İLK HABER:Çiğdem Böcek (K-31) ve çocukları Kadir Muhammet (E-6) ve Masal (K-3) İstanbul’da gıda zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirdi.
Fatih’te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal (3), mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine 12 Kasım’da hastaneye kaldırılmış, çocuklar tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Anne ve baba da yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı.
Polis ekiplerinin çalışmasında, ailenin 9 Kasım’da Almanya’dan İstanbul’a gelerek Fatih’teki otelde konakladığı, 11 Kasım’da Ortaköy’de bulunan seyyar satıcıdan midye ve bir restoranda da kokoreç yemek yediği belirlenmişti.
Aynı gün başlayan kusma ve mide bulantısı şikayetlerinin devam etmesi nedeniyle aile bireylerinin 12 Kasım’da çevre hastanelere gittiği, uygulanan tedavinin ardından taburcu edilerek otele geri döndüğü iddia edilmişti.
Otelde anne Çiğdem Böcek’in kızının hareketsiz yattığını görmesi üzerine olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince tüm aile bireyleri hastaneye kaldırılmıştı.
Olayla ilgili İl Sağlık Müdürlüğünce de soruşturma başlatılmıştı. Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisi süren Çiğdem Böcek ise bugün sabah saatlerinde yaşamını yitirmişti.
İstanbul’daki gıda zehirlenmesi faciasında bir acı haber daha geldi. 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek ve 3 yaşındaki Masal Böcek’in ardından anne Çiğdem Böcek de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ailenin yemek yediği mühürlenen restoranın midyecisi ve kokoreççisi ile lokumcuyu gözaltına aldı. Adalet Bakanı Tunç da yaptığı açıklamada, gözaltı sayısının 4’e yükseldiğini duyurdu. Hayatını kaybeden anne ve 2 çocuğunun hastaneye giriş görüntüleri de ortaya çıktı
Fatih’te gıda zehirlenmesi şüphesiyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden 2 çocuğun annesi Çiğdem Böcek de yaşamını yitirdi.
Gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan Böcek ailesinin çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal’ın (3) hayatını kaybetmesinin ardından anne Çiğdem Böcek de tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Baba Servet Böcek’in ise entübe edildiği, yoğun bakım servisindeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Ailenin 11 Kasım’da Ortaköy’de yemek yedikleri belirlenen restoran da mühürlendi.
Öte yandan hayatını kaybeden anne ve 2 çocuğunun yemek yedikleri midyeci ve kokoreççi ile lokumcu gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ailenin yemek yediği mühürlenen restoranın midyecisi ve kokoreççisi ile lokumcuyu gözaltına aldı. Emniyete getirilen şüphelilerin işlemleri sürüyor.
BAKAN TUNÇ’TAN AÇIKLAMA
Adalet Bakanı Tunç da, “Ailenin yemek yediği öğrenilen yerlerden gerekli numuneler toplanmış, bu yerlerde görevli ve sorumlu 4 kişi gözaltına alınmıştır.” açıklamasında bulundu.
BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ’NDEN AÇIKLAMA
Beşiktaş Belediyesi, restoranın mühürlendiğini belirterek, ailenin yemek için gittikleri restoran bu akşam saatlerinde Beşiktaş İlçe Tarım Müdürlüğü ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün ilgili birimleri tarafından Ortaköy Zabıta Amirliğince belediyenin ilgili birimleri tarafından kamu sağlığı ve can güvenliğini korumaya yönelik olarak süresiz mühürlendi. Olayın gerçekleşmesine sebep olduğu düşünülen iş yerinden, İlçe Tarım Müdürlüğü’nce numuneler alındığı, hijyen koşullarının değerlendirilmesi ve olayın aydınlatılması için gerekli incelemelerin başlatıldığı yönünde yazılı bir açıklama yapıldı. Beşiktaş Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, “Yürütülen adli ve idari süreçleri dikkatle takip etmeye devam edecek; kamu sağlığının korunması için gerekli tüm tedbirleri eksiksiz uygulayacaktır” ifadelerine yer verdi.
GÜNCELLEME 15.11.2025 SAAT 08.00
Soruşturma kapsamında tüm detaylar ortaya çıktı. Böcek ailesi, 9 Kasım’da İstanbul’a geldi, 11 Kasım’da sabah otelden ayrılan ailenin 14.20’de Ortaköy’deki seyyar midye tezgâhında midye yedikleri, 14.40 sıralarında G.M.T. isimli yiyecek işletmesine geçtikleri, anne ve kızının çorba içip sucuk kokoreç ve tavuk tantuni yedikleri, saat 15.17’deburadan çıktıkları, saat 18.30 sularında Fatih’teki H.S.B. isimli işletmeden lokum alıp akşam saatlerinde otele döndükleri belirlendi.
Aile,12 Kasım’daotelden çıkıp Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’ne gitti, anne-babaya tedavi uygulandığı, çocuklarada Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde ilaç tedavisiyapıldı, saat 15.40’dahastaneden otele döndü vebir daha dışarı çıkmadı. Rahatsızlanan Böcek ailesi için13 Kasım gece yarısı otele gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı.Kadir Muhammet ile Masal Böcek’in cenazeleri, Afyonkarahisar, Bolvadin’e gönderildiği, annenin cenazesinin de yakınlarında teslim alındığı öğrenildi. Dede Mustafa Çelik “Araştırılmasını istiyorum. Özelikle Cumhurbaşkanı’na da sesleniyorum” dedi.
Ailenin kaldığı otelin güvenlik kamera kayıtları da incelemeye alındı. Midyeci, lokumcu ve restoran sahibinin de aralarında bulunduğu toplam 4 kişi gözaltına alındı. Ailenin yemek yediği iddia edilen restoran ise mühürlendi. Seyyar midye satıcısı Y.D’nin 11, G.M.T. isimli iş yerinin sahibi E.E’nin 2, lokum satışı yapan F.T’nin de bir kaydının olduğu belirlendi. Şüphelilerin olaya ilişkin “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla gözaltına alındığı öğrenildi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü söyledi.
Adli Tıp’ın ön raporunda, 2 çocuğun dış muayenelerinde ölüme neden olacak harici travmatik lezyon izlenmediği, mide mukozalarında hiperemi dışında belirgin patolojik bulguya rastlanmadığı belirtildi. Anne Çiğdem Böcek ile ilgili ise midede yaygın submukozal kanamalar, yer yer noktasal ülsere alanlar, barsaklarda olağan kimüs ve gayta içeriği dışında belirgin patolojik bulgu olmadığının görüldüğü belirtildi.
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, ölümlerle ilgili İl Sağlık Müdürlüğü tarafından soruşturma başlatıldığını duyurdu. Güner, “İstanbul genelinde yapılan değerlendirmelerde, gıda zehirlenmelerine ilişkin olağan dışı herhangi bir artış tespit edilmemiştir” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı da bölgedeki midye ve kokoreççileri denetledi.Milliyet’e konuşan İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Mocan, “Midyeler genelde kirli alanlarda toplanıyor yani fosseptiklerin, pis kanal sularının olduğu bölgelerden. Midyelerde genellikle Salmonella mikrobu ürer, bağırsak enfeksiyonuna yol açar. Midyelerin yarısı midyenin dışkısıdır. Siyah renkte,bu yerlerinin tüketilmemesi gerekir. Kumpir ise bilindiği gibi fırınlanmış patates olup içinde mayonezli ürünler bulunur. Mayonezde bakteri üremesi çok kolaydır. Soğuk zincirde muhafaza edilmemiş tavukların tüketilmesi zehirlenmeye yol açar” dedi. Uzman Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu da çocuklara midye yedirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Doğru koşullarda saklanmamış, soğuk zinciri kırılmış veya yeterince pişirilmemiş midyeler ciddi risk taşır. Ben de bir gıda mühendisi olarak midyeyi ağır metal ve toksin riskleri nedeniyle tüketmiyorum. Kumpir gibi çok malzemeli yiyeceklerde ise risk bambaşka bir boyutta. İçerisine konulan bozuk soslar, hijyenik koşullarda hazırlanmamış garnitürler, süt ve et ürünleri tehlike yaratabilir. En küçük hata zincirleme riske dönüşür” diye konuştu.
GÜNCELLEME 15.11.2025 SAAT 16.00
İstanbul’da gıda zehirlenmesi şüphesiyle götürüldükleri hastanede hayatını kaybeden Çiğdem Böcek (27) ile çocukları Kadir Muhammet Böcek (6) ve Masal Böcek (3), Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde yan yana toprağa verildi.
Müslümana Camisi’nde kılınan cenaze namazına; Bolvadin Kaymakamı Ali Arıkan, ailenin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.Namazın ardından anne ve 2 çocuğunun cenazesi, Bolvadin merkezde bulunan asri mezarlıktaki aile kabristanında yan yana defnedildi.
Yoğun bakımda tedavisi süren baba Servet Böcek’in (36) dayısı Recep Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, şöyle konuştu:
“Gece bulantı olunca ‘Midye yedik’ demişler. Hastaneye gidiyorlar. ‘Bizde bulantı var, midye yedik’ demişler. Hastanenin raporu. Konuşması da belli Servet Böcek’in; oradan geliyorlar, otelde yatıyorlar, ama başka bir şey yediklerini de bilmiyoruz. Otelde gece yatınca hanımı uyanmış ki kız çocuğu kıpırdamıyor. Bakmış ki ölmüş. Otel personellerine haber veriyorlar, ambulanslar geliyor, bunların her birini ayrı hastaneye götürüyor. Oğlan çocuğu canlıymış; o da hastanede vefat ediyor.
Ondan sonra gelin, kızın bilinci yerinde falan diyorlar, bilmiyoruz, biz buradan telefondan öğreniyoruz. Anne, babaları filan gidiyor buradan, Isparta’dan konuşuyorlar. Kıza çocuklarını soruyorlar, beyini soruyorlar ‘iyi’ diyorlar. Bir de bakıyorlar 2 saat sonra ‘başınız sağ olsun’ o da vefat ediyor. Şu anda babaları, yeğenim Servet Böcek de can çekişiyor. Kurtulma imkanı yok. Devlet erkanlarının buna el atması lazım. Böyle olmaz ki. Tabii suçlular cezalandırılması lazım.
GÜNCELLEME 17.11.2025 SAAT 17.00
İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner,İstanbul Fatih’te rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 2 çocuk ve annelerinin ardından baba Servet Böcek’in de (E-38) yaşamını yitirdiğini duyurdu.
Güner, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “Fatih’te rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Böcek ailesinde, iki evladımız ve annelerinin ardından baba Servet Böcek de tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir.” ifadelerini kullandı.
Fatih’te anne ve 2 çocuğunun ölümüne ilişkin gözaltındaki zanlıların sayısı 11’e yükseldi
Fatih’te gıda zehirlenmesi şüphesiyle ölen anne ve 2 çocuğunun hayalleri yarım kaldı
Hayatını kaybeden aile fertlerine Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Güner, olayla ilgili soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.
Beşiktaş’taki restoranda yemek yedikten sonra gıda zehirlenmesi şüphesiyle Fatih’te konakladıkları otelden hastaneye kaldırılan Kadir Muhammet (6) ve Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek’in yaşamını yitirmesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından adliyeye götürülen midyeci Y.D, lokumcu F.T, kokoreççi E.E. ile kafe işletmecisi F.M.O’nun savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.
Şüpheliler, Y.D, F.T, E.E. ile F.M.O. tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, 4 şüphelinin de üzerlerine atılı suçtan tutuklanmalarına karar verdi.
Sevk yazısı
Savcılığın sevk yazısında, şüphelilerin üzerlerine atılı “taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçunun gerçekleştirdiklerine dair kuvvetli suç şüphesine dair somut deliler bulunduğu ifade edildi.
Yazıda, şüpheli E.E’nin G**** K*** isimli işletmesinden ve şüpheli Y.D’nin midye tezgahında mevcut olayla ilgili tüketilen ürünlere yönelik alınan numuneler üzerinde yapılan incelemelerde, tüketime uygun olduklarının tespiti yapıldığı, ancak ölüm olaylarının tüketimden yaklaşık bir buçuk gün sonra gerçekleşmesi nedeniyle, alınan numune örneklerinin bahse konu olayda ailenin kullandığı ürünlerle birebir aynı ürünler olmadığı ifade edildi.
Şüpheli F.M.O’nun kafe işletmesinden ve şüpheli F.T’nin kuruyemiş baharat dükkanından alınan numunelere ilişkin analiz raporlarının henüz sonuçlanmadığı, ölenlerin kesin ölüm sebebinin tespitine dair Adli Tıp Kurumu’nda incelemelerin devam ettiği kaydedilen yazıda, aynı aileden 3 kişinin öldüğü ve halen tedavi altında bulunan müşteki Servet Böcek’in hayati tehlikesinin bulunduğu, olayın toplum nezdinde vahamet arz ettiği, dosyada soruşturmanın kapsamlı olarak devam ettiği belirtildi.
Yazıda, şüphelilerin beyanı, üzerlerine atılı suçun yasada öngörülen ceza miktarının üst haddi, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurulduğunda, işlenen suçun yasal tanımında öngörülen cezanın alt sınırından uzaklaşılarak temel cezanın belirlenebilecek olması, gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları gerek 5271 sayılı CMK hükümleri dikkate alındığında şüphelilerin tutuklanmasına engel bir halin bulunmadığı ifade edildi.
Anayasanın ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, tutuklamaya alternatif adli kontrol altına alınma tedbirlerinin bu aşamada şüpheliler açısından yetersiz kalacağı aktarılan yazıda, şüphelilerin ayrı ayrı “taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan tutuklanmalarına karar verilmesi talep edildi.
GÜNCELLEME 26.11.2025 SAAT 16.00
Fatih’te Böcek ailesinin hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından rapor hazırlandı. Raporda, ailenin ölüm sebebinin, kaldıkları otelde uygulanan böcek ilacına bağlı zehirlenme sonucu olduğu kaydedildi.
Gıda zehirlenmesi sonucu meydana gelmediği belirtildi
Soruşturma kapsamında otelden alınan havlu, maske ve alınan sürüntü örneklerinden Adli Tıp Kurumu’nca rapor hazırlandı. Raporda, ailenin travmatik tesirle öldüğüne ilişkin herhangi tıbbi delil bulunamadığı ve ölümlerinin gıda zehirlenmesi sonucu meydana gelmediği aktarıldı.
Raporda, aynı otelde kalmakta olan 2 kişinin daha zehirlendiğinin bildirildiği, konakladıkları otelden alınan örneklerin toksikolojik analizlerinde böcek ilacı içerisinde bulunan etken maddeler tespit edildiği kaydedildi.
’Böcek ilacına bağlı zehirlenme’ sonucu ölümler meydana geldi
Raporda ayrıca ailenin bulundukları ortam, bulunuş şekilleri, olay yeri inceleme bulguları ve ölümlerinin meydana geliş şekli de dikkate alınarak, ölümlerinin kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ’ilaca bağlı zehirlenme’ sonucu meydana geldiği belirtildi.
GÜNCELLEME 15.11.2025 SAAT 08.00
Almanya’dan tatil için geldikleri İstanbul’da kaldıkları otelde yapılan ilaçlama sonucu zehirlenerek yaşamını yitiren Böcek ailesi davasında karar çıktı. İlaçlama firması sahiplerine 18 yıl, otel sahibine 13 yıl ceza verildi.
Almanya’dan 9 Kasım 2025’te İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’de zehirlenme’ şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek’in ölümüne ilişkin açılan dava İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.Duruşmaya, 4’ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.
Böcek ailesinin konakladıkları otelde zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar açıklandı. Mahkeme sanıklardan Hakan Oğlak’ın 13 yıl 4 ay, sanıklar Serkan Kışı ve Zeki Kışı’nın 18 yıl, Doğan Cağferoğlu’nun 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına hükmetti. Sanıklar Muhammad Moeen Ud In Chıshtı’nın ve Rustemshea Batyrov hakkında ise beraat kararı verildi.
Otelde zehirlenerek ölen Böcek ailesi davasında karar çıktı
MÜTALAA Mahkeme heyeti başkanı, Cumhuriyet savcısının celse arasında davanın esasına ilişkin mütalaasını dosyaya sunduğunu bildirdi.Savcının mütalaasında, Adli Tıp Kurumunun raporuna göre, ölenlerin kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu hayatını kaybettiklerinin tespit edildiği belirtildi.Mütalaada, DSS ilaçlama firması yetkilileri Zeki Kışı ve Serkan Kışı’nın yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullandıkları, yetkisiz personel çalıştırdıkları ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yaptıkları, biyosidal ürün uygulama yetkisi ile sertifikalarının da bulunmadığı ve izinsiz faaliyet gösterdikleri ifade edildi.Firma çalışanı Doğan Caferoğlu’nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikası olmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği ve gerekli özeni göstermediği vurgulanan mütalaada, otel sahibi Hakan Oğlak’ın ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalıştığı, uygun olmayan biyosidal ürünlerle ve iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmadığı ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği belirtildi.
Resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Dın Chıstı’nın olay anında resepsiyondaki görev yerini ilaçlama sebebiyle gelen kokudan rahatsız olarak terk ettiğine dikkatin çekildiği mütalaada, bu kişinin acil durum tahliyesini engelleyecek şekilde otelin dış kapılarını kilitli tuttuğu, ihmalkar ve tehlikeli davranışlar sergilediği ifade edildi.Mütalaada, sanıklar Zeki ve Serkan Kışı, Doğan Caferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Dın Chıstı’nın “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.Sanık Rustemsha Batyrov hakkında ise ilaçlamada dahlinin olmaması, olay anında otelde bulunmaması ve görevini sanık Chıstı’ya devrettiği göz önüne alınarak, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi istendi.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı’nın, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.İddianamede, Fatih’te 13 Kasım 2025’te yaşanan zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet Böcek (6) ve Masal Böcek’in (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek’in de 17 Kasım 2025’te yaşamını yitirdiği kaydediliyor.
Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yediği yerlerle ilgili olarak soruşturmanın genişletildiği, bu kapsamda mağdurların kokoreç, midye, lokum, unlu mamul yedikleri ve meşrubat içtikleri işletme sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyor.İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği belirtiliyor.1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre kişilerin ölümünün kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyor.İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, yaşanan olayda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucunda gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyor.
Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firması yetkilileri sanıklar Zeki Kışı ve Serkan Kışı’nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu’nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikası, bilgisi ve deneyimi olmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyor.
İddianamede yer alan raporda, otelin sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak, uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak gösteriliyor.



GIPHY App Key not set. Please check settings