İLK HABER: “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut (K-51) Yalova’daki evinin terasından düşerek yaşamını yitirdi. Olay, gece saatlerinde Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Harmanlar Mahallesi’nde bulunan 5 katlı bir apartmanda meydan geldi.
51 yaşındaki Tut, Çınarcık ilçesinde, 5 katta buluan evinin kapalı terasından henüz belirlenemeyen nedenle düştü.
Durumu fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Tut’un hayatını kaybettiğini belirledi. Şarkıcının cenazesi, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.
Güllü’nün oğlu Tuğberk, “Üzücü bir haber paylaşmak üzere bu mesajı yayınlıyorum. Sosyal medyada yayınlanan intihar haberleri asılsızdır. ” diyerek söze başladı.
Ünlü sanatçının aranjörü Mustafa Arapoğlu ise Güllü’nün Yalova Çınarcık’taki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybettiğini belirtti.
Gül Tut kimdir?
1973 yılında İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan Kasımpaşa semtinde dünyaya geldi. 1988’de henüz 15 yaşındayken, düğün salonlarında şarkı söyleyerek sahneye çıktı.
Söylediği Roman havalarıyla 1990’larda ün kazandı. Evlendikten sonra sahnelere bir süre ara veren Güllü’nün iki çocuğu var. 2000’de boşanan Güllü yeniden sahnelere döndü.
BAŞSAĞLIĞI MESAJLARI
Demet Akalın: Alişan’ın telefonuna irkildim, inanamadım hatta anlamadım. Gitmiş olamazsın, hayata bu kadar tutunmuşken inanamıyorum hala çok üzgünüm.
Öykü Çelik: Çok gençti. Allah rahmet eylesin.
Ebru Gündeş, Güllü’nün fotoğrafını paylaştı.
Tuğçe Tayfur: Değerli sanatçımız Güllü hanımefendiye Allah’tan rahmet sevenlerine başsağlığı dilerim.
Yağız Yılmaz: Yıllarca aynı sahneyi paylaştığım, konserlerde ve turnelerde omuz omuza olduğum değerli dostum, canım ablam Güllü’yü kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. Acı tatlı birçok anı paylaştık. İntihar haberleri asılsızdır.
Kobra Murat: Bu nasıl bir acı arkadaşım ciğerimi yaktın Güllü’m. Sen bunu bize nasıl yaptın bebeğim yarım bıraktın eksik bıraktın sensiz bıraktın bizi arkadaşım çok çok çok üzgünüm Güllü’m. Allah rahmet eylesin mekanın cennet olsun. Kabrin nurla dolsun peygamber efendimiz komşun olsun başımız sağ olsun.
Mustafa Arapoğlu: Birlikte geçirdiğimiz güzel günleri unutmayacağım. Mekanın cennet olsun güzel ablam.
GÜNCELLEME 27.09.2025 SAAT: 12.02
bulunan 5. kattaki evinin üzeri kapalı terasındaki pencereden düşerek hayatını kaybeden 52 yaşındaki şarkıcı Güllü için İstanbul Tuzla’daki Sultan 1. Ahmet Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Cenazeye Güllü’nün ailesi ve sevenlerinin yanı sıra Murat Kurşun, Cansever, Killa Hakan, Kobra Murat ve Yener Çevik’in de aralarında bulunduğu bazı ünlüler katıldı. Mahsun Kırmızıgül, İbrahim Tatlıses, Seda Sayan, Simge Sağın, Berkay, İrem Derici ve Özgür Aras ise cenazeye çelenk gönderdi.
Güllü’nün 2002 yılında boşandığı eşi Gürol Gülter de cenaze törenindeydi. Babasına sıkı sıkı sarılan şarkıcının 27 yaşındaki kızı Tuyan Ülkem “Baba.. Annem gitti baba” diyerek haykırdı.
Kılınan cenaze namazının ardından Güllü’nün naaşı defnedilmek üzere sevenlerinin omuzlarında Tuzla Mezarlığı’na götürüldü.
GÜNCELLEME 14.10.2025 SAAT: 11.00
Güllü’nün ölümüyle ilgili soruşturmada birçok iddia detaylı olarak araştırılırken, şarkıcının adli tıp ‘kati’ raporu da çıktı.
Yalova Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ölü muayene ve otopsi işleminde, vücudunun muhtelif yerlerinde yüksekten düşme ile husulü mümkün çok sayıda travmatik emare tespit edilen Güllü’nün, cinsel muayenesinde akut travmatik değişim tespit edilmedi. Otopsisinde ise yüksekten düşmeye bağlı beyin kanaması, boyun travması, çok sayıda kemik kırığı, iç organ yaralanması ve iç kanama tespit edildi.
“BAŞKA BİR DNA PROFİLİNE RASTLANMADI”
Toksikolojik, histopatolojik ve biyolojik örnekler alındığı belirtilen otopsinin laboratuvar incelemelerinde, “Histopatolojik incelemede, otopside saptanan travmatik bulgular ile uyumlu sonuçlar tespit edilmiştir. Toksikolojik incelemede, kanda 3.53 promil etanol tespit edilmiştir. Biyolojik incelemede, alınan anal ve vajinal sürüntü örneklerinde sperm hücresi görülmemiş olup, sürüntü ve tırnak örneklerinde Gül Tut haricinde herhangi bir DNA profiline rastlanmamıştır” denildi.
“KANDA YÜKSEK DÜZEYDE ALKOL TESPİT EDİLDİ”
Birinci İhtisas Kurulu’nun mütalaasında, “Kanında yüksek düzeyde (etil) alkol tespit edildiği, zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, omur, sternum, çok sayıda kot ve ekstremite kırıklarıyla birlikte kafa içi kanama, beyin kanaması, beyin doku hasarı, iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, mütalaa edilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Rapor, soruşturma dosyasında yer almak üzere Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
GÜNCELLEME 28.10.2025 SAAT: 12.00
Güllünün ölümüne dair soruşturmayla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Şarkıcının adli tıp kati raporu ortaya çıktı. Güllünün, zehirlenerek öldüğüne dair tıbbi bir delil bulunmadığı ve yüksekten düşmeye bağlı olarak kırık, beyin kanaması ve iç kanama sonucunda ölümün meydana geldiği belirtildi.
Şarkıcının, ölü muayenesi sırasında vücudunun muhtelif yerlerinde yüksekten düşmeyle oluşması mümkün çok sayıda travmatik emareye rastlandığı belirtilen raporda, cinsel muayenede ise akut travmatik değişim tespit edilmediği bildirildi.
Raporda, yüksekten düşmeyle oluşması mümkün beyin kanaması, boyun travması, çok sayıda kemik kırığı, iç organ yaralanması ve iç kanama tespit edilen Güllüden toksikolojik, histopatolojik ve biyolojik örnekler alınarak laboratuvara gönderildiği aktarıldı.
Laboratuvardaki histopatolojik incelemede, otopside saptanan travmatik bulgular ile uyumlu sonuçlar elde edilirken, toksikolojik incelemede Güllünün kanında 3,53 promil etanol tespit edildiği belirtildi.
Raporda, biyolojik incelemeler sırasında şarkıcının vücudunda başka birine ait herhangi bir DNA profiline rastlanmadığı kaydedildi.
Elde edilen laboratuvar sonuçlarının ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu mütalaasını sundu.
Mütalaada, kanında yüksek düzeyde etil alkol tespit edilen Güllünün zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı aktarılarak, ölümünün, genel beden travmasına bağlı kafatası, omur, sternum, çok sayıda kot ve ekstremite kırıklarıyla birlikte kafa içi kanama, beyin kanaması, beyin doku hasarı, iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği bildirildi.
Şarkıcı Güllü (52), 26 Eylülde Yalovanın Çınarcık İlçesinde bulunan evinin terasındaki pencereden henüz belirlenemeyen nedenle düşerek hayatını kaybetmişti. Şarkıcının cenazesi, İstanbulda toprağa verilmişti. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlatmış, Güllünün oğlu Tuğberk Yağız ile kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulunun ifadelerine başvurulmuştu.
GÜNCELLEME 12.12.2025 SAAT: 18.00
Annesi Güllü’yü öldürmekle suçlanan Tuğyan Ülkem Gülter tutuklandı, avukatları davadan çekildi.
Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturmada, tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter’in ifadesi ortaya çıktı. Evde olan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun “Tuğyan, Gül anneyi itti” itirafı sorulan Tuğyan, “Ulu’nun uyuşturucu kullanması ve bu sebeple uyuşturucu testi işleminden tedirgin olması” olarak açıkladı. Gülter, annesini öldürmek istediğiyle ilgili mesajları da, “Annemle o zaman kavga etmiştik ve ben 21 gün kadar eve gitmemiştim. Anneme çok sinirli olduğum bir dönemde yazdığım bir mesajdı” ifadeleriyle savundu
‘Güllü’ olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül’de, Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek öldü. Olaya ilişkin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, otopsisi yapılan Güllü, İstanbul’da toprağa verildi
Teknik ve fiziki takip sonrası, daha önce alınan 3 ifadesinde farklı konuşan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, bavullarla kaçak yollardan Gürcistan veya Fransa’ya gitmek isterken, İstanbul’da polis tarafından yakalanıp gözaltına alındı. Yalova Emniyet Müdürlüğü’ne getirilip çapraz sorguya alınan şüphelilerin ifadeleri ile teknik ve fiziki takiple elde edilen bulgular sonucu şüphelilerin İstanbul’da kaldıkları evin sahibi T.Y. ve Sultan Nur Ulu’nun babası A.U. ile şüphelileri olay sonrası Yalova’dan İstanbul’a götüren 1 kişi gözaltına alındı. Bu kapsamda gözaltına alınan 17 yaşındaki kişi ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘Gizlilik’ kararı aldığı soruşturma kapsamında ifade veren şüpheliler, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Polis, ilk olarak Tuğyan Ülkem Gülter’i geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye getirdi. Gülter, görüntü ve fotoğrafını çeken basın mensuplarının sorularına, “Ben suçsuzum, gerçekler ortaya çıkacak” diye cevap verdi. Gülter’den daha sonra adliyeye getirilen ve olay sırasında evde olan arkadaşı Sultan Nur Ulu da Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz ve 2 savcı tarafından sorgulandı.
Annesi Güllü’yü öldürmekten tutuklanan Tuğyan’ın ifadesi ortaya çıktı
OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI
Savcılıkta verdiği ifadesinde olay gününü anlatan Tuğyan Ülkem Gülter, “Sultan’la beraber Çınarcık’taki eve gittiğimizde annem Güllü evdeydi. Odada oturup muhabbet ettikten sonra annem duşa girdi. Biz de Sultan’la yemek siparişi verip yemek yedik. Daha sonra beraber filim izlemeye karar verdik. Film izleyeceğimiz için annem kendisine meze hazırladı ve şarap aldı. Daha önce alkol kullanırdı ama şarap içmeye yeni başlamıştı. Annem yaklaşık 3,5 şişe şarap içti. Film izlediğimiz sırada ben bir ara odama geçip eski nişanlım olan Kervan’la yaklaşık 20 dakika görüntülü konuştum. Geri salona geldiğimde Sultan’la annem film izlemeye devam ediyorlardı. Ben içeri geldikten bir süre sonra filmi kapattık. Daha sonra müzik açtık. Üçümüz beraber müzik eşliğinde eğlendik. Daha sonra Sultan’la ben odaya geçtik. Ben odada Kervan ve Çiğdem abla ile görüntülü konuştum. Sultan benim yanımda oturuyordu. Ben bir iki defa salona gidip geldim. Odada olduğum süreçte Kervan’la konuşurken aramızda yüzük muhabbeti geçmişti. Ben yüzüğü atacağım tarzında konuşmuştum ve benim hamile olma ihtimalim vardı. Ancak bunu annem bilmiyordu. Sultan’la konuştuğumuz sırada annemin öğrenme ihtimaline karşı Sultan’a ‘Hamileliğim için düştü derim ya da aldırırım’ demiştim. Bu sırada salondaki televizyonda Sultan’ın telefonuna bağlı bir şekilde müzik çalıyordu. Biz odadaydık. Emin olmamakla birlikte kapının kapalı olduğunu hatırlıyorum. Sultan’la beraber benim telefonumdan odada müzik açtık. Sultan’a ‘Malkata’ şarkısını açmasını istedim. Sultan, Malkata şarkısını benim telefonundan açmıştı. Biz Sultan’la Malkata oynarken annem içeri geldi. Sultan’ın elinden tutup malkata oynatmaya çalıştı. Sultan bilmediğini söyledi. Üçümüz odada dans etmeye başladık. Biz kapı ile gardırobumun arasında dans ediyorduk. Annemle biz birbirimizi mıncıklardık. Bana söylendiği gibi ‘Bırak beni bırak’ gibi bir şey söylenmişse buna istinaden söylenmiştir. Sonrasında annem müziğin sesini açmamızı istedi. Sultan gardırobumun önünde yüzüne bakıyordu. Yüzünde dikiş izi vardı. Sultan dikiş izine sürekli bakar, ben de o sırada Sultan’ın yanında oynuyordum. Daha sonra ben çok yüksek bir şekilde ‘güm’ diye bir ses duydum. Camın olduğu tarafa baktığımda annemi görmeyince ‘koş’ diye bağırarak aşağıya indim. Yukarıda odadayken güm diye ses duyduktan sonra ben annemi görmedim. Nasıl düştüğünü de bilmiyorum. Direkt aşağıya koştum. Koşarken Çiğdem ablanın kapısını çaldım. Aşağıya indikten sonra olanları hatırlamıyorum. Daha sonra çevremden bana anlatılanlar oldu, ancak ben hiç birini hatırlamıyorum” dediği öğrenildi.
Annesi Güllü’yü öldürmekten tutuklanan Tuğyan’ın ifadesi ortaya çıktı
“TUĞYAN, GÜL ANNE’Yİ İTTİ
Sultan Nur Ulu’nun ise savcılıktaki ifadesinde, “Biz oynadıktan sonra Gül anne yüzü cama dönük haldeydi. O esnada dizlerinin az yukarı kısmından Tuğyan sarılarak Gül Anne’yi itti ve böylelikle dengesini kaybedip düştü. Ben şok oldum. Sonrasında Tuğyan bana ‘koş’ dedi” ifadelerini kullandığı belirtildi.
“ALEYHİME VERDİĞİ İFADEYİ KABUL ETMİYORUM”
Ulu’nun itirafına ilişkin ise Gülter’in, “Sultan’ın annemin camdan düşmesine ilişkin aleyhime verdiği beyanları kabul etmiyorum. Annem benden oldukça ağırdır. Benim onu kaldırma gibi bir şansım yoktur. Zaten olay sırasında benim sırtım dönüktü. Annemin nasıl düştüğüne dair bir fikrim yok. Normalde Sultan’la aramda herhangi bir problem yok. Sultan’la biz çok yakın arkadaştık. Ancak Sultan kaza yapmadan önce eski sevgilisi ile beraber uyuşturucu kullanmışlar. Ben bunu duymuştum. Hatta kazadan önce Sultan kokain kullanmış, bunu bana söyledi. Kaza sırasında da sevgilisi ile beraber metanfetamin kullandıklarını duydum. Dosyaya uyuşturucu testi ile ilgili işlemler girince Sultan bunlardan dolayı çok tedirgin oldu. Test sonucunda uyuşturucu madde kullandığı ortaya çıkıp ona suç atacağımızdan dolayı avukatım Merve Uçanok’a siz benim başımı mı yakmaya çalışıyorsunuz’ demişti” dediği öğrenildi.
“ANNEME SİNİRLİ OLDUĞUM DÖNEMDE O MESAJLARI ATTIM”
Tuğyan Ülkem Gülter, annesini öldürmek istediğine ilişkin ortaya çıkan mesajlarıyla ilgili olarak, “Aynı yerde oturduğumuzdan dolayı tanıdığım Hülya ve Bircan abla tam hatırlamamakla birlikte cenaze günü ve ertesi günü Sultan’ı korkutmuşlar. ‘Başınız belaya girecek, Tuğyan uyuşturucu kullanıyor, senin üstüne iftira atar’ şeklinde söylemişler. Bunları bana Sultan çok sonra anlattı. Sultan’ın aleyhime vermiş olduğu ifadelerin bundan dolayı kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü aramızda herhangi bir husumet yoktur. Hatta bu süreçte bana en çok Sultan destek olmuştur. Benim annemle aramda uyuşturucudan, paradan, eski nişanlım Kervan’dan kaynaklı ya da herhangi bir sebepten kaynaklı bir sıkıntı yoktu. Benim, ‘Annemi öldürmek istiyorum’ şeklindeki mesajlarım hatırladığım kadarıyla haziran ayında Bircan ablaya attığım mesajlardır. Ancak annemle o zaman kavga etmiştik ve ben 21 gün kadar eve gitmemiştim. Anneme çok sinirli olduğum bir dönemde yazdığım bir mesajdı. Daha sonrasında kardeşim Tuğberk, annem ile beni barıştırmıştı” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL’A YURT DIŞINA KAÇMAK İÇİN GİTMEDİK”
Yöneltilen bir başka soru üzerine, yurt dışına kaçmak üzere İstanbul’a gitmediklerini belirten Gülter, “İstanbul’da olduğumuz bir zaman Serhat C., bizi dışarı davet etmişti. Biz o sırada Tuğba ablanın evindeydik. Serhat davet edince Sultan, ben, Serhat C. ve Gökhan C. dışarı çıktık. Ancak Serhat bizim yüzlerimizin tanındık olduğunu söyleyerek bizi kimlik vermeyeceğimizi söylediği bir aparta götürdü. Serhat bize ‘Sizinle bir şey konuşacağım’ diyerek telefonlarımızı aldı ve gardırobun üstüne koydurttu. Daha sonra Sultan ve bana ‘Yurt dışına gidin, siz bir şey yapmamış olsanız da toplum baskısından dolayı sizi tutuklarlar’ tarzında konuştu. Bunları söylerken sürekli gözümüzü korkutuyordu. Daha sonra biz telefonlarımızı geri aldığımızda Sultan’ın abisi Yusuf’la konuştu. Bu sırada Sultan abisi Yusuf’a, Serhat’ın söylediklerinden bahsederken Serhat bunları ses kaydına almış. Ses kaydına aldığı şey sadece Yusuf ile olan konuşmayı ve daha sonra benim Seyhan S. ile olan konuşmamı kayda almış. Benim herhangi bir şeyden korkum yok. Zaten yurt dışına çıkma yasağım da yoktu. Benim küçük bir çocuğum var. Ben onu bırakıp bir yere zaten gitmezdim. Bu konuşmalar sadece Serhat’ın bize açtığı muhabbetten kaynaklanmıştı. Ben Çınarcık’ta olan evde kaldığım süre boyunca sürekli rahatsız edildim. Bu yüzden Gökhan C.’nin evinde kalmaya başlamıştım. Gökhan C.’nin evinde kalmaya 3 valiz ile gitmiştim. Gökhan Yalova’da Çınarcık’ta kalıyordu. Tuğba abla ile eşi Serhat abi beni almaya geleceklerdi. Onların olduğu Büyükçekmece’ye gidecektik. Yaklaşık 1,5 hafta Tuğba ablaların evinde kalmıştım. Daha sonra Çınarcık’ta emlakçı Arif abiden bir ev tutmuştum. Gözaltına alındığımız gün Büyükçekmece’ye valizlerimi alıp kiralayacağım eve götürmek için gitmiştim. İstanbul Büyükçekmece’ye gitmemizle yurt dışına kaçmamız arasında herhangi bir bağlantı yoktur. O sebeple gitmemiştik. Benim annemi öldürmek için herhangi bir sebebim yoktur. Ne annem bana ne de ben ona husumet beslemiyordum. Kendimden emin olduğum için kaçma gibi bir durumum söz konusu dahi değildir. Şüpheli Sultan’ın annemin ölüm olayına ilişkin vermiş olduğu ifade kabul edilemez” dediği öğrenildi.
“BİLİRKİŞİ RAPORUNU KABUL ETMİYORUM”
Bilirkişi raporuna ilişkin de Gülter, “Ölümü her ne kadar bilirkişi raporunda düşme olayının dış kuvvet ve temas varlığı ile olduğu söylenmiş olsa da ben bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Eğer annemi itmiş olsaydım ses kayıtlarındaki ‘görüşürüz’ ifadesi yerine annemin bağırma ya da yardım isteme sesi gerekirdi. Kaldı ki ‘görüşürüz’ kelimesini ben söylemedim. Kesinlikle kabul etmiyorum. Annemi ben kesinlikle öldürmedim. Ben masumum. Eğer mahkemeniz aksi kanaate ise hakkımda yurt dışı yasağı ve gerekli bütün adli kontrol tedbirlerini uygulayabilirsiniz. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmayı talep ediyorum” dedi.Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında ‘Kasten öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alınan ve dün adliyeye sevk edilen şüphelilerden kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklama, Sultan Nur Ulu ise yurt dışı çıkış yasağı talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Sultan Nur Ulu’nun babası A.U., evlerinde kaldıkları T.Y. ve şoför olarak bilinen şüpheli ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Nöbetçi hakimliğe sevk edilen Sultan Nur Ulu, adli kontrol şartıyla serbest bırakılıp, polis eşliğinde evine götürüldü. ‘Kasten öldürme’ suçundan gözaltına alınan Tuğyan Ülkem Gülter ise çıkarıldığı nöbetçi mahkemede tutuklandı.
AVUKATLARI DAVADAN ÇEKİLDİ
Güllü’nün aile avukatlığını yapan Rahmi Çelik, adliye önünde yaptığı açıklamada beraberindeki avukatlarla dosyadan çekildiklerini belirterek, “Malumunuz üzerine avukat Rahmi Çelik, avukat Mert Erdoğan, Muharrem Çetin, Hakan Sezar, Aycan Hanım hepimiz rahmetli Gül Hanım’ın vekilliğini üstleniyorduk hayattayken. Rahmetli vefat ettikten sonra rahmetlinin çocuklarına sahip çıkmak gerekti ve bir de onun talebi üzerine de çocuklara sahip çıkmak adına bu dosyada vekillik görevine başladık. Fakat hem Tuğberk’ten hem de Tuğyan’dan çok özel bir ricamız ve talebimiz oldu. Dosyada en ufak bir şüphe sezdiğimiz anda vekillik görevimizi sürdürmeyeceğiz. Hem Tuğberk, hem de Tuğyan yönünden biz bunun sözünü aldık. Şimdi gelinen noktada yine biliyorsunuz ki bu zamana kadar hep mağdur sıfatıyla ifadeleri alındı. Fakat geçtiğimiz 3 gündür Tuğyan yönünden şüpheli sıfatıyla artık ifadeler alınmaya başlandı. Dosyada şüpheli sıfatı kazandı, hal böyleyken rahmetli Gül Hanım’ın da manevi mirasını korumak adına hem Tuğberk’ten hem de Tuyan’dan da aldığımız onay üzerine Tuğyan hanım yönünden çekilme kararı aldık. Fakat bu Tuğyan’ın suçlu olduğu anlamına gelmesin ve masum olduğu anlamına da gelmesin” dedi.Gazetecilere açıklama yapan avukat Aycan Sevsay ise sorgulamanın seyrinin değişmesinden dolayı davadan geri çekilme kararı aldıklarını ifade etti.
GÜNCELLEME 02.08.2026 SAAT: 09.00
Yalova’da geçtiğimiz yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianamede tanık ifadeleri, mesaj kayıtları, ses incelemeleri, bilirkişi raporları ve dijital delillere yer verilirken, nihai kararı yargılama sonucunda mahkemenin vereceği belirtildi.
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde geçtiğimiz yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianamede olay anına ilişkin ses kayıtları, tanık ifadeleri, mesajlaşmalar ve bilirkişi raporlarına yer verildi.
18 METREDEN DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre olay, 26 Eylül 2025 gecesi saat 01.26 sıralarında Çınarcık’taki evde meydana geldi. Gül Tut’un, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e ait odanın penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştüğü belirtildi.Adli Tıp incelemesinde sanatçının kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu yaşamını yitirdiği tespit edildi.Toksikoloji raporunda Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol bulunduğu, kullandığı ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmadığı kaydedildi
.”MALKATA” ŞARKISIYLA ODAYA ÇAĞIRDIĞI DEĞERLENDİRİLDİ
Savcılığın iddianamesinde olay gecesine ilişkin dikkat çeken ayrıntılara yer verildi.Buna göre Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı Sultan Nur Ulu’dan annesinin çok sevdiği “Malkata” isimli roman havasını açmasını istediği belirtildi.Şarkının Gül Tut banyodan çıktığı sırada telefon üzerinden çalındığı, müziği duyan sanatçının “O ne lan?” diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte bir süre oynadığı ifade edildi.Savcılık, müziğin özellikle Gül Tut’u odaya çekmek amacıyla açıldığı ve bunun planlanan eylemin bir parçası olduğu değerlendirmesinde bulundu.
“HADİ GÖRÜŞÜRÜZ” SÖZÜNÜN ARDINDAN…
İddianamede İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan ses inceleme raporuna da yer verildi.Raporda, düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin alaycı ve neşeli bir tonla “Hadi görüşüürüüüz” dediğinin değerlendirildiği belirtildi.Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine varırken, hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığını ileri sürdü.
TANIK İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ
Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun ilk ifadesinde Gül Tut’un alkollü olduğu için pencereden düştüğünü söylediği, daha sonra ise farklı ifade verdiği belirtildi.Tanık, son ifadesinde Gül Tut’un yüzü pencereye dönük halde bulunduğunu, Tuğyan’ın annesini kalça altından iki eliyle kavrayıp ayaklarını yerden kaldırarak aşağı attığını anlattı.Savcılık ayrıca Sultan Nur Ulu’nun avukatıyla yaptığı telefon görüşmesinde, “Tuğyan’ın yaptıklarının bedelini ödemek istemediğini” söylediğini ve giderek gerçekleri anlatacağını ifade ettiğini belirtti.
“BİR GÜN CAMDAN ATIP ÖLDÜRECEĞİM”
İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesiyle ilgili kullandığı ileri sürülen mesajlar ve tanık anlatımlarına da yer verildi.Üç ayrı tanığın, şüphelinin kendilerine “Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim” dediğini anlattığı belirtildi.Dosyaya giren mesajlarda ise Tuğyan’ın;”Bıktım bu annemden””Gebersin””Bu kadın ölsün””Ölmüyor, ne zaman?””Ona büyük bir şey yapacağım”şeklinde ifadeler kullandığı kaydedildi.Savcılık ayrıca olaydan yaklaşık iki ay önce eski erkek arkadaşına gönderdiği “Annem birazdan kendini atıyor” mesajını da planlama sürecini gösteren delillerden biri olarak değerlendirdi.
ÜÇ DARBE SESİ VE 7 SANİYELİK SESSİZLİK
Dosyaya giren kamera kayıtlarının ham ses analizinde, düşmeden önce üç farklı darbe sesi tespit edildi.Bilirkişi raporunda ikinci ve üçüncü ses arasındaki yaklaşık 1,9 saniyelik sürenin, pencereden düşme ile zemine çarpma süresiyle uyumlu olduğu belirtildi.Ayrıca ilk darbe sesinden sonra odada bulunan Tuğyan ve Sultan’dan yaklaşık 7 saniye boyunca herhangi bir çığlık ya da kurtarma refleksi duyulmamasının dikkat çekici olduğu ifade edildi.Savcılık, bunun olayın ani bir kaza olmadığını gösteren bulgulardan biri olduğu değerlendirmesini yaptı.
KAZA VE İNTİHAR İHTİMALİ DE İNCELENDİ
Olay yerinde yapılan incelemelerde zeminde kayganlaştırıcı herhangi bir maddeye rastlanmadığı belirtildi.Gül Tut’un tıbbi geçmişinde intihar eğilimine ilişkin herhangi bir bulgu bulunmadığı, birçok tanığın sanatçının yükseklik korkusu olduğunu anlattığı ifade edildi.Bilirkişi heyeti, Gül Tut’un geriye doğru düşebilmesi için dışarıdan bir kuvvet uygulanmasının kaza ihtimaline göre daha olası olduğu görüşünü bildirdi.Adli Tıp Kurumu ise yüksekten düşmenin intihar, kaza ya da başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin yalnızca tıbben belirlenemeyeceğini, bunun adli soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini kaydetti.
MESAJLARI SİLDİRME VE TANIĞI ETKİLEME İDDİASI
İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan sonra eski erkek arkadaşından telefon mesajlarını silmesini istediği, canlı yayında konuşmaması yönünde baskı yaptığı ve annesiyle ilişkilerinin iyi olduğunu söylemesini istediği öne sürüldü.Savcılık ayrıca olayın tek görgü tanığı Sultan Nur Ulu’nun sürekli yanında tutulmaya çalışıldığını, başka kişilerle görüşmesinin takip edildiğini ve gerçekleri anlatmaması için tehdit edildiğini iddia etti.
YURT DIŞINA KAÇIŞI KONUŞTUKLARI ÖNE SÜRÜLDÜ
Dosyaya göre Tuğyan ve Sultan’ın olaydan sonra İstanbul’da kaldıkları otelde yurt dışına çıkış yolları hakkında bir kişiyle telefon görüşmesi yaptığı belirlendi.Görüşmede Sultan’a tehdit edilip edilmediği sorulurken, Tuğyan’ın araya girerek “Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem.” dediği iddianamede yer aldı.Savcılık ayrıca şüphelinin telefonunu değiştirdiğini, cihazı fabrika ayarlarına döndürdüğünü ve bazı mesajları sildirmeye çalıştığını ileri sürdü.
TELEFONUNDA DİKKAT ÇEKEN ARAMALAR
İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter’in telefonunda;”Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?””Kokain saçta ne zaman çıkar?””Saçta metamfetamin çıkar mı?”şeklinde internet aramaları yaptığı belirtildi.Ayrıca “Çözülmemiş davalar”, “Seri katil davası”, “Dedektif oyunu” ve “Suçluyu bulma” içeriklerini araştırdığı da dosyaya girdi.Buna karşın şüphelilerden alınan saç örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadığı, ev ve üzerlerinde yapılan aramalarda da suç unsuruna ulaşılamadığı kaydedildi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı; tanık anlatımları, mesaj kayıtları, dijital deliller, bilirkişi raporları, ses incelemeleri ve olay sonrası davranışları birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesi Gül Tut’u tasarlayarak öldürdüğü kanaatine ulaştı.Hazırlanan iddianamede tutuklu şüpheli hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.Öte yandan iddianamede yer alan değerlendirmeler savcılığın suçlamalarını içeriyor. Tuğyan Ülkem Gülter hakkındaki suçlamalara ilişkin nihai kararı yargılama sonunda mahkeme verecek.



GIPHY App Key not set. Please check settings