İLK HABER; Duygu Çelikten (30) Antalya’da kaybolmasından 13 gün sonra, ormanlık alanda gömülü bulundu
Muratpaşa ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi 30 yaşındaki Duygu Çelikten 13 gün önce evinden dışarıya fatura yatırmak için çıktı.
Doğu Garajı bölgesine gelen Çelikten’i iddiaya göre komşusu V.Ü, annesinin hastanede olduğunu söyleyerek araca binmesine ikna etti ve ikili ortadan kayboldu. Çelikten’in telefonunun kapalı olması ve akşam eve gelmemesi üzerine yakınları polise kayıp ihbarında bulundu.
İhbarın ardından Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği geniş çaplı inceleme başlattı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri yaptıkları inceleme sonucu Kepez ilçesi Varsak bölgesinde aramalarını yoğunlaştırdı.
Ekipler Çelikten’in cansız bedenini çeşitli yerlerdeki kazı çalışmalarının ardından ulaştı. Çelikten’in cenazesi, üzeri toprak ve taşla kapatılmış şekilde bulundu. Genç kadının vücudunda çok sayıda bıçak darbesi olduğu öğrenildi.
GÜNCELLEME 10.10.2020 SAAT: 19.40
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi Duygu Çelikten, fatura yatırmak üzere 6 Eylül’de evinden ayrıldı. Doğu Garajı bölgesine fatura yatırmak için gelen Çelikten’i komşusu Veli Ünder, annesinin hastanede olduğunu söyleyerek otomobiline aldı. İkiliden bir daha haber alınamadı. Telefonlarına ulaşılamayan Duygu Çelikten için ailesi polis merkezine kayıp başvurusunda bulundu.
Olayla ilgili inceleme başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 21 Eylül Cumartesi günü Çelikten’in cansız bedeni Kepez ilçesi Aktoprak Mahallesi’ndeki ormanlık alanda yaklaşık 40 santimetre derinliğinde toprağa gömülü halde buldu. Üzeri taşlarla kapatılan cansız bedende bıçak darbeleri olduğu ve bedenin çürümeye başladığı belirlendi. Cansız bedenin olduğu bölgeye stabilize yoldan ulaşılırken, şüpheli ya da şüphelilerin cansız bedeni yaklaşık 300 metre ormanın içinde taşıdıkları tespit edildi. Genç kadının cenazesi ise 22 Eylül Pazar günü gözyaşları arasında Kurşunlu Mezarlığı’nda defnedildi.
SORGUSU 17 SAAT SÜRDÜ
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayla ilgili şüpheli ve şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Çelikten’in katil zanlısı olduğu ileri sürülen Veli Ünder’i her yerde arayan Antalya polisi, zanlıyı Muğla’nın Fethiye ilçesinde saklandığı evde yakalayarak Antalya’ya getirdi. Zanlı Veli Ünder, 17 saatlik sorgusu tamamlanarak adliyeye sevk edildi.
“NE YAPTIYSA O YAPTI ZATEN”
Veli Ünder, adliyeye sevk edileceği sırada cinayeti işlediği yönünde itirafının sorulması üzerine konuşmak istemediğini söyledi. Ardından Duygu Çelikten’in annesi Leyla Çelikten’in kendisine sorulması üzerine zanlı, “Ne yaptıysa o yaptı zaten” ifadesini kullandı. Zanlı, adliyeye sevk edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, şüphelinin emniyette, Cumhuriyet Başsavcılığında ve Sulh Ceza Hakimliğinde yapılan sorgusunda susma hakkını kullandığını, ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandığı bildirildi.
Olayla ilgili soruşturmayı derinleştiren Antalya Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri Polis Veli Ünder’e yardım ettiğini belirlediği uyuşturucu madde satışı yaptıkları iddia edilen iki kardeşi de yakalayabilmek için çalışma başlattı.
UYUŞTURUCU MADDE ELE GEÇİRİLDİ
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Veli Ünder’in, ormanlık alana götürüp öldürdüğü Çelikten’in cansız bedeni gömmesi için 10 bin TL karşılığında S.Ö ve D.Ö kardeşleri tuttuğunu belirledi. Ekipler firar olan iki kardeşi evinlerinde kıskıvrak yakaladı. Şüphelilerin evinde yapılan aramada uyuşturucu madde ve terazi ele geçirildi. Emniyetteki ifade işlemlerinin ardından iki şüpheli adliyeye sevk edildi.
GÜNCELLEME 04.01. 2021 SAAT: 17.10
Antalya’da kaybolduktan 13 gün sonra toprağa gömülü cesedi bulunan Duygu Çelikten’in (30) kati zanlısı Veli Ünder’in (37), cinayetin ardından 112 Acil’i arayarak, “Kardeşim acil yetişin. Varsak’tan geçiyordum. Bir adam orada karıya sıktı” dediği, ertesi gün, cesedi 50 bin lira karşılığı 2 kardeşe gömdürdüğü ortaya çıktı.
Soruşturmayı genişleterek sürdüren polis, Veli Ünder’in, Duygu Çelikten’in cansız bedenini, arkadaşı Mahsun Demiralp ile Serhat ve Doğukan Özcan kardeşlere 50 bin lira karşılığı gömdürdüğünü belirledi. Polis, Mahsun Demiralp ile Serhat ve Doğukan Özcan kardeşleri yakalanarak, gözaltına aldı. Evlerinde yapılan aramada bir miktar uyuşturucu ile hassas terazi ele geçirilen Özcan kardeşler ile Demiralp de tutuklandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, cinayetin tüm ayrıntılarına yer verildi. Savcı Haki Çeliker imzalı iddianamede, Veli Ünder’in karı-koca hayatı yaşadığı maktulü, olay günü 25 yıllık resmi nikahlı eşi ve resmi nikahlı eşinden 3 çocuğu ile birlikte Fethiye’ye götürdüğünü kaydedildi. Aynı günün sabahı saat 10.00 sıralarında sanığın bu kez maktul ile aynı güzergahı izleyerek Antalya’ya geldiği ifade edilen iddianamede, şu cümlelere yer verildi
“Şüpheli sanık, maktulü Kepez ilçesi Varsak mevkiinde ıssız, ormanlık alana götürerek burada ele geçirilemeyen kesici alet ile hayati bölgesine vurmak sureti ile öldürmüştür. Cesedi ise ormanlık alana bırakmıştır. Ardından olayı sanki kendisi gerçekleştirmemiş gibi, maktulün silahla bir başkası tarafından öldürüldüğü ihbarını cep telefonundan 112 çağrı merkezini arayarak iletmiştir. Şüpheli, 112 Çağrı Merkezi’ndeki görevliye, ‘Kardeşim acil yetişin. Varsak’tan geçiyordum. Bir adam orada karıya sıktı. Karı düştü kaldı. Yetişin, ormanın içinde. Varsak’ın üstünde’ dedikten sonra telefonu kapatmıştır. Maktulü bıçakla katleden şüpheli cesedin ortadan kaldırılması için şüpheli Mahsun Demiralp ile bağlantıya geçmiştir. Onun aracılığı ile diğer şüpheliler Serhat Özcan ve Doğukan Özcan cesedi 50 bin TL para karşılığında bulunduğu yerden alarak, ormanlık alanın iç bölgelerine götürmüştür.”
SAVUNMASINDA ‘TABANCA’ DEDİ, OTOPSİDE BIÇAK ÇIKTI
Savcının sorularına, “Hatırlamıyorum. Susma hakkımı kullanmak istiyorum. Kendimi iyi hissetmiyorum” şeklinde cevaplar veren Veli Ünder, cezaevinden 7 sayfalık savunma gönderdi. İddianamede, bu sayfalarda yazılanlardan da alıntı yapılarak, “Şüpheli ceza infaz kurumundan 7 sayfalık el yazısı ile gönderdiği dilekçesinde, maktul ile Fethiye’ye gittiğini ve ertesi gün dönüşte maktulün araç içerisinde kendisine hakaret ettiğini belirtmiştir. Maktul ile ormanlık alana gittiklerini dilekçesinde belirten sanık, burada maktulün çantasından tabanca çıkartarak kendisine doğrulttuğunu öne sürmüştür. Maktulü ikna etmeye çalışırken, maktulün tabancayı kendisine doğrultarak kendi kendini vurduğunu söylemiştir. Halbuki maktulün tabanca ile değil, bıçakla öldürüldüğü otopsi raporu ile tespit edilmiştir” denildi. İddianamede Veli Ünder hakkında ‘kasten insan öldürme’ suçundan ömür boyu, diğer sanıklar Mahsun Demiralp, Serhat ve Doğukan Özcan’ın hakkında da ‘gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacı ile gerçeği yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 5’er yıl hapis talep edildi. Davanın görülmesine, önümüzdeki günlerde Antalya 4. Ağır Ceza Mahkamesi’nde başlanacak.
‘CİNAYET CANAVARCA HİSLE İŞLENMİŞ’
Çelikten ailesinin avukatı Semih Gökpınar, DHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Kadın cinayetlerinin ülkede son yıllarda büyük artış gösterdiğine dikkat çeken Semih Gökpınar, şöyle konuştu: “Kadın cinayetlerine eylül ayının ilk haftasında bir yenisi eklendi. Bu olayda tasarlayarak, taammüden canavarca hisle eziyet çektirerek işlenen elim cinayette Duygu Çelikten vefat etmiştir. Katil bu cinayeti işlemek için arabasıyla öncelikle uygun bir yer aramaya başlamıştır. Maktulü Fethiye’den Antalya’ya getirmiş ve ormanlık alanda eylemini gerçekleştirmiştir. Sanık ayrıca bazı kişilerden yararlanarak delilleri yok etmeye çalışmıştır. Cinayeti işlerken canavarca hisle vücuduna büyük zarar vermiştir ve olay gerçekleştikten sonra da cesetten kurtulmak istemiştir ve taşırken de büyük zarar vermiştir. Cesedin üzerini toprakla değil taşla örtmüşlerdir. Suçun gizlenmesi, cesedin ortadan kaldırılması için sanığın akrabalarından birçok kişi yardım etmiştir ancak bu kişiler hakkında takipsizlik kararı verilmiştir. Gerek Fethiye’deki yakınları ve özellikle Antalya’daki yakınları delillerin gizlenmesi ve sanığın kaçmasına yardım ettikleri açıktır. HTS kayıtlarından da bu hususlar ortadadır. Bu nedenle sadece ortaya çıkan sanıklardan değil, suçu gizleyen, delilleri yok eden sanığın kaçmasına yardım eden tüm kişilerden şikayetçiyiz. Bu kişiler hakkında da ceza davası açılması için hukuki olarak elimizden geleni yapacağız.”
GÜNCELLEME 13.01. 2021 SAAT: 13.59
Antalya’da kaybolduktan 13 gün sonra toprağa gömülü cansız bedeni bulunan Duygu Çelikten’in katil zanlısı Veli Ünder ile gömen ikisi kardeş, 3 kişinin ilk duruşması ile yargılanmasına başlandı. Maktulün annesi, kardeşleri ve avukatı, Duygu’nun uyuşturucu kuryeliğini kabul etmediği için öldürüldüğünü öne sürdü.
Davanın ilk duruşması yapıldı. Güvenlik nedeniyle Afyonkarahisar Cezaevi’nde bulunan sanık Veli Ünder, SEGBİS bağlantısı yapılamadığı için duruşmaya katılamadı. Sanıklar Mahsun Demiralp, Serhat ve Doğukan Özcan kardeşler ile maktul Duygu Çelikten’in ailesi ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu.
Sanık Demiralp savunmasında, Veli Ünder’i ticari alışveriş nedeniyle 3-4 yıldır tanıdığını belirterek, “Veli evime geldi. Bana yenge ile tartıştıklarını ve silahla vurduğunu söyledi. Cesedin gömülmesi için de ona yardım etmemi istedi. Kabul etmeyince, bana madde bağımlısı iki kişiyi bulmamı istedi. Ben de Serhat ve Doğukan Özcan kardeşlerle tanıştırdım. 50 bin TL karşılığında anlaştılar. Yanımda onlara 36 bin TL verdi. Veli Ünder bende 3 gün kaldı ve arabamı alıp gitti. Gömme sırasında ben yoktum” dedi.
” BİRLİKTE GÖMDÜK”
Sanıklar Serhat- Doğukan Özcan kardeşler ise Mahsun Demiralp’i yalanlayarak, cesedi gömerken kendisinin de yanlarında olduğunu öne sürdü. Suçlamaları kabul ettiklerini ifade eden Serhat- Doğukan Özcan kardeşler, “Biz madde bağımlısıyız. Veli bize ‘biri gömülecek’ dedi. Biz de kabul ettik. Veli Ünder ile 30 bin TL’ye anlaştık. 5 bin TL’yi işten önce, 5 bin TL’yi de işten sonra aldık. Paranın diğer kalanını alamadık. Veli Ünder bizi cesedin olduğu yere götürdü. Sonrasında yanımıza Mahsun Demiralp geldi ve biz üçümüz cesedi birlikte gömdük” dedi.
FATİHA SURESİNİ OKUMUŞLAR
Olayda kullanılan kazma ve küreği Mahsun Demiralp’in ayarladığını sözlerine ekleyen Özcan kardeşler, ortak savunmalarını şöyle sürdürdü: “Olay yerine iki kez gittik. İlk gittiğimizde karanlıktı, gömemedik. O gün işten vazgeçtik. Bunu Mahsun’a söylediğimizde bize ‘Bu işten kaçış yok. Artık bu işin içindesiniz. Vazgeçemezsiniz’ dedi. Biz de mecburen kabul ettik. İkinci gittiğimizde cesedi ormanın içine taşıdık. Toprağı 30 santim kadar kazdık ve maktulü oraya koyduk. Üzerini de taşla kapattık. Hatta cesedin üzerine Fatiha okuduk.”
“UYUŞTURUCU KURYESİ OLMAK İSTEMEDİĞİ İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ”
Maktul Duygu Çelikten’in annesi Leyla Çelikten ise kızının uyuşturucu kuryesi olmak istemediği için öldürüldüğünü iddia etti. Mahkeme heyetine başındaki siyah yazmayı gösteren Leyla Çelikten, “Bu kara yazma adalet yerini bulduğunda başımdan çıkacak. Huzurunuzda diz çöküyorum. Bunlar benim yavrumu elimden aldı. Adalet istiyorum” dedi.Duruşma eksiklerin giderilmesi için ertelendi.
Duygu Çelikten’in ailesi ve avukatları duruşma sonunda “Adalet istiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum” diyerek sözlerine başlayan Leyla Çelikten, şöyle devam etti: “Kadınlar ölmesin. Ufak çocuklar yetim kalmasın. Dünya duysun ki bu davanın peşindeyim. Sanıklar pişmanlık yasasından faydalanmak için ‘pişmanız’ diyor. Asla kabul etmiyorum. Adaletin önünde bu kara yazma hiçbir zaman çıkmayacak. Ne zaman adalet yerini bulduysa bu kara yazma başımdan o zaman çıkacak. Ben kızımı istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Adalete güveniyorum. Adalet ne derse boynum kıldan incedir. Kanunun kestiği parmak acımaz. Bugün benim kızımın başına gelenler, yarın bütün kadınların başına gelebilir. Türkiye’ye ne oldu da kadınlar böyle ölüyor. Kanımın son damlasına kadar davanın takipçisiyim. Adalet Bakanlığı’na, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar her yere çıkacağım. Bütün annelere sesleniyorum. Çıkın, konuşun. Sesinizi duyurun artık. Yeter. Yeter canlar yanmasın. Kızımı canice, canavarca öldürüp gömüyorlar. Sanıklar para karşılığında kızımı gömdüklerini söylüyorlar. O zaman bütün insanlar adam mı öldürerek borcunu ödüyor. Emeğinin karşılığını versin. Kızımı kurye olarak kullanmak istediler. Kızım da kabul etmediği için canavarca hisle öldürdüler.”
“KADINA ARKADAN BIÇAK VURABİLECEK KADAR KARAKTERSİZLER”
Maktulün kardeşi Anıl Çelikten (27) ise adalete güvendiğini ifade ederek, “Adalet bunların hesabını tek tek soracak. Bunlar o kadar kansız, vicdansız, çapsız insanlar ki bir kadına arkadan bıçak vurabilecek kadar karaktersizler. Bugün benim ablamın başına gelenler, başkalarının başına gelmesin. Türkiye’de kadına şiddet dursun” diye konuştu.
“BUNLAR SUÇ ÖRGÜTÜDÜR, HEPSİ SABIKALI”
Maktulün ablası Sibel Yıldırım da kardeşinin uyuşturucu kuryesi olarak kullanılmayı kabul etmediği için katledildiğini öne sürdü. Avukat Semih Gökpınar da sanıkların tümünün uyuşturucu satıcısı olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Bunlar suç örgütüdür. Hepsi sabıkalı. Uyuşturucu ticaretinden ceza almışlardır. Bunlar kadınları uyuşturucu kuryesi olarak kullanmaktadırlar. Maktul de buna itiraz ettiği için öldürülmüştür. Sanıklar canavarca hisle maktulü öldürüp, gömmüştür. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bekliyoruz.”
GÜNCELLEME 24.06.2022 SAAT: 12.59
Antalya’da, 6 Eylül 2020’de kaybolduktan 13 gün sonra toprağa gömülü cesedi bulunan 2 çocuk annesi Duygu Çelikten’i (30) öldüren Veli Ünder’in (38) indirimsiz ömür boyu hapis cezası, Yargıtay tarafından onandı.
YARGITAY KARARI ONADI
Antalya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, Veli Ünder’e ‘kasten insan öldürme’ suçundan ömür boyu hapis cezası verildi. Heyet, cezada herhangi bir indirim yapmadı. Diğer sanıklar Mahsun Demiralp, Serhat ve Doğukan Özcan’a da 4’er yıl hapis cezası verildi. Heyet, sanıklara da indirim yapmadı ancak cezaevinde kaldıkları süreyi göz önünde bulundurarak tahliye etti.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nce onanan karar, sanık avukatları tarafından Yargıtay’a taşındı. Yerel bölge adliye mahkemesinin kararlarının yerinde olduğunu belirten Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, hükmün onanmasına oy birliği ile karar verdi. 1’inci Ceza Dairesi, sanık avukatının temyiz istemlerini esastan reddederek, hükmü onadı.



GIPHY App Key not set. Please check settings