Antalya’nın Korkuteli ilçesi Alaaddin Mahallesi Gölbent mevkiinde ormanlık alanı içindeki tarlaya gömülmüş bir kadın cesedi bulundu.
Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, çevrede güvenlik önlemi aldı. Battaniyeye sarılmış ve çıplak olarak toprağa gömülü vaziyette bulunan cesedin kimliğinin 2 çocuk annesi Dilara Kandak’a (23) ait olduğu belirlendi.
Olay yerinde cumhuriyet savcısının yaptığı incelemenin ardından Kandak’ın cansız bedeni, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Cumhuriyet savcılığı olayla ilgili geniş araştırma başlattı.
GÜNCELLEME 05.03.2018 SAAT: 11.10
Antalya’nın Korkuteli ilçesinde ormanlık alanda gömülü çıplak halde cesedi bulunan 23 yaşındaki Dilara Kandak’ın cenazesi otopsi yapılmak üzere adli tıpa getirildi. Genç kadının cenazesini almaya gelenlerden teyzesi Şükran Koca’nın ‘Kuzum seni çok aradık, bulamadık’ feryadı, yürekleri dağladı, onu sakinleştirmeye çalışan diğer teyzesi Fatma Çaltı ise baygınlık geçirdi.
22 OCAKTA KAYBOLDU
Korkuteli ilçesinde yaşayan ev hanımı 2 çocuk annesi Dilara Kandak, 22 Ocak tarihinde ortadan kayboldu. Baba Mehmet Kandak, kızı hakkında kayıp başvurusunda bulundu. Çiftçilik yapan eşinden 2 yıl önce ayrıldığı öğrenilen genç kadının 2 çocuğuna ise babasının baktığı öğrenildi.
Aileye dün, Alaaddin Mahallesi Gölbent mevkiinde ormanlık alan içindeki tarlada vücudunun bir bölümü toprağa gömülmüş bir kadın cesedi bulunduğu bilgisi verildi. Cesedi bölgede çobanlık yapan bir çobanın köpeğinin bulduğu ve çobanın hemen polise bilgi verdiği belirtildi.
ÇIPLAK HALDE GÖMÜLMÜŞ
Polis ekipleri bölgede geniş çağlı inceleme yaptı. Battaniyeye sarılmış ve çıplak olarak toprağa gömülü vaziyette bulunan genç kadının elleri ve ayaklarının bağlı olduğu ileri sürüldü. Olay yerinde cumhuriyet savcısının yaptığı incelemenin ardından Kandak’ın cesedi, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
“KUZUM SENİ ÇOK ARADIK AMA BULAMADIK”
Sabah erken saatlerinde genç kadının yakınları, adli tıpa gelerek cenazeyi almak için beklemeye başladı. 24 Ocak tarihinden bu yana kayıp olduğu öğrenilen genç kadının teyzesi Şükran Koca, “Kuzum, seni çok aradık ama bulamadık’ diye feryat etmesi yürekleri dağladı. Koca’yı sakinleştirmeye gelen diğer teyzesi Fatma Çaltı ise feryatları dayanamayıp baygınlık geçirdi.
SAVCILIK GENİŞ ARAŞTIRMA BAŞLATTI
Yapılan otopsinin ardından genç kadının cenazesi ailesi ve yakınları tarafından, Korkuteli ilçesi İmrahor Mahallesinde toprağa verilmek üzere alındı. Cumhuriyet savcılığı olayla ilgili geniş araştırma başlattı.
GÜNCELLEME 17.04.2018 SAAT: 11.10
Antalya’da cesedi toprağa gömülü bulunan Dilara Kandak’ın (23) üzerindeki sperm örneklerinin, eski eşi Ahmet Yorulmaz’a (25) ait olduğu belirlendi. Yorulmaz, polis tarafından gözaltına alındı.
BATTANİYEYE SARILI CESEDİ TOPRAĞA GÖMÜLMÜŞTÜ
Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Korkuteli ilçesinde 40 gündür kayıp olan ve geçen 4 Mart tarihinde çıplak halde battaniyeye sarılıp tarlaya gömülen, sadece baş kısmı dışarıda kalan 2 çocuk annesi Dilara Kandak’ın ölümüne ilişkin araştırma başlattı. Polis, kadının boğularak öldürüldüğünü belirledi. Yapılan incelemede, ceset üzerinde sperm örnekleri bulunduğunu tespit etti.
SPERM ÖRNEKLERİ ESKİ EŞE AİT ÇIKTI
DNA testinde spermlerin, Kandak’ın eski eşi Ahmet Yorulmaz’a ait olduğu belirlendi. Kandak’ın son telefon görüşmesini de Yorulmaz ile yaptığını tespit eden polis ekipleri, ilçede esnaf olarak çalışan eski eşi gözaltına aldı. İkinci evliliğini yaptığı ve eşinin 3 aylık hamile olduğu belirlenen Ahmet Yorulmaz, ifadesinde susma hakkını kullandı. Yorulmaz, ifadesinin ardından Korkuteli Adliyesi’ne sevk edildi.
GÜNCELLEME 25.04.2019 SAAT: 10.10
ANTALYA’nın Korkuteli ilçesinde kaybolduktan 40 gün sonra çıplak haldeki cesedi battaniyeye sarılı halde toprağa gömülü olarak bulunan Dilara Kandak’ın (23) katil zanlısı olarak yargılanan eski eşi Ahmet Yorulmaz’ın (25) avukatı, genç kadının cep telefonlarına ait HTS kayıtlarının, soruşturma aşamasında şüpheli olarak sorgulanan B.Y. ve M.C.O.’yu işaret ettiğini öne sürdü. Avukat, B.Y.’nin cep telefonunun genç kadının son kez görülmesinden 3 dakika sonra aynı yerden sinyal verdiğini bildirdi.
Korkuteli ilçesinde yaşayan Dilara Kandak’ın cansız bedeni, kaybolduktan 40 gün sonra 4 Mart günü, Gülova’da bir tarlada gömülü olarak bulundu. Battaniyeye sarılı haldeki genç kadının üzerinin çıplak, el ve kolları ile ayaklarının iple bağlı olduğu tespit edildi. Otopside boğularak öldürüldüğü belirlenen 2 çocuk annesi Dilara Kandak’ta bulunan sperm örnekleri, eski eşi Ahmet Yorulmaz’a ait çıktı. Yorulmaz gözaltına alındı. İkinci kez evlendiği ve eşinin 3 aylık hamile olduğu öğrenilen Ahmet Yorulmaz, tutuklandı.
Ahmet Yorulmaz’ın Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılanmasına devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yorulmaz ile öldürülen Dilara Kandak’ın annesi Dilek Kandak, kardeşi ve taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmada Dilara Kandak ile sanık Ahmet Yorulmaz’a ait cep telefonlarının HTS kayıtlarına ait ‘çözüm raporu’ açıklandı. Kandak Ailesi’nin avukatı, bilirkişi tarafından hazırlanan çözüm raporunun ellerine yeni ulaştığını belirterek, raporu inceledikten sonra beyanda bulunacaklarını söyledi.
SANIK AVUKATINDAN HTS İDDİALARI
Sanık avukatı Nihan Kanat ise raporun çok kısa ve eksik olduğunu savunarak, “İddianamedeki cümleler rapora aynen konulmuş. Bu rapor suç unsuruna etki edecek bir rapor değildir” dedi. Avukat Kanat, soruşturma aşamasında şüpheli olarak ifadeleri ile DNA örnekleri alınan B.Y. ve M.C.O.’nun çelişkili ifadeler verdiklerini öne sürerek, şu iddialarda bulundu:
“M.C.O. ve B.Y., 5 Ocak 2018 tarihinden, maktul ile kaybolduğu 24 Ocak 2018 tarihine kadar her gün, yoğun şekilde arama ve mesajlaşma yapmıştır. Hatta maktulün son saatlerine kadar kendisi ile kesintisiz şekilde görüşmüşlerdir. Ancak bu kişiler, 24 Ocak 2018 tarihinden sonra maktulü hiç aramamıştır. M.C.O. ifadesinde Dilara ile en son kaybolmadan 7 gün önce görüştüğünü söylemiştir. Hatta Dilara’nın kaybolduğunu annesinin kendisini araması üzerine öğrendiğini beyan etmiştir. Oysa HTS kayıtlarında M.C.O.’nun maktül ile telefon sinyallerinin kesildiği son dakikaya kadar yoğun bir şekilde görüştüğü açıkça görülmektedir. B.Y. de Dilara ile en son kaybolmadan 2, 3 gün önce görüştüğünü, kaybolduğunu da M.C.O.’dan öğrendiğini beyan etmiştir. B.Y.’nin de HTS kayıtlarından, maktul ile kaybolduğu son saatlere kadar ve önceki gece yoğun ve kesintisiz olarak görüştüğü, 24 Ocak 2018 tarihinden sonra hiçbir arama yapmadığı açıkça tespit edilmiştir. Ayrıca B.Y., maktulün bilinen en son sevgilisi olup, maktulün evinin anahtarı da bu kişidedir. Maktulün kaybolmasından sonra B.Y. tarafından çelişkili şekilde evin anahtarının önce baraja atıldığı, sonrasında teyzesinin bahçesine atıldığı söylenmiştir. Sonra her nasılsa atıldığı alanda bu anahtar bulunarak, aileye teslim edilmiştir. Maktulün evindeki kıyafetlerinde de DNA örnekleri bulunmuştur.”
Avukat Nihan Kanat, B.Y.’nin cep telefonunun 24 Ocak 2018 günü saat 18.38’de sinyal verdiği yerin, Dilara Kandak’ın aynı tarihte saat 18.35’de son kez görüldüğü yer olduğuna dikkat çekti.
ADLİ TIP’TAN İSTENİLEN SPERM RAPORU MAHKEMEYE ULAŞTI
Tutuklu sanık Yorulmaz, bir önceki duruşmada Dilara Kandak’ı en son 24 Ocak 2018 tarihinde gördüğünü iddia ederek, eski eşinin vücudundaki spermlerin nasıl tespit edildiğini bilmediğini söylemişti. Mahkeme de ‘spermin cansız veya canlı insan vücudunda kaç gün kalabileceğine, 40 gün kalıp kalamayacağına’ ilişkin Adli Tıp Kurumu’ndan rapor istemişti.
Duruşmada bu yönde istenilen raporun İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyolojik İhtisas Dairesi’nden dava dosyasına ulaştığı kaydedildi. Raporda ‘Literatüre göre canlıda vajina içinde 72 saate kadar sperm hücrelerinin tespit edilebildiği, ölüm sonrasında ise immünolojik mekanizmaların ve enzimatik reaksiyonların çalışmaması nedeniyle sperm hücrelerinin cansız olarak uzun süre kalabildiği ve sperm hücrelerinden DNA profili elde edilebildiği’ görüşüne yer verildiği bildirildi.
ŞÜPHELİ İSİM DİNLENECEK
Mahkeme Başkanı Tuncay Özmen, Dilara Kandak’ın kaybolmasının ardından sosyal medya hesaplarını kapatıp, Ahmet Yorulmaz’ın tutuklanmasının ardından yeniden açan M.C.O.’nun dinlenmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.
GÜNCELLEME 13.01.2020 SAAT: 17.10
Antalya’da çıplak haldeki cesedi battaniyeye sarılı halde toprağa gömülü olarak bulunan Dilara Kandak’ın (23), katil zanlısı olarak yargılanan eski eşinin avukatı, savunmasında maktulün evindeki kıyafetlerinin üzerinde iki şüphelinin spermlerinin bulunduğunu söyledi. Sanık avukatı, “En az birisi erkek olmak üzere, birden fazla DNA profilinin olduğu, adli tıp raporuyla sabittir. Cesedin çıplak olması, 40 gün boyunca muhafaza ediliyor olması, sperm örneklerinin kıyafetlerden çıkması onların olaydan sorumlu olabileceği ihtimalini doğrulamaktadır” dedi.
Korkuteli ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi 23 yaşındaki Dilara Kandak, geçen yıl 22 Ocak tarihinde ortadan kayboldu, 4 Mart’ta ise Alaaddin Mahallesi Gölbent mevkisinde ormanlık alan içindeki tarlada vücudunun bir bölümü toprağa gömülmüş halde çıplak cesedi bulundu. Otopside, boğularak öldürüldüğü anlaşılan Kandak’ın cesedinin üzerindeki spermlerin, kadının eski eşi Ahmet Y.’ye ait olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan, 2’nci evliliğini yaptığı öğrenilen Ahmet Y., 17 Nisan’da sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.
DOSYADA İSMİ GEÇEN TUTUKLU DİĞER SANIK SEGBİS’LE DURUŞMAYA KATILDI
Ahmet Y.’nin yargılanmasına devam edildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanık Ahmet Y., taraf avukatları ve müşteki katıldı. Dosyada ismi geçen ve başka suçtan tutuklu bulunan V.B. ise duruşmaya SEGBİS sistemiyle katıldı.
“EN SON GÖREN SANIKTIR”
Müşteki avukatı Fatih Yavaşlar, şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, “Dosyaya gelen ve okunan adli tıp raporunda 4-6 haftalık bir süreçten bahsedilmektedir. Bahsi geçen tarihler Dilara Kandak’ın kaybolduğu tarihlerle hemen hemen örtüşmektedir. V.B’nin beyanları bu rapor içeriğiyle örtüşmemektedir. Dilara’yı kaybolmadan önce gören en son kişi sanıktır. Rapor da sanığın aleyhinedir, iddialarımızı doğrular mahiyettedir. Raporun dikkate alınmasını talep ederim” dedi. İddia makamı da, sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.
“DİLARA’NIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİLDİR”
Son gelen adli tıp raporunun, savunmalarını bilimsel olarak desteklediğini kaydeden sanık avukatı Nihan Kanat, “Gelen son raporda, maktulün tam olarak tespit edilememekle birlikte 4 ila 6 haftalık ölü olduğu hususunda görüş beyan edilmişti. Müvekkilin beyanı 22 Ocak 2018 tarihinde maktulle cinsel ilişki yaşadığı yönündedir. Sonrasında 24 Ocak 2018 tarihi, Dilara’nın kaybolduğu gündür. Saat 18.42 itibariyle müvekkilimle telefonda görüşmüş, çocukların ilaçlarını almasını söylemiş, yanında Mustafa da varken ilaçları alıp müvekkil olay yerinden ayrılmıştır. Kamera ve HTS kayıtlarından müvekkilin ilaçları aldıktan sonra iş yerine gittiği, 3 saat iş yerinde kaldıktan sonra ev adresine gittiği, sabah 09.08’e kadar evine kaldığı sabittir. Dilara 18.42 itibariyle babasının evinden çıkarken telefonu kendi isteğiyle kapatıyor ya da şarjı bitiyor telefonu kapanıyor. Ondan sonra görüntü karesinden çıkıyor. Bu saatten sonra Dilara’nın nereye gittiği, kiminle görüştüğü belli değildir” ifadelerini kullandı.
“CESEDİN ALELACELE GÖMÜLDÜĞÜ ORTADADIR”
Adli tıp raporuna değinen avukat Kanat, savunmasına şöyle devam etti:
“Raporda spermin ölü bedende ne kadar kalacağının tespit edilemeyeceğinin ancak canlı bedende 72 saat kadar tespit edilebileceği mütalaa edilmiştir. Dilara’nın 24 ya da en fazla 25 Ocak’ta vefat ettiği hesaplanabilir. Bu tarihten sonra cesedin bulunduğu güne kadar ceset bir yerde saklanmıştır. Dilara bulunduktan en son 3 gün önce bulunduğu yere gömüldüğü tanık beyanlarından sabittir. Dilara’nın teyzesinin beyanından sonra apar topar ceset bulunmuştur. Ceset bulunduğunda çıplaktır ve alelacele gömüldüğü ortadadır.”
“CESET, 40 GÜN BOYUNCA MUHAFAZA EDİLDİ”
Maktulün evinde yapılan incelemede, kıyafetlerinin üzerinde B.Y. ve S.K’nın spermlerinin bulunduğunu ifade eden Kanat, “Cesedin çıplak olarak gömüldüğü ve evinde bulunan kıyafetlerin üzerinde S.K’nın ve B.Y’nın spermleri bulunmuştur. S.K., Dilara’ya uyuşturucu temin eden kişidir. En az birisi erkek olmak üzere, birden fazla DNA profilinin olduğu, adli tıp raporuyla sabittir. Cesedin çıplak olması, 40 gün boyunca muhafaza ediliyor olması, sperm örneklerinin kıyafetlerden çıkması onların olaydan sorumlu olabileceği ihtimalini doğrulamaktadır” diye konuştu.
Mahkeme heyeti ise sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

GIPHY App Key not set. Please check settings