Hemşire Selen Bilgin (K-24) İstanbul Beylikdüzü’de, refakatçı olarak kaldığı hastanede ölü bulundu. Olay, geçtiğimiz 13 Mayıs Günü’nde Beylikdüzü’nde bulunan bir özel hastanede meydan geldi.
Hasta olan dedesinin yanında refakatçi olarak kalan 24 yaşındaki hemşire Selen Bilgin, sabah hastane odasında ölü olarak bulundu. Durum üzerine olay yerine polis ekipleri ve savcı geldi.
Yapılan incelemelerin ardından Bilgin’in koluna anestezi öncesi yapılan bir ilacın enjekte edildiği ortaya çıktı. Olay yerinde yapılan sorgulamalarda doktor Fatih A.’nın ifadesine başvuruldu. Fatih A. arkadaşı olan Bilgin’in ilacı uyumak için kendi koluna gece enjekte ettiğini söyledi.
İddiaya göre ilaç şişesinin ortada olmaması üzerine şüphelenen savcılık daha sonra şişeyi doktor Fatih A.’nın üzerinde buldu. İfadesinin ardından serbest bırakılan doktora yapılan itirazın ardından adli kontrol şartıyla salıverildi.
Genç hemşirenin cenazesi otopsi incelemesinin ardından Avcılar’da kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
GÜNCELLEME 18.05.2024 SAAT: 16.00
Önce bilgisine başvurulan daha sonrada şüpheli olan doktor Fatih A.nın detaylı ifadesi de ortaya çıktı. Doktor verdiği ifadesinde, Selen ile birkaç yıldır arkadaş olduklarını belirterek, olay gecesi, Selenin baş ağrısı olduğunu ve bunun için ilaç almak istediğini söyledi.
Yoğun bakımdayken Selenin telefonla kendisini aradığını iddia eden doktor Fatih A., ağrı kesici içeren serumu odaya götürdüğünü ve koluna enjekte ettiğini belirtti. Daha sonra yine yoğun bakıma indiğini anlatan doktor Fatih A., Selenle yine bir telefon görüşmesi olduğunu hatta kendisine “Sana ağrı kesici ilacı verdim. Kayıt açmam lazım” dediğini söyledi.
Selenin kendisine, 2-3 gündür uykusuz olduğunu söylediğini belirten doktor Fatih A., uyuya kaldıklarını; uyandığında Seleni hareketsiz gördüğünü iddia etti. Selenin koluna ağrı kesici ilaç dışında hiçbir ilacı enjekte etmediğini söyleyen doktor Fatih A., Selenin de yoğun bakım hemşiresi olduğunu bu ilaçları nasıl alacağını iyi bildiğini ileri sürdü.
Yapılan çalışmada, kayıp olduğu belirtilen enjektör odanın çekmecesinde bulundu. Enjektöre incelenmek üzere el konuldu.
Selen Bilginin koluna enjekte edilen ilacın ampulü ise doktor Fatih A.nın cebinde çıkmıştı. Ayrıca bulunan enjektör üzerinde de parmak izi çalışması yapılacağı belirtildi. Selen Bilginin alınan ağrı kesici ilaç yüzünden mi yoksa ameliyatlar öncesi kullanılan anestezi ilacı nedeniyle mi öldüğü Adli Tıp kurumu tarafından hazırlanacak otopsi raporunda ortaya çıkacak.
GÜNCELLEME 22.11.2024 SAAT: 11.00
İstanbul Beylikdüzü’nde 13 Mayıs günü meydana gelen olayda, Yenidoğan Çetesi’ne yönelik açılan dava kapsamında kapatılan Özel Birinci Hastanesi’nde dedesinin yanında refakatçi olarak kalan hemşire Selen Bilgin, kendisine enjekte edilen bir ilaç sonucu hayatını kaybetmişti. Bilgin’in hayatını kaybetmeden önce tanıdığı doktor Fatih Akın’ın odasına girdiği tespit edilirken olaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak fezleke hazırlandı. Hazırlanan fezlekede doktor Fatih Akın’ın “olası kastla öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan şüpheli doktor Akın’ın Yenidoğan Çetesi dosyasında sanık olan bir örgüt üyesi ile yaptığı konuşmalar da ortaya çıktı.
FEZLEKE HAZIRLANDI
Beylikdüzü’nde 13 Mayıs 2024 tarihinde Yenidoğan Çetesi’ne yönelik açılan dava kapsamında kapatılan Özel Birinci Hastanesi’nde hayatını kaybeden hemşire Selen Bilgin’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak fezleke hazırlandı. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan fezlekede, Selen Bilgin’in babası Serkan ve annesi Nergül Bilgin müşteki olarak yer alırken, Fatih Akın ise şüpheli olarak yer buldu. Fezlekede 13 Mayıs 2024 tarihinde Selen Bilgin’in kapatılan Özel Birinci Hastanesi’nde dedesinin yanında refakatçi olarak kaldığı ifade edildi. Bilgin’in olay günü aynı hastanede anestezi uzmanı olarak çalışan daha önceden tanıştığı doktor Fatih Akın’ın odasına gittiği fezlekede kaydedildi. Yapılan kamera görüntüsü incelemelerinde Fatih Akın’ın Selen Bilgin’in odaya girmesinden 1 saat sonra heyecanlı bir şekilde telefonla konuşarak odadan çıktığı da fezlekede belirtildi.
ÇOKLU İLAÇ İNTOKSİKASYONU SONUCU
“Bilgin’in sabah 07.00 sıralarında hastane çalışanları tarafından odadan tekerlekli hasta yatağı ile çıkarıldığı fezlekede aktarıldı. Doktor Tevfik K. tarafından Bilgin’e kalp masajı, şüpheli doktor Fatih Akın tarafından ise suni teneffüs yapıldığı da güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Bilgin’in ölümü Adli Tıp Kurumu raporunda “çoklu ilaç intoksikasyonu” olarak belirtildi. Şüpheli doktor Fatih Akın alınan beyanında “Ben maktüleye ilaç vermedim. Selen Bilgin kendisi bu ilacı kullandı” dedi.”Selen’i kaybettiğimi anladım. Hayata döndürmeye çalıştım”Öte yandan olaya ilişkin tanık olarak dinlenen Muzaffer U. ise, “Fatih Akın’ı telefon ile aradım. ‘Selen’i kaybettik’ demesi üzerine ‘Nasıl yani?’ diye sordum. Bana, ‘Selen’in baş ağrısı vardı, ona ağrı kesici serum taktım’ dedi. ‘Bu nasıl olur?’ diye sorunca, ‘Selen’e düşük dozda propofol yaptım’ dedi. Propofol benim bildiğim kadarıyla uykusuzluk çekenler için çok kullanılan bir ilaç değil. Doktor Fatih bana, ‘Önce ağrı kesici uyguladım ama Selen beni arayıp tekrar uyuyamıyorum diyerek bu ilaçtan istediğini söyledi. Uyguladıktan sonra 2-3 saat başında bekledim. Bu sırada uyudu uyandı. Sonra ben odadan çıktım. Tekrar geldiğimde Selen’i kaybettiğimi anladım. Hayata döndürmeye çalıştım’ dedi bana” şeklinde beyanda bulundu.
MÜEBBET HAPSİ İSTENDİ
Fezlekede Fatih Akın’ın her ne kadar doktor olarak görev yapıyor ise de olayın meydana gelişi ve Selen Bilgin’in ölümüne sebebiyet veren ilaç verilmesi olayında tedavi amacı ile hareket etmediği aktarıldı. Akın’ın “olası kastla öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Hazırlanan fezleke iddianame düzenlenmesi için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
KONUŞMA TAPE KAYITLARINDA ORTAYA ÇIKTI
Öte yandan Fatih Akın’ın Yenidoğan Çetesi’ne yönelik düzenlenen iddianamede örgüt üyesi ile yaptığı telefon görüşmeleri de ortaya çıktı. Örgüt üyelerinden Hakan Doğukan Taşçı’nın Fatih Akın’ı aradığı konuşmada Taşçı’nın, “Hocam bir şey soracağım, şimdi bir bebek var bizde, yattı taburcu oldu sonradan bir gün kaybı olduğu için hasta tekrar yoğun bakıma yatırmaya çalışıyoruz da, bir gün kaybı olduğu için yoğun bakıma yatıramıyoruz, ben medikal muhasebe müdürüyle konuştum, Nehir ile de konuştum, Fatih hoca onay verirse sıkıntı yok bizlik, dediler. Sadece erişkin üzerinden takibini açtırabilir miyim?” diye konuştuğu, Akın’ın, “Erişkin üzerinden takip açtırırız değil mi?” diye sorduğu Taşçı’nın ise, “Takibini açtırıp sildireceğim hocam” şeklinde cevap verdiği konuşmalara yansıdı. Taşçı’nın, “Çocuk böyle dışarıda heba olmuş çocuk remotolojisine” dediği konuşmada Akın’ın “Anladım” şeklinde cevap verdiği de tape kayıtlarına yansıdı. Taşçı’nın, “Medikal muhasebe müdürüyle konuştum, dedi ki erişkin üzerinden kayıt açtırıp takibini sildireceğiz, sonra yeni doğana çevireceğiz” dediği konuşmada Akın’ın ise “He olur olur” şeklinde cevap verdiği kaydedildi. Fatih Akın’ın “Yoğun bakıma alalım, sorarlarsa bize acil olarak almak zorunda kaldık deriz yani anladın mı? Sıkıntı olmaz yani tamam mı?” dediği konuşmada Taşçı’nın “Tamam tamam hocam” şeklinde cevap verdiği de tape kayıtlarına yansıdı.
“ÇOCUĞUMUN ÖLÜSÜNÜ VERDİLER ELİME”
Olaya ilişkin konuşan Selen Bilgin’in acılı annesi Nergül Bilgin “Dedesinin yanında akşam refakatçi kalacaktı. ‘Ben yoğun bakım hemşiresiyim daha iyi bakarım dedeme’ dedi. Sabahında benim çocuğumun ölüsünü verdiler elime. Anestezi uygulanmış kızıma. Bize ilk önce anestezi uyguladığını söylemedi. Sonradan söyledi. Şüpheli doktorla kızımın tanışıklığı vardı. Aynı bölümde de çalışmışlardı. Odasında kızıma anestezi uygulamış. Bebek çetesi ile ilgili olan Fatih Akın benim evladımı iğneyle, narkozla, öldürdü” dedi.”Bu adam müebbet hapis ile yargılanıyor, ama hala dışarda elini kolunu sallaya sallaya gezebiliyor”Ailenin avukatı Bahaeddin Özdemir ise, “Selen Bilgin’in cinayetiyle alakalı en sonunda Adli Tıp Kurumu raporu geldi. Adli Tıp Kurumu raporuna göre Selen’in ölüm sebebi çoklu ilaç zehirlenmesi olarak geçiyor. En son Selen’in kanına giren ilaç propofol ve bunun Fatih Akın tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Fatih Akın ilk vermiş olduğu ifadelerde propofolü kendisinin yapmadığını, vurmadığını, temin etmediğini söylemişti. Daha sonra savcılık tarafından yapılan titiz inceleme sonucunda bir takım delillere ulaşıldı. Bunlardan birincisi Selen’in vefatının gerçekleştiği oda içerisinde yapılan aramaydı. O aramada Selin’in damar yolu açılarak kendisinde kullanılan serumun oda içerisinde komodinin üzerinde bulunduğu ortaya çıktı. Yani Selen’in kolunda takılı vaziyette değildi, çıkarılmıştı. Kapıyı gören görüntü kayıtlarında da Fatih Akın’ın dışarıya bir şey götürmeye çalıştığı tespit edildi. Muhtemelen serumu çıkaramadı. Yapılan ilacın ampulü Fatih Akın’ın cebinden çıktı. Savcılık yaptığımız itirazlar üzerine ilk etapta hemen tutukluluk talep etti ama tutukluluğu sağlayamadık. Mahkeme ölümün şüpheli ölüm olarak geçmesi nedeniyle Fatih Akın’ın o an tutuklanmasının uygun olmadığına karar verdi. Ama artık ölüm şüpheli ölüm olmaktan çıktı.Fatih Akın hakkında olası kasta Selen’in ölümüne sebebiyet vermek suçundan fezleke düzenlendi ve Bakırköy’e iddianame düzenlenmesi için gönderildi. Bu adam müebbet hapis ile yargılanıyor, ama hala dışarıda elini kolunu sallaya sallaya gezebiliyor. İnanılır gibi değil. Basit yaralamalarda dahi mahkemeler gözünü kırpmadan tutuklamaya karar veriyorlar. Bu adam aynı zamanda çok ilginç bir şekilde, Birinci Hastanesi’nde görev alırken o hastanede gerçekleşen bebek ölümleri ile alakalı yürütülen Yenidoğan soruşturmasında da ismi geçiyor. Fatih Akın orada başka simsarlarla bebeklerin ölümüne sebep olan sanıklarla sıkı bir ilişki içerisine. Bir takım faturalandırma işlemlerinde usulsüzlüğe karıştığı açık bir şekilde görülebiliyor” dedi.



GIPHY App Key not set. Please check settings