in ,

İş adamı ALİ ÖZDEMİR (46) Muğla Bodrum’da kaybolmasından 9 gün sonra ormanlık alanda ölü bulundu.

Bodrum’un Bitez Mahallesi’ndeki ünlü Gumsal Beach Club’ın işletmeciliğini yapan, aynı zamanda pastaneler zinciri bulunan işadamı Ali Özdemir, geçen 6 Ocak’ta ortadan kayboldu. Evli ve 1 çocuk babası Özdemir’den haber alamayan yakınları, durumu savcılık ve polise bildirip, kayıp başvurusunda bulundu.

Arama-kurtarma çalışması başlatan polis, Özdemir’in otomobilini Çırkan Mahallesi’nde, park edilmiş halde bulup, parmak izi incelemesi yaptı. Polis, bu gelişme üzerine arama-kurtarma çalışmalarını bu bölgede yoğunlaşmıştı.

Bodrum Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çalışma ve araştırmalar sonucu 46 yaşındaki Özdemir’in cesedinin Göktepe mevkisindeki makilikte olduğu bilgisine ulaştı. Makilik ve çalılık alanda üzeri naylonla örtülü halde bulunan ceset, otopsi için Bodrum Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

GÜNCELLEME 15.01.2018 SAAT: 17.40

Bodrum’da geçen 6 Ocak’ta aniden ortadan kaybolan ve Pedasa Dağı yakınlarındaki ormanlık alanda cesedi bulunan Gumsal Beach Club’ın işletmecisi Ali Özdemir’in (46), eski ortağı olan kafeterya işletmecisi Mustafa Ö. tarafından öldürüldüğü ortaya belirlendi. Cinayetle ilgili Mustafa Ö.’nün de aralarında bulunduğu 3 kişi gözaltına alındı.

TARIM İLACI İÇİP İNTİHARA KALKIŞTI

Bitez Mahallesi’ndeki Gumsal Beach Club’ın işletmeciliğini yapan, ayrıca unlu mamuller ve pastane zincirinin sahibi olan iki çocuk babası Ali Özdemir, geçen 6 Ocak’ta ortadan kayboldu. Yakınlarının kayıp ihbarı üzerine çalışma başlatıldı. Özdemir’in ortadan kaybolmasının ardından 12 Ocak’ta eski ortağı kafeterya işletmecisi Mustafa Ö. tarım ilacı içerek intihar girişiminde bulundu.

CENAZE, DAĞ ETEĞİNDE BULUNDU

Bu gelişmenin ardından polis tarafından soruşturma genişletildi. Tedavisinin ardından Mustafa Ö.’nün ifadesine başvuruldu. Mustafa Ö.’nün eski ortağını öldürdüğü belirlenirken, cesedi attığı yer de belirlendi. Özdemir’in cansız bedeni, Çırkan Mahallesi Pedasa Dağı eteklerinde bulundu.

BAŞINDAN, SIRTINDAN VE GÖĞSÜNDEN VURULMUŞ

Yapılan ilk incelemede, Özdemir’in başından, sırtından ve göğsünden ateşli silahla vurulduğu, üzerinin ise çam dallarıyla örtüldüğü belirlendi. Özdemir’in cesedi, Bodrum Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, otopsi yapılmak için Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderileceği bildirildi.

EŞİYLE İLİŞKİSİ OLDUĞUNDAN ŞÜPHELENMİŞ

Olayla ilgili olarak Mustafa Ö. ile onun kayınperinin de aralarında bulunduğu 3 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Mustafa Ö.’nün 5 Ocak’ta eşi T.Ö.’nün doğum günü kutlaması sırasında evinde yatılı olarak ağırladığı Özdemir ile sabah ormanlık alana yürüyüşe gittiği, eşiyle ilişkisi olduğundan şüphelendiği için de öldürdüğü öğrenildi. Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü sürdürülğü belirtildi.[/vc_column_text]

GÜNCELLEME 16.01.2018 SAAT: 14.10

Ali Özdemir için bugün cenaze töreni düzenlendi. Çok sayıda kişinin katıldığı törende Özdemir’in yakınları büyük üzüntü yaşarken, annesinin ağıtları yürek dağladı. Bugün öğle namazının ardından Bitez Gülsevim Rüştü Kaynak Camii’nde yoğun yağış altında düzenlenen cenaze törenine Ali Özdemir’in ailesi ve yakınları başta olmak üzere yüzlerce arkadaşı ve seveni katıldı.

Törende anne babası ve yakınları gözyaşlarına boğuldu. Annesinin feryatları ise yürekleri dağladı. Ayakta durmakta güçlük çeken anneyi, yakınları sakinleştirmeye çalıştı. Kılınan cenaze namazının ardından Özdemir’in naaşı yarın defnedilmek üzere İzmir’in Kemalpaşa ilçesine gönderildi.

Özemir, en yakın arkadaşı Mustafa Ö. tarafından başından tek kurşunla vurularak öldürülüp ormanlık alana atılmıştı. Mustafa Ö. cinayeti itiraf etmiş, eşi ile ilişkisi olduğu için Ali Özdemir’i öldürdüğünü, daha sonra da kayınbabası Avni S. ile birlikte Göktepe mevkiinde ormanlık alana attığını söylemişti.

Olayın ardından Mustafa Ö., kayınbabası Avni S., eşi Tuğba Ö. ve baldızı Kübra S. gözaltına alınmıştı.

GÜNCELLEME 02.01.2019 SAAT: 16.55

Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçtiğimiz yıl 6 Ocak tarihinde yaşanan ve Bodrum’u sarsan iş adamı Ali Özdemir cinayetinin davası bugün başladı. Çelişkili ifadelerin verildiği davada zanlı M.Ö. cinayeti planlayarak işlemediğini ve silahın boğuşma esnasında ateş aldığını ifade etti. M.Ö. cinayetin ardından bulunamayan silahı kayınpederinin aldığını iddia etti. Kayınpeder S.A. ise eski damadını yalanlayarak silahı hiç görmediğini söyledi.

Türkiye’yi sarsan yasak aşk cinayeti 6 Ocak 2018’de yaşanmıştı. İşadamı M.Ö. eşi T.Ö. ile ilişkisi olduğundan şüphelendiği ortağı Ali Özdemir’i öldürmüş, cesedini de kayınpederi ile birlikte ormanlık alana atmıştı. M.Ö. olaydan yaklaşık bir hafta sonra savcılığa giderek teslim olmuş ve olayı itiraf etmişti. İtirafın ardından M.Ö.’yle birlikte eşi T.Ö., kayınpederi A.S., kayınvalidesi F.S., baldızı K.S., gözaltına alınmış, mahkemeye çıkarılan zanlılardan cinayeti işlediğini itiraf eden M.Ö. ile cesedin ormanlık alana atılmasına yardım ettiği iddia edilen kayınbabası A.S. tutuklanmıştı.

DAVA 1 YIL SONRA BAŞLADI

Muğla’da cezaevinde bulunan M.Ö. ile kayınpederi A.S.’nin sabah saatlerinde Bodrum Adliyesi’ne getirilmesiyle dava Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Davaya sanıklar M.Ö., A.S., K.S., F.S., İ.A. ile avukatları, Ali Özdemir’in yakınları ve avukatları ile basın mensupları katıldı. Davanın 3 gün boyunca görüleceği öğrenildi.

Şüphelilerin kimlik bilgilerinin sorulmasıyla başlayan dava daha sonra cinayet şüphelisi M.Ö.’ye savcılık ve emniyetteki ifadelerinin sorulmasıyla devam etti. İfadeleri kabul eden M.Ö. o gün yaşananları mahkeme huzurunda tekrar anlattı. Eşi T.Ö. ve Ali Özdemir’in ilişkilerini eşinin telefonundan attığı resimlerle öğrendiğini ifade eden M.Ö. şunları söyledi:

“Doğum günümü kutladığımız gecenin sabahı kızımı servise bindirmek için erkenden kalktım. Genelde kızımı eşim servise bindirir ve onun telefonunu ararlar. Bende o yüzden eşimin telefonunu aldım. Kızımı servise bindirip geldikten sonra eşimin Watsapp yazışmalarına baktım. Profilinde Ali’nin resmi olan “uyuz” olarak kayıt ettiği numaraya fotoğraf gönderdiğini gördüm. Bu fotoğraflar uygunsuz fotoğraflardı. Daha sonra fotoğrafların ekran resmini aldım ve kendime gönderdim. Ben 10 yıl önce eşimden boşanmak istemiştim ancak babası engel olmuştu. O gün saat 01.00’e kadar uyudum. Kalktığımda eşim telefonla konuşuyordu ve benden tost yaptırmamı istedi. Ben kapıdan çıkarken Ali geldi eve. Ali içeri girdi bende çıktım. Evin penceresinden baktığımda Ali ve eşimin üst kata çıktığını gördüm”.

“İHANETİ ANLATINCA KAYINPEDERİMLE BİRLİKTE AĞLADIK”

Eşinin fotoğraflarını yakaladığı gün kayınpederini arayarak yanına gittiğini belirten M.Ö. ifadesine şu sözlerle devam etti: “O gün bir arkadaşımı aradıktan sonra kayınpederimi arayıp yanına gittim. Ona telefondaki fotoğrafları gösterdim. Bana ‘Ne yapacaksın?’ dedi. Bende boşanacağımı söyledim. Elemanı gelince yanından ayrıldım.”

“SİLAH ELİMDE PATLADI”

Cinayet günü eşini baldızıyla birlikte kahvaltıya gönderdiğini belirten M.Ö. sözlerini şöyle sürdürdü: “O gün eşimle baldızım sabah erkenden kalkıp kahvaltıya gitti. Bende kanepede uyuyan Ali’nin yanına giderek onu kaldırdım. Konuşmak istediğimi söyledim. Ona seni abi olarak bilirdim dedim ve eşimle olan ilişkisini bildiğimi söyledim. Oda bana ‘Sen ne diyorsan?’ diyerek küfür etti. Birbirimize yumruk attık ve boğuştuk. Daha sonra yattığı koltuğun yan tarafına düştüm ve elime silah geçti. Bana ‘Beni mi vuracaksın?’ diyerek üzerime geldi. Bende silahla ittirerek omzuna vurdum. Elimi ve ayağımı tutmaya çalışırken Ali’nin ayağı kaydı düştü, bende onun üstüne düştüm. Silah sağ elimdeydi ve elim tetiğin üzerinde olduğu için patladı. Kafasına nasıl isabet etti bilmiyorum. Ben bir süre donup kaldım. Daha sonra kayınpederimi aradım”

“CESEDİ KAYINPEDERİMLE ORMANLIK ALANA ATTIK”

Cinayet işledikten sonra kayınpederini arayıp eve çağırdığını ifade eden M.Ö. “Kayınpederimi arayarak ‘Mutfakta yaptığın izalasyona bakar mısın?’ diyerek eve çağırdım. 20 dakika sonra eve geldi ve Ali’nin cesedini gördü. Bana “Ne yaptın sen’ dedi. Daha sonra cesedi birlikte araca taşıyıp ormanlık alana attık. Eve döndüğümüzde kayınpederim vileda yaptı. Bende Ali’nin aracını yakın mesafede bir yere bırakıp döndüm. Araçta bulunan pasaportu aldım başka bir şey almadım”

ZANLININ ÇELİŞKİLİ İFADELERİ DİKKAT ÇEKTİ

Eve gelip üzerini değiştirdikten sonra kiraladığı araçla evden ayrıldığını belirten M.Ö., “Maktule ait cep telefonu, tabanca, boş kovan ve pasaportu aldım. Kiraladığım araca binerek Bitez Limanı’na gittim. Burada pasaportu yakıp, cep telefonlarını denize attım. Telefonları atmadan önce Ali’nin eşime attığı ‘Aşkım karım ne zaman boşanacaksınız?’ mesajlarını gördüm.” dedi.

M.Ö. daha sonra eve döndüğünde kayınpederi A.S.’nin cinayet silahını alarak evden gittiğini belirtti.

Kayınpeder A.S. ise cinayet silahının kendisinin aldığı yönünde ifade veren M.Ö.’nün ifadelerini kabul etmeyerek şunları söyledi: “Ben silahı hiç görmedim. Ayrıca olaydan sonrada silahı ben almadım. M.Ö.’nün bu yöndeki beyanını kabul etmiyorum. Ben M.Ö. ile inşaatta görüşürken M.Ö.’nün T.S. ve Ali’yi daha öncesinden takip etmediğini anlayamadım. Ben eve gidip duş aldıktan sonra kesinlikle eşime üzerimde bulunan mont, pantolon ve diğer kıyafetleri vererek yıkamasını söylemedim. İkinci kez eve geldiğimde ben evde M.Ö.’nün temizlik yaptığını görmedim.” dedi.

Mahkeme başkanlığı tarafından Sanık A.S.’ye son bir şey söyleyip söylemeyeceği sorulması üzerine A.S., “Ben Ali Özdemir’in ailesinden özür diliyorum. Başsağlığı diliyorum. Böyle bir şey olmasaydı çok iyiydi ama oldu” dedi.

Sanık A.S.’nin ardından M.Ö.’nün eski baldızı sanık K.S. ve M.Ö.’nün eski kayınvalidesi sanık F.S.’nin ifadesine geçildi. Yaşananları ve bildiklerini mahkeme huzurunda tekrar anlatan F.S. ifadesinin sonunda, “Ben 11 aydır kahve işletiyorum kadın başıma. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Bizler kendi halinde yaşayan insanlardık.” dedi.

“CİNAYETİN NEDENİ NAMUS DEĞİL”

İşadamı Ali Özdemir’in yakınlarından müşteki Ş.Ö. ise, olayın maddi sebepleri olduğunu iddia ederek “Bu bir namus cinayeti değildir. Olayın maddi sebepleri olduğunu düşünüyorum. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum” dedi.

İfadelerin ardından M.Ö. ve A.S.’nin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Duruşmaya yarın sabah devam edileceği öğrenildi.

Öte yandan dava içerisinde sanık M.Ö.’yü yönlendirdiği iddia edilen avukat Julide Doğan hakkında zorla getirilme kararı alındı.

GÜNCELLEME 08.02.2019 SAAT: 17.35

Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçtiğimiz yıl 6 Ocak tarihinde yaşanan ve Bodrum’u sarsan iş adamı Ali Özdemir cinayetinin davası sonuçlandı. Cinayet zanlısı M.Ö. hakkında, kendini savunamayacak durumdaki kişiyi tasarlayarak kasten öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi, haksız tahrik ve takdiri indirimler uygulanan zanlı 18 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. M.Ö.’nün cezasına ruhsatsız silah taşımaktan 1 yıl 8 ay daha eklenerek cezası 20 yıla çıkarıldı. Hakim karşısına çıkarılarak yüzüne kararı okunan cinayet zanlısı M.Ö.’nün son sözü ise “Pişmanım” oldu.

Dava 1 yıl sonra başladı

Muğla’da cezaevinde bulunan M.Ö. ile kayınpederi A.S. 2 Ocak tarihinde Bodrum Adliyesine getirilmiş dava Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlamıştı. Davaya M.Ö., A.S., K.S., F.S., İ.A., avukatları, Ali Özdemir’in yakınları ile basın mensupları katılmış ve mahkeme 3 gün sürmüştü. Mahkeme sonucunda dava karara bağlanmak üzere 8 Şubat tarihine ertelenmişti.

Ceza müebbet hapisten 20 yıla indi

Bugün Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya, M.Ö.,A.S., K.S., F.S., sanıkların avukatları, öldürülen Ali Özdemir’in ağabeyi ve basın mensupları katıldı. Ortağı Ali Özdemir’i öldüren katil zanlısı M.Ö. hakkında, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı tasarlayarak öldürme suçundan eylemine uyan TCK’nın 82/1- a-e maddeleri uyarınca ağırlaştırışmış müebbet cezası ile cezalandırılmasına, sanığın suçu haksız tahrik adında işlemesi nedeniyle TCK’nın 29/1’inci maddesinin tatbiki ile sanığın, taktiren 22 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın şahsi ve sosyal durumu yargıdaki tutum ve davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine taktiri indirim nedeni kabul edilerek TCK madde 62/1 gereği sanığın, cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Ayrıca M.Ö.’nün cezasına ruhsatsız silah taşımaktan 1 yıl 8 ay daha eklenerek ceza 20 yıla çıkarıldı.

Kayınbabaya 3 yıl 4 ay hapis

Cinayet günü damadı M.Ö.’nün yanına gelen A.S.’ye ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan TCK’nın 28/1 maddesi uyarınca taktiren ve teşdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın şahsi ve sosyal durumu yargıdaki tutum ve davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine taktiri indirim nedeni kabul edilerek TCK madde 62/1 gereği sanığın cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

Diğer sanık F.S. hakkında ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu sebebi ile hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, F.S. bakımından hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Öte yandan dava içerisinde sanık M.Ö.’yü yönlendirdiği iddia edilen J.D. hakkında verilen 5 ay hapis kararı ertelendi.

Karar adaletli değil

Maktul Ali Özdemir’in aile avukatı Göray Karadut ise yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yargıtay uygulamalarına uygun bir karar verildi. Ama bizim bu davadaki iddiamız ve olması gereken, uygulanması gereken hukuku düşündüğümüzde bunun yanlış ve adaletli olmadığını düşünüyorum. Bizim davamızda mahkeme tasarlayarak öldürmeden ceza verdi. Ali uyurken kendisini savunamaz durumda olduğu için oradan da ağırlaştırılmış bir müebbet hapis cezası verildi. Daha sonra bunda haksız tahrik göz önünde tutularak ve haksız tahrik altında cinayetin işlendiği düşünülerek 22 yıl ceza verildi. Tekrar mahkemedeki iyi hali göz önüne alınarak bir indirim daha yapıldı ve 18 yıl 4 ay ceza verildi. Ayrıca ruhsatsız silahtan da ceza verildi ve toplamda 20 yıl ceza alındı”.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

MUSLU EGİCE, Karaman Kazımkarabekir’de kamyonet ile otomobilin çarpıştığı kazada yaşamını yitirdi.

Belediye işçisi ADNAN ERCAN (42), Eskişehir’de ağaç budarken vinç sepetinin devrilmesiyle yaşamını yitirdi.