in ,

Ayşe Tuba Arslan (45) Eskişehir’de yeni boşandığı eşinin satırlı saldırısında yaşamını yitirdi.

Ayşe Tuba Arslan (45) Eskişehir’de 6 ay önce boşandığı ve uzaklaştırma kararı bulunan eski eşini tarafından gerçekleştirilen satırlı saldırısından bir ay sonra tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Ayşe Tuba Arslan (45) Eskişehir’de yeni boşandığı eşinin satırlı saldırısında yaşamını yitirdi.

Eskişehir’de, 24 yıllık evli ve 2 çocuk sahibi Yalçın Ö. ile Ayşe Tuba Arslan, yaklaşık 6 ay önce şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandı. Ayşe Tuba Arslan, eşinden şiddet gördüğü için Eskişehir Cumhuriyet Savcılığına başvurarak uzaklaştırma kararı aldı.

Anaokulunda aşçı yardımcısı olarak çalışan Ayşe Tuba Arslan, akşam işten çıktıktan sonra minibüse binip Odunpazarı ilçesindeki Atatürk Bulvarı’na geldi. Burada minibüsten inen Ayşe Tuba Arslan’ı takip eden Yalçın Özalpay elindeki satırla eski eşine saldırdı.

Arslan aldığı darbelerle yüzünden ve kafatasından ağır yaralandı. Olayı gören mahalleli Özalpay’a saldırırken, ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Mahallelinin başından yaraladığı Özalpay, yaklaşık 100 metre kaçtıktan sonra bir otomobilin önüne oturdu. Saldırgan bu sırada gelen polis ekiplerince elindeki satırla yakalanarak gözaltına alındı sonrada tutuklandı.

Ayşe Tuba Arslan (45) kaldırıldığı hastanede yaklaşık bir ay sonda yaşam mücadelesini kaybetti.

GÜNCELLEME 25.11.2019 SAAT: 18.10

Eskişehir’de 6 ay önce boşandığı eşi Yalçın Özalpay’ın (52) satırlı saldırısı sonucu ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 44 gün süren yaşam mücadelesini kaybeden 2 çocuk annesi Ayşe Tuba Arslan (44), gözyaşları içinde toprağa verildi.

Tabutuna kadınların omuz verdiği Ayşe Tuba Arslan’ın annesi Meral Sondikme, “Hayvan dahi böyle doğranmaz. Gitti Tubam. Eceliyle ölmedi kızım. Nereye gittin, her şeyini bıraktın. Azrail her gün geçti, kimse korumadı seni” diyerek, gözyaşı döktü.

Eskişehir’deki bir anaokulunda aşçı olarak çalışan 2 çocuk annesi Ayşe tuba Arslan, 6 ay önce boşandığı 24 yıllık eşi Yalçın Özalpay tarafından, 11 Ekim’de, Odunpazarı ilçesindeki Atatürk Bulvarı’nda saldırıya uğradı. Arkasından gelen Özalpay, Ayşe Tuba Arslan’ın başına satırla vurduktan sonra çevredekilerin tepkisi üzerine kaçtı.

Polis ekiplerince yakalanan Özalpay, mahkemece tutuklandı. Eski eşinin satırlı saldırısı sonucu ağır yaralanan Ayşe Tuba Arslan ise ambulansla Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Ancak 44 gün süren yaşam savaşını sabah dün sabah saat 05.00 sıralarında kaybetti.

Ayşe Tuba Arslan için bugün Odunpazarı Vişnelik Mahallesi’ndeki Dursun Sami Ramazanoğlu Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Anne Meral Sondikme ile baba Serdar Arslan’ın güçlükle ayakta durduğu törene sıra Eskişehirli kadınlar ileCHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü, Utku Çakırözer, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Evladının tabutu başından bir an olsun ayrılamayan anne Meral Sondik, “Hayvan dahi böyle doğranmaz, gitti Tubam. Eceliyle ölmedi kızım. Nereye gittin, her şeyini bıraktın. Azrail her gün geçti, kimse korumadı seni. Satırlarla hayvan doğrar gibi doğradı evladımı. Gittin Tubam, artık geriye gelmeyecek. Katil onu satırla doğradı. Ben artık yaşamam” diyerek,gözyaşı döktü.

Acılı annenin sözlerinin yürekleri yaktığı törende cenaze namazını kıldıran İmam Necmi Dünya, kadın cinayetlerine dikkat çekerek, “Rabbimizden dileğimiz bu son olsun. Bir daha Ayşe’lerin, Tuba’ların akibetleri böyle olmasın. Onlar her şeyden önce anadır” dedi.

GÜNCELLEME 02.12.2019 SAAT: 15.18

Ayşe Tuba Arslan’ın, ölmeden önce eski eşi hakkında 23 kez suç duyurusunda bulunduğu ve 1, 2, 6 aylık uzaklaştırma kararları aldırdığı belirlendi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Arslan’ın başvurusu üzerine Yalçın Özalpay hakkında 10 iddianame hazırlanarak, dava açıldığı açıklandı.

‘CAN GÜVENLİĞİM YOK’ YAZMIŞ
Ayşe Tuba Arslan’ın, eski eşi hakkında 23 kez suç duyurusunda bulunduğu ve el yazısıyla yazdığı dilekçenin ardından Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben kaleme aldığı bir dilekçe daha ortaya çıktı. Arslan’ın, Yalçın Özalpay’ın kendisini ölümle tehdit ettiğini ve korkudan sokağa çıkamadığını belirttiği başka dilekçesi, çantasındaki evrak arasında bulundu. Avukatların elde ettiği dilekçede Arslan’ın, tecavüze uğradığını, eski eşinin kendisini kezzap atmakla tehdit ederek, öldüreceğini söylediğini el yazısıyla yazdığı görüldü.

Ayşe Tuba Arslan’ın dilekçesi şöyle:
‘Tedbir kararı olmasına rağmen hiçbir şekilde sonuç alamadım. Yalçın Özalpay tekrar fiziksel şiddet gösterdiği için hayatımdan endişe ediyorum. Yalçın Özalpay’dan korkuyorum. Her gün işe gelip giderken beni takip ediyor. Yalnız sokağa çıkaramıyorum, bu nedenden dolayı işe babam getirip götürüyor. Babamın yanımda olmadığı zamanlarda şahsıma yönelik ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuyor. Artık namusuma dil uzatıyor. Sokaklarda bağırıyor. Herkes bize bakıyor. Ve bütün arkadaşlarımı rahatsız ediyor. Telefonla arayıp kötü kadın diye anlatıyor. Beni çocuklarımdan uzaklaştırdı, anneniz kötü kadın diye anlattı. Ben evimden çıkmayacaktım uzaklaştırma kararı olduğu halde zorla eve girdi. Ben evi terk etmek zorunda kaldım. Çünkü fiziki şiddet ve tecavüz ediyordu zorla dayanamadım artık ben evimden çıkmak zorunda kaldım. Benim can güvenliğim hiç yok. Kezzap atmak, öldürmek, tehdit ediyor. Dayanacak gücüm kalmadı. Bunun gibi bir çok tehditlerde bulunuyor. Bana artık iftira atıyor. Bankada param varmış adamla yaşıyormuşum. Bana para vermiş, ev almış. Artık çok yoruldum, ne yapacağımı bilmiyorum. 25 yıllık evliliğimde ne kadar altın varsa elimden aldı. Ben 25 yıldır iyiydim evi terk edince kötü oldum. Herkese böyle anlatıyor. Artık bu iftiralara dayanamıyorum. Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan rica ediyorum bir kadın olarak ben öldükten sonra mı bana yardımcı olacaksınız. Tek başıma ayaklarımın üzerinde durmaya çalışıyorum.’

BABA ARSLAN: GEÇ KALINDI
Ayşe Tuba Arslan’ın babası Serdar Arslan ise kızının fotoğraflarıyla avunmaya çalıştığını söyledi. Kızının fotoğraflarına bakarak, gözyaşı döken Arslan, “Geç kalındı, diyebilirim. 23 tane dosya, 4 tane uzaklaştırma. Biz tabi kanunları bilmiyoruz. 4 uzaklaştırma kararı varken her uzaklaştırma kararının ayrı ayrı ceza müeyyidesi olduğu söyleniyor. Ama bunlar hiç uygulanmamış, hiçbir ceza kesilmemiş. Sadece 3 bin lira para cezası kesilmiş. Ne önemi var? Giden gitti. Bir an önce suçlunun cezalandırılması istiyorum. Bundan sonra yetimler olmasın, yuvalar sönmesin, ocaklar sönmesin. İnşallah bundan sonra cinayetler son bulur. Bir an önce dava açılarak suçlu cezasını alsın. Bir baba olarak canım yanıyor ama ne yapabilirim” dedi.

Ayşe Tuba Arslan’ın annesi Meral Sondikme de kızının fotoğraflarına bakarak, gözyaşı döktüğünü söyledi. Sondikme, eski damadı Yalçın Özalpay’ın bir an önce hak ettiği cezayı alması gerektiğini dile getirdi.

GÜNCELLEME 23.12.2022 SAAT:16.45

Eskişehir’de eski eşi Ayşe Tuba Arslan’ı (45) satırla öldüren Yalçın Özalpay’a (52) ‘haksız tahrik’ gerekçesiyle 24 yıla düşüren istinaf mahkemesinin kararı Yargıtay’da bozuldu. Ankara İstinaf Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’nde yeniden görülen davada mahkeme heyeti sanık Özalpay’ı ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Ayşe Tuba Arslan cinayetinde, sanık eski eşe bu kez ağırlaştırılmış müebbet hapis
Eskişehir’de anaokulunda aşçı olarak çalışan 2 çocuk annesi Ayşe Tuba Arslan, geçimsizlik nedeniyle 24 yıl sonra boşandığı Yalçın Özalpay tarafından 2019’da başına defalarca satırla vurularak öldürüldü.

Yapılan incelemede Ayşe Tuba Arslan’ın, 3 kez uzaklaştırma kararı aldığı eski eşi Yalçın Özalpay hakkında, 23 farklı dilekçe verdiği ortaya çıktı. Tutuklanan Özalpay hakkında, Eskişehir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi ‘tasarlayarak, canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, iyi hal ve haksız tahrik indirimi uygulanmadı.

Ayşe Tuba Arslan cinayetinde, sanık eski eşe bu kez ağırlaştırılmış müebbet hapis

İSTİNAF MAHKEMESİ 24 YILA DÜŞÜRDÜ

Karara itiraz üzerine dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’ne taşındı. İstinaf, itiraz incelemesini duruşmalı yaptı ve savunmaların ardından sanık Yalçın Özalpay’ın suçu ‘haksız tahrik’ altında işlediğine hükmederek, yerel mahkemece verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasını 24 yıla düşürdü. Yargıtay, ise yerel mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını ‘haksız tahrik’ gerekçesiyle 24 yıla düşüren istinaf mahkemesinin kararını bozdu.

Yargıtay, boşanma kararı kesinleştikten sonra önceye dayalı sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesine ilişkin iddiaların ‘haksız tahrik’ olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi.

Yargıtay’ın bozma kararının ardından tutuklu sanık Yalçın Özalpay’ın davası Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’nde yeniden görüldü. Sanık Özalpay tutuklu olduğu cezaevinden, öldürülen Ayşe Tuba Arslan’ın annesi Meral Sondikme, babası Serdar Arslan ve avukatlar ise SEBGİS yöntemiyle Ankara’ya bağlandı. Mahkemede son savunmasını yapan sanık Yalçın Özalpay, ömründe karınca bile incitmediğini öne sürerek, “25 senedir evliyim. Ben ömrümde bir karıncayı dahi incitmedim. Kötü söz bile söylemedim. İddia edildiği gibi onun sırtından geçinen biri değilim. Bu olay nedeniyle çok pişmanım” dedi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi heyeti, Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına, sanığın ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Heyet ayrıca cezada iyi hal ve haksız tahrik indirimleri uygulanmadığını açıkladı. Kararın ardından adliye çıkışında açıklama yapan Arslan ailesinin avukatlarından Betül Duman, “Bölge Adliye Mahkemesi heyeti, temyiz mahkemesinden gelen karara uyulmasına karar verdi. Ayşe Tuğba Arslan’ın katilini ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Herhangi bir haksız tahrik indirimi uygulamadı. Bu karar Ayşe Tuğba için bir anlam ifade etmiyor çünkü hayatını kaybetti. Bu karardan yana tek umudumuz başka kadınların hayatlarını kaybetmesine engel olmasını sağlamasıdır” dedi. Ayşe Tuba Arslan’ın annesi Meral Sondikme ise gözyaşlarına boğularak, “Kızım acı ve işkence çektirilerek kasıtlı olarak öldürüldü. Ayşe Tuba benim öz kızımdı. Onun acısıyla ben yaşamak istemiyorum. 2019’dan beri sokaklardayım. Bittim, mahvoldum. Kasıtlı olarak öldürüldü. İşkence ve acı çekti. 44 gün yoğun bakımda kaldı. Daha sonra hayatını kaybetti, yaşayacak durumu yokmuş. Geriye gelmeyecek ama ben bittim, mahvoldum” diye konuşu.

23 ŞİKAYET DİLEKÇESİ

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının içlerini biraz olsun rahatlattığını ifade eden baba Serdar Arslan ise şunları söyledi:

“Bir baba olarak çok büyük acı yaşadım. Allah bu acıyı kimseye yaşatmasın. 23 şikayet dilekçemizden eğer birisi dikkate alınsaydı, kızım bugün belki de yaşıyor olabilirdi. Kızım tasarlanarak, takip edilerek, vahşice şehrin göbeğinde öldürüldü. Dağın başında değil, şehrin göbeğinde. Sözün bittiği yerdeyiz. Karar bizim için sevindirici. Bundan sonrası için caydırıcı bir karar olur inşallah. Kadınlarımız, kızlarımız öldürülmesin. Benim temennim, bu zihniyet, bu görüş ortadan kalksın. Kadınlarımız, kızlarımız sahipsiz bırakılmasın. Kadınlarımıza, kızlarımıza hoşgörüyle bakılsın. Onlar bizim canımız, onlar bizim kanımız, onlar bizim anamız, onlar bizim bacımız”

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Ahmet Saral (57) İzmir’de kendini dövüldüğünü iddia eden 14 yaşında bir çocuk tarafından silahla vurularak öldürüldü.

Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Murat Öncel, Konya’da kanser tedavisi sırasında yaşamını yitirdi.