Leyla Aydemir (4) Ağrı Bezirhane köyü’de aramalarda dere içinde ölü bulundu.
Leyla’nın cansız bedeni, Bezirhane köyüne yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiindeki, dere yatağında yüz üstü suya atılmış şekilde bulundu.
Leyla’nın dedesi Zeki Aydemir, “Sırtında yara izleri vardı. Yüzüne bakamadım. Mavi gözlümü bu hale getirenlerin bulunup adalet önünde hesap versin” dedi. Acı haberle, aile, yakınları ve köylüler yasa büründü. Müjdeli haber bekleyen tüm Türkiye, yürek dağlayan gelişmeyle gözyaşı döktü.
TÜRKİYE’Yİ YASA BOĞAN HABER
Leyla’dan kaybolduğunun 18’inci gününde,bugün akşamüstü,acı haber geldi. Leyla’nın cansız bedeni, didik didik edilen Bezirhane köyüne 2 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiine ot biçmek için giden bir köylü tarafından bulundu.
İhbar üzerine kısa sürede olay yerine giden jandarma, çevrede önlem aldı. Ekipler, köye giriş çıkışları kapattı. Küçük kızın bulunduğu yere kimseyi yaklaştırmayan jandarma, olay yerinde inceleme başlatarak delil aradı. Küçük kızın cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Ağrı Devlet Hastanesi morguna götürüldü.
Acı haberi alan Leyla’nın ailesi, sinir krizi geçirdi, gözyaşlarına boğuldu.
DEDESİ: “SIRTINDA YARA İZLERİ VARDI”
Leyla’nın dedesi Zeki Aydemir, “Torunumu bugün ot biçmek için bölgeye giden bir köylü bulmuş. Bize haber verdi. Gidip baktığımızda yüzü suya basılmış şekilde duruyordu. Sırtında yara izleri vardı. Yüzüne bakamadım. Mavi gözlümü bu hale getirenlerin bulunup adalet önünde hesap versin” dedi.
Öte yandan Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen 2 savcı, bölgeye gelerek inceleme başlattı.
VALİLİK’TEN AÇIKLAMA
Ağrı Valiliği, Twitter hesabından açıklama yaptı. Açıklamada, “15 Haziran 2018 tarihinde kaybolan Leyla Aydemir kızımız bugün saat 18.45 sıralarında köy merkezine 3 kilometre uzaklıkta dere yatağı içerisinde maalesef cesedine ulaşılmıştır. Konuyla ilgili adli tahkikat devam etmektedir. Başımız sağ olsun” denildi.
NELER YAŞANDI?
Ağrı kent merkezinde yaşayan Şükran-Nihat Aydemir çiftinin 3’ü erkek, 7 çocuğundan 6’ncısı olan Leyla, Ramazan Bayramı’nın ilk günü merkeze 15 kilometre uzaklıktaki 300 nüfuslu Bezirhane köyüne gitti. Aile, yakınlarıyla bayramlaştıktan sonra Nihat Aydemir’in babasının evine geldi. Aydemir çifti içeri girerken, Leyla, kapı önünde oynamaya başladı. Yaklaşık 15 dakika sonra dışarı çıkan çift, kızlarını bulamadı.
Çevreyi dolaşan, yakınlarının evlerine bakan aile, tüm çabalara karşın Leyla’ya ulaşamayınca jandarmaya haber verildi. Bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Köy ve çevresi didik didik arandı, ancak küçük kıza ulaşılamadı. Jandarma, AFAD, güvenlik korucuları, UMKE, STK’lar ve gönüllüler tarafından oluşturan ekipler, eğitimli köpekler ve drone eşliğinde aradığı Leyla Aydemir, bulunamadı.
Tüm aramalara rağmen Leyla bulunamayınca köye Avrupa’nın en iyi arama birliği olarak gösterilen Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Jandarma Özel Harekat (JÖH) ekipleriyle, Jandarma At Köpek Eğitim Merkezi’nden (JAKEM) getirilen kadavra arama köpekleri ’Modül’ ve ’Mavi’ de çalışmalarda kullanıldı. Köylülerin beyaz bir minübüs ile kaçırıldığı yönündeki ifadeleri üzerine ekipler, şehirdeki tüm kameralar incelemeye aldı.
11 KİŞİLİK ÖZEL EKİP
Valilik tarafından Leyla’nın kaybolmasının ardından yapılan yazılı açıklamada, “Kent merkezi ve ilçelerdeki tüm Mobese kameralarının incelendi. Merkez ve ilçelerdeki tüm Mobese kayıtlarına bakılmıştır. Köyde kayıp olan çocuğun düşebileceği su birikintileri ve artezyen kuyuları vidanjörler aracılığıyla boşaltılarak arama yapılmıştır. Ayrıca köyde bulunan yüksek otlar kesilerek daha detaylı arama yapılması sağlanmıştır. Olay bölgesine daha geniş ve kapsamlı arama yapmak maksadı ile arama köpekleri ve havadan Drone ile köy ve civarında arazi taraması yapılmıştır. Emniyet Müdürlüğü Balık Adam Ekibi su birikintileri ve dere yataklarının aranması sağlanmıştır” denildi.
Leyla Aydemir’in kaybolması olayıyla ilgili Valilik tarafından kriz maması oluşturuldu. 5 bin fotoğrafının çoğaltılarak il genelinde dağıtıldı. Leyla Aydemir’in aranaması sırasında ailesine sayısız ihbar telefonu geldi. Gelen ihbarları tek tek değerlendiren emniyet güçleri, küçük kızın, Mardin, Sivas ve Silivri’de görüldüğü iddialarının da asılsız olduğunu saptadı. Köy ve çevresinde çocuklara camları kırık beyaz minibüsle şeker dağıtıldığı iddiası da asılsız çıktı. İhbarların zaman kaybına yol açmasını önlemek amacıyla vatandaşların daha duyarlı olması istendi. Küçük Leyla’nın bulunması amacıyla Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ağrı Valiliği koordinesinde alanında uzman 11 kişilik özel ekip oluşturuldu. Leyla için kurulan kriz masasında görevli ekip, ihbarları tek noktada toplamak için bir adım attı. Leyla için ihbar hattını oluşturdu.
AVCILAR DA KATILDI
Son olarak ekipler, köyün yaklaşık 1 kilometre uzağında bulunan sazlık ve bataklık arazide sabah saatleri itibariyle arama çalışmalarını yeniden başlattı. Ancak herhangi bir ize rastlanmadı.
Leyla Aydemir’i bulmak için yumuşak toprak zemin araması yapıldı. Ekipler, köyde, evlerin bahçesinde, mezarlıkta ve şüpheli görülen her yerde yumuşak zemin arama çalışması yaptı. Köyü ve çevresini didik didik eden, aranmadık yer bırakmayan ekipler, köydeki ana foseptiği boşaltarak arama yaptı. Gönüllü avcılar da Bezirhane’ye gelerek arama çalışmalarına katıldı.
Tüm Türkiye’nin bulunması için seferber olduğu Leyla Aydemir’in babası Nihat ve dedesi Zeki Aydemir, küçük kızın kaçırıldığı ihtimali üzerinde durdu.
GÜNCELLEME 22.06.2019 SAAT: 20.05
Ağrı Bezirhane köyü’de 18 gün sonra cansız bedenine ulaşılan Leyla Aydemir (4) Erzurum ve İstanbul Adli Tıp kurumları ile meteoroloji raporlarının yanı sıra Hacettepe Üniversitesinden atanan bilirkişinin hazırladığı raporu detaylarında yeni bilgiler ortaya çıktı.
Nihat ve Şükran Aydemir çiftinin, 15 Haziran 2018’de bayram ziyareti için gittikleri Bezirhane köyünde, kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedenine ulaşılan kızları Leyla Aydemir’in ölümüyle ilgili Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, küçük kızın ölümüyle ilgili raporlara yer verildi.
Erzurum ve İstanbul Adli Tıp Kurumundan gelen raporlarda, otopside cilt bütünlüğünün korunduğu, kafa, göğüs ve batın boşluğunda kanama, iç organ ve büyük damar yaralanmasının tanımlanmadığı anlatıldı. Cesedin iskelet sisteminin sağlam bulunduğu ancak çürüme nedeniyle yumuşak dokularda ayrıntılı travmatik değişim analizi yapılmadığına yer verilen raporlarda, istismara ve farklı bir DNA’ya yönelik herhangi bir bulguya rastlanmadığı aktarıldı.
Her iki kurumdan alınan raporda da Leyla Aydemir’in kesin ölüm nedenine ilişkin bulguların tespit edilemediği öğrenildi.
Küçük kızın midesi ve bağırsaklarının boş olduğu ancak çocuğun ölümüne neden olabilecek seviyede aç ve susuz olduğuna dair bulgulara rastlanmadığı vurgulanan raporda, “Cesetteki morfolojik değişiklikler, cesedin bulunduğu ortam, bulunuş şekli, kişinin anatomik yapısı, ölüm sebebi, mevsim koşulları gibi çok sayıda faktöre bağlı değişiklik göstermekle birlikte mahallinde yapılan ölüm muayenesinde ve otopsisinde tanımlanamayan bulgular dikkate alındığında, kesin olmamakla birlikte çocuğun ölümünün, ölü olarak bulunduğu tarih olan 2 Temmuz 2018’den önceki 3 gün ile kaybolduğu tarih olan 15 Haziran 2018 arasında meydana gelmiş olabilir.” ifadeleri kullanıldı.
6-7 GÜN ÖNCE ÖLMÜŞ
İstanbul Morg İhtisas Dairesi İstanbul Laboratuvarı Şubesince tutulan entomoloji (böcek bilimi) raporunda da ceset üzerinden alınan böcek örneklerinin toplam topluluğu temsil edip etmediğinin bilinmediği ancak alınan örneklerde yapılan incelenmede en büyük böceğin 24 saati aşmadığı aktarıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca bilirkişi olarak atanan Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Sert’in raporuyla ilgili de şu bilgilere yer verildi: “Bu davadaki mevcut sinek larvalarının 16,5 derece su sıcaklığında bu aşamaya yaklaşık 33 saatte ulaşacağı hesaplandığında, 2 Temmuz 2018 günü akşam örneklerin toplandığı göz önüne alınırsa sineğin 1 Temmuz’da cesede toplanmış, yumurta ve larvaları bırakmış olacağı ortaya çıkmaktadır. Açıklanan nedenlerden dolayı ve özellikle necrobia rufipes türünün ceset üzerinde bulunuşu, ölüm olayının hesaplanan 33 saatten daha fazla bir süre olduğu sonucuna ulaştırmaktadır. Kişinin en az 6-7 gün önce ölmüş veya öldürülmüş olduğu, böceklerin cesede ilgisinin az olmasının nedeni olarak da bir süre soğuk bir ortamda tutulması veya ölüm olayının 26-27 Haziran 2018 tarihinden önce gerçekleşmiş olduğunu düşündürmektedir.”
OLAY ÖZETİ
Ağrı’da 15 Haziran 2018’de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesine ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in bulunması için çalışma başlatılmıştı. Çalışmalar kapsamında ekiplerce bölgedeki dere yatakları, sazlık alanlar, otla kaplı araziler, köydeki metruk yapılar, tandır evleri, ahır ve çocuğun gidebileceği bütün alanlar, kadavra köpekleri de kullanılarak aranmıştı. Leyla Aydemir’in cesedi, kaybolduktan 18 gün sonra köye 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuş, vücudunda darp ya da yara izine rastlanmayan Aydemir’in cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti.Aydemir’in ölümüyle ilgili Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.
İddianamede, baba Aydemir’in tutuklu bulunan kuzeni M.A.A’nın da aralarında olduğu 7 sanık hakkında “çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “iştirak halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan da 14’er yıla kadar hapis cezası verilmesi isteniyor.
GÜNCELLEME 02.09.2020 SAAT: 13.32
Ağrı’da 15 Haziran 2018 tarihinde dedesinin köyünde kaybolan ve 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüyle ilgili biri tutuklu 7 sanığın bulunduğu davanın duruşmasında karar çıktı. Tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, tutuksuz 6 sanık hakkında beraat kararı verildi. Davaya Leyla’nın annesi Şükran ve babası Nihat Aydemir katılmadı.
“YEMİN EDERİM Kİ SUÇSUZUM”
Tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir, SEGBİS ile Elazığ 2 nolu ceza evinden duruşmaya katıldı. Diğer sanıklar Mehmet Ali Aydemir, Musa Aydemir, Besim Dursun, Hatun Dursun, Yıldırım Artam, Ayşe Artam son savunmalarını yaptı. SEGBİS’le ifadesi alınan Yusuf Aydemir, suçlamaları kabul etmedi. Aydemir, “Benim suçum günahım yok, ailem coronavirüse yakalandı. Perişan haldeyiz. Adaletinize sığınır ve beraatimi isterim. Yemin ederim ki suçsuzum” dedi.
Mahkeme heyeti, haklarında zorla getirttirilme kararı çıkan Kerem Aydemir, Dilaver Aydemir ve Gülcemal Aslan’ın ise dosyaya yeni bir bilgi katmayacağı yönünden dinlemelerinden vazgeçilmesine oy birliği ile karar verildi.
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER
Karar öncesi Mahkeme Başkanı sanıklardan son sözlerini sordu; tüm sanıklar haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini istedi. Mahkeme kararını açıklamak üzere duruşmaya 10 dakika ara verdi. Aranın ardından mahkeme, tutuklu sanık Yusuf Aydemir hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.
GÜNCELLEME 08.10.2020 SAAT: 15.22
Ağrı merkezde yaşayan Şükran ve Nihat Aydemir çiftinin 7 çocuğundan 6’ncısı Leyla, Ramazan Bayramı için gittikleri, dedesinin yaşadığı Bezirhane köyünde, 15 Haziran 2018’de kayboldu. Bulunması için tüm Türkiye’nin seferber olduğu Leyla’nın, 18 gün sonra, köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkisinde cansız bedenine ulaşıldı.
Leyla’nın ölümünün ardından başlatılan soruşturma kapsamında 2’si öz amcalar olmak üzere 7 sanık hakkında dava açıldı.
Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, geçen yıl 2 Ekim’de görülen karar duruşmasında amca Yusuf Aydemir, ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘çocuğa karşı cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Amca Musa Aydemir ile baba Nihat Aydemir’in kuzeni Mehmet Ali Aydemir, köylüleri Besim Dursun, eşi Hatun Dursun ile Yıldırım Artam ve eşi Ayşe Artam ise beraat etti.
MAHKEMENİN BOZMA GEREKÇESİ
Hakkındaki suçlamaları reddeden Yusuf Aydemir ile ilgili karar, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nce bozuldu. Tüm sanıklar hakkında verilen hükümler bozulurken, sanık Yusuf Aydemir’in de tahliyesine karar verildi. Bozma gerekçesi, gerçek fail veya faillerin tespitinde gereğinin yapılması için Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın mahkumiyetinin kararlaştırılması olarak gösterildi.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAŞSAVCILIĞI’NDAN İTİRAZ
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı, Leyla Aydemir’in amcasının tahliyesiyle ilgili karara itiraz etti. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’ne gönderilen başsavcılığın itiraz dilekçesinde, sanık Yusuf Aydemir’in tahliyesine yönelik verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu bildirildi. Yusuf Aydemir ile maktulün babası arasında uzun zamandır husumet bulunduğunun, bunun gizli tanıklar ile tüm dosya kapsamındaki taraf ve tanık ifadelerinden anlaşıldığının vurgulandığı itiraz dilekçesinde; dava dosyasındaki tanık ve gizli tanık beyanlarının birbirini doğruladığı, maktulün son olarak sanık tarafından kaçırıldığının ve akabinde öldürüldüğünün anlaşıldığı ileri sürüldü.
İTİRAZ REDDEDİLDİ
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi kararında, “Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nin istinaf incelenmesi sonucu 21 Aralık 2020 tarih, 2020/2803 Esas ve 2020/2781 Karar sayılı bozma hükmü kararı ile birlikte sanık Yusuf Aydemir’in tahliyesine yönelik kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen itirazın ‘reddine’, kararın itiraz edene Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nce tebliğine, dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesine iadesine, dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK’nın 271’inci maddesi gereğince kesin olmak üzere, 24 Aralık 2020’de oy birliğiyle karar verildi” denildi.
Minik Leyla’nın annesi mahkeme başkanına ‘Farz edin ki Leyla sizin kızınız’ dedikten sonra salonu terk etti
TÜM SANIKLAR BERAAT ETTİ
Türkiye’nin yakından takip ettiği Leyla Aydemir davasının ikinci duruşması, bugün Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Yusuf Aydemir, Musa Aydemir, Mehmet Ali Aydemir, Ayşe Artam, Hatun Dursun, Besim Dursun ve Yıldırım Artam katıldı. Leyla’nın anne ve babasının katılmadığı duruşmada avukatları Erdoğan Tunç yer aldı. Mahkeme heyeti, önceki duruşmada sunulan, AFAD görevlilerine ait olduğu ileri sürülen ses kayıtlarının delil niteliği taşımadığına karar verdi. Cumhuriyet savcısının mütalaasında sanıklar Yusuf Aydemir, Mehmet Ali Aydemir ve Besim Dursun’un suçu birlikte işledikleri için ayrı ayrı cezalandırılması istendi. Ayşe ve Yıldırım Artam’ın da suça yardım ettikleri gerekçesiyle cezalandırılmaları talep edildi. Savcı, Musa ve Hatun Dursun’un beraatini istedi.
Cezası istenen sanık avukatları ise cumhuriyet savcısının mütalaasına itiraz etti.
Mahkeme heyeti, kısa aradan sonra davayla ilgili kararını açıkladı. Heyet, 7 sanığın da cezalandırılması için yeterli delil olmadığını belirterek, beraatlerine karar verdi. Mahkeme heyeti, istinaf yolunun da açık olduğunu bildirdi. Leyla Aydemir’in ölümüyle ilgili faillerin bulunması için Cumhuriyet Savcılığı’na ihbarda bulunulduğu da belirtildi.
GÜNCELLEME 03.07.2023 SAAT: 14.05
Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığı, Leyla davasında 7 beraat kararının bozulmasını istedi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin yargılanan 7 kişi hakkında verilen beraat kararlarının bozulmasını talep etti.
Anne Şükran Aydemir’in avukatı Erdoğan Tunç, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın davayla ilgili itirazlarını makul ve yerinde gördüğünü söyledi.
Ağrı kent merkezinde yaşayan Şükran ve Nihat Aydemir çiftinin 7 çocuğundan 6’ncısı Leyla, Ramazan Bayramı için gittikleri dedesinin yaşadığı Bezirhane köyünde, 15 Haziran 2018’de kayboldu. Bulunması için tüm Türkiye’nin seferber olduğu Leyla’nın 18 gün sonra, köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkinde cansız bedenine ulaşıldı.
Leyla’nın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, 2’si öz amcası olmak üzere 7 sanık hakkında dava açıldı. Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 2 Ekim 2021’de görülen karar duruşmasında amca Yusuf Aydemir, ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘çocuğa karşı cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Amca Musa Aydemir ile baba Nihat Aydemir’in kuzeni Mehmet Ali Aydemir, köylüleri Besim Dursun, eşi Hatun Dursun ile Yıldırım Artam ve eşi Ayşe Artam ise beraat etti.
Hakkındaki suçlamaları reddeden Yusuf Aydemir ile ilgili karar, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nce bozuldu. Tüm sanıklar hakkında verilen hükümler bozulurken, sanık Yusuf Aydemir’in de tahliyesine karar verildi. Bozma gerekçesi, gerçek fail veya faillerin tespitinde gereğinin yapılması için Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın mahkumiyetinin kararlaştırılması olması gösterildi.
AMCANIN TAHLİYESİNE İTİRAZ
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı, Leyla Aydemir’in amcasının tahliyesiyle ilgili karara itiraz etti. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’ne gönderilen başsavcılığın itiraz dilekçesinde, sanık Yusuf Aydemir’in tahliyesine yönelik verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu bildirildi.
TÜM SANIKLAR BERAAT ETTİ
Leyla Aydemir davası, Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü. Mahkeme heyeti, 2’nci duruşmanın ardından davayla ilgili kararını açıkladı. Heyet, 7 sanığın da cezalandırılması için yeterli delil olmadığını belirterek, beraatlerine karar verdi. Mahkeme heyeti, istinaf yolunun da açık olduğunu bildirdi. Leyla Aydemir’in ölümüyle ilgili faillerin bulunması için Cumhuriyet Savcılığı’na ihbarda bulunulduğu da belirtildi.
AVUKAT BERAATLARA İTİRAZ ETTİ
Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 7 sanıkla ilgili verdiği beraat sonrası gerekçeli kararın açıklanmasından sonra Aydemir ailesinin avukatı Erdoğan Tunç, itirazda bulundu. Tunç, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere davanın görüldüğü Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdiği itiraz dilekçesinde, sanıkların yargılandığı davada, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nin bozma ilamının ardından yerel mahkemede yeniden yargılanan 7 sanığın ayrı ayrı beraatlerine karar verildiğini hatırlattı.
Tunç, dilekçesinde istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, tüm sanıklar bakımından beraat hükümlerinin bozulması, dosyanın yeniden incelenmesi ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etti. Tunç’un itiraz dilekçesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’ne gelen dosya 14 Şubat 2022 günü istinaf iritazlarının reddine, tüm sanıkların beraatinin onanmasına karar verdi.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI HÜKMÜN BOZULMASINI TALEP ETTİ
İstinaf mahkemesinin beraat kararlarını onamasından sonra anne Şükran Aydemer’in avukatı temiz için Yargıtay’a başvurdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 7 sanık hakkında verilen beraat kararını hukuka aykırı bularak hükmün bozulmasını talep etti. Leyla Aydemir davasının dosyasını inceleyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı tebliğnameyi Yargıtay 1’inci Ceza Dairesine sundu.
Başsavcılıkça hazırlanan tebliğnamede, bir sosyal paylaşım sitesinde, Leyla Aydemir’in cesedinin bulunduğu tarih olan 2 Temmuz 2018’den üç gün önce T.K. adlı kullanıcı hesaptan “Leyla kızımız dedesinin köyünde dere kenarında ölü olarak bulunmuştur.” içeriğini taşıyan paylaşımın yapıldığı belirtildi.
Cesedin bulunduğu yer ve olası ölüm tarihine ilişkin bilirkişi raporuyla örtüşen yönlerinin bulunması karşısında bu hususun adli soruşturma yapılarak, paylaşımın yapıldığı IP numarası ve diğer hesap bilgileri araştırılıp, paylaşımı yapan kişinin kim olduğunun tespitiyle soruşturma sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmediğinin belirtildiği tebliğnamede, anne Şükran Aydemir’in avukatı Erdoğan Tunç tarafından Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamı sonrası 28 Mayıs 2021’de yapılan 1 nolu celsede CD ibraz edildiği belirtildi.
Tebliğnamede, yerel mahkemece “Ağrı İl Emniyet Müdürlüğünün 8 Haziran 2021 tarihli ses kaydı çözümleme tutanağında X erkek şahıs ve Y erkek şahıs şeklinde belirtilen konuşan kişilerin kimlik bilgilerinin belli olmadığı, belirlenmesinin mümkün olmadığı, konuşma içeriğinin esasa etkili olmadığı, ‘hukuka aykırı delil’ olarak değerlendirilen belirsiz konuşmaların yer aldığı CD içerikleri ile ilgili araştırma yapılmasına yer olmadığı”na karar verildiğinin anlaşıldığı da kaydedildi.
Eksik inceleme ile tüm sanıkların beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve anne Şükran Aydemir’in vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle, temyiz edilen hükmün CMK’nın 302. maddesi uyarınca bozulması talebiyle dosyanın tebliğ edildiği bildirildi.
İTİRAZLARIMIZ MAKUL VE YERİNDE BULUNDU
Avukat Erdoğan Tunç, DHA muhabirine yaptığı açıklamada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının konuyla ilgili itirazlarını makul ve yerinde bulduğunu söyledi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tebliğnamesinin kendilerine iletildiğini ifade eden Tunç, “Temyiz itirazlarımız Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca makul ve yerinde görüldü. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tebliğnamesi Yargıtay 1’inci Ceza Dairesine iletildi. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi konuyla ilgili kararını verecek” dedi.
GÜNCELLEME 26.07.2026 SAAT: 10.00
Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin yeniden görülen davada, tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir ‘kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Tutuksuz yargılanan 6 sanığın beraatlerine hükmedilirken, anne ve baba duruşmaya katılmadı.
Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, tutuksuz sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D, M.A.A. ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir ise duruşmaya, bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Duruşmaya, tutuksuz sanık M.A. ile Leyla’nın annesi Şükran Aydemir ve babası Nihat Aydemir katılmadı.
Cumhuriyet savcısı, geçen celse sunduğu esas hakkındaki mütalaasını yenileyerek tutuksuz sanıklar M.A.A. ve B.D. ile tutuklu Yusuf Aydemir hakkında mahkumiyet talep etti. “SUÇUM YOK”Sanık Yusuf Aydemir, esas hakkındaki mütalaaya karşı yaptığı savunmada, “Allah’a yemin ederim suçum günahım yok. Bize iftira atıldı. Çocuğum ve onun çocuğu (Nihat) fark etmez. Adalete sığınıyorum.” ifadelerini kullandı. Son sözleri sorulan sanıklar suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini talep etti.
AMCAYA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VERİLDİ
Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, amca Yusuf Aydemir’i “Kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı.
Yusuf AydemirYusuf Aydemir
TUTUKSUZ SANIKLAR HAKKINDA BERAAT KARARI
Yusuf Aydemir hakkında ayrıca “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” suçundan da 6 yıl hapis cezası veren heyet, sanığın hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına karar verdi.Mahkeme, tutuksuz yargılanan diğer sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D, M.A.A. ve M.A’nın ise üzerlerine atılı suçların sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verdi.Duruşma sonrası, Yusuf Aydemir’in ailesinin karara tepki göstermesi üzerine polis ekipleri müdahale ederek grubu dağıttı.DAVANIN GEÇMİŞİAğrı’da 15 Haziran 2018’de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesini ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in bulunması için çalışma başlatılmış ve cansız bedeni kaybolduktan 18 gün sonra yerleşim yerine 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuş, vücudunda darp ya da yara izine rastlanmayan çocuğun cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti.Olayın ardından minik Leyla’nın ölümüne ilişkin 7 sanık hakkında Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Davanın 2 Ekim 2020’de bu mahkemede görülen karar duruşmasında tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve “cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar Y.A, B.D, H.D, M.A, M.A.A. ve A.A. ise delil yetersizliğinden beraat etmişti.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ, YEREL MAHKEMENİN KARARINI BOZMUŞTU
Dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanığa ceza verilebilmesi için her türlü şüpheden uzak delil olması gerektiğine ve çeşitli usul eksikliklerine işaret ederek, yerel mahkemenin kararını tüm sanıklar yönünden bozmuştu. Yerel mahkemenin kararını hem esas hem usul yönünden bozan mahkeme, Yusuf Aydemir’in de tahliyesine karar vermişti.Bu karara Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığının 4 Ocak 2021’de yaptığı itiraz da Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince reddedilmişti. Dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu, 1. Ceza Dairesinin bozma kararını hukuka uygun bulmuştu.Bozma kararı üzerine 8 Ekim 2021’de Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden yargılanan tüm sanıkların delil yetersizliğinden beraatine karar verilmişti.İtiraz üzerine incelenen dosya Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince hukuka uygun bulunmuştu.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yeniden yargılanan 7 sanık hakkında verilen beraat kararını hukuka aykırı bularak hükmün bozulmasını talep etmiş, Yargıtay 1. Ceza Dairesi de sanıklar hakkında verilen kararı bozmuştu.Öte yandan Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin yürütülen yeni soruşturmada çocuğun amcası, yengesi, babaannesi ve halası, “suç delillerini yok etmek, gizlemek ve değiştirmek” suçundan gözaltına alınmıştı.
GÜNCELLEME 22.07.2026 SAAT: 11.14
Leyla Aydemir’in cinayet davasında, amca Yusuf Aydemir’e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkemenin kararında, amcanın küçük kızı bir süre kuyu veya ambar gibi serin bir yerde saklayıp, ardından öldürerek arama faaliyetlerinin azaldığı dönemde cansız bedenini dere yatağına bıraktığı kaydedildi.
Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin biri tutuklu 7 sanığın yeniden yargılandığı davada, amca Yusuf Aydemir’e verilen “çocuğa karşı kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçesi açıklandı.Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, 15 Haziran 2018’de ailesiyle ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan Leyla’nın bulunması için çalışma başlatıldığı ve akarsu kenarındaki ağaçların arasında çocuğun cansız bedeninin bulunduğu hatırlatıldı.
Gerekçeli kararda, adli tıp raporlarında Leyla’nın ölüm sebebi tam olarak belirlenememiş olmasına karşın, açlık veya susuzluktan ölmediği, vücudunda uzun süre bakımsız kaldığına dair herhangi bir bulgunun mevcut olmadığı ifade edildi.
Leyla’nın 17 gün boyunca süren yoğun arama çalışmalarında bulunamamasına rağmen alınan bir ihbar neticesinde ekiplerin farklı bir bölgeye yönlendirilmesinden sonra köy etrafında yapılan denetimlerin azalmasının akabinde köye yakın bir dere yatağında bulunduğu anlatılan kararda, Leyla’nın kaybolmadığı, belli bir süre rızası dışında alıkonulduğu ve öldürüldükten sonra fail tarafından bilinçli olarak bulunma ihtimali yüksek bir konuma bırakıldığı kanaatine varıldığı kaydedildi.
Kararda, maktulün olay tarihinde 3 yaşında olduğu, kendi eylemi neticesinde ya da faille yaşanan veya ani gelişen bir olay nedeniyle öldürülmesinin mümkün olamayacağı, yaşı dolayısıyla herhangi bir kişi ile şahsi husumet yaşamasının mümkün olmadığı ve maktulün anne ve babası ile husumet yaşayan biri tarafından öldürülmüş olabileceği değerlendirildi.
Leyla’nın kaybolması ile cesedinin bulunması arasında geçen sürede akrabalarının evlerinde arama yapılmadığı belirtilen gerekçeli kararda, baba Nihat Aydemir’in olayla ilgili şikayetçi olmadığı, Leyla’nın yakın akrabalarından biri tarafından alıkonulduğu ve bu süreçte köydeki akrabalarından birinin evinde saklandığı kanaatine varıldı.Tanık beyanlarına da yer verilen kararda, suçun aile içinde işlendiğinin taraflarca bilindiği ve bu nedenle konunun bilinçli şekilde konuşulmadığı kanaati oluştuğu ifade edildi.
Gerekçeli kararda, deliller, katılan ve mağdur beyanları, adli raporlar, tanık beyanları, sanıkların savunmaları ile iddianamede sanıkların cezalandırılmasına gerekçe gösterilen hususlara yer verilirken, Yusuf Aydemir’in kullandığı sim kart hattına bağlı internetin 15 Haziran 2018 ile 2 Temmuz 2018 tarihleri arasında kapalı olmasına rağmen Leyla’nın bulunmasının ardından yeniden aktif hale getirildiğinin tespit edildiği belirtildi.Yusuf Aydemir’in, “maktulün kaybolmasından önce akıllı telefon kullandığı, kaybolduğu tarihten sonra ise tuşlu telefon kullanmaya başladığı, olay nedeniyle merkeze gelemediği için internet yükletemediği ve telefonunu tamir için verdiği” yönündeki savunmasına yer verilen gerekçeli kararda, yayın organlarına Ağrı merkezde açıklama yaptığı sırada elinde akıllı telefon olduğunun görüldüğü, olayın ardından ise suçtan kurtulmak amacıyla telefonunu değiştirerek tuşlu telefona geçtiği ve internetini kapattığı aktarıldı.
Gerekçeli kararda, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 30 Temmuz 2018 tarihli raporuna göre, maktulün soğuk bir ortamda bekletilmesi nedeniyle ölüm zamanının kesin olarak belirlenemediği, ölümün ise bulunduğu tarih olan 2 Temmuz 2018’den önceki 3 gün ile kaybolduğu tarih olan 15 Haziran 2018 arasında gerçekleşmiş olabileceği değerlendirmesine yer verildi
Maktulün otopsisine ilişkin bulgulara yer verilen gerekçeli kararda, cilt bütünlüğünün korunduğu, kafa, göğüs ve batın boşluğunda herhangi bir yaralanma, kafa içi kanama, beyin doku kaybı, beyin kanaması, iç organ veya büyük damar yaralanmasının tespit edilmediği, iskelet sisteminin sağlam bulunduğu ve ölüm nedeninin belirlenemediği belirtildi.Gerekçeli kararda sanık Yusuf Aydemir yönünden yapılan değerlendirmede, sanığın yeri tespit edilemeyen bir yere o an için Leyla’yı sakladıktan sonra eve döndüğü ifade edildi.
Yusuf Aydemir’in Leyla’nın kayıp olduğunun fark edilmesinden sonra çocuğu bir süre evinin içinde alıkoyduğu anlatılan kararda, şunlar kaydedildi:”Sanık Yusuf Aydemir’in arama çalışmalarının başlamasından sonra evlerine çok sayıda kişinin gelmesi nedeniyle maktulün sesinin duyulamayacağı şekilde tertibat alarak maktulü köydeki tüm evlerde bulunan su kuyusu ya da ambar gibi serin bir yerde saklamaya başladığı, zaman zaman arama çalışmalarına katılmayarak, yakalanmamak adına maktulün yanına girerken telefonunu kapatarak maktul ile ilgilendiği, köyde yapılan arama çalışmalarının yoğun şekilde devam etmesinin sanığın hayatını sekteye uğrattığı, köydeki sıkı denetimler nedeniyle köy halkının aranmadan köy içine giremediği ve köyden dışarı çıkamadıkları kanaatine varılmıştır.”
Kararda, “Sanık Yusuf’un maktulün ölümüne kadar gerçekleşen süreçte saklanmış olduğu yerde baktığı ve süt ile beslediği, sanık tarafından adli tıp tarafından tespiti yapılamayan bir şekilde maktulün 26-27 Haziran 2018 tarihlerinden önce öldürüldüğü, ardından arama ve denetim faaliyetlerinin azalması için bir süre daha maktulü serin bir yerde beklettiği kanaatine varılmıştır.” ifadeleri kullanıldı.Gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir’in maktulü bulunduğu köye yakın bir dereye traktörü ile bıraktığı bilgisi de yer aldı.

GIPHY App Key not set. Please check settings