı. Evet bu gün bu ülkeye ihanet ettikleri için içeride olanlar vekil, o gün koltuklarına oturanlar asildir. Onlar bu toprakların çocukları değiller. Hiç merak etmeyin. Kaymakam bey şu anda burada hepimizle beraberdir. Bize dinimiz emretmektedir. Dinimizin de emri açıktır. Siz onları ölü sanırsınız, ama onlar diridirler. O hep ismini babasıyla beraber buluşturduğu evladıyla beraber olacaktır. O hep eşiyle, annesiyle, ailesiyle, akrabasıyla ve bu milletle beraber olacaktır. Bu bayrak dalgalandığı sürece şu ay yıldızlı bayrak şerefle dalgalandığı sürece onun üzerinde sevgili Muhammet Fatih’i, şehitleri, bu ülkenin huzuru için kendi bedenini feda etmekten çekinmeyen şehitlerimizin her birinin ismi yazılı olacaktır. Ama biz sabırlı olacağız inşallah. Milletimizin başı sağ olsun. Sakarya’mızın başı sağ olsun. Ülkemizin başı sağ olsun. Hiç endişe etmeyin. Terörü öyle bir bitireceğiz ki Allah şahittir. Kimse ağzına bir daha PKK lafını bile alamayacak. Bu milletimize namus sözüdür. Milletimize şeref sözümüzdür. Son sözümü söylemek istiyorum, kaymakam bey görev tamamlanacaktır. Rahat olun.” Bakan Soylu’nun konuşmalarını sıklıkla “idam” diye bağırarak kesen vatandaşlar, terörle mücadelede göreve hazır olduklarını söyleyerek, “Amerika’yı yakın, İsrail’i yakın” diye bağırdı.

“Türkiye psikolojik olarak üstün”

Törende konuşan Mardin Valisi Mustafa Yaman, “Ayşegül kızım, Asım Amca, haydar kardeşim. Meslek hayatımda çor zorlandığım konuşmalardan bir tanesidir. Çok değerli bir meslektaşımız. Bakanımız teveccüh ettiler. Bu başarısından dolayı Derik’te görev yapmasını istediler. Son bir ayda Derik çok büyük bir mesafe kaydetti. Terörle mücadelede başarı gösteren birisiydi. Bölge insanlarına zulmeden PKK ile mücadelede çok başarılı çalışmalar yapıyordu. Değerli meslektaşımız terör örgütünün hedefi haline geldi. 10 Kasım törenlerinden sonra makamında terör örgütünün menfur saldırısı sonucunda şehit oldu. Terör örgütü şunu bilmeli ki bu kahraman milletimiz, yüzlerce ve binlerce evladını şehit etmekten hiçbir zaman çekinmeyecektir. Terör örgütü şunu bilmeli ki Türkiye güçlüdür ve bu gücü de zaten biliyor. Türkiye psikolojik olarak da üstün. Ben en kısa zamanda Fatih kardeşimin katillerinin bulunacağına inanıyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş, törene katılan binlerce kişiyle birlikte dua edildi. Bir asker ve bir polisin nöbet tuttuğu şehidin tabutu Valilik önündeki törenin ardından cenaze namazının kılınacağı camiye götürülmek üzere yola çıktı.

GÜNCELLEME 16.04.2018 SAAT: 14.00

SANIK, KENDİNİ YAKMAYA ÇALIŞTI

Mardin’in Derik ilçesinde belediye başkan vekili olarak görevlendirilen Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün şehit edildiği terör saldırısına ilişkin davanın duruşmasına tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan sanık Şerif Mesutoğlu, kendisini ateşe verdi.

Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Safitürk’ün şehit edildiği terör saldırısına ilişkin 8’i tutuklu 15 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada tutuksuz sanıklar Abdülkadir Deniz, Saime Ateş Mesutoğlu, Nursel Eser, Zinet Erdaş ve Zuhal Dalçin hazır bulunurken başka illerdeki cezaevlerinde tutuklu olan sanıklar Devran Aslan, Tahsin Erdaş, Şerif Mesutoğlu, Mehmet Deniz, Ahmet Deniz, Fikret Bağı, Fikret Deniz ve Vedat Erol ile SEGBİS aracılığıyla bağlantı kuruldu.

Siverek T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan SEGBİS aracılığıyla savunma yapan tutuklu sanıklardan Şerif Mesutoğlu, davayla ilgili önemli şeyler söyleyeceğini dile getirerek, yanında bulunan diğer sanıklar ile görevlilerin çıkarılmasını talep etti.

Talebin kabul edilmesinin ardından odada yalnız kalan sanık Mesutoğlu, söyleyeceklerine mahkeme heyetinin inanmayacağını belirtti ve daha sonra oturduğu masanın altında bir şeyleri kurcalamaya başladı. Bu sırada ayağa kalkan Mesutoğlu’nun üzerini alevlerin kapladığı görüldü. Cezaevindeki görevliler odaya girerek kendisini ateşe veren sanık Mesutoğlu’na müdahalede bulundu.Mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.

HAYATİ TEHLİKESİ BULUNMUYOR

Siverek T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki ilk müdahalesinin ardından Mesutoğlu, Siverek Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.Vücudunda yanıklar olan Mesutoğlu’nun hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.

GÜNCELLEME 14.11.2018 SAAT: 13.51

MARDİN’in Derik Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Muhammed Fatih Safitürk’ün şehit edildiği saldırıya ilişkin davada 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 28 yıl hapis cezası verilen Kaymakamlık eski Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu’nun devlete ait gizli evrakları PKK’lı teröristlere gönderdiği bilgisi, mahkemenin gerekçeli kararında yer aldı. Kararda, el yazısı notunun, kendisine ait olduğu yapılan laboratuvar testi sonucu ortaya çıkan Mesutoğlu’nun, Derik’e komşu olan Diyarbakır’ın Çınar ilçesine giderek kırsal alanda buluştuğu teröristlerden, olayda kullanılan el yapımı patlayıcı ve kumandayı teslim aldığı belirtildi.

Derik Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Muhammed Fatih Safitürk’ün şehit olduğu saldırıya ilişkin Mardin’de 22 Ekim’deki karar duruşmasında, Kaymakamlık eski Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu’na, ‘Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak’, ‘Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmek’, ‘Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etmek’ ve ‘Patlayıcı madde bulundurmak’ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ile 28 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanıklardan Kaymakamlık eski Yazı İşleri Müdürü Tahsin Erdaş’a ise ‘Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanunu’nun 12. maddesine muhalefet’ suçundan 1 yıl, Ahmet Deniz ve Fikret Deniz’e ise aynı suçtan 5 yıl hapis cezası ile 20 bin lira para cezası verildi. Mardin 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, şehit Muhammed Fatih Safitürk’ün şehit edilmesine ilişkin davanın gerekçeli kararını açıkladı. Terör örgütü PKK ele başlarının, belediyelere atanan kayyumlara yönelik eylem talimatı verdiği belirtilen gerekçeli kararda, Muhammed Fatih Safitürk’e yönelik bombalı saldırının terör örgütü PKK içerisindeki, ‘Diyarbakır grubu’ tarafından planlandığına yer verildi.

PATLAYICIYI DİYARBAKIR KIRSALINDA TESLİM ALMIŞ

Saldırı sonrası tutuklanan ve 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 28 yıl hapis cezası verilen Kaymakamlık eski Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu’nun, Derik’ten Çınar ilçesine giderek kırsal alanda buluştuğu PKK’lı teröristlerden olayda kullanılan el yapımı patlayıcı ve kumandayı teslim aldığı belirtilen kararda, saldırıda kullanılan patlayıcının uzaktan kumandalı ve basınç etkili bomba olduğunun tespit edildiğine yer verilerek, “Mardin Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’nün ekspertiz raporuna göre ele geçirilen bu cihazın 12 farklı alıcıyı kontrol edebildiği, 2 bin metreye kadar menzili olduğu, aynı bina içerisinde 4 odalık mesafe var iken verici kumandanın alıcı devreyi kumanda edebildiğine dair tespit yapılmıştır. Terör örgütü PKK tarafından son 10 yıl içerisinde gerçekleştirilen bombalı saldırı eylemleriyle ilgili yapılan araştırmada benzer şekilde oluşturulmuş el yapımı patlayıcıların ve bu patlayıcıları kumanda etmek için bu olayda kullanılan şekilde uzaktan kumandalı ateşleme sistemlerinin benzerlik gösterdiği anlaşılmıştır” ifadelerine yer verildi.

EL YAZIZI, ELE VERDİ

Bingöl’de 2 yıl önce PKK sığınağına düzenlenen operasyonda çıkan çatışmada, etkisiz hale getirilen teröristin ve sığınaklara yapılan operasyon sonrası ele geçirilen materyallerin incelenmesi üzerine çıkan yazıda Mesutoğlu’nun, Kaymakamlığa ait gizli evrakları PKK’lı teröristlere gönderdiğine dikkat çekilen kararda, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü’nün incelemesi sonucu hazırlanan raporda, yazının Mesutoğlu’na ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Notta şu ifadeler yer almıştı:

“Heval Numan’a! Ben Bitlis Valiliğinden Derik Kaymakamlığına şef olarak atandım. Konum itibarıyla hemen hemen tüm gizli evraklar elimin altından geçmekte. Hevale Sofi ile gönderdiğim hafıza kartında çok önemli olduğunu düşündüğüm gizli evraklar var. İçinde bulunduğumuz bu dönemde bu tarz bilgilerin partimiz için çok önemli olacağı kanaatindeyim. Bu yeni dönemde çalışmalarımın, istihbarat bilgilerinin temini noktasında olması daha faydalı olacaktır. Gizli evrak olsun ya da olmasın bir ay sonra yeniden gelip çalışmalarımda yol haritası belirlemek adına sizinle görüşmek istiyorum. Başarılar… 12/03/2016 Seyda H. Numan’a.”

İKİ KARDEŞİ PKK SAFLARINDA

Kararda ayrıca Kaymakam Safitürk’ün, terör örgütünün sözde ‘Diyarbakır Eyalet Komutanlığı’nın emri ile katledildiği kaydedildi. Mardin yerine Diyarbakır tarafından bu emrin verilmesi de tutuklu Yazı İşleri Müdürü Tahsin Erdaş’in yeğeni olan ve kendisi gibi Kaymakamlıkta çalışan Şerif Mesutoğlu’nun dağda olan kardeşleri üzerinden yürütüldüğü ifade edildi. Mesutoğlu’nun, iki kardeşinin PKK’nın dağ kadrosundan olduğu ve kardeşlerden Ozan Çelik’in de iki yıl önce Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi kırsal kesiminde bomba yüklü bir traktör ile son anda fark edildiği ve güvenlik güçlerinde etkisiz hale getirildiği bilgisi paylaşıldı. Bunun için de Mesutoğlu ve ailesinin, biri öldürülen iki kardeşlerinin de dağda olmalarından dolayı soyadlarını değiştirdiği ortaya çıkmıştı.

Kararda Mesutoğlu’nun, terör örgütü PKK’nın kayyumlara saldırı talimatından sonra, eylemi tasarlayarak el yapımı bomba kullanmak suretiyle Safitürk’e yönelik saldırı gerçekleştirdiği değerlendirildi. Sanık Mesutoğlu’na verilen hapis cezasının gerekçeli kararında, “Safitürk’ün bombalı saldırı sonucu öldürülmesi, şoförü Mustafa Dinçer’in yaralanması, olayda kullanılan patlayıcı maddenin ele geçirilmesi ve bulundurulmasının vahim nitelikte saldırı olarak kabul edilmesinin tartışmasız olması nedeniyle sanık Mesutoğlu’nun cezalandırılmasına karar verilmiştir” denildi.

Kararda ayrıca diğer sanıkların, üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine karar verilmesine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı kabul edilerek, dava konusu suçlardan beraatlarına karar verildiği kaydedildi.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Yerel Sanatçı Fevzi Bayat (39) Ağrı Doğubayazıt’ta otomobilinde öldürülmüş olarak bulundu.

KOCAELİ Körfez’de deniz kenarındaki kayalıkların üzerine düşen hafif ticari aracın sürücüsü Gökhan İçkilli yaşamını yitirdi