in ,

Çankaya Üniversitesi araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel ,Ankara’da bir öğrenci tarafından öldürüldü.

Çankaya Üniversitesi araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel ,Ankara’da öğrencisi tarafından, önce bıçaklanarak sonra silahla vurularak öldürüldü.

Çankaya Üniversitesi araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel ,Ankara’da öğrenci tarafından öldürüldü.

Olay, dün saat 17.00 sıralarında meydana geldi. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4’üncü sınıf öğrencisi Hasan İsmail H., kopya çektiği için hakkında tutanak tuttuğu asistan hoca olarak derslerine giren araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel’in akşam saatlerinde fakülte binasındaki odasına gitti. Hasan İsmail H., burada tartıştığı Şenel’i önce bıçakladı, ardından belinden çıkardığı tabancayla vurdu.

Silah seslerini duyan binadaki öğrenciler ve üniversite personeli ise büyük panik yaşadı. Öğrenciler ve personel panik içinde dışarıya çıktı. Hasan İsmail H., olayın ardından otomobille kaçtı. Haber verilmesiyle gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Şenel’e odasında müdahale etti. Sağlık görevlilerinin tüm çabasına karşın, aşırı kan kaybeden Şenel kurtarılamadı.

Polis, olayın ardından kaçan öğrenci Hasan İsmail H.’yi kısa sürede yakalayıp, gözaltına aldı. Hasan İsmail H.’nin olayda kullandığı tabancanın babasına ait olduğu öğrenildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Cinayet Şube Büro Amirliği ekipleri, okuldan aracıyla kaçan öğrenciyi kıskıvrak yakalandı. Katil zanlısı polis ekipleri tarafından emniyete götürüldü.

KOPYA TARTIŞMASI İDDİASI

Polisin cinayetle ilgili araştırması sürerken, Ceren Damar Şenel ile öğrencisi arasında kopya tartışması yaşandığı iddia edildi. Araştırma Görevlisi Şenel’in,derste sınav sırasında kopya çekerken yakaladığı Hasan İsmail H.’nin sınav kağıdını aldığı ileri sürüldü. Hasan İsmail H.’nin de dün akşam saatlerinde odasına giderek Şenel’i öldürdüğü belirtildi. Gözaltına alınan Hasan İsmail H.’nin babasının ise polis olduğu öğrenildi

GÜNCELLEME 03.01.2019 SAAT: 17.10

Çankaya Üniversitesi Balgat Kampüsü Hukuk Fakültesinde sınavda kopya çekmekten hakkında tutanak tuttuğu öğrencisi Hasan İsmail H. tarafından öldürülen Ceren Damar, son yolculuğuna uğurlandı.

Araştırma Görevlisi Damar için görevli olduğu Çankaya Üniversitesinde düzenlenen törenin ardından Karşıyaka Mezarlığı Camii’nde ikindi namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de katıldı.

Damar’ı son yolcuğunda başta eşi Levent Şener, annesi, babası, sevenleri, akademisyen dostları ile öğrencileri yalnız bırakmadı. Eşi Levent Şener, Damar’ın tabutu başından bir an olsun ayrılmayarak kendisine taziye iletmeye gelen herkesle tek tek tokalaşıp sarılarak acısını paylaştı. Kılınan cenaze namazının ardından Ceren Damar toprağa verildi.

Öte yandan Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar’ın Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatı’nda araştırmacı olarak görev yaptığı öğrenildi.

GÜNCELLEME 04.01.2018 SAAT: 18.15

ÇANKAYA Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’i öldüren 4’üncü sınıf öğrencisi Hasan İsmail H.’nin ailesi, tutuklanan zanlının cinayetten önce yazdığı ileri sürülen ‘İntiharımdan Ceren Damar sorumludur’ yazılı mektubu savcılığa teslim etti. Hasan İsmail H.’nin, kopya çekerken yakalanması ardından sınıftan çıkarıldıktan sonra kendisini arayan arkadaşına “Ceren Damar’ı öldüreceğim” dediği de öğrenildi.

Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel, dün akşam üniversite yerleşkesindeki odasında öğrencisi Hasan İsmail H. tarafından önce bıçaklanarak, sonra tabanca ile ateş edilerek öldürüldü. Olayın ardından taksiyle okuldan ayrılan, daha sonra polis babası ve annesi ile emniyete giderek teslim olan Hasan İsmail H., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

ARKADAŞINA ‘ÖLDÜRECEĞİM’ DEMİŞ

Ankara Cumhuriyet Savcısı Mehmet Hanifi Yıldırım tarafından yürütülen soruşturmada cinayetin öncesi ve sonrasında yaşananlar da ortaya çıktı. Buna göre Hasan İsmail H., sınavda içini boşalttığı 5 tükenmez kaleminin içine koyduğu kağıtlardan kopya çekerken yakalanınca Ceren Damar Şenel tarafından sınav kağıdı alınıp tutanak tutularak sınıftan çıkarıldı. Kopyadan yakalandıktan sonra okuldan çıkıp aracının yanına gitti. Burada bir süre bekleyen Hasan İsmail H.’yi, Berk isimli arkadaşı aradı. Hasan İsmail H. telefonda arkadaşına, Ceren Damar Şenel’in kendisine taktığını, okula geldiğinden beri kendisiyle uğraştığını ve sınav boyunca başında ayrılmadığını söyledi. Hasan İsmail H., bu konuşma sırasında arkadaşına ilk kez “Ceren Damar’ı öldüreceğim” dedi. Bu konuşmanın ardından Hasan İsmail H., aracıyla evine gitti.

BABASINA AİT TABANCA VE BIÇAĞI EVDEN ALDI

Evde babasına ait ruhsatlı tabanca ve odasında bulunan bıçağı alan Hasan İsmail H., önce annesini Gölbaşı’na bıraktı. Saat 12.30 sıralarında tekrar okula gelen Hasan İsmail H., boş bir etüt odasında bekledi. Bu sırada bazı arkadaşlarıyla konuşan Hasan İsmail H., “Ceren hoca size de kötü davranıyor mu? Mobbing uyguluyor mu?” diye sorular sordu. Hasan İsmail H., daha sonra Ceren Damar Şenel’in odasına giderek cinayeti işledi. Hasan İsmail H.’nin, olayın ardından tabancayı çenesinin altına dayadığı, o sırada diğer hocalar odaya girince intihardan vazgeçtiği belirtildi.

İFADESİNDE MOBBİNG YAPTIĞIN SÖYLEDİ

Hasan İsmail H.’nin ifadelerinde sürekli Ceren Damar Şenel’in kendisine mobbing uyguladığını söylediği ve bununla ilgili çok sayıda olay anlattığı da öğrenildi. Şenel’in kendisini sürekli izlediğini ileri süren Hasan İsmail H., “Ben okulun yüzme takımındayım. Bir defasında başka bir okulla yapılan yarışlarda Ceren Hoca tribünde tek başına beni izledi. Gözleri sürekli benim üzerimdeydi. Yarış bittiğinde neden beni izlediğini sorduğumda hiçbir şey söylemeden alaycı bir ifadeyle yanımdan ayrıldı” şeklinde farklı ifadeler kullandığı öğrenildi.

İNTİHAR MEKTUBU

Öte yandan aile, Hasan İsmail H.’nin cinayetten önce yazdığı ileri sürülen intihar mektubunu savcılığa teslim etti. ‘Beni bunu yapmaya mecbur bıraktılar. Dersler çok ağır, bir kitap 500 sayfa. Siz hiç kopya çekmediniz mi? Beni bunu yapmaya mecbur bıraktılar. Spordaki başarılarımı derslerimde gösteremedim. Bu okula geldim geleli bir türlü yüzüm gülmedi. Bana sürekli mobbing uyguladı. İntiharımdan Ceren Damar sorumludur’ yazılı mektubun ne zaman yazıldığı ve gerçekten tutuklanan zanlı tarafından mı kaleme alınıp alınmadığı araştırılıyor.

TELEFONLARI İNCELEMEYE GÖNDERİLDİ

Ceren Damar Şenel’in cep telefonun şifresi bilinmediği için imajının alınamadığı, bu nedenle telefonun Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gönderildiği öğrenildi. Hasan İsmail H.’nin telefonun da konuşmalarının deşifresi için incelemeye gönderildiği belirtildi.

ÖĞRENCİLERİ HESAP AÇTI

Öte yandan öğrencileri, Ceren Damar Şenel adına öğrencileri Twitter hesabı açarak genç kadının resmilerini paylaştılar. ‘Ceren Damar Anısına’ adıyla oluşturulan Twitter hesabında genç kadının eşi Levent Şenel ile birlikte çekilen fotoğrafı ile mezarının fotoğrafı paylaşıldı. Twitter hesabında, Şenel’in katil zanlısının cinayeti işlediğine dair ifadelerine yer verildi. Ceren Damar Şenel’in Hukuk Fakültesindeki odasının önüne öğrencileri karanfil bıraktı..

GÜNCELLEME 22.07.2019 SAAT: 22.10

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bölümü Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in, odasında öğrencisi Hasan İsmail Hikmet, tarafından öldürülmesiyle ilgili soruşturma tamamlandı. İddianamede, Hasan İsmail Hikmet için ‘tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel, 2 Ocak 2019’da tarihinde üniversite yerleşkesindeki odasında öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından tabancayla vurulduktan sonra bıçaklanarak öldürüldü. Olayın ardından okuldan kaçarak emekli polis memuru olan babası ve annesi ile emniyete gidip teslim olan Hasan İsmail Hikmet, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili yürütülen soruşturma 7 ayda tamamlandı.

İddianamede, şüpheli Hasan İsmail Hikmet’in, 2014 yılında başladığı Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden yatay geçişle 2015 yılında Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne geçiş yaptığı; ancak burada 2’inci sınıftan değil de 1’inci sınıftan başlatıldığı belirtildi.

İddianamedeki bilgilere göre Hikmet, 17 Haziran 2016’da yapılan Devlet Teorileri dersinin bütünleme sınavında gözetmen Ceren Damar Şenel tarafından kopya çekerken yakalandı. Hikmet, hakkında tutanak tutulması üzerine arkadaşlarına, “Bu burada kalmaz, bunun hesabı sorulur, ben yapacağımı bilirim” diyerek tehditlerde bulundu.

FETÖ’CÜ DİYE İHBAR MEKTUBU GÖNDERİLMİŞ
Ceren Damar Şenel’in eşi Levent Damar’ın iddianamedeki ifadesinde, 21 Eylül 2016 tarihinde Çankaya Üniversitesi Rektörlüğü’ne ve bundan 1 hafta sonra da Hukuk Fakültesi Dekanlığına kapalı bir zarf içinde eşinin sosyal medya hesabından paylaşımlarının ekran görüntüsünün alınarak, sanki 15 Temmuz FETÖ darbe girişimini öven, meşru ve demokratik yollarla seçilmiş iktidarın yıkılmasını ister mahiyette paylaşımlar yapmış gibi gösteren ihbar mektubu gönderildiği, eşinin bunu yapanın da Hasan İsmail Hikmet, olduğunu düşündüğünü; ancak ellerinde bir kanıt olmadığını ifade etti.

“BUGÜN ONU ÖLDÜRECEĞİM” DEMİŞ
İddianameye göre 2 Ocak 2019’da şüpheli Hasan İsmail Hikmet, Medeni Usul Hukuku dersi sınavında, Ceren Damar Şenel tarafından kopya çekmeye çalışırken yakalandı. Sınavdan çıkan Hikmet, aracında beklerken yanına gelen arkadaşına, kopya çekerken yakalandığını ve okulunun 1 yıl uzayacağını, 2 sene kadar önce yine kopya çekerken yakalandığını, Ceren hocanın kendisini yakalayarak, kopya işlemi yaptığını ve 1 hafta uzaklaştırma aldığını, bu sefer de kesin 1 yıl uzaklaştırılacağını söyleyerek, “Ben şimdi eve gidip silah alıyorum, bugün onu öldüreceğim” dedi.

BABASINA AİT TABANCAYI ÖNCEDEN HAZIRLAMIŞ
Hikmet, okuldan çıktıktan sonra saat 13.00 sıralarında Gölbaşı’nda bulunan evine gidip, emekli polis memuru olan babası Ömer H.’ye ait tabancayı, kendi odasından aldı. Evden çıkarken yanına bıçak da alan Hikmet, 13.59’da Hukuk Fakültesi binasına giriş yaptı. Hikmet, Ceren Damar Şenel’in odasına girmesi ardından peşinden girip, 2 adet ateş etti ve arkasından 17 kez bıçakladı. Gürültü ve yardım çığlıkları üzerine odaya gidenlerin arasından hızla kaçan Hikmet, güvenlik görevlilerinin arkasından koşması üzerine havaya iki el ateş açarak uzaklaştı. Daha sonra annesini arayarak intihar edeceğini söyleyen Hikmet, annesinin ikna etmesi sonucu babası tarafından emniyete teslim edildi. Hikmet’in, babasına ait tabancayı daha önceden hazırlayıp odasına koyduğu belirtildi.

ARKADAŞINA “KORKUYORUM” DEMİŞ
Ceren Damar Şenel’in de kopya olayının ardından konuştuğu arkadaşına, Hasan İsmail Hikmet’i daha önceden de kopyadan yakalayıp işlem yaptırdığını ve ceza aldığını gördüğünü, bu yüzden şahıstan korktuğunu söylediği belirtildi.

Hasan İsmail Hikmet için ‘tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi. Baba Ömer H. hakkında ‘nitelikli şekilde kasten öldürmeye yardım ve yargı görevini yapanı etkileme’ anne Hatice Elçi H. hakkında ise ‘yargı görevini yapanı etkileme’ suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi.

GÜNCELLEME 27.09.2019 SAAT: 09.17

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel, 2 Ocak 2019’da üniversite yerleşkesindeki odasında sınavda kopya çekerken yakaladığı öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından tabancayla vurulduktan sonra bıçaklanarak öldürüldü. Olayın ardından kaçan Hasan İsmail Hikmet, polisin takibi soncu yakalanarak tutuklandı. Olayla ilgili yürütülen soruşturma 7 ayda tamamlanarak Hasan İsmail Hikmet hakkında ‘tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

ADLİYE ÖNÜNDE TOPLANDILAR

Hikmet’in bugün yargılanmasına başlandı. Duruşma öncesi Ankara Adliyesi Sıhhiye Yerleşkesi önünde Ceren Damar Şenel’in annesi Feyzen, babası Mustafa ve eşi Levent Şenel, yakınları, sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, kadın meclisi üyeleri toplandı. Kadınlar, ‘Damar Şenel için adalet istiyoruz’ pazılı pankart açtı. Ceren’in annesi Feyzen Şenel, gözyaşlarını tutamadı.

Şenel’in babası Mustafa Damar, basın mensuplarına yaptığı açıklamada “Bugün buraya Ceren Damar Şenel’in bir cani, bir canavar tarafından iki el silahla vurularak yere yığılmasına rağmen 28,5 santim özel üretilmiş bıçakla bir bıçak darbesi, iki bıçak darbesi… Onyedi bıçak darbesi ile sırtından kalleşçe vurarak katleden bir canavarın bir mahlukun davasını görmeye geldik” diye konuştu.  Açıklamanın ardından Şenel’in ailesi ve yakınları, duruşmayı takip etmek üzere adliyeye girdi.

Çankaya Üniversitesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in, öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması bugün Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Tutuklu sanık Hikmet, “kamu görevlisini tasarlayarak, canavarca hisle
ve eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan yargılanacak.

Damar’ın ölümünün üzerinden sekiz ay geçti. Yarın görülecek duruşma öncesi, babası sosyal medyadan destek çağrısında bulunarak “#CerenHocaİçinSusma” etiketiyle paylaşım yaptı. Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan akademisyenlere yönelik tehditlere ve “paralı eğitim”e dikkati çekerken, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim de olayın bir kadın cinayeti olduğunun altını çizdi.

Aydoğan: Akademisyenlere yönelik tehditler şiddeti artırıyor

Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, duruşmayı takip edeceklerini ifade ederek, “Ülkemizde hukuk sisteminin adil bir şekilde işlemesinin temel koşulu güçlü bir kamuoyu oluşturmakla mümkün. Güçlü bir kamuoyu yaratmayı başardığımız takdirde mahkemeden istenilen sonuç çıkabilir. Davaya, tüm duruşmalara katılacağız. Ve tüm eğitim örgütlerine ve kadın örgütlerine de davaya katılma çağrısı, birlikte ses olma çağrısı yapacağız” dedi.

Akademik özgürlüklerin yok sayılması, üniversitelere, bilime ve akademisyenlere dönük tehditler, cezasızlığın teşvik edilmesi, eğitimde özelleştirme politikalarının tüm eğitim kurumlarında şiddeti artırdığını ifade eden Aydoğan şunları söyledi:

“İnsan, doğa ve toplum yararına bilimin, özgürlüklerin ve hoşgörünün merkezi olması gereken üniversitede bir eğitim ve bilim emekçisi bir arkadaşımızı Ceren Damar Şenel’ i kaybettik. Üniversiteleri üniversite yapan yegane öğe demokratik öğrenme iklimidir ve bu iklimin var olabilmesinin koşulu da ülkenin eğitim politikalarından bağımsız değildir.”

“Eğitimi para ile satın alan bir öğrencinin yaşattığı vahşet”

Aydoğan eğitimde özelleştirme politikalarının, eğitim ve bilim emekçileri açısından sonucunun güvencesizleştirme, esnek çalışma koşulları, düşük ücret, mesleki itibar kaybı, değersizleştirme,
mobbing ve şiddet olarak gerçekleştiğini kaydederek, “Yaşanan cinayet, vakıf üniversitelerinde eğitimi ‘para ile satın alan bir öğrencinin’ yaşattığı vahşet ile eğitimde özelleştirme politikalarının sonucunun
eğitim ve bilim emekçileri açısından yalnızca hak mücadelesi ile sınırlı kalmayan yaşamsal bir mücadele noktasına geldiğini de göstermektedir” dedi.

KCDP Genel Sekreteri: “Ceren Damar cinayeti bir kadın cinayetidir”

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Sekreteri Fidan Ataselim de davanın takipçisi olacaklarını ifade ederek Ceren Damar Şenel cinayetinin bir kadın cinayeti olduğunu vurguladı.
Ataselim, şunları söyledi:
“Ceren Damar tıpkı İstanbul Sözleşmesi’nin de tanımladığı gibi toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olarak, kadın olduğu için bir erkek öğrencisi tarafından öldürüldü. Yani Ceren Damar cinayeti
bir kadın cinayetidir. Ailesi, yakınları ve kadın cinayetlerini durdurmak isteyen tüm kadınlarla davanın takipçisi olacağız. Failin türlü bahaneler ile şiddeti meşrulaştırma ve indirim alma çabasına mahkemenin ortak olmaması için orada olacağız ki başka Ceren’ler öldürülmesin” dedi.

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in katili Hasan İsmail Hikmet, Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Kadın örgütleri ve eğitim sendikaları davaya geniş katılım sağladı.

Çok sayıda kadın ve avukat duruşma salonunda yer olmadığı gerekçesi ile salona alınmadı.

Dava oncesinde Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapan kadın örgütleri, “Kadınlar olarak biliyoruz ki yaşamlarımızdan başka kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Erkek şiddetine yeter diyoruz. Biz kadınların talepleri var. Artık ölmek değil yaşamak istiyoruz. 6284 sayılı kanuna, istanbul sözleşmesine saldırmaya iktidarın bırakmasını istiyoruz” dedi.

MÜDAHİLLİK TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Çok sayıda kadın örgütü, eğitim sendikaları ve barolar müdahillik talebinde bulundu. Sanık avukatı, müdahillik taleplerinin reddedilmesini talep etti. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Çankaya Üniversitesi ‘nin müdahillik talepleri kabul edilirken, diğer katılım talepleri reddedildi.

SANIK, “SEVDİĞİM KADINI NASIL KAYBETTİM?”

Sanık İsmail Hikmet, savunmasında şunları söyledi:
“23 yaşındayım. Bu vahim olaydan dolayı çok pişmanım. Kimse benim yaşadığımı yaşamak istemez. Olaydan önce de psikolojik tedavi görüyordum. Unutkanlık sorunum var ifademi okumak istiyorum. Yaşadığım pişmanlığın tarifi yok.”

Sanık Hikmet, “Sevdiğim kadını nasıl kaybettim?” dediğinde tansiyon yükseldi. Ceren Damar’in eşi ” Cevabı ben vereceğim” dedi. Sanık Hikmet ifadesine şu şekilde devam etti:

“Medyanın olayı farklı şekilde ifade etmesi beni etkiledi. Emniyetteki ifademi değiştirmek istedim ama yapamadım. Polisler bana kötü davrandı. Sanki siyasi suçlu gibi hangi partiye oy verdigimi sordu. Polisler ifademi kafasına göre değiştirdi. Maktule ile 2015 yılında tanıştım. Isı ile ilgili deneyimsiz olduğundan tartışmalarımız oldu. Yanlış tercihleri yüzünden okul uzatan arkadaşlarımız da oldu. Evlenene kadar Incek’te ailesi ile yaşadı. O zamanlar Gölbaşı’nda ikamet ettiğimden aynı yolu kullanıyorduk. Bir adamla tartıştığını gördüm ve durdum. Odasına geçtiğimde bana teşekkür etti. O esnada eski kız arkadaşım aradı. Fransızca konuştuğum için bana dil konusunda yardımcı olacağını söyledi. Samimiyetimiz buradan gelir.”

“CİNSEL BİRLİKTELİĞİMİZ OLDU”

Sanık Hikmet, ifadesine şu şekilde devam etti:
“Sporcu olmamız ortak noktamızdı. Benden hoşlandığını ve kız arkadaşımdan ayrıldığında sorun olmayacağını söyledi. Ben kibarca reddettim. Birkaç kez cinsel birlikteliğimiz oldu. Ilk ilişkimiz Ceren’in arabasında oldu. Bu olaydan sonra baskı yaptı. Kız arkadaşından ayrılacaksın baskısı oldu. Kendisi ile olmazsam okuldaki nüfuzunu kullanacağını söyledi. Ben de kız arkadaşım ile ayrıldım. Kız arkadaşımla ayrılmamız tepki çekti. Ceren ile aramızdaki ilişki zorlama idi. Ceren çok kıskanç idi. Ceren ilişkimizi kimse ile paylaşmıyordu. Ceren ile ilişkimizi saklama çabam olmadı. Yakın dostum bu konuda tanıklık yapabilir. Antremanlarda beni izlemeye gelirdi. Bana tesbih aldı.Bu kadar samani idiniz dr neden fotoğrafınız yok derseniz? Benim başıma geçmişte kötü bir olay gelmişti. Fotojenik olmadığım için fotoğraf çekinmem. Maktulün telefonunda bir kaç fotoğrafı olacaktı. Tek hatam ilişkimizi aileme söylememem oldu. Yaklaşık 6 ay iliskimiz oldu. Ayrıldıktan sonra baskı yaptı, psikolojik tedavi oldum. Arabası ile evime gelmişliği de var.”

Sanık savunması tepki çekti. Salondan sürekli “Sen insan mısın, terbiyesiz” sesleri yükseldi.

Sanık Hikmet, mahkeme başkanının “Sen kopya çektin mi?”sorusuna, “o sınavda herkes kopya hazırladı. Ben de cektim” diye yanıt verdi.

Sanık Hikmet, “Maktul ısrarlarından vazgeçmedi. Eşi ile sorunları olduğunu söyledi. Artık ilişkimiz olmadığını söylesem de ikna olmadı. Eşinin kendisini cinsel anlamda mutlu edemediğini söylediğinde başımı belaya sokacağını söyledim. Ne yapsam da ikna edemedim”

Sanık olayın yaşandığı günü şöyle anlattı:
“Sınavda kopya çekerken yanıma geldi. Sınavda kopya çekeceğimden haberi olduğunu söyledim. Mezuniyeti unutmami söyledi. Neden böyle yaptığını sorduğumda annene nasıl FETÖ’den işlem yatırdıysa bana da yaptıracağını söyledi. Ben sinir krizi geçirdim. Ceren’in benimle uğraştığını Berk’e söyledim. Beni tahrik etti. Berk’e “onu öldüreceğim” demedim. Eve gittim. Canımdan çok sevdiğim annemler hakkında söylediklerini unutamadım. Geçirdiğimiz zor zamanları düşününce evden babamın silahını da aldım. Plan ve tasarlama yapmadım. Maktule annemi karıştırmasaydı böyle bir olay yaşanmayacaktı. Bu olaydan sonra annem göreve döndü. Ceren’e anneme iftira edilmesi ile alakası olup olmadığını sordum o da evet dedi. Saat 15.00 civarında gittiğimde odasında yoktu.”

“Ceren ile tartıştık. Sinirlendiğim için FETÖ işi ile alakası olmadığını belirtip eşinin işi olduğunu söyledi. Eşini aradı ama açmadı. Maktule “eşimi de seni de harcayacağım” dedi, cinnet geçirdim. Bıçakla yaraladım. Silâhı kafama dayadım ve odaya bir kaç kişi girdi. O esnada odaya birileri girdi ve silah ateş aldı. Kendimde değildim. Korkup kaçtım. Beni kovalarlarken havaya ateş açmadım. Annemi arayıp intihar edeceğimi söylediğimde beni vazgeçirdi. Sonra teslim oldum. Olayda kullandığım bıçağı hep yanımda taşırdım. Silâhı yanıma alma amacım da intihardı. Maktulu öldürmek istemedim. Üzgünüm. Bu arada benden önce bir kız intihar etmiş ve gizlemişler.”

Sanık ifadesinin ardından mahkeme başkanı duruşmaya kısa bir ara verdi. Aranın ardından sanık yazılı savunmasına mahkeme başkanına sundu.

EMNİYETTEKİ İFADESİNİ REDDETTİ

Mahkeme Başkanı sanık Hikmet’e daha önceki ifadelerini sorduğunda, kabul etmedi. Sanık olay anına ilişkin emniyet ifadesinde yer alan Ceren Damar bana hakaret ettiğinde ateş ettim ve silahla saldırdım” şeklindeki ifadesini de reddetti.Mahkeme Başkanı “Daha önce bir ilişkiden bahsetmemişsin” dediğinde sanık “Aileme zarar verirler diye korktum” dedi.

“SENARYOSU İYİ YAZILMIŞ DİZİ İZLETİLDİ”

Baba Mustafa Damar şunları söyledi:”Senaryosu iyi yazılmış ama aktörün beceriz olduğu bir dizi izletildi. Iyi yetiştirilmiş bir bilim kadınıydı. Kızımın görev yaptığı yer DSİ’nin deposu değildi. Günde onlarca eğitim gören, insanlarla iletişim kurduğu bir kurumda çalışıyordu. Bu hikayeyi nereye koyacağız anlayamadım. Aklımızla dalga geçiliyor. Öncelikle zavallı katil emniyette neler çekmiş, çok üzüldüm. Yazıktır civan gibi delikanlı. Bu katil, annesi babası polis kökenli. Babası 2016 yılında emekli olmuş, annesi FETÖ’den ihraç edilmiş. Olay tarihinde ihraç. Olay oluyor biz acımızla yanarken, bu katılın annesi babası emniyette cirit atıyor.

Bir anne düşünün oğlu cinayet işlemiş henüz daha bir saat geçmeden katilin otoparkta bulunan aracını kaçırmaya gidiyor. Arama olmadan arabayı kaçırıyor. Oysa savcının otomobili arama talebi var. Bir gün sonra aracın torpido gözünde intihar mektubu bulduğunu söylüyor.

“İNSAN ÖLDÜRENE KATİL DENIR”

Sanık avukatı “Sanık” denilmesini istedi. Baba Damar, “TDK’ya göre insan öldürene katıl denilir” dedi Salondan alkışlar yükseldi.

İFTİRA İNSANLIĞIN EN ALÇAK SEVİYESİ

Baba Mustafa Damar, canice, işlenen cinayetin hukuk fakültesinde işlendiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu hocalarımız olayı binenler ve tanıklık yapıyorlar. Hukuk bilen insanlara katilin anne, babasının polis kimliği sebebiyle polislerin yaltaklık yapması nedeniyle hukukçulara ‘Annesi ihraç edilmiş yazık bunlara’ diyor.
Katil çok fazla detay verdi teşekkürler. Katil, “ilişkimiz vardı” diyor ama önce bir aynaya bak. Sen kızımın odasına girme sebebin görevi!”

Salondan alkış sesleri yükseldi.

“Kızım ile ilgili neler anlattı. 2016’da annesi FETÖ’den ihraç ediliyor. Kızımın benim bilmediğim becerileri varmış, getiren ihraç ettirebilmis. Iftira atmak insanlığın en alçak seviyesidir. Annesi otomobili polis araması yapılmadan kaçırıyor. Intihar mektubunun olaydan önce yazıldığı iddia ediliyor. Ve mektupta, ‘bilerek, isteyerek öldürmedim’ diyor. Katil emniyette neler olduğunda haklı olabilir ama mektubun polis gözetiminde yazdığı kesindir. Polislerin yardim yataklık ettiği gibi bir düşüncem var.

Medyaya da yansıdı sadece katıl değil. Daha önce işlediği suçlardan hak ettiği cezayı almış olsaydı ama hep sırtı sıvazlanmış. Gerekli ceza verilmediğinden palazlandı.”

Baba sözlerini şöyle tamamladı:

“Adalet tecelli edecektir demeyeceğim, katil hak ettiği cezayı aldığında adalet tecelli edecektir. Katilin akıl hocasına bu kadar beceriksiz senaryo yazdığı için teşekkür ediyorum. Bu canilere, bu mahluklara izin verilirse meslektaşını yapan binlerce insan görevini yapamaz. Onlarca kopyası var. Diğerleri korkuyor yakalamıyor ama benim kızım bu toplumda yetişmiş olsaydı banada derdi ama o evrensel kültüre sahipti. Yanlışlarla mücadele eden bir insandı.”

Babanın sözleri sonrasında salonda bulunan kalabalık alkışladı.

Duruşmada söz alan Ceren Damar’ın annesi ise, “Cımbızla eti yolunsun, bu acı benimle mezara gidecek. Onun şerefsiz insan olduğunu gösteriyor. Onun kızım hakkında söylediği şeyler beni acıtmadı. Benim kızım süt kadar temiz. Çok güzel bir Türk filmi olur” dedi.

Ceren Damar Şenel’ eşi:

“Üçüncü yıl dönümünüzün tatlı telaşını yaşamamız gerekirken bugün ifade veriyorum. Ceren ile tanıştığımda “mucize” dedim. İlişkimiz 8 yıl kesintisiz sürdü. Bu süre zarfında Ceren bana sayısız mutluluk yaşattı. Eşime duyduğum saygı sevgi ve güven devam etmektedir.

“Karşımda kendi emeği ile sınavı geçecek kapasitesi olmayan, hırsızlık olan kopyayı kendisine şiyar edinen, kalleşçe arkadan saldıran bir insan var. Ağzından çıkanlar şahsım nezdinde hiç bir şey ifade etmiyor. Söyledikleri tamamen yalan. Ceren’in hayalleri vardı. Doktorasını bitirmek, çocuklarının olması. Bir bilim kadını olarak hizmet etmek, haysiyetli öğrenciler yetiştirmek…”

“Hayatımız tercihlerden oluyor. Ceren kopyayı görmezden gelebilirdi ve yaşardı. Ya da işini vazifesini yapardı. Ceren hayatına mal olmasına rağmen ikincisini seçti. Sonu ne olursa olsun korkmadı. Başkalarının tanımadığı öğrenciler için canını vererek son dersini Türkiye’ye verdi. Ceren hoca bıçakla değil kalemle, silahla değil kitapla yaşadı. Kimseye kalleşçe saldırmadı. Vicdanlı anne, baba tarafından yetiştirildi. Ülkeli olduğu için bunu yaptı. Eşimin üzüntüsünü yaşarken yaptıkları için eşimle grur duyuyorum. Ceren hoca bedenen aramızda olmayabilir ama tüm Türkiye’de. Insanlar kızlarına Ceren adını koyarken mutluluk duyacak.”

Sanığa bakarak, “sen Ceren hocayı öldüremezsin. Bir kişiyi öldürdüğünü sanarken, binlerce Ceren hoca burada bekliyor. Adaleti yanıltamayacaksın. Ahirette Ceren Damar Şenel seni bekliyor olacak. Acım ve ızdırabım en ufak şekilde azalmadı. Bu şahıstan şikayetçiyim en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Hakkımı helal etmiyorum” dedi.

FAİLİN BABASI BENİMLE GÖRÜŞMEK İSTEDİ

Olay yaşandıktan sonra Hikmet’i kovalayan ve silahla tehdit edilen mağdur ifadesinde şunları söyledi:

“Hukuk fakültesinde öğrenciyim. Sesler geldi. Silâh sesi sonrası koştuk. Fail gayet sakin şekilde sonrasında hızlanıp koştu. Yardım çağırmaya gidiyor sandim. Hocamız yakalayın dedi. Koşmaya başladım. Üzerine kitap fırlattım. Güvenliğe bağırdım ama tutuklamadı. Silâh sesini duyduktan sonra yavaşladım. Köşeye gittiğimde sanık kaybolmuştu. Daha önce ki ifadem doğru.”

Sanık Hikmet ise havaya ateş etmediğini savundu.

Mahkeme Başkanı “Havaya mı ateş edildi” diye sorduğunda mağdur tanık, havaya ateş edildiğini doğruladı.

“Failin babası benimle konuşmak istedi ama ben reddettim.” dedi.

Sanık avukatı Vahdet Bıçak, “Kovaladığın kişinin sanık olduğunu hatırlıyor musun?” diye sorduğunda salondan sesler yükseldi.

İfadelerin ardından duruşmaya 1 saat 15 dakika ara verildi.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

NURETTİN ÇINAR (77) ,Samsun’da eğlence merkezi çıkışında arkadaşının yumruğuyla öldü.

Ramazan Uysal (16) ve Emircan Tunç (18) İstanbul Fatih’te çıkan yangında çöken binada öldü