in

Kübra Özüberk (17) Gaziantep’te burun ameliyatında sırasında, geçirdiği beyin kanaması sonucu yaşamını yitirdi.

Kübra Özüberk (17) Gaziantep’te burnundaki kemik sorunu nedeniyle girdiği burun ameliyatında sırasında, geçirdiği beyin kanaması sonucu yaşamını yitirdi.

Kübra Özüberk (17) Gaziantep’te burun ameliyatında sırasında, geçirdiği beyin kanaması sonucu yaşamını yitirdi. Olay, 17 Ocak 2017 tarihinde Gaziantep’te bir hastanede yaşandı.

Burnunda kemik bulunan Kübra Özüberk (17) ameliyat olmak için hastaneye gitti. Gerekli tetkiklerin yapılmasının ardından ameliyata alınan genç kızın plastik cerrahlar tarafından burun estetiği ameliyatı gerçekleşti. Ameliyat sonrası yaklaşık 10 saat uyanmadığı iddia edilen Özüberk, daha sonra apar topar yoğun bakıma alındı.

Aile suç duyurusunda bulundu
Olay sonrası hastane yönetiminden muhatap bulamadıklarını belirten baba Ümmet Özüberk, hastaneden şikayetçi olmak için Gaziantep Adliyesine gelerek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Baba Özüberk, “Kızımın burnunda kıkırdak vardı. Öğle saatlerinde ameliyata girdi, kızım gece 11’e kadar uyanamadı. Daha sonra kızımı acil yoğun bakıma aldılar, beyninde bir bölümü hasar görmüş. Çocuğum 9 gündür yaşam mücadelesi veriyor. Ben de adliyeye gelerek suç duyurusunda bulundum” ifadelerini kullandı.

BUGÜN YAŞAM MÜCADELESİNİ KAYBETTİ
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinde burnundaki kıkırdağın alınması için 17 Ocak’ta ameliyata alınan Kübra Özüberk, uyanmayınca tomografi çekildi. Beyin kanaması geçirdiği iddia edilen ve yoğun bakım ünitesine alınan genç kız, bugün sabaha karşı yaşamını yitirdi.

Özüberk’in cenazesi, otopsi için Gaziantep Adli Tıp Kurumuna götürüldü.

GÜNCELLEME 27.01.2017 SAAT: 15.45

Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Murat Taner Gülşen, Kübra’nın burun ameliyatını yapan doktorlarla görüşüp ameliyat notlarını incelediğini ve bir ihmali görmediklerini söyledi.

BAŞHEKİMDEN AÇIKLAMA
Ameliyatta komplikasyon yaşandığını ve bu durumun sonunda Kübra’nın ölmesinin kendilerini de üzdüğünü ifade eden Doç. D. Gülşen şunları dedi:

“Kübra için hepimiz yastayız. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok gerçekten ama ihmal kelimesi kabul edilemez. Komplikasyon başka bir durum, ihmal başka bir durum. Komplikasyon maalesef her ameliyatın peşine takılan korkunç bir yüzü. İyi yönü iyileşmesi, kötü yönü komplikasyon, ama ihmal dediğimiz zaman akan sular durur. Ben bu konuyu araştırdım. İhmal ile ilgili bir ipucu bulamadım. Kübra’ya bir burun ameliyatı yapılıyor. Burun boşluğu ile beyin arasında çok incecik bir tabaka kemik yapısı vardır. O ince tabaka bazen ameliyat esnasında kırılır. Bu kızcağızda da bu durum olmuş. Kırılınca beyin içi bir kanama gerçekleşmiş. Çocuk ameliyattan sonra beklenen sürede uyanmayınca doktorların dikkatini çekmiş. Yoksa ameliyat esnasında bir kanama yok. Bir komplikasyon belirtisi yok. Uyanmayınca bir tomografi çekiliyor ve beyin kanaması gözüküyor. Olayın hemen ardından beyin cerrahına haber veriliyor. Fakat çocuğun durumu çok hızlı ilerliyor ve ameliyat edilecek durumda olmadığı anlaşılıyor. Maalesef bugün beklemediğimiz bir şekilde çocuk kötüleşti ve kaybettik. Acımız çok büyük ama ameliyatlar her zaman bu riski taşır. İlk olan bir durum değildir. Kitaplarda bu tür komplikasyonların olduğu yazmaktadır. İstenmeyen bir olaydır. Bizim ameliyat notlarımız kayıt altındadır. Bu notları da herkesle paylaşabiliriz. Burada tıbbi konuda ihmal görmedik.”

Gülşen, ön soruşturmada herhangi bir ihmale rastlamadıklarını ancak resmi başvuru olması durumunda detaylı soruşturma başlatabileceklerini de sözlerine ekledi.

GÜNCELLEME 20.06.2020 SAAT: 12.44

Gaziantep’te yaklaşık 3,5 yıl önce, 17 yaşındaki Kübra Özüberk’in burun ameliyatı sırasında beyin kanaması geçirerek ölümüyle ilgili hastane kusurlu bulundu, aileye 450 bin lira tazminat ödenmesi karara bağlandı.

Genç kızın 17 Ocak 2017’de Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Eğitim ve Araştırma Hastanesinde girdiği burun ameliyatında yaşamını yitirmesi üzerine, anne Oya ile baba Ümmet Özüberk’in tazminat talebiyle Gaziantep 2. İdare Mahkemesinde dava açıldı.

Mahkeme, teşhis ve tedavi hizmetinin niteliği gereği doğal kabul edilebilecek hatalar dışında, tedavinin tıbbi gereklere uygun olmadığına ilişkin açık ve belirgin hususlar nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğu gerektirdiğine hükmetti.

Kararda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ceza soruşturması kapsamında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca 2 yıl önce düzenlenen raporda, “hekimin uygulamalarının tıp kurumlarına uygun olmadığına” dair rapora atıf yapılarak, davalı idare tarafından, Çukurova Üniversitesi bilirkişi heyetince verilen raporla, Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz edildiği belirtildi.

Çukurova Üniversitesince düzenlenen inceleme raporunun, yasal ve resmi bir bilirkişilik kurumu olan Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen bilirkişi raporuna göre üstün tutulamayacağı aktarılan kararda, “Bu durumda idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanan hizmet kusurunun somut olayda gerçekleştiği, başka bir ifadeyle ölüm olayının idarenin hizmet kusuru sonucu gerçekleştiği sonucuna varılmaktadır.” ifadeleri yer aldı.

Genç kızın anne ve babasına yaklaşık 300 bin lira maddi tazminata hükmedilen kararda, manevi tazminata ilişkin de şu ifadeler yer aldı:

“Dava konusu olayda manevi tazminatın koşullarının bulunduğu kuşkusuz olup, hizmet kusurunun ağırlığı, müteveffanın yaşı, davacılara olan yakınlığı ve davacıların olay nedeniyle duyduğu acı, elem ve sıkıntıların birlikte dikkate alınması suretiyle uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda toplam 150 bin manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.”

“Adalet yerini bulsun”

Anne Oya Özüberk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kızının burun ameliyatı olmak için hastaneye yattığını ancak uyanamadığını ifade ederek, “Bize önce söylemediler. ‘Anesteziyi atamadı, uyandıramadık biraz bekleyin’ dediler. Uyanmadı, uyanınca odaya getireceklerini söylediler. Daha sonra en son gittiğimizde kızım yoktu, yoğun bakıma almışlar.” dedi.

Kızının beyin kanaması geçirdiğini daha sonra öğrendiklerini anlatan Özüberk, “Henüz hiçbir şey yapılmadı doktorlar için. Adalet yerini bulsun.” diye konuştu.

Özüberk, üniversite tarafından başlatılan soruşturma tamamlanmadığı için ceza davasıyla ilgili yargılamanın başlayamadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Sorumlular cezasını çeksin, bizim de içimiz rahat olsun. Her gün rüyalarıma giriyor, her gün bekliyorum kızımı. Her gün fotoğraflarına bakıyorum. Sanki hala evimin içinde gibi. Artık adaletin yerini bulmasını istiyoruz, başka Kübralar ölmesin.”

“Sessiz sessiz ağlayan kişileriz”
Baba Ümmet Özüberk de 17 yaşında bir genç kızın hayallerinin yarım kaldığını belirterek, şunları aktardı:
“Bizim ciğerimiz yanıyor. Adalet istiyoruz. Her akşam ağlamaktan gözlerimiz şişiyor. Biz gündüzleri yapmacık gülen, akşamları sessiz sessiz ağlayan kişileriz. Üniversiteden dava dosyanın tamamlanıp, adliyeye gönderilmesini beklerdim. Tamam ‘Benim doktorum suçlu ya da suçsuz’ neyse gönder, adalet karar versin. Ne sen, ne ben. Ben 3,5 yıldan beri gece gündüz bu kararı bekliyorum. Varsa doktorunda suç cezasını çeksin, yoksa yok. Hakimlerimiz, savcılarımız bilir. Biz bu kadar neden bekliyoruz.”

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Aydın’da bulunan cesedin yaklaşık 2 aydır kayıp Salih Yılmaz (20)’a ait olduğu tespit edildi.

ÇANAKKALE Gelibolu’da yalnız yaşayan Ahmet Bozkurt (35), arkadaşları tarafından evinde ölü bulundu.