in ,

Dilek Doğan (24) İstanbul Sarıyer’de evinde polis operasyonu sırasında polis kurşunla öldürüldü.

DİLEK DOĞAN (24) İstanbul’da terör operasyonu sırasında evinde polis kurşunla yaralanması sonrası tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Dilek Doğan (24) İstanbul Sarıyer’de evinde polis operasyonu sırasında polis kurşunla öldürüldü.

İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Armutlu mahallesinde 18 Ekim’de düzenlenen DHKP-C’ye yönelik 16 adrese düzenlenen şafak operasyonunda 25 yaşındaki Dilek Doğan evinde vurularak ağır yaralandı. Genç kız, gece saatlerinde duran kalbi tekrar çalıştırılarak hayata döndürüldü ancak bu tarihe kadar hayati tehlikeyi atlatamamıştı.

Dilek Doğan, tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bugün hayatını kaybetti.

Akşam saatlerinde öldüğü öğrenilen Dilek Doğan’ın cenazesi, geniş güvenlik önlemleri altında hastaneden alınarak, zırhlı araçlar eşliğinde Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Adli Tıp ve hastane çevresinde de polis ekiplerinin geniş güvenlik önlemi aldığı görüldü. Dilek Doğan’ın öldüğünü duyan yakınları hastaneye akın etti.

Hastaneye gelerek aileye başsağlığı dileyen CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Acıyı paylaşmaktan başka bir şey ifade edemiyorum. Hesap soracağımız vahim olayların sayısı artıyor bu hükümette. Sadece bunu söyleyebilirim” dedi.

Hastane önünde toplanan bazı gruplar da slogan atarak Dilek Doğan’ın ölümünü protesto etti. Gruptan bazı kişilerin hastane önündeki zırhlı polis araçlarına plastik duba savurduğu görüldü. Dilek Doğan’ın yakınları ise araçlara binerek Adli Tıp’a gitti. Adli Tıp Kurumu önünde de geniş güvenlik önlemleri alındığı dikkat çekti.

GÜNCELLEME 26.10.2015 SAAT: 15.20

Sarıyer’de düzenlenen terör operasyonu sırasında polisin silahından çıkan kurşunla yaralanarak kaldırıldığı hastanede dün gece yaşamını yitiren 25 yaşındaki Dilek Doğan için Sarıyer Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Boğaziçi Cemevinde tören düzenlendi. Dilek Doğan’ın cenazesi gece Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu morgundan yakınları tarafından alınarak Fatih Sultan Mehmet Mahallesi’ndeki cemevine getirildi ve öğle saatlerinde cenaze töreni düzenlendi. Törene Dilek Doğanın babası Metin Doğan, annesi Aysel Doğan, ağabeyi Emrah Doğan’ın da bulunduğu aile fertleri, yakınları ve arkadaşları katıldı. Doğan’ın ailesi tören öncesi taziyeleri kabul etti.

Törene katılanlar tarafından bir süre sloganlar atıldı. Cemevi bahçesine kırmızı bez ile sarılı üstü açık bir tabutla çıkarılan Dilek Doğan’ın cenazesi başında sevenleri ve ailesi gözyaşı döktü, saygı duruşunda bulunuldu.

Yapılan törenin ardından Doğan’ın cenazesi yeniden cemevi morguna kaldırıldı. Tören sırasında tabut başında kırmızı flamalı ve tek tip kıyafetli kadınlar nöbet tuttu.

Dilek’in acılı annesi, cenaze töreninde yaptığı açıklamada, “Hiçbir şey yokken kızımı vurdu. O polisin yüzünü tanıyorum. Getirsinler kızımın katliini. Ben boyun eğmem, katili bulurum” diye konuştu.

Dilek’in ağabeyi Emrah Doğan, “Savaşın bile bir ahlakı vardır. Elinde silah olmayana güçsüze karışılmaz. Biz iyi biliyoruz. Bunlar alçaklar. İktidarlarını korumak için bunu yapıyorlar. Yoksul halk çocuklarını öldürüyorlar. Ama yılmayacağız biz kazanacağız” şeklinde konuştu.

GÜNCELLEME 15.12.2015 SAAT: 11.10

İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Armutlu mahallesinde 18 Ekim’de düzenlenen operasyonda polis tarafından vurularak katledilen Dilek Doğan’ın vurulmadan önceki son konuşma kaydı ortaya çıktı. Polis kamerasındaki kayıtta, arama sırasında evdekiler ile polis arasında geçen diyaloglar yer alıyor. ABD Başkonsolosluğu’na yönelik silahlı saldırıya karıştığı ileri sürülen şüpheliyi arama çalışmaları kapsamında polis, 18 Kasım 2015 akşamı İstanbul Sarıyer Küçükarmutlu’daki Doğan Ailesi’nin evinde arama yapmak istedi.

Arama sırasında 24 yaşındaki Dilek Doğan, Özel Hareket Şubesi’nde görevli polis Y.M.’nin silahından çıkan kurşunla ağır yaralandı. Hastanede tedaviye alınan Doğan bir hafta sonra hayatını kaybederken, polis Y.M. hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesine göre “ihmal suretiyle kasten öldürme” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianame mahkeme tarafından kabul edildi.

SON ANLARI POLİS KAMERASINDA

Doğan Ailesi’nin evinde yapılan arama ve Dilek Doğan’ın polislerle yaşadığı diyaloglara ilişkin kamera kayıtlarının dökümü de iddianameye gerdi. İddianamede, polisin eve girmesiyle Dilek Doğan’ın, “Ayaklarınızla basmazsanız sevinirim, şu galoşları giyin” dediği yer alıyor.

Polis kamerası kayıtlarına göre aramaya itiraz eden Doğan Ailesi, evde bir şüphelinin bulunmadığını söylüyor. Aile ve sanık polis Y.M. ile arasında tartışma çıkıyor. Videonun bir dakika 42. saniyesinde polisin, “Ben sana ne dedim” dediği, bu cümle biter bitmez patırtı sesi duyuluyor. Senin niteliği anlaşılamıyor.

Ardından Dilek Doğan’ın “Ya n’apıyorsun” dediği işitiliyor. Bir saniye sonra silah sesi duyuluyor. Polis kamerası bu esnada, odadaki sandıkta aramalarını sürdüren polisleri çekiyor. Silah sesiyle irkilen polisin koridora geçtiği, Doğan Ailesi’nin “Dilek” diye ağladıkları, Dilek Doğan’ın ise banyo kapısı önünde hareketsiz bir şekilde sırtüstü yattığı görülüyor.

İŞTE DİLEK DOĞAN’IN VURULMASI ÖNCESİ VE SONRASI YAŞANANLAR:

Dilek Doğan: Galoşlarınızı giyin, öyle arayın
Ağabey Mehmet Doğan: (Polis hitaben) İçeride yatıyor korkutma ha
Polis Y.M: Tamam tamam bir kaldırabilir misiniz? İsmin ne senin?
Dilek D: Dilek
Polis Y.M: Tamam sakin bir şey yok
Dilek D: Yo yo bişey yapmıyorum ya banane, (…anlaşılamıyor)
Polis Y.M: Salonda durun salonda durun, salonda durun
Dilek D: Ayaklarınızla basmazsanız sevinirim
Polis Y.M: Tamam ona vaktimiz yok bizim
Mehmet D: Şu yalnız galoşları giyin
Polis M.Y: Tamam tamam giyin
Dilek D: Giyin giyin diyosunuz giriyorsunuz
Polis M.Y: Tamam kardeşim telaş yapmayın, bu bizim görevimiz
Mehmet D: Tamam senin görevin ama
Polis Y.M: İçeriye, sen öyle diyorsun diye girmedim girmedim tamam bakın
Mehmet D: Bişey yok bişey yok, problem yok, galoş varsa galoşlarınızı giyin
Dilek D: (…anlaşılamıyor)
Polis Y.M: Bekle bekle canım benim
Mehmet D: Aramanızı yapın
Polis Y.M: Sen senin ismin ne?
Dilek D: Dilek
Polis Y.M: Bu H.R.K. burada mı?
Dilek D: Yok
Polis Y.M: Burası Gelincik Sokak No… değil mi?
Mehmet D: Tamam burası, sen galoşları giy aramanı yap burada yok
Polis Y.M: Tamam bekle, şu arkadaşları çağırırmısınız.
Mehmet D: Arama yap
Polis Y.M: Abi arama yapacak arkadaşlar gelsin arama yapsın
Mehmet D: Galoşlarınızı giyin aramanızı yapın
Polis M.Y: Sizin kimlikleriniz var mı?
Mehmet D: Var Polis Y.M: Çıkarın kimlikleri

VURULMADAN ÖNCE DİLEK: YA NE YAPIYORSUN!

Bu esnada, görüntülere göre, yüzü kar maskeli, çelik yelekli, otomatik silahlı beş polis memuru evin kapısı önünde bekliyor. Polis Y.M., daha sonra evin içine girerek, koridorda sürüyor. Tartışmalar koridorda devam ediyor. Bu esnada, içerideki odada arama başlıyor.
Polis Y.M: (Arama yapılacak ekiplere seslenerek) Geç abim geç diğer ekipler arkadaşlar geç
POLİS 2: Arama yapacaklar gelsin bi an önce
POLİS 3: Gelin arkadaşlar
Mehmet D: Takım elbise, arama yaparken bak abi
Polis M.Y: Sakin olun
POLİS 2: Buradan başlayalım mı
Mehmet D: Biz ilk defa yaşamıyoruz bunu, ben 31 yaşımdayım belki 31 defa yaşamışım bunu
Polis Y.M: Tamam diyorum, ben tamam dediysem tamam
Mehmet D: Sıkıntı yok, ben de bişey demiyorum.
Polis Y.M: Onun için arkadaşlar aramasını yapsın çıksın.
Baba Metin Doğan: (…anlaşılamıyor) ismini bile bilmiyorum kim, ney, nasıl bir insan…
Anne Aysel Doğan: Yav bunlarda ne arıyon
Baba Metin D: Yav olsun adamlar görev yapıyor arasınlar
POLİS 3: Tamam (…anlaşılamıyor) Lütfen sakin olun, sakin olun.
Mehmet D: (…anlaşılamıyor) geliyor bitane y…, ben Kayseri’den geliyorum. Ankara da şu patlamada var ya bitane polis yok. Kayseri’den geliyorum. 25 metre arayla polis koymuşlar, adam soğuktan kapşonu kafasına geçirmiş böyle soğukta bekliyor. Ankara’da 105-120 tane adam ölmüş, bir tane polis yok, soğuktan polis kapşonu kafasına geçirmiş.
Polis M.Y: Ben sana ne dedim, ben sana ne dedim. Ben sana ne dedim.
Dilek D: Ya n’apıyosun…

POLİSTEN BABAYA: BEN YAPMADIM, OĞLUN YAPTI

Videonun bir dakika 42. saniyesinde polisin, “Ben sana ne dedim” dediği, bu cümle biter bitmez patırtı sesi duyuluyor. Senin niteliği anlaşılamıyor. Ardından Dilek Doğan’ın “Ya n’apıyorsun” dediği işitiliyor. Bir saniye sonra silah sesi duyuluyor. Polis kamerası bu esnada, odadaki sandıkta aramalarını sürdüren polisleri çekiyor. Silah sesiyle irkilen polisin koridora geçtiği, Doğan Ailesi’nin “Dilek!” diye ağladıkları, ağabey Mehmet’in “Hepinizi öldürürüm” diye bağırdığı, Dilek’in banyo kapısı önünde hareketsiz bir şekilde sırtüstü yattığı görülüyor. Diyaloglar şöyle:
Mehmet D: Dilek dilek dilek…
Sivil Polis 1: Aradım 112’yi aradım
Sivil Polis 2: Kelepçe ver kelepçe
Mehmet D: Sizi öldürüm lan, hepinizi öldürürüm lan, sizi hepinizi öldürürüm.
Sivil Polis 3: Sakin sakin sakin. Kelepçe ver kelepçe ver
Sivil Polis 2: Gel buraya gel
Mehmet D: Ya yürü a… k… çocuğu
Anne Aysel D: Ulan pislikler oyyyy
Mehmet D: Dilek dilek dilek dilek…
Polis Y.M: Senin oğlun yaptı oğlun ben yapmadım valla ben yapmadım. Sarhoş bastı sarhoş, sarhoş bastı sarhoş, sarhoş bastı tetiğe. Oğlun oğlun, oğlun sarhoş, oğlun bastı tetiğe, oğlun oğlun.
Anne Aysel D: Oy anam oy oy
Mehmet D: Hepinizi öldürürüm lan, hepinizi öldürürüm lan, bırak beni baba…

Görüntülerde, olay sonrası polislerin dışarıya çıktığı, annenin arkalarından terlik ve sandalye attığı, evden feryatların yükseldiği, ağabeyin polisleri ittiği, babanın da oğlunu tuttuğu görülüyor.

GÜNCELLEME 17.11.2017 SAAT: 16.05

İstinaf Mahkemesi, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin özel harekat polisi Y.M.’ye, “Bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan verdiği 6 yıl 3 aylık hapis cezasını usul ve yasaya uygun buldu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, istinaf başvurularını değerlendirmek üzere geçtiğimiz hafta toplandı.

Daire, dosya üzerinde yaptığı incelemede yerel mahkeme kararını usul ve yasaya uygun bularak tarafların istinaf başvurularının esastan reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına hükmetti. Dilek Doğan’ın ölümüne neden olan merminin çıktığı silahın sahibi olduğu öne sürülen özel harekat polisi Y.M. hakkında, “Kasten öldürmenin ihmalli davranışla işlenmesi” ve “Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmak” suçlarından 20 yıldan 26.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Davaya bakan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Mart 2017 tarihinde yaptığı karar duruşmasında polis memuru Y.M.’yi, “Bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Adana’da Göğsü Ağrıyıp Eve Giden Fahri Acu (36) Uykuda Kalp Krizi Geçirip Öldü.

HAK-PAR Genel Başkanı Fehmi Demir, geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi.