in ,

Ayşe Tokyaz (K-22) İstanbul Eyüpsultan’da, yol kenarında valizi içinde ölü bulundu

n Işık Üniversitesi Hemşirelik Bölümü son sınıf öğrencisi Ayşe Tokyaz (K-22) İstanbul Eyüpsultan’da, yol kenarında valizi içinde ölü bulundu. Sevgilisi eski polis C.K. (38) ile birlikte 7 şüpheli gözaltına alındı

Ayşe Tokyaz (K-22) İstanbul Eyüpsultan’da, yol kenarında valizi içinde ölü bulundu

İstanbul’da yaşayan Işık Üniversitesi Hemşirelik Bölümü son sınıf öğrencisi Ayşe Tokyaz iddialara göre, sosyal medyadan tanıştığı eski polis memuru C. K.(38) ile bir süre ilişki yaşadı. C.K.’nın polisken ihraç edildiği, Ayşe Tokyaz’ın ise yaş farkını gerekçe göstererek evlenmek istemediği öne sürüldü.

İddiaya göre C.K., evlilik için Ayşe Tokyaz ve ailesini ikna etmeye çalıştı. C.K.’nın son kez görüşme talebiyle Tokyaz’ı yalnız olarak evine çağırdığı, eve giden genç kadının burada alıkonulduğu iddia edildi.

13 Temmuz’da Ayşe’nin yol kenarında bir valiz içerisinde kıyafetleri çıkarılmış şekilde cesedi bulundu. Polisin çalışması sonucu, Ayşe’nin evde öldürülüp valize koyulduğu ve C.K. ile başka bir kişinin valizi evden çıkardığı belirlendi. Cesedin olduğu araçla Eyüpsultan Mithatpaşa Mahallesi’ne gelen C.K. valizi bir yol kenarında yeşillik alana bıraktığı öğrenildi. C.K.’nın buluşmak için aradığı arkadaşı aracın yanına gelince polise haber verdi. C.K. orada gözaltına alındı.

C.K.’nın cinayeti işledikten sonra kan lekelerinin görünmemesi için evi gece kırmızıya boyadığı öne sürüldü. Cesedi valizle yol kenarına bıraktıktan sonra motosikletli bir kişiyle evin anahtarını temizlikçiye gönderdiği, ve evdeki kan lekelerini temizletmeye çalıştığı belirlendi. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında C.K. ile birlikte 7 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Öte yandan C.K.’nın 4 suç kaydı olduğu ve 2024 yılında ihraç edildiği öğrenildi.

Ayşe’nin ikiz kardeşi Esra Tokyaz, “Benim kız kardeşimi kaçırdı. Zorla yanında tutuyordu. Ben kardeşimin yanına gittim, Küçükçekmece’deki eve. Kardeşimin yüzü gözü mosmordu. Sonra onun yanına girdim, eve geçtim. Ayşe benimle birlikte gel, gidelim. Seni tehdit mi ediyor, dedim. O da ‘Evet beni tehdit ediyor, siz gidin. Hepinizi korumak için ben buradayım’ dedi. Benim yanımda ‘Ayşe istiyorsan gidebilirsin’ diyordu ama yanında bilgisayar klavyesi ile Ayşe’yi tehdit ediyormuş. Bir gün sonra beni evden kovdu. Eşyalarımı attı.

Ben de ya kardeşimle burada kalırım ya da kardeşimi alırım giderim dedim. O da bana ‘Hayır. Sen gideceksin kardeşin burada kalacak’ dedi. Sonra ben de kapının önünde durdum biraz, yurda gittim. Ayşe bana, ‘Ben iyiyim. Benim hiçbir şeyim yok. Bu her zaman olan şeyler. Biz hep tartışıyoruz’ dedi. Ben de tamam dedim, yurda döndüm. Ayşe’yi arıyorum, Ayşe açmıyor çünkü telefonunu kırmış, atmış. Kendisinin telefonuyla iletişime girdim. Ayşe’yle görüntülü konuştuk. Ayşe uyuyordu zaten, uyandırdı. Sonra aradan bir gün geçti. Ben sürekli arıyorum, açmıyorlar. İletişim kurmaya çalışıyorum. Kim olduğunu bilmiyoruz. Eski polis amiri. Ve arkasının çok kuvvetli olduğunu biliyorum” dedi.

Esra Tokyaz, “Daha önce Ayşe’nin, benim ailemin bütün sicilini, bizim bütün sicilimizi öğrenmiş. Eve gittim, C.K. kapıyı tutuyordu. Dedim ki Ayşe nerede? O da bana dedi ki, ‘Ayşe yok. Ben onu Mall Of’ İstanbul AVM’ye bıraktım dedi. Yalan söyleme Ayşe içeride mi dedim. Dedi ki, ‘İçeride değil, git buradan.’ Sonra bana bağırmaya başladı. Ben kapının önünde Ayşe’nin ayakkabılarını gördüm. Dedim ki, Ayşe gittiyse ayakkabıları nasıl burada. Sonra bana dedi ki, ‘Ayakkabılarını unutmuştur.’ Cuma gecesi Halkalı Karakolu’na gittim. Benim ifademi aldılar. Saat 08.00’de ben karakoldan çıktım” şeklinde yaşadıklarını anlattı.

Daha önce kardeşinin kolunda morluklar gördüğünü belirten Esra Tokyaz, “Bana şakalaşırken oldu dedi. İnanmıyordum. Biz Ayşe’yle çarşamba günü buluştuk. Ayşe büyük bir gözlük takmıştı. Ben de dedim ki niye gözlükleri indirmiyorsun? İndirdi, yine gözlerindeki morlukları gördüm. Gözünün o beyaz yerleri kırmızıydı. Ayşe’nin yanında bir adam vardı. Kabine geçirdim Ayşe’yi.

Üniversite öğrencisi Ayşenin cesedi yol kenarında valizde bulundu; 7 gözaltı
Dedim ki, gel hala geç değil. Ben alacağım seni. Seni tehdit ediyorsa, bizi tehdit ediyorsa hiçbir şeyden korkma. Kimseye bir şey söylemeden bu kapıdan çıkar evimize döneriz dedim. Kimseye bir şey söyleme. Ben seni korurum dedim. O da bana dedi ki ‘Senin bilmediğin şeyler var dedi. Sen git şimdi.’ Ben orada yalvardım. Gelmedi benimle” dedi. Esra Tokyaz bu yaşananların ardından Küçükçemece Emniyet Müdürlüğü’ne ve Gayrette Asayiş Şube MüdürlüğÜ’ne giderek şikayetçi olduğunu dile getirdi. Cenazenin Hatay Reyhanlı Aile Mezarlığı’nda toprağa verildiği öğrenildi.

İstanbul’da valizin içerisinde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz (22), memleketi Hatay’da Reyhanlı Mezarlık Kompleksi’nde toprağa verildi. Tokyaz’ın gözü yaşlı ikiz kardeşi Esra Tokyaz, “Kardeşimi adli tıptan çıkarıp bugün Hatay’a getirip, toprağa verdim. Benim de can güvenliğim yok çünkü bu süreçte C.K.’den sürekli tehdit aldım. Polise verdiğim ifadeler bile onun eline geçti. Kardeşimi toprağa verdim ama acımı yaşayamıyorum bugün. Güçlü olmaya çalışıyorum. Bugün güçlü olacağım. Bana yardımcı olursanız kardeşimin katillerini bulacağım. Ondan sonra da acımı yaşarım zaten. Kardeşim rahat uyusun” dedi.

GÜNCELLEME 25.07.2025 SAAT: 14.00

İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde yol kenarındaki bir valizin içerisinde cansız bedeni bulunan 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’ın katledilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.

Soruşturma kapsamında 4 polis memuru ve 1 özel güvenlik amiri “delil karartma” şüphesiyle gözaltına alındı. Şüpheliler tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildi. 19 Temmuz’da polis memuru İ.U.U. da gözaltına alınmıştı.

Ayşe Tokyaz ayrılmak istediği erkek arkadaşı eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek bir valize konmuş, daha sonra Eyüpsultan ilçesinde yol kenarına bırakılmıştı. Cinayete ilişkin gözaltına alınan eski polis memuru Cemil Koç ile 6 şüpheli 18 Temmuz tarihinde tutuklanmıştı.

Araştırmalarını derinleştiren polis, Tokyaz’ın son olarak eski erkek arkadaşı Cemil Koç’un Küçükçekmece Atakent Mahallesi’ndeki evine gittiğini ve bu evde öldürülüp valize konulduğunu, daha sonra Eyüpsultan’da yol kenarına atıldığını tespit etmişti.

Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yaptıkları çalışmalar sonucu, olayla bağlantılı oldukları gerekçesiyle şüpheliler O.K. ve polis memuru İ.U.U’yu da gözaltına almıştı.

GÜNCELLEME 01.11.2025 SAAT: 15.00

İstanbul’da, öldürüldükten sonra Eyüpsultan’da yol kenarında valiz içinde cesedi bulunan üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada otopsi raporu tamamlandı. Raporda Ayşe Tokyaz’ın ölüm sebebi, ‘künt kafa travmasına bağlı burun kemik kırığı ile birlikte gelişen beyin kanaması’ olarak belirlendi.

İstanbul Küçükçekmece’de, 11 Temmuz’da öldürüldükten sonra Eyüpsultan’da yol kenarında valizin içinde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz (22) cinayetiyle ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan eski polis memuru Cemil Koç, ‘Tasarlayarak öldürmek’ suçundan, kendisine yardım eden 6 kişi ise ‘Tasarlayarak öldürmeye yardım etmek’ suçundan tutuklanmıştı.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan otopsi raporunda, Tokyaz’ın kafasında ve vücudunda çok sayıda ekimoz (çarpma, düşme gibi bir travma sonucu deri altında kan birikmesi), burun kemiklerinde kırık, kafa içi ve beyin dokusunda kanama tespit edildiği belirtildi. Ayrıca beyin dokusunda ileri derecede çürüme bulguları ve kanama tespit edildi.

Raporda “Vücut sıvılarında uyarıcı madde (kokain) ve metabolitleri tespit edilen Ayşe Tokyaz’ın ölümünün künt kafa travmasına bağlı burun kemik kırığı ile birlikte beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatine varılmıştır” ifadeleri yer aldı.

GÜNCELLEME 18.11.2025 SAAT: 13.00

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında iddianame hazırlandı. 9 sanığın yer aldığı iddianamede, Cemil Koç’un ihraç durumda polis memuru olduğu, 8 suç kaydının olduğu belirtildi. İddianamede, Ayşe Tokyaz’ın kardeşi Esra Tokyaz’ın ifadelerine de yer verildi. Esra Tokyaz, 8 Temmuz 2025 akşamı Ayşe Tokyaz’ı görüntülü aradığında yüzünde morluklar ve kanama gördüğünü, ne olduğunu sorduğunda Ayşe’nin Cemil Koç tarafından darbedildiğini söylediğini aktardığı belirtildi. Esra Tokyaz, 10 Temmuz 2025 saat 23.30 sıralarında bu kez Cemil Koç’un kendisini aradığını, Ayşe Tokyaz’a hediye aldığı 7-8 adet yüzüğü geri istediğini belirttiğini, yüzükleri almak üzere Cemal Arslan’ı göndereceğini söylediğini ifade etti. Bunun üzerine yüzükleri alan Esra Tokyaz, Cemal Arslan’ın kullandığı araçla Ayşe’nin bulunduğu eve gitti. Kapıyı Cemil Koç’un açtığını, yüzükleri teslim ettikten sonra kardeşini sorduğunda Koç’un ‘Gitti, evde değil’ dediğini, ancak Ayşe’nin ayakkabılarının kapı önünde durduğunu görünce kardeşinin hayatından endişe ederek Polis Merkezi’ne gidip şikâyetçi olduğunu beyan etti.

MEMURLAR HAKKINDA AYRI SORUŞTURMA YÜRÜTÜLDÜ

Soruşturma kapsamında yapılan işlemlerin devamında, söz konusu müracaat üzerine Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin, 11 Temmuz 2025 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen arama kararını uygulamak üzere saat 06.45 sıralarında ilgili daireye gittikleri belirtildi. Düzenlenen tutanakta, dairede kimsenin bulunmadığı ve evin dağınık halde olduğunun tespit edildiği kayıt altına alındı. Ancak, anılan arama kararını yerine getiren polis memurlarıyla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ayrıca bir soruşturma yürütüldüğü de iddianamede ifade edildi.

Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle, olay günü saat 01.36 sıralarında şüpheliler Cemil Koç ve Oğuz Kal’ın blok önüne geldikleri, Oğuz Kal’ın maktulün içinde bulunduğu valiz ile dışarı çıktığı ve valizin aracın bagajına yerleştirildiğinin tespit edildiği belirtildi. Ayrıca, tasarlayarak öldürme suçunun planlama aşaması kapsamında, şüpheliler Cemil Koç ve Oğuz Kal’ın 11 Temmuz 2025 günü saat 10.00 sıralarında ikametgâhı temizletmek amacıyla eve temizlikçileri yönlendirdikleri tespit edildi.

ARACIN ANAHTARINI AĞAÇLIK ALANA ATMIŞ

Devam eden incelemelerde, 12 Temmuz 2025 günü, olaydan haberdar olan ve tasarlayarak öldürme eyleminin yardım safhasında etkin rol üstlenen şüpheliler Barış Can Aydın, Yusuf Ziya Sancak ve Erhan Girgin’in, olayda kullanılan 03 DR 985 plakalı aracın bagajını açarak maktulün cesedinin bulunduğu valizi araçtan çıkarıp, 34 TG 1693 plakalı araca yerleştirdikleri belirlendi. Bu sırada yolun karşı tarafında bekleyen, tasarlayarak öldürme eyleminden haberdar olan ve yardım aşamasında aktif rol aldığı değerlendirilen şüpheli Necmettin E.’nin kolluk görevlilerinin şüpheliye yöneldiği sırada aracın anahtarını ağaçlık alana doğru attığının güvenlik kamerası ve kolluk tespitlerine yansıdığı ifade edildi.

DUVAR DÖŞEMELERİNİN BOYALI OLDUĞU BELİRLENDİ

Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün raporunda, araç kapı ceplerinde naylon poşet, pet şişe, bagaj içerisinde, 1 adet bej renkli kanlı mont, siyah renkli kanlı mont, naylon poşet, 15 farklı operatörlere ait sim kartı alınmış kartlıklar, karton telefon kutuları olduğu, araç bagajında bagaj paspası üzerinde sıvı halde kan olduğu belirlendi. Araçta bulunan sanıklar Barış Can Aydın, Yusuf Ziya Sancak ve Erhan Girgin’in, 13 Temmuz 2025 günü saat 01.00 sıralarında aracın bulunduğu konuma yakın bir noktada, Eyüpsultan Göktürk Mahallesi İstanbul Caddesi üzerinde yakalandıkları bildirildi. Sanıklar, polis ekiplerine verdikleri sözlü beyanlarda, Ayşe Tokyaz’ın cesedinin bulunduğu valizi yeşillik bir alana attıklarını söyledi. Bunun üzerine bölgeye giden polis ekipleri, Eyüpsultan Mithatpaşa Mahallesi’ndeki yeşillik alanda kan lekeleri bulunan ve yoğun koku gelen siyah bir valizi buldu. Valizin içinde Ayşe Tokyaz’ın cansız bedenin görüldüğü belirtildi. Ayrıca olayın yaşandığı evde yapılan incelemede, duvar döşemelerinin komple ahşap ve kırmızı renkli boyalı olduğu, merdiven çıkışında sağda 1’i yerde diğeri koltuğa yaslı vaziyette iki minderin olduğu, yerdeki minderin kılıfında yoğun kırmızı lekeler bulunduğu belirlendi.

‘AYŞE MERDİVENDEN DÜŞÜP ÖLDÜ’

Cemil Koç’un savunmasında, “Ayşe Tokyaz benim imam nikahlı eşim, Ayşe ile problemim yok kendisinin her dediğini yaptım lafını ikiletmedim. Olay günü dubleks evimin üst katındaydık ve Ayşe bana meze hazırlamak için alt katta bulunan mutfağa gitmek üzere basamakları tahta yüksek ve dar olan merdivenden indiği sırada ses geldi. Bunun üzerine Ayşe’nin yanına gittim, Ayşe’yi oturur vaziyette düşmüş ve kafasını duvara vurmuş vaziyette buldum. Ayşe’yi alıp koltuğa yatırdım, Ayşe’nin ağzından köpükler geldiğini görmem üzerine yardım çağırmak için telefonunu almak için üst kata çıktım. Ayşe’ye kalp mesajı ve suni terefüs yaptım ancak Ayşe’nin nefes almadığını fark ettim. Ayşe’nin vücudu ölü vücudu olup soğuduktan sonra Uğur abi diye hitap ettiği Oğuz Kal’ı aradım. Oğuz evin yakınlarına geldi daireye çıktık. Ayşe’yi valize ben koydum Oğuz Kal karışmadı. Sonrasında valizi alarak aracın yanına gittik valizi araca ben koydum. Sonrasında Oğuz’un ortaklığının bulunduğu benzinliğe gittik. Benzinlikten Oğuz ile birlikte ayrıldıktan sonra ne yapacağımızı konuştuk. Ancak Oğuz korkup beni sattığını söyledi. Oğuz’un beni satması nedeniyle iyice korkuya kapılarak düşünmek için meyhaneye gittim ve meyhanedeyken Necmettin’i arayarak ‘Valizde sıkıntılı bir şey var bunu gömmemiz lazım ilerleyen zamanda geri alacağım ama içini açıp bakmak yok’ diyerek karşılığında para teklifinde bulundum. Kişi başı 100 bin lira şeklinde toplamda 500 bin lira karşılığında anlaştık. Necmettin bana, bu işi kendisinin yapmayacağını aracılık edeceğini ancak yapacak kişileri bulacağını söyledi. 4 kişi olduklarını biliyordum ve Ayşe’nin cesedinin bulunduğu 03 DR 985 Plakalı aracın anahtarını Necmettin’e verdim. Gerisi ile Necmettin’in ilgilendi, cesedin bırakıldığına dair fotoğraf veya konum bilgisi almadım varsa da olayın sıcaklığı ile bakamamış veya anlayamamış olabilirim. Paranın bir kısmını fotoğraf attıklarında ya da valizi geri istediğimde vereceğimi söyledim. Ancak para veremeden olay açığa çıktı. Ayşe Tokyaz’ı öldürmedim. Ayşe Tokyaz düşerek vefat etti ben sadece korktuğum için cesedi yok ettim. Ayşe’yi hiç darp etmedim, Esra Tokyaz’ın iddiaları gerçek dışı. Diyarbakır’da gerçekleşen imam nikahlı eşi Ejegül’ü de ben öldürmedim. Ejegül intihar etti” dedi.

‘VALİZE CESET BEN VARKEN KONULMADI’

Sanık Oğuz Kal savunmasında; “15 yıl kadar önce Cemil’in Beykoz’da polis memuru olduğu dönemde tanıştık, aramızda abi-kardeş ilişkisi vardı. Alibeyköy’de gasilhanenin karşısında bulunan ortağı olduğu şirkette bulunduğu sırada olay tarihinde gece saat 1 sıralarında Cemil Koç beni arayarak yurt dışına gideceğini ve benimle görüşmek istediğini söyledi. Bunun üzerine petrole gelmesini söyledim. Cemil sarhoş olması sebebiyle gelemeyeceğini söyleyerek telefonu kapattı. Tekrar aradığını ve yurt dışına gideceğini arabasını 15-20 günlüğüne emaneten almasını ve görüşme istediğini yeniden söyleyerek evinin konumunu atıp beni çağırdı. Bahse konu olan eve 55 AOE 795 plakalı araçla gittim. Cemil’in siteden kırmızı aracıyla çıkması üzerine aracımdan inerek Cemil’in aracına bindim ve site içerisine girerek aracı sitenin girişine park ettik. Cemil, valizleri almak için kendisiyle yukarı gelmemi söylemesi üzerine valizleri tek başına almasını söyledim. Ancak Cemil’in ‘abi gel’ demesi üzerine onu kıramayarak yukarı çıktım, evde bir tane kapalı vaziyette duran siyah valiz olduğunu gördüm. Valize ceset ben varken konulmadı, Cemil’e kesinlikle yardımcı olmadım. Olay yerinde ceset görmedim sadece valiz gördüm. Sabah 08.00 sıralarında Cemil beni uyandırarak ‘Birlikte gidelim aracımı alalım, buradan taksiyle gidelim, 2 araç gitmeyelim’ demesi üzerine petrolün önünden taksiye binip aracın bulunduğu yere gittik. Tekrar petrole döndük Cemil bana ‘Temizlikçiyi arayayım, evi temizleteyim, evin anahtarını da sana vereyim dursun’ dedi ancak reddettim. Cemil’in gergin tavırlarından şüphelenerek araçla birini ezmiş olabileceği veya aracın çalıntı olabileceği düşüncesiyle aracı almak istemedim ve beni araçtan indirmesini istedim” dedi.

CEMİL KOÇ HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ

İddianamede, sanık Cemil Koç hakkında ‘Kadına Karşı Tasarlayarak ve Canavarca Hisle Eziyet Çektirerek Öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’, ‘Şantaj’ suçlarından ise 4 yıldan 15 yıla kadar, Oğuz Kal hakkında ise ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlardan 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istendi. Tutuklu diğer 7 sanık hakkında ise, ‘Kadına Karşı Tasarlayarak ve Canavarca Hisle Eziyet Çektirerek Öldürmeye Yardım Etme’ suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istendi.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

Polis memuru Mehmet Akif Gündoğan (E- 49) Adana Tufanbeyli’de, kaza kurşunuyla yaşamını yitirdi.

Üzeyir Elmalı (E-41) Giresun’da, girdiği denizde boğuldu.