Birdal Doğan (40) Kars Arpaçay’da, 17 yaşındaki kız tarafından silahla vurularak öldürüldü. Olay, Arpaçay ilçesi Kardeştepe köyünde, sabah saatlerinde meydana geldi.
Şehit Engin Yılmaz Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi A.E., bir süredir, “Seni kaçıracağım, seninle evleneceğim” diyerek kendisini rahatsız ettiğini öne sürdüğü Birdal Doğan’ı, (40) köy meydanındaki çeşmenin yanında gördü.
A.E., hayvanları sulayan Doğan’ı babasına ait ruhsatsız tabancayla vurdu. Vücudunun çeşitli yerlerine 4 kurşun isabet eden Doğan, olay yerinde yaşamını yitirdi.
Köylülerin ihbarıyla bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Doğan’ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Harakani Devlet Hastanesi’nin morguna kaldırıldı. Jandarma ekipleri A.E.’yi evinde silahıyla gözaltına aldı.
A.E.’nin jandarmadaki ifade işlemleri devam ediyor. İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT), olayla ilgili çalışmasını sürdürüyor.
GÜNCELLEME 05.07.2022 SAAT: 16.11
Kars’ta kendisi 3 yıl boyunca taciz eden Birdal Doğan (40) öldüren Azra Erdağ, olayla ilgili açılan davanın ilk duruşmasında tahliye oldu. Duruşmaya katılan liseli, “Korktum öldürdüm” diyerek kendisini savundu.
Kars’ın Arpaçay ilçesinde, kendisini 3 yıl boyunca taciz ettiği iddiasıyla Birdal Doğan’ı (40) öldüren lise öğrencisi Azra Erdağ’ın (18) ilk duruşması 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Azra Erdağ, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakkında “Tahrik altında Kasten öldürme” suçundan 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan Azra Erdağ, maktul Birdal Doğan ile aynı köyde yaşadıklarını ve komşuları olduğunu belirtti. 14 yaşından beri Doğan’ın kendisini rahatsız ettiğini belirten Azra Erdağ, “Maktul olay gününe kadar devamlı beni rahatsız ediyordu. Maktulün bana karşı ilk eylemi 2019’da meydana geldi, ilk olarak çeşmeye su almaya gitmiştim ben su alırken maktul benim yanıma geldi kolumdan tutarak ’ben seni seviyorum, karımı sevmiyorum eşimi boşayacağım seni karım yapacağım’ dedi. Bende kendisine ’amca2 diye hitap etmiştim, bu sözleri duyunca şok geçirdim, neden böyle dediğini sordum bana aynı şekilde cevap vererek aşık olduğunu söyledi. Daha sonra oradan ayrılarak eve geldim anneme anlattım” dedi.
“TAHLİYEMİ TALEP EDİYORUM”
Azra Erdağ, Birdal Doğan’ın sosyal medya hesaplarından ve telefondan rahatsız ettiğine dikkat çekerek, “Maktul kızı adına sosyal medya hesabı açarak bana arkadaşlık isteği gönderdi, mesaj attı, ben istekleri kabul etmedim. Olaydan 3-4 ay önce maktulün eşi bizim eve gelerek hesabın eşine ait olduğunu ve bunu benden gizlediğini söyledi. Böylece hesabın maktulün kullandığını öğrendim. Oğlunun da hesabından mesaj atıyordu. Maktul beni telefonu gizleyerek arıyordu, telefonumu daha sonra gizli numaralara kapattım. Olaydan 1 yıl önce evin önünde halı yıkarken maktul bana bakıp ’ben motoru, traktörü sattım seni seviyorum, benimle kaç seni karım yapacağım’ dedi, bu söylemleri olay gününe kadar devam etti. Okuldayken arkadaşım yanıma gelerek ’sakın dışarıya çıkma seni kaçıracaklar’ dedi, maktul arkadaşıma mesaj atarak benim hangi odada kaldığımı ve odanın penceresinin nereye baktığını sordu. Ayrıca arkadaşıma beni kaçırmasında yardım etmesi için para teklifinde bulunmuş. Bunun üzerine abime mesaj atarak haber verdim, baba ve dayım bunun üzerine maktulü kahvede darp etmişler. Ben okulda yatılı olarak kalıyordum, olay günü annem ve abim hastaneye gideceğinden yardım etmek amacıyla evde kaldım. Hayvanları normalde suya ben götürmezdim maktulden korktuğum için, mecburen o gün ben götürdüm. Hayvanları çeşmeye götürürken maktul çeşmenin oradan bana bakıyordu, Birdal Doğan’dan korktuğum için mutfakta bulunan tabancayı yanıma aldım. Çeşmeye vardığımda maktul bana ’Seni s… karım yapacağım, senin üzerinden para kazanacağım dedi ve üzerime geldi. Üzerime gelince bende korktum cebimdeki silahı çıkarttım o da ban ’vur, vur’ dedi, bunun üzerine gözüm kapalı maktulün üzerine ateş ettim, amacım maktulü korkutmaktı, öldürme kastım yoktu, pişmanım tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, tanık ve avukatları da dinleyerek Azra Erdağı’nın tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.
“BUGÜN TÜRK ADALETİ HAKİKATEN CESURCA BİR KARAR VERDİ”
Mahkeme sonrası gazetecilere açıklamada bulunan Azra Erdağ’ın avukatı Sinan Erdağı, “Bu çok vahim ve trajik bir olaydı. Maalesef lise öğrencisi olan 17 yaşındaki Azra Erdağı’nın başına talihsiz bir olay geldi ve korkusundan 3 yıldır taciz ve takip eden, kaçırmak için planlar yapan Birdal Doğan isimli kişiyi silahla vurarak öldürmüştü. Yargılama tutuklu olarak devam etmekteydi, bugün ilk duruşma yapıldı. Sizlerin de malumu olduğu üzere 5’inci ayda Türk Ceza Kanununun 123. Maddesine ‘Israrla Takip Suçu’ diye bir fıkra eklendi. Sosyal medya, iletişim araçları ve fiziki takip ile insanları rahatsız eden kişilerin cezalandırılması ile ilgili bir madde bu. Azra bu fıkranın doğrudan mağduruydu yine müvekkilim cinsel saldırı suçunun mağduruydu, tacizlerin mağduruydu. Bugün Türk adaleti hakikaten cesurca bir karar vererek ilk duruşmada müvekkilim Azra’yı tahliye etti” şeklinde konuştu.
“MAHKEME HEYETİ AZRA’NIN KALDIĞI BASKIYI ALGILADI”
Azra’nın okuyarak bir hukukçu olmak istediğini belirten Erdağı, özetle şunları söyledi:
“Azra aslında okumak istiyordu, bir hukukçu olmak isteyen bir kızmış. Tanışınca biz bunu öğrendik. Umarım eğitim hayatı devam eder, umarım Azra’nın başına bundan sonra kötü şeyler gelmez, sadece Azra’nın değil bütün kızların, bütün gençlerin başına gelmesini istemeyeceğimiz şeyler yaşamış 3 yıl boyunca, sürekli bir korkuyla, tedirginlikle ve kendisine bir zarar verileceği korkusuyla hareket etmiş ve bu korkunun neticesinde de bu sonuç meydana geldi. Azra’ya geçmiş olsun diliyoruz. Azra’nın nezdinde benzer davalardaki mağdur kadınların da aynı şekilde Türk adaleti tarafından değerlendirilmelerinin yapılacağına bizler de inanıyoruz. Azra’nın yanında olmak bizler için de bir onur oldu. Mahkeme heyeti de Azra’nın kaldığı o yoğun baskıyı, tacizi, takibi algılayarak bugün Azra’nın tahliyesine karar verdi. Ben müvekkilim adına da kamuoyunun gösterdiği duyarlılık adına da hem Kars halkına hem de Türkiye halkına çok teşekkür ediyorum. Yargı birimlerindeki cesur hakimler bulunduğu müddetçe de bu ülke gerçekten güçlenecektir. Kadınların da bu ülke de güçlenebilmesi bir taraftan yargıdaki benzer kararlardan geçmektedir. Tacize, tecavüze maruz kalan kadınların ihkakı hak yapmak ve kalmak zorunda kaldıkları durumlar oluyor ki bu da benzeri bir durumdu, bir dağın başındaki bir köyde başka çaresi olmayan bir kızın yaptığı bir eylemdi bu” diye konuştu.
GÜNCELLEME 25.04.2023 SAAT: 15.55
Kars’ın Arpaçay ilçesinde, kendisini 3 yıldır taciz ettiği iddiasıyla Birdal Doğan’ı geçen yıl köy meydanında tabancayla öldüren 17 yaşındaki lise öğrencisi Azra Erdağ’a tutuksuz yargılandığı davada önce müebbet, sonra tahrik altında öldürme ve iyi halden 8 yıl 4 ay hapis cezası verildi.
Mahkeme heyeti, Azra Erdağ’ın adli kontrol tedbirlerinin uygulamasının devamına karar verdi. Arpaçay ilçesine bağlı Kardeştepe köyünde 1 Mart 2022 tarihinde meydana gelen olayda, Şehit Engin Yılmaz Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi Azra Erdağ, köy meydanındaki çeşmede hayvanları sularken, 3 yıldır kendisini taciz ettiği iddiasıyla Birdal Doğan’ı (40) babasına ait ruhsatsız tabancayla vurdu. Vücuduna 4 kurşun isabet eden Doğan, olay yerinde hayatını kaybetti. Olay sonrası gözaltına alınan Azra Erdağ, tutuklandı. Hakkında 12 yıl hapis cezası istemiyle dava açılan Azra Erdağ, Kars 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 Temmuz 2022’de görülen ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
“KORKUSUNDAN MAKET BIÇAĞI, BİBER GAZI TAŞIYORDUM”
Liseli Azra Erdağ’ın tutuksuz yargılandığı davanın karar duruşması bugün yapıldı. Kars 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Cumhuriyet Savcısı mütalaasında Erdağ’ın ‘haksız tahrik altında kasten adam öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Erdağ ise mahkemede yaptığı savunmasında önceki ifadelerini tekrar ederek, “Babama ait hayvanları çeşmeye götürdüm. Birdal Doğan karşıma geçip ‘Seni kaçıracağım, kendime karı yapacağım. Sonra seni başkalarına satacağım’ diye sözler söyledi. Zaten 3 yıldır hep rahatsız ediyordu. Beni kaçırması için birilerine para bile vermişti. Onun korkusundan okulda maket bıçağı ve biber gazı taşıyordum. O gün de annem ve abim hastaneye gideceği için okula gitmedim ve babama yardım etmek için köyde kaldım. Hayvanlara su içirmek için çeşmeye giderken yanıma silah aldım. Çeşmede benim yanıma gelen Doğan, ağır hakaretlerde bulundu. Ben de yanımda taşıdığım silahı çıkarıp korkumdan gözümü kapatarak ateş ettim. Maksadım korkutmaktı. Onun yüzünden okulumu tamamlayamadım. Eğitim hayatım yarım kaldı. Genç yaşta hapse girdim. Beraatimi istiyorum” dedi.
“KAÇIRMA ORGANİZASYONU YAPTI”
Erdağ’ın avukatı Sinan Erdağı ise savunmasında şunları söyledi: ‘Cumhuriyet Savcılığı’nın kabule ilişkin değerlendirmelerine kısmen katılmakla birlikte, hukuki değerlendirme ile olayın TCK 29’uncu madde anlamında tahrik altında işlendiği yönündeki kabulüne katılmamız mümkün değildir. Şöyle ki; olayın oluş şekli dikkatlice bu anlatımlar ve dosyadaki delillerle birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan müvekkilin, 14 yaşından beridir maktülün sözlü tacizlerine, sosyal medya üzerinden takiplerine, yine fiilen takip edilerek iç huzurunun bozulduğu ve yine aynı zamanda tanık anlatımlarında görüldüğü üzere, müvekkili kaçırarak evlenmek istediği ve bu amaçla da üçüncü kişilere para teklif ederek, aynı zamanda yardım talep ettiği hususları net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu hususlar artık tartışma dışı kalmaktadır.Azra’nın uzun zamandan beridir takip edildiği, bunun sosyal medyadan, telefonlardan ve aynı zamanda fiziki olarak gerçekleştirildiği, maktülün Azra’yı evlenmek amacıyla kaçırmak konusunda bir fikri bulunduğu ve bu fikrini eylemsel olarak ortaya koymaya başladığı, bu amaçla da kaçırma organizasyonu yaptığı, bu konuda kendisine yardım edebilecek kişilere para ve çıkar teklif ederek, gerek kaçırmak için araç temin etme ve gerekse kendisine yardımcı olacak kişileri temin etme çabası içerisinde olduğu dosyadaki tüm delillerle sabittir.Bu husus Cumhuriyet Savcılığı tarafından da kabul edilmektedir. Müvekkil, burada uzun zamandan beridir devam eden saldırıların kendisi üzerinde oluşturduğu kızgınlık ve öfke ile intikam almak ya da cezalandırmak amacıyla hareket etmenin ötesinde, bu saldırıyı defetmek amacıyla hareket etmiş ve bunu da maktülden olan korkusunun etkisi ile gerçekleştirmiştir. Bu da bizi TCK 27/2’inci madde anlamında ‘yasal savunma sınırının’ aşılması sonucuna götürmektedir. Aynı zamanda Cumhuriyet Savcılığı makamı da esasen, mütalaasında kabul olarak bu durum ortaya koymaktadır. Müvekkil hakkında TCK 27/2’nci maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini saygıyla talep ederiz.” Mahkeme heyetinin talebi üzerine son söz verilen Azra Erdağ, ‘Pişmanım, bilerek yapmadım”
“BEKLEDİĞİMİZ BİR KARAR DEĞİLDİ”
Kars 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Azra Erdağ’a önce müebbet, sonra tahrik altında öldürme ve iyi halden 8 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca, Azra Erdağ’ın adli kontrol tedbirlerinin uygulamasının devamına da karar verdi. Duruşma sonrası gazetecilere açıklama yapan avukat Sinan Erdağı, “Bugün buradaki sonuç mahkemenin hukuki değerlendirmesidir. Zaman zaman bizim düşüncemizden farklı kararlar çıkmakta. Bu tür kararlarda istinaf ve Yargıtay yolu mevcuttur. Beklediğimiz bir karar değildi. Aslında çok daha iyi bir karar bekliyorduk biz. Burada savunmalarımız da bunun üzerineydi. 14 yaşından beri tacize uğrayan bir çocuğun fiziki ve sözlü tacizlere, sürekli korku altında yaşayan bir çocuğun kasten bu suçu işlemediği, korku ve panikle bu suçu işlediği yönünde savunmalarımız vardı. Sayın mahkeme tahrik altında olayın gerçekleştirdiğini kabul ederek nihayetinde 8 yıl 4 ay ceza verdi. Azra Erdağ hakkında bir tutuklama kararı verilmedi. Bundan sonra üst düzey yargı makamlarında önce Bölge Adliye Mahkemesi’nde gerekirse de Yargıtay’da bu noktadaki savunmalarımızı ileri sürerek daha hakkaniyete uygun karar için çabalarımıza devam edeceğiz. Tabi burada bugün verilen karar toplum vicdanını yaralayacak bir karardır. Bazen dosyadaki yansımalarıyla toplumdaki yansımaları aynı olmayabilir kararların, delillerin takdirinde zaman zaman farklı düşünceler hukuk camiasında olabilir. Bunları da biz saygıyla karşılamaktayız ancak toplum vicdanını yaralayan 3 yıl boyunca tacize uğrayıp korku içinde yaşayan bir çocuğun için de fazla bir ceza olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu yanlışında ileriki yargı aşamalarında düzeltileceğine inancımızı da korumaya devam edeceğiz” diye konuştu.



GIPHY App Key not set. Please check settings