in ,

Lastik-İş Genel Başkanı ABDULLAH KARACAN, Sakarya’da silahlı saldırıda öldü.

DİSK’e bağlı Lastik-İş Sendikası Genel Başkan ABDULLAH KARACAN, Sakarya Arifiye’de lastik fabrikasında işçilerle görüşürken, tartıştığı işçi tarafından silahlı saldırıda öldü.

Lastik-İş Genel Başkanı Abdullah Karacan, Sakarya’da silahlı saldırıda öldü. Olay saat 12.00 sıralarında, Arifiye ilçesinde bulunan lastik fabrikasının bahçesindeki sendika temsilciliğinde meydana geldi.

Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Abdullah Karacan, fabrikanın bahçesindeki sendika temsilciliğine geldi. Abdullah Karacan burada fabrikada çalışan işçilerin sorunlarını dinlemeye başladı. Bu sırada işçilerden Sedat U. (33), görüşmeye çağırıldı.

Fabrikadaki çalıştığı kısımdaki yeri değiştirilmek istenen Sedat U., Abdullah Karacan ile görüştüğü sırada öfkelendi. Sedat U. ile Lastik-İş Sendikası’nın Genel Başkanı Abdullah Karacan tartışmaya başladı. Sedat U., Karacan’ın belinde bulunan tabancayı çekip aldıktan sonra art arda ateşledi.

Büyük panik yaşanırken, kurşunların isabet ettiği Abdullah Karacan ile yanındaki iş yeri temsilcisi Osman Bayraktar ve Lastik İş Sendikası Sakarya Şube Başkanı Mustafa Sipahi, kanlar içinde yere yığıldı. Bu sırada Sedat U., olay yerinden koşarak kaçtı.

ABDULLAH KARACAN YAŞAMINI YİTİRDİ

İhbar üzerine gelen 112 Acil ekipleri, Abdullah Karacan ve Osman Bayraktar ağır, Mustafa Sipahi ise hafif yaralandığını tespit etti. 112 Acil ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

Abdullah Karacan, burada yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak, yaşamını yitirdi. Olayda yaralanan Osman Bayraktar ve Mustafa Sipahi’nin tedavisi ise sürüyor.

GÜNCELLEME 13.11.2018 SAAT: 18.45

Sakarya Emniyet Müdürlüğü’nden, DİSK’e bağlı Lastik-İş’in Genel Başkanı Abdullah Karacan’ın, Arifiye ilçesindeki lastik fabrikasında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Karacan’ın saat 12.00 civarında, ilçedeki fabrikanın bahçesinde bulunan sendika temsilciliği binasında başından vurulduğu, kaldırıldığı Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdiği anımsatıldı.

Olayda, sendikanın mali sekreteri Mustafa Sipahi ile sendika temsilcisi Osman Bayraktar’ın hayati tehlike arz etmeyecek şekilde yaralandığı ve aynı hastanede tedavi altına alındığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Yapılan olay yeri incelemesi ve tahkikatlar neticesinde, şahsın (şüpheli) fabrikada işçi olarak çalışan S.U olduğu, iş yerindeki görev yeri değişikliği nedeniyle sendika yetkilileri ile tartışma yaşadığı, çıkan kargaşa sırasında Genel Başkan Abdullah Karacan’a ait taşıma ruhsatlı silahı alarak olayı gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Şüpheli S.U olayda kullandığı silahla bindiği ticari taksiyle kaçmaya çalışırken polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanmıştır. Olayla ilgili çok yönlü tahkikat devam etmektedir.”

GÜNCELLEME 14.11.2018 SAAT: 12.45

Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan bir lastik fabrikasına ziyarete gelen Lastik-İş Genel Başkanı Abdullah Karacan, fabrika içerisinde silahla vurulduktan sonra ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Karacan’ın cenazesi Sakarya’da kaldırıldığı morgta yapılan otopsi incelemesinin ardından Kocaeli’deki evinin önüne getirildi. Evinin önünde yakınlarından helalik alınan Karacan’ın cenazesi daha sonra düzenlenen tören için Lastik-İş Sosyal Tesisleri önüne getirildi. Karacan için binlerce işçi Lastik-İş Sosyal Tesisleri önünde toplandı.

Düzenlenen törene binlerce vatandaşın yanı sıra, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Av. Abdullah Eryarsoy, AK Parti Kocaeli eski Milletvekili Zeki Aygün, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Genel Sekreteri Cafer Konca, yönetim kurulu üyeleri, Lastik-İş Genel Sekreteri Alaattin Sarı, Industriall Genel Sekreteri Kemal Özkan Sendika başkanları, Abdullah Karacan’ın ağabeyi Atilla Karacan, eşi Tülay Karacan ve ailesi ile lastik işçileri katıldı.

Yapılan törende duygularını dile getiren Indistrial Genel Sekreteri Kemal Özkan, “Hayat insanlara gerçekten zaman zaman çok zor anlar yaşatır. Sanıyorum şu an benim hayatımın en zor anı. Bu konuşmanın arkasında 30 yıl var. 30 yıl içerisinde o kadar çok şey var ki. Abdullah başkanımız öncelikle çok iyi bir insandı. Mertti, iyilik severdi, içinde pamuk gibi bir insan vardı. Kapısında eli boş dönen ya da istediğini alamayan hiç kimse olmadı. Bir sendika lideriydi. Bir insanda içerlik kumaşının olduğunu gösteren bütün işaretler, bütün karakterler vardı” dedi.

Daha sonra konuşan DİSK Genel başkanı Arzu Çerkezoğlu ise, “Abdullah karacan verdiği bu mücadele ile hep bizim yanı başımızda olacak ve biz onu yaşatacağız. Lastik işçileri o kadar emeği olan, Lastik-İş sendikamız, DİSK’in 22 sendikası ve DİSK, Abdullah Karacan’ı mücadelesi ile yaşatmaya devam edecek. Sendikalar, işçi örgütleri, birçok kurumun temsilcileri, uluslar arası alanda üyesi olduğumuz tüm süt kuruluşlar, Indistrial temsilcimiz, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu, bağlı sendikalar, dünyanın 4 bir yanından taziye mesajları yağıyor” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların adından Abdullah karacan için helallik istendi. Daha sonra Karacan’ın cenazesi edilen dualar sonrasında öğlen namazını müteakiben kılınacak cenaze namazı için İzmit’te bulunan Fevziye Camii’ne götürüldü.

KATİLİ TUTUKLANDI

Öte yandan Lastik İş Sendikası Genel Başkanı Abdullah Karacan’ı, onun belinden kaptığı tabancayla vurup öldüren ve yanındaki 2 kişiyi de yaralayan Sedat U. sevkedildiği adliyede tutuklandı.

GÜNCELLEME 24.04.2019 SAAT: 16.45

DİSK’e bağlı Lastik-İş’in Genel Başkanı Abdullah Karacan’ın öldürülmesi ve 2 kişinin yaralanmasına ilişkin 1’i tutuklu 8 sanık hakim karşısına çıktı.

Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Sedat Uzunlar, tutuksuz sanıklarla avukatları ve yakınları katıldı. Ayrıca Lastik-İş Genel Başkanı Alaaddin Sarı ile Karacan’ın kızları Ebru Karacan ve Esra Aktaş da bir süre duruşmayı izledi.

Kimlik tespiti ve Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin özetinin okunmasının ardından sanıklara söz verildi.

Tutuksuz sanık E.A, savunmasında, 19 yıldır lastik fabrikasında işçi olarak çalıştığını söyledi.

Tutuklu sanık Uzunlar’ı aynı fabrikada çalıştığı için tanıdığını belirten E.A, olay tarihinden 1 hafta önce iş verenin, pişirme bölümünün otomasyona geçeceği için burada çalışan 11 işçinin başka birime kaydırılacağını sendikayla paylaştığını, sanık Uzunlar’ın da yeri değişecek işçiler arasında olduğunu kaydetti.

Sanık E.A, Karacan’ın bir cenazeye katılmak için fabrikaya geldiğini aktararak, “Fabrikada buluşup cenazeye gidilecekti. Genel Başkan fabrikadaki durumları sordu, Sedat’ın konusunu anlattık. Genel Başkan Sedat’la görüşmek istedi ve çantasından iş yeri değişiklik belgesini ararken telefonunu, anahtarını ve silahını çıkardı. Silahı masanın alt gözüne koydu. Sanık temsilcilik binasına geldi. Agresif bir şekilde maktule doğru ‘hadi anlatın’ diyerek genel başkanın karşısına oturdu. Maktul, ‘oğlum, derdin ne’ diye sordu. Sanık Sedat elinde telefonla oynayarak ‘benim derdim ekmek davası, ben yerimin değişmesini istemiyorum’ dedi. Sanık sonra maktule doğru hamle yaptı, araya girdik. Bazı arkadaşlar genel başkanı sakinleştirmeye çalışıyordu, ben de Sedat’ı uzaklaştırmak için kapıya doğru itekledim, dışarı çıktık.” ifadelerini kullandı.

Sonra tekrar içeriye girdiklerini aktaran sanık E.A, “Sedat suyu içtikten sonra bir anda ok gibi masaya doğru fırladı ve silahı aldığını gördüm. Silahı alır almaz genel başkana 1 el ateş etti. Maktule isabet edip etmediğini görmedim. Sedat’ın ateş etmesini engellemeye çalıştım. Sedat benim üzerimden ateş etmeye devam ediyordu. Sedat’ın silahı Osman’a doğrultup ateş ettiğini ve Osman’ın vurulduğunu gördüm. Bu sırada genel başkan arkamdan Sedat’ın elinden silahı almaya çalışıyordu. Sedat benden kurtulup dışarı çıkıp kaçmaya başladı. Ben de dışarı çıktım. Geri döndüğümde genel başkanın vurulduğunu gördüm. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum.” dedi.

“Maktulün tabancasını aldığını ve Sedat’a doğrulttuğunu görmedim”

Tutuksuz sanık M.S. de savunmasında sendikanın Sakarya Şube Başkanı olduğunu söyledi.

Karacan’ın bir cenazeye katılmak için fabrikaya geldiğini aktaran M.S, “Fabrikada buluşup cenazeye gidilecekti. Fabrikadaki durumları sordu, Sedat’ın konusunu söyledik. Sedat’la görüşmek istedi ve Sedat’ı çağırdık. Sedat geldi ve ‘evet sizi dinliyorum.’ dedi. Maktul de nazikçe oturmasını söyledi, neden böyle yaptığını sordu. Maktul konuşurken Sedat’ın telefonla oynadığını görünce ‘sen kayıt-mayıt yaparsın, o telefonla oynama cebine koy, karşında genel başkan var.’ dedi. Bunun üzerine Sedat bir anda ayağa kalkarak maktule karşı hamle yaptı. Sanık E.A, Sedat’ı sakinleştirmeye çalışıyordu ve dışarı çıktılar. Bir süre sonra tekrar içeri girdiler, oturdular.” dedi.

Sanık M.S, Karacan’ın sanık Uzunlar’a sakin olmasını söylediğini aktararak, “Sedat suyu içtikten sonra bir anda maktulün yanındaki silahı aldı, maktule karşı ateş etti. Osman ise Sedat’a doğru hamle yaparak silahı almak istedi. Bu sırada Ersoy da Sedat’ı tutarak silahı almaya çalışıyordu. Sedat Osman’a iki el ateş etti. Osman’ın yaralandığını ve düştüğünü gördüm. Sedat’a sakin ol dedim, bana da ateş etti, hafif yanma hissettim ancak sıcağı sıcağına anlayamadım ve kendimi dışarı attım. İçeri girdiğimde maktulün yaralandığını gördüm. Arbede esnasında arkadaşlarımız tarafından Sedat’a karşı bir darp olayı olmamıştır. Maktulün tabancasını aldığını ve Sedat’a doğrulttuğunu görmedim. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“Kimseyi öldürmek ve yaralamak için ateş etmedim”

Tutuklu sanık Sedat Uzunlar da savunmasında böyle bir olayın içerisinde olduğu için üzüntü duyduğunu söyledi.

Karacan ile daha önceden husumetinin bulunmadığını aktaran sanık Uzunlar, “2014 yılında fabrikada işe başladım. Kapanan yerin başka bir yer olmasına rağmen yerimin değiştirileceğini duydum ve sebebini öğrenmeye çalıştım. Sanık ifadelerinden sonra anladım ki genel başkanımızı doldurmuşlar. Olaydan 1 hafta önce gece saatlerinde sendika binasına gittiğim doğrudur ama kimseye karşı bir tehditte bulunmadım. Yer değişikliğinin sebebini öğrenmeye gittim ve normal konuştum. Sendika iş alımlarında, yer değişikliklerinde söz sahibidir.” dedi.

Sanık Uzunlar, olay günü Karacan’ın çağırması üzerine sendika binasına gittiğini belirterek, “Normal şekilde içeri girdim, selam verdim. Selam verir vermez Karacan silahı elinde olduğu halde ‘gel lan buraya’ dedi. Bunun üzerine ben geri çıktım ve işim olduğunu söyledim. Sanık O.B. ‘nereye gidiyorsun, biz de buradayız’ deyince güvendim ve içeri girdim. İçeri girince maktul telefonumun alınmasını, beni tutmalarını istedi. Bana yönelmeler oldu ve telefonum zorla alındı.” dedi.

Karacan’ın “Bu işi neden karıştırıyorsun?” şeklinde söyleyince kendisinin de “ekmek meselesi” dediğini aktaran sanık Uzunlar, “Maktul, ‘senin ekmeğini ben veriyorum’ dedi ve yanıma yaklaşarak kafa attı. Diğerleri de üzerime çullandılar. Kendimi dışarı attım. Ancak beni sürükleyerek içeri soktular. Maktul ayakta olduğu halde silahıyla oynayarak ‘elimi öp, biat et’ demesi üzerine kimsenin elini öpmem dedim ve elindeki silaha doğru yöneldim. Maktulun silahlı elini tutunca sanıklar E.A. ve O.B. müdahale ettiler. O sırada silah sesleri geldi. Bu sırada silah benim elimde değildi, tetiği ben çekmedim. Maktulun eli boşalınca bana zarar vermesinler diye silahı aldım ve kaçmaya başladım.” dedi.

Sanık Uzunlar, kimseyi öldürmek ve yaralamak için hareket etmediğini, kimseye ateş etmediğini öne sürerek diğer sanıklardan şikayetçi olduğunu kaydetti.

Söz alan diğer sanıklar da sanık Uzunlar’dan şikayetçi olduklarını belirterek beraatlarını istedi.

Söz alan Lastik-İş ile Karacan’ın eşi ve çocuklarının avukatları, şikayetçi olduklarını belirterek davaya katılma talebinde bulundu.

Görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, Lastik-İş’in avukatlarının katılma talebinin reddine, diğer katılma talebinin kabulüne ve tutuklu sanığın bu halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Söz alan sanık avukatları da müvekkillerinin savunmalarına katıldıklarını, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ifade ederek, sanıkların tahliyesini ve beraatını istedi.

Tutuklu sanık Uzunlar’ın bu halinin devamına, tutuksuz 7 sanık hakkında yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına, Lastik-İş’in avukatlarının katılma talebinin reddine, diğer katılma talebinin kabulüne karar veren mahkeme heyeti, dosyadaki eksik belgelerin tamamlanması için duruşmayı 19 Haziran’a erteledi.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

MAŞALLAH KIRMIZIYILDIZ (36) Tekirdağ TIR ile sevkiyat rampası arasına sıkışarak öldü

Yazar KÜRŞAT BUMİN (71) İstanbul’da kanser tedavisinde yaşamını yitirdi.