in ,

Eda Nur Kaplan (18) Ankara Çankaya’da,15’inci kattaki evlerinin balkonundan atlayarak intihar etti

Eda Nur Kaplan (18) Ankara’nın Çankaya ilçesinde, polise 2 kişinin cinsel saldırısına uğradığını şikayetinden sonra, girdiği bunalım sonrası 15’inci kattaki evlerinin balkonundan atlayarak intihar etti

Eda Nur Kaplan (18) Ankara Çankaya’da,15’inci kattaki evlerinin balkonundan atlayarak intihar etti Olay, Cumartesi saat 01.00 sıralarında Çankaya Alacaatlı Mahallesi’ndeki sitede meydana geldi.

Oturduğu sitenin D bloğunda bir süredir ablasıyla yaşayan Eda Nur Kaplan, 15’inci kattaki evlerinin balkonundan atladı.

Sitede yaşayanların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde yerdeki Eda Nur’un höldüğünü belirlendi. Eda Nur’un cansız bedeni olay yerinde yapılan incelemenin ardından Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

Genç kızın, ölümünden önce polise gidip 2 kişinin cinsel saldırısına uğradığını anlattığı, şüphelilerden birinin yakalandıktan sonra serbest bırakıldığı ve diğerinin ise halen arandığı öğrenildi.

Genç kızın tecavüzcülerinin serbest kalması üzerine yaşadıklarını kaldıramayıp intihar ettiği iddiası söz konusu..

Babasını küçük yaşta kaybeden ve yetiştirme yurdunda büyüyen Eda Nur Kaplan’ın intihardan bir gün önce polise giderek, 30 Temmuz’da iki kişinin cinsel saldırısına uğradığını bildirip şikayetçi olduğu öğrenildi.

Eda Nur Kaplan’ın sağlık kontrolünde cinsel saldırıya uğradığına yönelik herhangi bir bulguya rastlanmadığı öne sürüldü. Ancak ismini verdiği Mehmet A. gözaltına alındı. Mehmet A.’nın sorgusunda, diğer kişinin adının Yusuf G. olduğu öğrenildi ve yakalanması için çalışma başlatıldı.

Mehmet A. ise Emniyetteki ifadesinin ardından delil yetersizliği gerekçesiyle serbest bırakıldı.

Eda Nur Kaplan’ın yaşamına son vermeden önce annesine cep telefonundan mesaj attığı aktarıldı.

Mesajda şu ifadeler yer aldı:
“Anne küçük kızın bazı şeylere dayanamıyor artık. Kızını çok harcadılar. Kimseye bir şeyini anlatamadı. Hep içine attı. Ama o da çok birikti. Dayanamıyor artık. Hiçbir şeylerin güzel olacağına inancı kalmadı. Her gün canı acıyacağına bir gün acısın deyip gidiyorum. Hakkını helal et. Ömer’i, ablamı, Aleyna’yı Almanya’yı çok seviyorum. Unutmayın beni. Hakkımı yerde bırakmayın lütfen. Ben katlanamıyorum, dimdik duramıyorum siz durun. Neyse hepinizi çok seviyorum, iyi bakın kendinize. Ben yapamadım ama siz güzel günler için yaşayın.”

GÜNCELLEME 10.08.2021 SAAT. 16.44

Ankara’da yaşayan Eda Nur Kaplan, geçtiğimiz günlerde 15. kattaki evinin balkonundan atlayarak intihar etmişti. Arkasında soru işaretleri bırakarak ölen Eda Nur’a cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla aranan Yusuf G. yakalandı. Diğer şüpheli Mehmet A. ise gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.

Ankara’da yaşayan 18 yaşındaki Eda Nur Kaplan, 15’inci kattaki evlerinin balkonundan atlayarak intihar etmişti. Genç kız, ölümünden önce polise gidip birlikte eğlenemeye gittikleri Yusuf G. ile Mehmet A.’nın cinsel saldırısına uğradığını anlatmıştı. Şüphelilerden Mehmet A. yakalandıktan sonra serbest bırakılırken, bir süredir aranan Yusuf G., Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Ahlak Büro Amirliği ekiplerince yakalandı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

POLİSE GİDİP ŞİKAYETÇİ OLMUŞ
Babasını küçük yaşta kaybeden, yetiştirme yurdunda büyüyen Eda Nur’un intihardan bir gün önce polise giderek, ablası ve kendisiyle birlikte alkol alan iki kişinin cinsel saldırısına uğradığını ileri sürüp şikayetçi olduğu öğrenildi. Sağlık kontrolüne götürülen Eda Nur’un kontrolünde cinsel saldırıya uğradığına yönelik herhangi bir bulguya rastlanılmadığı belirtildi.
Son Dakika: Şüpheli şekilde hayatını kaybeden Eda Nur Kaplan’a cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla aranan bir kişi yakalandı

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Kaplan’ın ifadesinde, “Mehmet, Yusuf, ben ve ablam bir mekanda oturarak alkol aldık. Bir süre sonra beraber eğlence mekanına giderek biraz daha içtik. Daha sonra ablam lavaboya girdi. Bu sırada Yusuf bana ‘iyi değilsin gel seni eve bırakayım’ dedi. Ben de alkolün etkisiyle kabul ettim. O esnada ablam lavaboda olduğu için ona haber veremedim. Yusuf araçtayken ‘Çok alkollüsün bu şekilde eve gitmen uygun olmaz gel seni otele götüreyim de gece orada kal sabah kendine gelince evine gidersin’ dedi. Ben de bir şey söylemedim. Yusuf beni kandırarak 01:30 sıralarında bir otele götürdü. Odaya girer girmez Yusuf bana bir şey söylemeden cinsel tacizde bulunmaya başladı. Benimle zorla cinsel ilişkiye girdi. Ben alkolün etkisiyle çok tepki gösteremedim. Akabinde Yusuf üstünü giyinerek bana hitaben ‘kredi kartımı unutmuşum alıp geleceğim’ diyerek otel odasından ayrıldı. Yusuf gittikten sonra ben üstümü bile giyinmeden uyuyakalmışım. Yaklaşık 1 saat sonra bana ismini Tayfur olarak tanıtan Mehmet A., odaya girmiş. Benim haberim yoktu. Bir anda gözlerimi açtığımda rızam ve isteğim olmadan ilişkiye girmeye çalışıyordu. Gücümü toplayarak istemediğimi söyledim. Tayfur’u iterek ‘ne yapıyorsun’ diye sordum, Tayfur ‘Bir şey yapmıyorum’ diyerek ilişkiye devam etti. Yarı baygın olduğum için karşı koyamadım, bağırmadım sadece kendimi kasabildim. Bana kendi telefonunu verdi, ‘Al ablanı ara taksiye bin ve git’ dedi” sözlerine yer verdiği öğrenilmişti.

Eda Nur Kaplan’ı tecavüze uğradığı iddia edilen günün sabahı kaldığı otelden alıp Keçiören’deki evine bırakan taksici, olay gününü anlattı.

Ankara’nın Çankaya ilçesi Alacaatlı Mahallesi’ndeki bir sitenin 15’inci katından tecavüze uğradığını iddia edip intihar eden 18 yaşındaki Eda Nur Kaplan hayatına son vermişti. Eda Nur, canına kıymadan önce ise kendisine tecavüz ettiğini ileri sürdüğü M.A. ile Y.G. hakkında da suç duyurusunda bulunmuştu.

Genç kızın cansız bedeni önceki gün toprağa verilirken, şüpheli M.A. ve Y.G.’nin yakalanması için polis ekipleri tarafından çalışmalar devam ediyor. Kaplan’ı tecavüze uğradığı iddia edilen gün kaldığı otelden alarak Keçiören’deki evine bırakan taksi şoförü Ali Usta ise o sabah şahit olduğu anları anlattı.

“ARAÇ İÇERİSİNDE SÜREKLİ AĞLIYORDU”

Eda Nur’un sürekli bir korku içerisinde olduğunu gözlemlediğini söyleyen Taksici Ali Usta, “Taksiye binip Keçiören’e doğru gittiğimizde kız araç içerisinde ağlamaya başladı. Ne oldu diye sorduğumda, ‘abi hatırlamıyorum, ne olduğunu hatırlamıyorum. Uyandığımda başımda iki tane kadın vardı. Pavyon muhabbeti yapıyorlardı. ‘Ben anneme ne diyeceğim’ diye ağlıyordu. Korkmuş durumdaydı. Sarhoştu. İsmini Tayfun olarak bildiğim otel işletmecisi Eda’yı taksiye bindirdi. Adresi ve telefon numarası verdi bana. ‘Keçiören’e götür, bu adrese teslim et’ dedi. Daha önce hiç görmemiştik Eda’yı otel bölgesinde. Sabaha karşıydı. Araçta tek kişiydi. Eda’yı bıraktığımda ablası kapıdan aldı. Ben eve çıkartmadım. Telefon ettik ablasına. Ablası indi teslim aldı. Ablası, ‘ben geldim, sen neden gelmedin’ gibi cümleler kurdu. Kızın üzerinde hiçbir şey yoktu. Çantasını falan önceden ablası götürmüş. Bilinci yerinde değildi. Araç içerisinde sürekli ağlıyordu. Kolunu kaldıracak hali yoktu. Tuhaftı biraz. Belli ki başına bir şey gelmişti. Sabah saat 5 çeyrekti aldığımda. Keçiören’e gitmemiz 15 dakika dahi sürmedi zaten. Ağlamaya başlayınca ne oldu diye sorduğumda ‘bilmiyorum abi’ demişti. Günübirlik bir oteldi. İnerken fark ettim, kolunda çizik ya da tırnak izine benzer deri soyulması vardı” ifadelerini kullandı.

Kaplan’ın kaldığı otelin ise kapıları kilitli halde. Müşterilerin hepsinin tahliye edildiği otelin baş şüpheli durumundaki sahipleri sırra kadem basmış durumda. Şüphelilerin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.

Kaplan’ın ablası Güler, katıldığı bir televizyon programında korkunç olaydan sonra yaşananları anlatarak, “Çok alkollüydü. ‘Ne oldu?’ diye sorunca ‘Bir acıyla uyandım’ dedi. İntihar etmek istemiyordu, şikayeti sonrasında aldığı tehditler ve kimsenin ona inanmayacağı düşüncesi ona bunu yaptırdı” dedi.

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da yaşayan Eda Nur Kaplan, 15. kattaki evinin balkonundan atlayarak intihar etmişti. Kaplan’ın ölmeden önce birlikte eğlenmeye gittikleri iki kişi tarafından cinsel istismara uğradığı ve karakola gidip şikayetçi olduğu öğrenildi.

YARI BAYGIN OLDUĞU İÇİN KARŞI KOYAMAMIŞ
Arkasında soru işaretleri bırakarak hayata veda eden Kaplan’ın şikayetçi olduğu şüphelilerden 1’i gözaltına alınıp serbest bırakıldı, diğeri ise halen aranıyor. Kaplan ifadesinde, bir eğlence mekanında alkol aldıktan sonra Yusuf G.’nin kendisini otele götürerek rızası dışında ilişkiye girdiğini, ardından Mehmet A.’nın da gelerek rızası dışında ilişkiye girdiğini, ancak alkolün etkisiyle yarı baygın halde olduğu için bağıramadığını ifade etmiş.

TELEVİZYON PROGRAMINA KATILDI
Eda’nun ablası Güler Kaplan, Fulya ile Umudun Olsun programına katılarak yaşadıkları korku dolu günleri anlattı. Sosyal medyadan tanıştıkları iki kişiyle kalabalık bir ortamda buluştuklarını anlatan Kaplan, “Eda çok alkollüydü, olayın oralara gideceğini anladım. O nedenle kardeşime sahip çıkmaya çalıştım. Ancak, benim bir anlık tuvalete gitmemden yararlandılar” dedi.İntihar eden Eda Nur’un ablası yaşananları anlattı: ‘Bir acıyla uyandım’ dedi

“BENİM KADERİM BUYMUŞ”
Sonrasında kardeşinin cinsel istismara uğradığını bilmeyen ve ona ulaşamadığını belirten abla Kaplan sonrasında yaşananları şöyle anlattı:Benden habersiz gittiği için ona gücendim bile. Beni sabaha karşı saat 04.55’te aradı. Eve gelince de bir 40 dakika boyunca kendine gelmeye çalıştı. Olayı anlatmaya başladığında ilk sözü ‘Benim kaderim buymuş’ oldu. “Ne oldu ne bitti” dediğimde ise bana ‘acı hissederek uyandım’ dedi. Daha Yusuf’u duyar duymaz, soluğu karakolda aldık. İkinci istismar vakasını karakolda öğrendim ve şok oldum. Neye uğradığımızı şaşırdık.”

ŞÜPHELİLERDEN BİRİ SİYASETE ATILACAKMIŞ
Ölümünden tecavüzcülerin sorumlu olduğunu söyleyen Kaplan, “Şikayetten sonra tehdit ettiler. Yusuf A. ‘Ben siyasete atılacağım, sizi bitiririm. Memuriyetinizi yakarım’ dedi. İntiharı başta düşünmüyordu, arkadaşlarına sonrası için buluşma sözü bile vermiş. Ancak polislerin de kendisine inanmayacağını söyledi. Bu yaşananlar ona bunu yaptırdı” sözlerine yer verdi.

GÜNCELLEME 08.06.2022 SAAT. 19.58

Eda Nur Kaplan’a cinsel saldırı davasında beraat gerekçesi: ‘Rıza var’
Ankara’da 15’inci kattan atlayarak yaşamına son veren Eda Nur Kaplan’a (18) ölümünden 1 hafta önce cinsel saldırıda bulunduğu suçlamasıyla yargılanan sanıklar Yusuf G. ve Mehmet A. hakkında mahkemenin verdiği beraat kararının gerekçesi açıklandı. Gerekçede, her iki sanık yönünden eylemin rıza dışı gerçekleştiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı belirtildi.

Eda Nur Kaplan, geçen yıl 7 Ağustos’ta ablası Güler Kaplan’ın erkek arkadaşının Çankaya Alacaatlı Mahallesi’nde bulunan 15’inci kattaki evinin balkonundan atlayarak, yaşamına son verdi.

Kaplan, intihardan önce annesine, “Anne küçük kızın bazı şeylere dayanamıyor artık. Kızını çok harcadılar. Kimseye bir şeyini anlatamadı. Hep içine attı. Ama o da çok birikti. Dayanamıyor artık. Hiçbir şeyin güzel olacağına inancı kalmadı. Hakkımı yerde bırakmayın lütfen” mesajı gönderdi. Kaplan’ın ölümüyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında intiharından 1 hafta önce kendisine cinsel saldırıda bulunduklarını ileri sürerek şikayette bulunduğu Yusuf G. ve Mehmet A. gözaltına alınıp, tutuklandı.

SAVCI 18 YIL İSTEDİ, MAHKEME BERAAT VERDİ

2 sanık hakkında Ankara 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan dava açıldı. İntiharından 1 hafta önce mekanda eğlendikten sonra otele götürdükleri Eda Nur Kaplan’a cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen sanıklardan Yusuf G., yargılama sırasında adli kontrol şartıyla tahliye edildi. 13 Mayıs 2022 tarihinde görülen karar duruşmasında savcı mütalaasını açıklayarak, sanıkların ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 18’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. ?Mahkeme heyeti ise her iki sanığın da delil yetersizliğinden beraatlarına karar verdi. Sanık Mehmet A. hakkındaki kararın oy birliği, sanık Yusuf G. hakkındaki kararın ise oy çokluğu ile alındığı belirtildi. Kararla birlikte tutuklu sanık Mehmet A.’nın tahliyesine de hükmedildi.

GEREKÇELİ KARAR: SOMUT DELİL SÖZ KONUSU DEĞİLDİR

Mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı.
Kararda, sanıkların beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olan kişiye karşı cinsel saldırı suçunu gerçekleştirdikleri hususunda, soyut, şüpheden uzak, cezalandırmaya yeter bir delile ulaşmanın mümkün olmadığı belirtildi. Dosyadaki beyanlar ile birlikte sanık savunmaları karşılaştırıldığında, sanıkların mağdur ile rızası dışında ilişkiye girdikleri hususunda somut bir delilin söz konusu olmadığı vurgulandı. Eda Nur Kaplan’ın ablası Güler Kaplan’ın hazırlıktaki ifadesine yer verilerek, “Katılan Güler, 15.08.2021 tarihli polis ifadesinde ‘bir ara mutfağa geçtiğimizde Eda Nur bana ‘bu defa sert kayaya çarptık. Yusuf iş adamıymış. İfademi geri çekmemi söylüyor. Bunlar kesin beni öldürür’ dediğini belirtmektedir. Aynı katılan Güler, mahkememizdeki beyanında da kardeşi Eda ile görüşerek hazırlıkta ifade verdiğini belirtmiştir. Yine mağdur, katılan Güler’i ablası olarak değil, arkadaşı olarak tanıtmıştır. Bu hususların da delil değerlendirmesinde dikkate alınması gerekli hususlar olarak görülmesi gerekir” denildi.

‘RIZA DIŞI YAPILDIĞI İSPATLANMAMIŞTIR’

Kararda, ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçunun şartlarının dosyada bulunmadığının, hem adli tıp raporları, hem dosyaya sunulan Yargıtay içtihatları, sanık savunmaları, kovuşturma aşamasında dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu vurgulanarak şöyle denildi:

“Her iki sanık yönünden de TCK 102/3-a maddesinin uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Davaya konu olayda eylemin rıza dışı gerçekleştiğinin ispatının olabilmesi için mağdurun beyanları ile iddia edilen hususların somut bulgu ve raporlarla desteklenmesi gereklidir. Dosya kapsamında böyle bir durum da söz konusu değildir. Hal böyle olunca her iki sanık yönünden eylemin rıza dışı gerçekleştiğine dair dosyada bir delil bulunmamaktadır. Mağdurenin olaydan sonra şikayetçi olması ve sanık Yusuf G. ile diğer sanık Mehmet A. bakımından yaptığı mesajlaşmaların suçun sübutu açısından bir önemi bulunmamaktadır. Bu mesajlarda mağdur, sanık Yusuf ile buluşmayı dahi kabul etmiş durumdadır. İddiaya konu olaydan sonra mağdur ile sanık Yusuf arasında yapılan mesajlara dayanılarak sanık Mehmet ile olan olayın rıza dışı olduğunu söylemek de dosyadaki somut delil olan şehir hastanesi raporu, kamera kayıtlarına rağmen mümkün değildir. Aynı mesajlarda başlangıçta mağdure, sanık Yusuf G.’den de şikayetçi iken süreç içerisinde emoji gönderen şikayetten vazgeçmeyi kabul eden mesajlar da yollamıştır. Hal böyle olunca olay sonrası şikayetçi olduğu sanıklardan biri ile yoğun bir şekilde mesajlaşma yapan mağdurenin sanık Mehmet yönünden bu mesajlardan yola çıkarak rıza dışında eylemi gerçekleştirdiği hususunda somut bir olguya varmak mümkün olarak gözükmemiştir. Ayrıca mağdurun taksiye sanık Mehmet tarafından bindirilmesi ve mağdurun sanık Mehmet’in telefonu ile ablasını araması da dikkate alınarak, her iki sanık yönünden eylemin rıza dışı yapıldığı ispatlanmamış olduğundan beraat kararı verilmiştir.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Serdar Şahin (38) Ordu Ünye’de, evinde kendini doğalgaz borusuna asarak intihar etti.

Hasan Günnü (37) Bursa’da motosikleti ile bariyerlere çarptığı kazada yaşamını yitirdi.