in ,

Azra Gülendam Haytaoğlu (26) Antalya’da, vucudu parçalanmış şekilde ölü bulundu

Gazetecilik bölümü öğrencisi, Osmaniyeli Azra Gülendam Haytaoğlu (26) Antalya’da, kaybolmasından 5 gün sonra, cinsel saldırya uğrayp boğulduktan sonra, vucudu parçalanmış şekilde ormanda valiz içinde ölü bulundu

Azra Gülendam Haytaoğlu (26) Antalya’da , kaybolmasından 5 gün sonra, vucudu parçalanmış şekilde ölü bulundu

Gazetecilik bölümü öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu (26) ölü bulundu. Üniversiteli kızı evinde cinsel saldırıda bulunup, boğarak öldüren ve banyoda 5 parçaya ayırıp, valizle ormana gömen emlakçı Mustafa Murat Ayhan (48) gözaltına alındı.

Genç kızın iş görüşmesi için gittiği evde Mustafa Murat Ayhan tarafından tecavüze uğradığı ortaya çıktı. Ayhan, sorguda genç kızı boğarak öldürdükten sonra cansız bedenini parçalara ayırıp bavula koyduktan sonra gömdüğünü söyledi.

Sosyal medyada kaybolduktan sonra bulunması için çok sayıda paylaşım yapılan Antalya’da Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde Azra Gülendam Haytaoğlu (26), Ablası Ezgi Haytaoğlu’nun yanında kalıyordu.

Azra Gülendam Haytaoğlu, bazı belirtiler hissedince, 28 Temmuz Çarşamba günü hastaneye giderek Kovid-19 testi yaptırdı. Test sonucu pozitif çıkan Azra Gülendam Haytaoğlu’nun testinin pozitif çıktığını eve gittiğinde ablasıyla paylaştı.

Ablası sinirlenerek, dikkat etmediği için hastalığa yakalandığını söyledi. Bunun üzerine aralarında tartışma başladı. Daha sonra Gülendam ortadan kaybolmuş ve Adana’dan gelen babası kızının bulunması için polis ekiplerine başvurmuştu.

Sabah’ın haberine genç kızın, iş için Mustafa Murat Ayhan isimli bir kişinin evine gittiği anlaşıldı. Daha sonra gözaltına alınan Ayhan, çapraz sorguda genç kıza tecavüz ettikten sonra boğduğunu , ardından da cansız bedenini banyoda 5 parçaya ayırarak bavula koyup ormana gömdüğünü söyledi.

GÜNCELLEME 02.08.2021 SAAT: 14.00

Antalya’da 5 gün önce kaybolan 26 yaşındaki Azra’nın cansız bedeni, ormanlık alanda parçalara bölünmüş halde bulundu. Ekiplerin şüphelendiği emlakçı Mustafa Murat Ayhan ilk sorgusunda “Bana geldi, yemek yedikten sonra gitti” ifadesinden sonra serbest bırakıldı. Soruşturmayı derinleştiren ekiplerin çapraz sorguya aldığı emlakçı suçunu itiraf ederek işlediği vahşi cinayeti, “Yemek yiyip alkol aldık, aramızda tartışma çıktı. Boğarak öldürdükten sonra banyoda parçalara ayırdım” sözleriyle anlattı.

28 Temmuz Çarşamba günü evinden ayrılan Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik bölümü okuyan 26 yaşındaki Azra Gülendam Haytaoğlu’ndan ailesi 5 gündür haber alamıyordu. Olayla ilgili inceleme başlatan Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne bağlı ekipler, genç kızın son olarak Konyaaltı ilçesindeki inşaat mühendisi ve emlak işiyle uğraşan Mustafa Murat Ayhan (48) ile görüştüğünü tespit etti.

SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLDİ
Gözaltına alınan şüpheli ilk ifadesinde, “Önceden tanışmıştık. Geldi, birlikte yemek yedik, ardından gitti” dediği öğrenildi. Bunun üzerine şüpheli serbest bırakıldı. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, MOBESE ve güvenlik kameralarını inceleme altına aldı. Görüntülerde Mustafa Murat Ayhan’ın evinden defalarca valizle çıktığını tespit eden ekipler, şüpheliyi tekrar gözaltına aldı.

“ARAMIZDA TARTIŞMA ÇIKTI”
Çapraz sorgunun ardından cinayeti itiraf eden Mustafa Murat Ayhan’ın “Beraber yemek yiyip alkol aldık. Aramızda tartışma çıktı. Boğarak öldürdüm. Banyoya götürüp parçalara böldüm. Kepez ilçesi Varsak’taki ormanlık alana gömdüm” dediği öğrenildi.

VÜCUDUNU 5 PARÇAYA AYIRMIŞ
Azra Gülendam Haytaoğlu’na cinsel saldırıda bulunmasının ardından banyoda boğup, öldürdüğünü, 5 parçaya böldükten sonra koyduğu valizle Kepez ilçesi Varsak bölgesindeki ormanlık alana taşıyıp gömdüğünü söyleyen Mustafa Murat Ayhan, “Azra, 28 Temmuz’da beni aradı. Buluştuk. Evde birlikte yemek yedik. Alkol aldık. Bu sırada aramızda tartışma çıktı. Boğarak öldürdüm. Banyoya götürüp cesedini 5 parçaya ayırdım. Cesedin parçalarını valize koyup Kepez ilçesi Varsak ormanlık alanına gömdüm” dedi.

KAFATASI BULUNAMADI
Cinayet itirafının ardından M.M.A., Varsak’taki ormanlık alanda Azra Gülendam Haytaoğlu’nu gömdüğü yeri ekiplere gösterdi. Gece sabaha kadar cesedi gömüldüğü yerden çıkaran ekipler, bulunan parçaları otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderdi. Haytaoğlu’nun kafatası ve sol kalçasının bulunamadığı ve arama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi. Öte yandan Mustafa Murat Ayhan’ ın, Azra Gülendam Haytaoğlu’nu öldürdükten sonra vücuduna jiletle ismini yazdığı belirtildi.

PARÇALARA BÖLÜNMÜŞ HALDE BULUNDU
Cinayet itirafının ardından katil zanlısı, belirtilen adreste cesedin yerini gösterdi. Adrese giden ekipler, genç kızın cesedini parçalara bölünmüş halde buldu. Haytaoğlu’nun cenazesi otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Cinayet zanlısı Mustafa Murat Ayhan’ın ise emniyetteki işlemleri sürüyor.

Akdeniz üniversitesi twitter hasabında açıklam yapıldı.

ACIMIZ BÜYÜK
Üniversitemiz lletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 3. Sinıf öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nun menfur bir cinayet ile aramizdan Azra ayrildiğinı büyük bir üzüntů ile öğrenmis bulunuyoruz. Henüz hayatının baharında olan Azra Gülendam Haytaoğlu’nun bir cani tarafindan vahsice katledilişi üniversitemizi derin bir üzüntüye boğmuştur. Insanın en temel hakkı olan yaşam hakkına yönelik gaspın ötesinde kadına yönelik șiddet ve cinayetin can yakıcı kayıplarından biri olan bu cinayeti Akdeniz Üniversitesi olarak şiddetle kıniyor, hunharca hislerle işlenen bu cinayetin failinin, adalet önünde en ağır sekilde cezalandırılmasıinı diliyoruz.
Akdeniz Üniversitesi olarak hiçbir canliya karşI bu tür siddet ve cinayetlerin bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, vefatıiyla Akdeniz Üniversitesi ailesini yasa boğan öğrencimize Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve Universite camiamiza başsağlığı diliyoruz.

GÜNCELLEME 03.08.2021 SAAT: 06.20

5 gün aranan ve vahşice katledildiği ortaya çıkan Azra Gülendam Haytaoğlu’nun koronavirüs kaptığı için kavga ettiği söylenen ablası konuştu. Abla Ezgi Tuğba Haytaoğlu, kız kardeşinin koronavirüse yakalandığı tarihin 28 Temmuz değil, 25 Temmuz olduğunu söyleyerek kavga iddialarını yalanladı. Ayrıca abla Haytaoğlu, henüz otopsi yapılmadığını belirterek kardeşinin tecavüze uğradığına dair herhangi bir somut kanıt olmadığını söyledi.

Antalya’da Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde okuyan Azra Gülendam Haytaoğlu, bazı belirtiler hissedince 28 Temmuz’da hastaneye giderek Kovid-19 testi yaptırdı. Sonucu pozitif çıkan Haytaoğlu, durumu ablası Ezgi Haytaoğlu ile paylaştı. Ablası, Haytaoğlu’na kızarak, dikkat etmediği için hastalığa yakalandığını söyleyince aralarında tartışma başladı.

Tartışma sırasında Haytaoğlu, ablasına “Ben biraz hava alacağım” diyerek kimliğini almadan evden çıktı. Eve dönmeyince Ezgi Haytaoğlu, kardeşini telefonla aradı. Azra Gülendam Haytaoğlu, telefonda, ablasına “Kafede koronavirüs geçirmiş bir ağabeyle oturuyorum, beni çok iyi anlıyor. Bugün onunla kalacağım” diyerek telefonu kapattı, bir daha da ulaşılamadı.

İBaba Mustafa Haytaoğlu, Adana’dan gelerek kızını aramaya başlarken, hayatından endişe ettiği kızı için polise kayıp başvurusunda bulundu. Polis, genç kızı bulmak için arama çalışması başlattı. Sosyal medyadan da genç kızın bulunması için çağrılar yapıldı.

Antalya emniyetinin de titizlikle yürüttüğü arama çalışmaları kapsamında Haytaoğlu’nun son görüldüğü bölgedeki güvenlik kamerası kayıtları incelendi.Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Azra’nın cep telefonundan en son inşaat mühendisi ve emlak ofisi sahibi Mustafa Murat Ayhan’la görüştüğünü tespit etti. Cinayet masası ekipleri, Ayhan’ı çapraz sorguya aldı. Ayhan, ilk ifadesinde, “Önceden tanışmıştık. Geldi, birlikte yemek yedik, gitti. Bilgim yok” diye ifade verdi. Polis bunun üzerine Ayhan’ı serbest bıraktı.

Cinayet masası ekipleri, daha sonra MOBESE ve çevre iş yeri güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Görüntülerde Mustafa Murat Ayhan’ın, Konyaaltı ilçesindeki evinden aynı valiz ile birkaç kez çıkıp gittiğini belirledi. Bunun üzerine Ayhan, yeniden gözaltına alındı. Tekrar çapraz sorguya alınan Ayhan, cinayeti işlediğini itiraf etti. Ayhan’ın, ifadesinde Azra’nın ölümü üzerine paniğe kapıldığını cesedi banyoya götürerek bıçakla parçaladığını da anlattığı kaydedildi.

Azra Gülendam Haytaoğlu’na cinsel saldırıda bulunmasının ardından banyoda boğup, öldürdüğünü, 5 parçaya böldükten sonra koyduğu valizle Kepez ilçesi Varsak bölgesindeki ormanlık alana taşıyıp gömdüğünü söyleyen Ayhan, “Azra, 28 Temmuz’da beni aradı. Buluştuk. Evde birlikte yemek yedik. Alkol aldık. Bu sırada aramızda tartışma çıktı. Boğarak öldürdüm. Banyoya götürüp cesedini 5 parçaya ayırdım. Cesedin parçalarını valize koyup Kepez ilçesi Varsak ormanlık alanda gömdüm” dedi.

Cinayet itirafının ardından Mustafa Murat Ayhan, Varsak’taki ormanlık alanda Azra Gülendam Haytaoğlu’nu gömdüğü yeri ekiplere gösterdi. Gece sabaha kadar cesedi gömüldüğü yerden çıkaran ekipler, bulunan parçaları otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderdi. Haytaoğlu’nun kafatası ve sol kalçasının bulunamadığı ve arama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Öte yandan Mustafa Murat Ayhan’ın, Azra Gülendam Haytaoğlu’nu öldürdükten sonra vücuduna jiletle ismini yazdığı belirtildi.

Katil zanlısı Mustafa Murat Ayhan, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye çıkartılan Ayhan, savcılıktaki ifadesinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. ‘Canavarca hisle adam öldürmek’ suçundan tutuklanan Ayhan, cezaevine gönderildi.

OSMANİYE’DEKİ BABA EVİNDE YAS
Antalya’da boğularak öldürülüp, cesedi 5 parçaya ayrılan gazetecilik bölümü öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nun Osmaniye’nin Kadirli ilçesindeki baba evi acı haberle yasa boğuldu.Genç kızın vahşice öldürüldüğünü duyan yakınları, baba Mustafa Haytaoğlu’nun 3 dönemdir muhtarlığını yaptığı Derviş Paşa Mahallesi’ndeki evine akın etti. 2’si erkek 4 çocuk babası olan muhtar Mustafa ile anne Nezide Haytaoğlu’nun Antalya’da olduğunu belirten yakınları, genç kızın cenazenin Kadirli’de toprağa verileceğini söyledi.

GÜNCELLEME 05.08.2021 SAAT: 17.20

Üniversite öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nun cenazesi, Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde toprağa verildi. Defin işlemi sonrası sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Azra’nın ablası “Azra’yı çocuk tabutuna koydular. Daha ne söylenir” notunu düştü.

Vahşice katledilmesi nedeniyle bir anda Türkiye’nin gündemine oturan gazetecilik öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu, bugün toprağa verildi. Haytaoğlu’nun cenazesinin çocuk tabutuna konulması dikkat çekerken, Azra’nın acılı ablasının sosyal medya hesabından “Azra’yı çocuk tabutuna koydular. Daha ne söylenir” şeklinde paylaşım yapması yürek burktu.

EVDEN ÇIKTIKTAN SONRA BİR DAHA ULAŞILAMADI
Antalya’da Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde okuyan Azra Gülendam Haytaoğlu, bazı belirtiler hissedince 28 Temmuz’da hastaneye giderek test yaptırdı. Testi pozitif çıkmasının ardından ablasına “Ben biraz hava alacağım” diyerek evden çıkan Haytaoğlu, bir daha eve dönmedi. Eve dönmeyince Ezgi Haytaoğlu, kardeşini telefonla aradı. Azra Gülendam Haytaoğlu, telefonda, ablasına “Kafede koronavirüs geçirmiş bir ağabeyle oturuyorum, beni çok iyi anlıyor. Bugün onunla kalacağım” diyerek telefonu kapattı, bir daha da ulaşılamadı.

İLK İFADESİNDE YALANLADI
Baba Mustafa Haytaoğlu, Adana’dan gelerek kızını aramaya başlarken, hayatından endişe ettiği kızı için polise kayıp başvurusunda bulundu. Polis, genç kızı bulmak için arama çalışması başlattı. Sosyal medyadan da genç kızın bulunması için çağrılar yapıldı. Antalya emniyetinin de titizlikle yürüttüğü arama çalışmaları kapsamında Haytaoğlu’nun son görüldüğü bölgedeki güvenlik kamerası kayıtları incelendi.Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Azra’nın cep telefonundan en son inşaat mühendisi ve emlak ofisi sahibi Mustafa Murat Ayhan’la görüştüğünü tespit etti. Cinayet masası ekipleri, Ayhan’ı çapraz sorguya aldı. Ayhan, ilk ifadesinde, “Önceden tanışmıştık. Geldi, birlikte yemek yedik, gitti. Bilgim yok” diye ifade verdi. Polis bunun üzerine Ayhan’ı serbest bıraktı.

İKİNCİ SORGUDA CİNAYETİ İTİRAF ETTİ
Cinayet masası ekipleri, daha sonra MOBESE ve çevre iş yeri güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Görüntülerde Mustafa Murat Ayhan’ın, Konyaaltı ilçesindeki evinden aynı valiz ile birkaç kez çıkıp gittiğini belirledi. Bunun üzerine Ayhan, yeniden gözaltına alındı. Tekrar çapraz sorguya alınan Ayhan, cinayeti işlediğini itiraf etti.

OSMANİYE’DE TOPRAĞA VERİLDİ
Bugün memleketi Osmaniye’de gözyaşları arasında toprağa verildi. Adli Tıp Kurumundaki otopsisinin ardından yakınları tarafından teslim alınan Hatyaoğlu’nun cenazesi, tören için Cumhuriyet Mahallesi’ndeki İstiklal İlkokulu bahçesine götürüldü.

ÇOK SAYIDA VATANDAŞ KATILDI
Cenaze törenine Haytaoğlu’nun babası Mustafa, annesi Mezide, ablası Ezgi Tuğba ve kardeşi Hazan Haytaoğlu, yakınları, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mücahit Demirtaş, Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Osmaniye milletvekilleri Mücahit Durmuşoğlu ve İsmail Kaya ile çok sayıda vatandaş katıldı.

MEZUNİYET CÜBBESİ SERİLDİ
Bakan Yardımcısı Demirtaş, baba Mustafa Haytaoğlu’na başsağlığı diledi, onu teskin etmeye çalıştı. Üzerine Türk bayrağı örtülen tabuta, ablası Ezgi Tuğba Haytaoğlu, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi kardeşi için mezuniyet cübbesi serdi. Cenaze namazının ardından Haytaoğlu’nun naaşı, Durmuşsofular köyündeki mezarlıkta defnedildi.

ÇOCUK TABUTUNA KONULDU
Azra Gülendam Haytaoğlu’nun cenazesinin çocuk tabutuna konulması ise cenazede dikkat çeken detaylar arasında yer aldı. Talihsiz kızın tabutuna Türk bayrağı da konuldu. Cenazenin ardından ablası Ezgi Haytaoğlu’nun yaptığı paylaşım da yürek burktu. Abla Haytaoğlu, kardeşinin tabutunu sosyal medya hesabından paylaşarak, “Azra’yı çocuk tabutuna koydular. Daha ne söylenir” notunu düştü.

GÜNCELLEME 05.08.2021 SAAT: 17.20

Antalya’da Azra Gülendam Haytaoğlu’nu (21) öldürüp, bedenini parçalara ayıran Mustafa Murat Ayhan’ın (48), ağırlaştırılmış ömür boyu hapsi istendi. Ayhan, 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, cinayetin tüm detaylarını anlattı.

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu, 28 Temmuz’da evden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamadı. Telefonu da kapalı olan Haytaoğlu’na ulaşılamayınca Adana’dan gelen babası Mustafa Haytaoğlu kızını aramaya başladı, polise kayıp başvurusu yaptı. Sosyal medyadan da Azra’nın bulunması için çağrılar yapıldı.

ÇAPRAZ SORGUDA İTİRAF
Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Azra’nın cep telefonundan en son inşaat mühendisi ve emlak ofisi sahibi Mustafa Murat Ayhan ile görüştüğünü tespit etti. Cinayet masası ekipleri, Ayhan’ı çapraz sorguya aldı. Ayhan, sorguda cinayeti işlediğini itiraf etti. Ayhan, Varsak’taki ormanlık alanda Azra Gülendam Haytaoğlu’nu gömdüğü yeri ekiplere gösterdi. Cesedin parçalarını bulan ekipler, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderdi. Haytaoğlu’nun kafatası tüm aramalara rağmen bulunamadı. Mustafa Murat Ayhan ise tutuklandı.

‘GECE YARISI EVİME GİTTİK’
Soruşturmayı yürüten Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Cinayet Suçları Soruşturma Bürosu, olayla ilgili iddianameyi hazırladı. Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede cinayetin detaylarına yer verildi. İşlediği vahşi cinayeti ayrıntılarıyla anlatan Mustafa Murat Ayhan, garsonluk yapan genç kızla bir kafede tanıştığını ve iş vaadiyle birbirlerine telefonlarını verdiklerini söyledi. Bir süre sonra genç kızın koronavirüse yakalandığını öğrendiğini belirten Ayhan, şöyle konuştu:

“Bana yan odadaki ablasının kendisi ile ilgilenmediğini, 5 gündür bir şey yemediğini, ilaçlarını alamadığını ve ölmek istediğini söyledi. Her yerinin ağrıdığını ağlamaklı bir sesle mesaj attı. Ben de kendisini aradım ve yardımcı olacağımı söyledim. Azra’yı Kültür Mahallesi’ndeki petrol istasyonundan aldım. Önce yemek yedik. Sonra ilaçlarını aldım. Şehirde otomobille tur attık. 29 Temmuz gecesi saat 00.40’ta Azra yanında kalmak için bir arkadaşını aradı. Ancak arkadaşı sanırım uyuduğu için telefona cevap vermedi. Onu evine bırakmak istedim ama ablası ile kalmak istemediğini söyledi. Ben de evimizin 3+1 olduğunu ve bende kalabileceğini teklif ettim. Bana ‘Rahatsızlık vermezsem, sende kalırım’ dedi. 01.30 sıralarında evime gittik. Azra’ya oğlumun odasında kalmasını teklif ettim ama o covid olduğu için salonda yatmayı tercih etti. Ben de odama geçip alkol aldım. 08.30’da personelim geldi. Ona apartmanın girişinde iş yeri anahtarını verdim ve sonra tekrar odama geçtim. Saat 13.00 sıralarında odamdan çıktım. Azra’ya baktığımda üzerinin açık olduğunu gördüm. Örtmek için yanına oturdum. Üzerini örttüğüm esnada elim kalçasına değdi. Panikle uyanıp ‘Sen ne yapıyorsun?’ diyerek bağırdı ve yüzümün sol tarafını tırmaladı. Panikledim. O anda ‘Sus ne bağırıyorsun?’ diyerek iki elimle Azra’nın boğazını sıkmaya başladım. Ta ki Azra’nın hareketsiz kaldığı ana kadar boğazını sıktım. Azra’nın nefes almadığını, nabzının atmadığını fark edince öldüğünü anladım.”

CİNAYETİ TÜM DETAYLARIYLA ANLATTI
Azra’nın cep telefonunu, bir çift terliği ve içki şişelerini küçük boy çekmeli el valizine koyarak deniz kenarına gittiğini aktaran Mustafa Murat Ayhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Telefonu parçalayarak Boğaçayı’na attım. Terliği ve alkol şişelerini de çöp konteynerine koydum. Sonra eve gittim. Azra’nın cesedinden nasıl kurtulacağımı düşündüm. Sitede kamera olduğu için cesedi parçalayıp, valizle çıkarmaya karar verdim. Alışveriş merkezine giderek, ağaç kesiminde kullanılan testere aldım. Cesedi banyodaki küvete taşıdım. Mutfaktaki et kesmede kullandığım bıçağı alarak Azra’nın başını gövdesinden ayırdım. Kestiğim başı çöp poşetine koydum. Akan kanı ise küvetteki suyu açarak gitmesini sağladım. Sonra askılıklı spor çantasının içine koyduğum Azra’nın başı ile Kepez üstündeki seyir terasına çıktım. Çantayı sırtıma takıp ormanın iç kısımlarına doğru gittim ve uçurum gibi yüksek yerden, çantadan çıkardığım Azra’nın başını attım.”

Daha sonra evine geldiğini, gece boyu alkol aldığını aktaran Ayhan, şöyle devam etti:

“Ertesi sabah hava aydınlandığında uyandım. Azra’nın banyo küvetindeki cesedini parçalamaya başladım. Önce kollarını el, dirsek ve omuzdaki eklem yerlerinden 6 parçaya ayırdım. Sonra ayaklarını diz kapağına kadar, diz kapağından kalçaya kadar olan kısımlarını yine eklem yerlerinden 4 parçaya ayırdım. Kestiğim her vücut parçasını ayrı ayrı poşetlere koydum. Geriye sadece Azra’nın gövdesi kalmıştı. Gövdeyi o şekilde küvet içerisinde bıraktım. Parçalama işlemini yaparken kıyafetlerini keserek üzerinden çıkarıyordum. Sonra kan lekesi dikkat çekmesin diye kıyafetleri çamaşır suyu ile doldurduğum kova içerisine bastım. Bu işlemin ardından poşetlere koyduğum el, kol ve bacak parçalarını evimde bulunan askılı spor çantaya koyup Varsak Kirişçiler köyündeki ormanlık alana gittim. Her bir ceset parçasını ayrı ayrı bir çalının içerisine attıktan sonra tekrar aracımla evime döndüm. Azra’nın kalan gövde kısmını da tek parça halinde çantaya sığdıramayacağımı anlayınca belinden itibaren bıçakla ikiye böldüm. Böldüğüm ceset parçasını ayrı ayrı çöp poşetine koydum. Bu poşetleri de aynı çantanın içerisine koyup aynı alana götürüp attım. Kovaya bastığım Azra’ya ait siyah renkli şort, pembe ya da açık kırmızı renkli tişört, külot ile sütyenini kanlardan tamamen temizledikten sonra, Azra’yı parçalamada kullandığım bıçağı ve olayda hiç kullanmadığım testereyi çöp poşetine koyup evden çıktım. Testere ve bıçağı Boğaçay’ına, kıyafetleri de askılı çanta ile birlikte çöp konteynerine attım. Olaydan dolayı pişmanım.”

Cumhuriyet Savcısı Haki Çeliker, olayın hukuki nitelendirme ve değerlendirme kısmında, cinayetin emniyet mensuplarının titiz çalışması sonucu tüm ayrıntıları ile ortaya çıktığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:

“Şüpheli maktul üzerinde cinsel arzularını tatmin etmek istemiştir. Ancak maktulün direnmesi üzerine cinsel tatmin eğilimini zorla gerçekleştirerek maktule tecavüz etmiştir. Maktulün bağırıp çağırması üzerine olayın açığa çıkmasını engellemek amacı ile maktulü elleri ile boğarak öldürmüştür. Cesetten kurtulmaya karar veren şüpheli, her anlamda herhangi bir takibata uğramamak için cesedi parçalara bölüp ormanlık alana atmıştır. Şüphelinin maktulü öldürmesini gerektirecek aralarında herhangi bir husumet bulunmamaktadır. Aksine, şüpheli maktulü ağına düşürmek için kendisini iş vaadiyle ikna edip evine götürmüştür. Cinsel tatmini zorla gerçekleştirmiştir. Direnen ve kendisini şikayet edeceği korkusuyla maktulü öldürmüştür. Şüpheli böylece üzerine atılı ‘nitelikli kasten öldürme’, ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ ve ‘hırsızlık’ suçlarını işlediği anlaşılmıştır. Şüphelinin bu suçlardan tek tek sorumlu tutulması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır” dedi.

Mustafa Murat Ayhan’ın ağırlaştırılmış ömür boyu hapis talebiyle yargılanacağı davanın görülmesine önümüzdeki günlerde başlanacak.

GÜNCELLEME 21.08.2022 SAAT: 19.22

Antalya’da kayıp olarak aranırken ormanlık alanda cesedi bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nun öldürülmesiyle ilgili davanın üçüncü celsesi görüldü.

Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık M.M.A, Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

Salonda ise öldürülen kızın anne ve babası müşteki Mezide-Mustafa Haytaoğlu çifti ile taraf avukatları, farklı illerden gelen baro avukatları ve bazı dernek temsilcileri hazır bulundu.

Duruşmada, sanığın telefonunda yapılan ve dava dosyasına da giren dijital incelemede, arama motoru geçmişinde “kafasının neresine vurursam bayılır”, “nöbetçi eczane” ve “Varsak çöp değerlendirme” gibi ifadeler yer aldığı vurgulandı.

Müşteki avukatlarından Nagihan Buldu da sanığın telefonundaki bu aramaların, sanığın Azra Gülendam Haytaoğlu’nu öldürmek için plan yaptığının göstergesi olduğunu söyledi.Sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığıyla ilgili rapor beklendiğini belirten Buldu, “Sanığın daha önce gittiği terapi merkezlerinden belgeler elde edilmiştir. Belgeler incelendiğinde uzman psikiyatrist tarafından sanık hakkında cezai sorumluluğu ortadan kaldıracak herhangi bir rahatsızlığın bulunmadığı anlaşılmaktadır.” dedi.Bunun üzerine söz verilen sanık, tarihlerini hatırlamadığını ancak bu ifadeleri kendisinin yazdığını kabul etti.

Kafaya vurarak bayıltmayı izlediği bir filmden görmesi üzerine telefondan arama verdiğini iddia eden M.M.A, şunları ifade etti:”Azra salondaydı ben filmi kendi odamda izliyordum. İzlediğim filmden sonra aklıma geldiği için öyle bir arama yaptım. Filmde bir kişinin kafasına beyzbol sopasıyla vuruluyordu ama adam bayılmıyordu. Ben de bunun üzerine böyle bir şey aradım. Daha sonra Azra’nın yanına gittim. Aramaların cinayetle bir ilgisi yok. Çöp değerlendirmeyi de cesedi nereye atarsam bulunmaz diye arama verdim. Ben 5 aydır tedavi görüyorum, 7 çeşit ilaç alıyorum. Avukatlar daha önceki asliye ceza mahkemelerimdeki dosyaları açıyor, beni geçmiş mahkemelerimle yargılamayın. Ben aklı başında bir insanım, suçumu kabul ediyorum, pişmanım, ben suçluyum.”

Sanık avukatı Mehmet Ali Başaslan da müvekkilinin psikolojik sorunları olduğunu ve bunun için heyet raporlu ilaçlar kullandığını öne sürdü.Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 9 Mayıs’a erteledi.

Duruşma sonunda adliye dışında bir araya gelen bazı kadın dernekleri “Azra için adalet” pankartları açtı.Azra’nın babası Mustafa Haytaoğlu, gazetecilere, kızının canice öldürdüğünü, adalete güvendiğini ifade etti.

Olay ve iddianame

Antalya’da 28 Temmuz’dan beri kızlarından haber alamadıklarını bildiren Haytaoğlu ailesinin durumu İlçe Emniyet Müdürlüğüne bildirmesinin ardından arama çalışması başlatılmış, genç kızın cesedi Varsak ormanlık alanında gömülmüş halde bulunmuştu. Gözaltına alınan M.M.A, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı. Haytaoğlu’nun cenazesi, 4 Ağustos’ta Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde toprağa verilmişti.

Akdeniz Üniversitesi öğrencisi Haytaoğlu’nu öldürdüğü öne sürülen M.M.A. hakkında, “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “nitelikli cinsel istismar”, “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, “tehdit” ve “hırsızlık” suçlarından da 29 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmıştı.

GÜNCELLEME 30.05.2022 SAAT: 16.14

Antalya’da Akdeniz Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Azra Gülendam Haytaoğlu’nu öldürüp bedenini 13 parçaya ayıran zanlı, nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis, ve ‘cinsel saldırı’ suçundan 16 yıl ceza aldı.

Antalya’da geçtiğimiz 28 Temmuz tarihinde kaybolduktan 5 gün sonra iş adamı M.M.A. tarafından öldürüldüğü belirlenen 21 yaşındaki Azra Gülendam Haytaoğlu ile ilgili davaya devam edildi. Antalya Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan sanık M.M.A., SEGBİS üzerinden katıldı. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapsi istenen M.M.A., 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘kasten öldürme’, ‘hırsızlık’ ve ‘cinsel saldırı’ suçlarından beşinci kez hakim karşısına çıktı.

Duruşmaya, Diyarbakır Cezaevi’nde bulunan sanık Mustafa Murat Ayhan SEGBİS aracılığıyla katılırken, Azra’nın annesi Mezide Haytaoğlu, baba Mustafa Haytaoğlu da salonda hazır bulundu.

“Çocuğun başı kayıp”

Duruşmada söz alan baba Mustafa Haytaoğlu, “Ben sanığın en ağır şekilde cezalandırmasını talep ediyorum. Ben çocuğumun o eve kendi rızasıyla gittiğini düşünmüyorum. Çocuğun başı kayıp. Ben bir babayım” dedi. Anne Mezide Haytaoğlu, ise “Ben sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. Benim çocuğumun kafası bulunamadı. Kızımın en son kelimeleri ne oldu, bunu duymak istiyorum” sözlerine yer verdi.Çok üzgün ve pişman olduğunu söyledi

Mahkeme başkanı tarafından son sözü sorulan zanlı ise, çok üzgün ve pişman olduğunu söyledi. Avukatları da müvekkillerinin cinsel saldırı olayını gerçekleştirmediğini, öldürmenin de aniden geliştiğini söyleyerek yeniden başka bir hastaneden adli dengesinin yerinde olup olmadığının anlaşılması için rapor alınmasını istediler.Ağırlaştırılmış ömür boyu hapisDuruşma sonucunda sanık Mustafa Murat Ayhan’a ‘nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis, ‘cinsel saldırı’ suçundan 16 yıl hapis cezası verildi.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Nuh Koç (19) İstanbul Sariyer’de, pavyonda yüklü gelen hesap tartışmasında dövülüp, silahla vurularak öldürüldü.

Nurettin Artuğel (60) Kars’ta, Doğu ekspresi trenin çarpması sonucu yaşamını yitirdi