Elazığ’ın kanaat önderlerinden Hafız Abdullah Nazırlı (107) çoklu organ yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi.
Genel durum bozukluğu ve çoklu organ yetmezliğinden Fethi Sekin Şehir Hastanesinde tedavisi süren kanaat önderlerinden 6 çocuk babası 107 yaşındaki Hafız Abdullah Nazırlı, bugün yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
Kente her geldiğinde Nazırlı’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son gelişinde de hastanede kendisini bakanlarla birlikte ziyaret etmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hafız Nazırlı’yı 5’inci kez ziyaret ettiği buluşmada özel olarak hazırlanmış, mealli ve ayet ayet açıklamaları olan bir Kur’an-ı Kerim’i hediye etmişti.
Nazırlı da kendisinin kaleme aldığı ‘Hafızlarıma Nasihatlerim ve Vasiyetlerim’ adlı özel bir baskı kitabını hediye etmişti.
Nazırlı’nın yarın saat 14.00’da İzzetpaşa Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Harput Mezarlığına defin edileceği öğrenildi.
Hafız Abdullah Nazırlı kimdir?
Hafız Abdullah Nazırlı, 1920 yılında Elazığ’ın Hoş köyünde dünyaya geldi. Babası Diyarbakır’ın Hani ilçesinde İmamzadeler’den Sufi Abdülfettah Efendi’nin oğlu Hacı Ali Efendi; annesi Elazığ’ın Hoş köyünde Çuvalcızadeler’den İbrahim Efendi’nin kızı Hatice Hanım’dır. Hafız Abdullah Efendi, daha kundakta iken bir hastalık sebebiyle sağ gözünü kaybeder.
Dört veya beş yaşına geldiğinde ailesiyle birlikte babasının memleketi olan Hani’ye taşınırlar. Çocukluğu ve gençliği Hani’de geçer. Burada babası Hacı Ali Efendi’den Kur’an-ı Kerim öğrenir ve hafızlığa başlar. 12 yaşında iken hafızlığını tamamlar ve babası tarafından Elazığ’a getirilir. Elazığ’da Çarşı Camii İmam-Hatibi olan enişteleri merhum Hafız Mehmet Erçağ’dan tecvit, kıraat ve makam dersleri alır. Daha sonra Hani’ye dönerek amcası Müderris Hafız Muhammed Efendi’den ders almaya başlar. Kendisinden Arapça, tefsir ve Şafii fıkhı derslerini okur. Bu arada kendi azim ve gayretiyle Osmanlıcayı da öğrenir.
Hafız Abdullah Efendi, bin bir zorlukla hıfzını tamamladıktan sonra Hani, Lice ve Diyarbakır gibi şehirlerin merkezi camilerinde aşr-ı şerif ve mukabele okumaya başlar. Edası ve sedası güzel olduğundan dikkatleri üzerine çeker ve her geçen gün dinleyicileri çoğalır. Merhum Celal Güzelses, Diyarbakır eşrafından ve Hacı Reşit Bey Hocaefendi’yi sık sık dinlemeye gelenler arasındadır.
Çorlu Askeri Hastanesi’nden tezkere aldıktan sonra tekrar Kayseri’ye döner ve Kayseri’de eğitimini tamamlayıp 1946 yılı Mayıs ayının 3’ünde icazetini alır. İcazetini aldıktan sonra Hani’ye döner. Hani’de iken Malatya’ya davet edilir. Bu davet üzerine Malatya’ya gelir ve Malatya Söğütlü Camii müezzinliğine atanarak ilk resmî görevine başlar.
Burada bir yıl kaldıktan sonra boşalan Malatya Yeni Camii müezzinliğine naklen atanır. Burada üç yıl kadar görev yapar. Malatya’da iken Kangal Müftüsü Abdullah Apaydın’la tanışır ve kızıyla evlenir.
1949 yılında Kur’an-ı Kerim öğretmeni olarak Kangal’a atanır. Bu görevine ilaveten Kangal Abdurrahman Paşa Camii imam-hatipliğini de üstlenir. Burada görev yaptığı sırada kayınpederi Abdullah Apaydın hocadan sarf ve nahiv dersleri ile Hanefi fıkhı derslerini alır. Böylece Kangal’da kaldığı dört yıl boyunca kendisinden bir hayli faydalanır. 1953 yılında kayınpederi Abdullah Apaydın Hoca Efendi’nin Sivas Müftülüğüne atanması sebebiyle Hafız Abdullah Efendi de onunla birlikte Paşa Camii imam-hatipliği ve Kur’an kursuna atanır. 1955 yılına kadar burada kalır. Sivas’ta kaldığı yıllarda Hacı Hamid Efendi’den Hanefi fıkhına ait İbrahim Halebî’nin Mülteka el-Ebhur’unu okur ve çok sayıda hafız yetiştirir.
Hafız Abdullah Efendi Elazığ Müftülüğünün isteği ile Kur’an kursu öğreticisi ve Şıra Meydanı Camii’ne tayin edilir. Bir yıl sonra yine istek üzerine İhsaniye Camii’ne naklolunur. Yirmi yıl boyunca bu camide Kur’an kursu öğretmeni olarak görev yapar, hafız yetiştirir, tashih-i huruf, talim ve kıraat okutur. Çok sayıda talebe yetiştirir ve yirmi yıl boyunca bu camide sabah cüzleri okur, on altı yıl boyunca da hatimle teravih namazı kıldırır… İhsaniye Camii’ndeki görevi süresince, yatsıdan sonra yetişkinlere, özellikle çalışanlara başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere tefsir ve fıkıh dersleri verir. İkindiden sonra ise Arapça sarf ve nahiv dersleri okutur. Ayrıca 1958-1959 yıllarında İmam-Hatip Lisesinde Kur’an-ı Kerim derslerine girer.
Hafız Abdullah Efendi, 15.10.1975 tarihinde emekli olunca Kubbeli Camii’nde fahri olarak vaaz vermeye başlar. 2000 yılına kadar bu göreve devam eder.
1976 yılında Elazığ Merkez Vaizi Cemalettin Emiroğlu Hocaefendi’nin ilk müdürlüğünü yaptığı Elazığ Site iş hanında açılan Diyanet Eğitim Merkezinde Kur’an-ı Kerim kıraat ve tecvit derslerine girer. 1994 yılında ibadete açılan Harput Ulu Camii’nde beş yıl boyunca yaz aylarında vaaz eder.
Yaptığı vaazları 40 ciltlik Arapça ve Osmanlıca olarak yazdığı kitapta toplamıştır.
‘‘Bana bu dünyada dört şey çok sevdirildi. Bunlar: okumak, okutmak, anlatmak ve yazmak’’ diyen Hafız Abdullah Efendi, 1975 yılında emekli olunca boş durmamış ve sürekli yazmıştır.



GIPHY App Key not set. Please check settings