Antalya Kaş’ta 9 gündür aranan 29 yaşındaki Fulya Özdemir’in, bıçaklanmış ve battaniyeye sarılıp taşla üzeri kapatılmış bir halde cesedi bulundu.
9 GÜN ÖNCE KAYIP OLARAK BİLDİRİLDİ
İsviçre’nin Zürih kentinde yaşayan İsviçre ve Türk vatandaşlığı bulunan Fulya Özdemir, geçen yıl Kaş merkezdeki Çukurbağ Yarımadası’nda kiraladığı villada yaşamaya başladı. İsviçre’de yaşayan baba Eyvaz Özdemir, en son 15 Ekim’de görüştüğü kızından haber alamayınca Kaş’a gelerek kayıp başvurusunda bulundu.
ÇEŞİTLİ YERLERİNDEN BIÇAKLANMIŞ HALDE BULUNDU
İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, ilçedeki tüm koylarda, Kalkan, Patara, Üzümlü, İslamlar ve Bayındır mahallelerinde Fulya Özdemir’i bulabilmek için arama çalışması başlattı. Fulya Özdemir’in arkadaşı 32 yaşındaki A.M.’nin oturduğu lojmanın yakınlarında aramayı yoğunlaştıran ekipler, genç kadının dün saat 21.00 sıralarında evin yakınında çeşitli yerlerinden bıçaklanmış, iki battaniyeye sarılarak üzeri taşlarla kapatılmış halde cesedini buldu. Özdemir’in cesedi otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderilirken, cinayet şüphesiyle aranan A.M. ise dün gece Kırklareli’nin Lüleburgaz İlçesi’nde yakalandı. A.M.’nin işlemleri için Kaş’a getirileceği belirtildi.
BANKACILIK OKUDU, 6 DİL BİLİYORDU, KAŞ’A YERLEŞTİ
Kızının İsviçre’de bankacılık eğitimi aldığını ve 6 dil bildiğini anlatan Eyvaz Özdemir, bir süre Zürih’te bir bankada çalıştıktan sonra ‘Bu işi sevmiyorum’ diyerek Kaş’a yerleşmek istediğini, burada cam süs eşyası üretmek, resim yapmak, ağaç işleriyle uğraşmak istediğini söylediğini kaydetti. Bunun üzerine Kaş’ta kiraladığı evde atölye kuran kızının eylül ayında yanına geldiğini aktaran Eyvaz Özdemir şunları anlattı: “Kaş’ta yalnız yaşıyordu. ‘Ben böyle mutluyum baba’ dedi. Kasım ayı başında Zürih’e gelip annesinin yanında kalan eşyalarını alacağını söyledi. En son 15 Ekim günü telefonla görüştük. Çok arkadaşı vardı. Ancak burada bir otelde çalışan, yavru köpek alışverişi sırasında tanıştığı adı ‘A’ olan bir gençle arkadaşlığı olduğunu biliyorum. Arkadaşlığının dostluk olduğunu söyledi. Ancak A.’nın platonik olarak kızıma tutulduğunu zannediyorum.
“ARKADAŞINI ÇAĞIRIP KIZIMIN ARABASINI VERDİ”
15 Ekim günü akşam saatlerinde İsviçre plakalı arabasıyla A.’nın çalıştığı otele gidiyor. Oradan A.’yı alarak Kaş’ın Büyük Çakıl mevkisindeki A.’nın kaldığı eve gidiyorlar. A. saat 02.30 sıralarında aynı otelde çalıştığı U. adında arkadaşına telefon ederek, eve gelmesini istiyor. Fulya’nın arabasını alarak, kızımın evinin önüne park ediyor.
“SİM KARTLARINI ÇIKARIP BİR DAHA DÖNMÜYOR”
Kendisi motosikletle eve dönüyor. 16 Ekim sabahı, çalıştığı otele ait başka bir otele gidiyor. Orada telefonlarının sim kartlarını çıkararak ayrılıyor. Bir daha dönmüyor. Bunları hepsi işyeri kameralarında mevcut. Ayrıca bana ilk haberi veren de A.’nın çalıştığı otelin sahibi.”
GÜNCELLEME 26.10.2016 SAAT; 16.35
Fulya Özdemir’in cenazesi, “doğum günü”nde toprağa verildi.
Ankara’da bulunan Karşıyaka Mezarlığı’na getirilen Özdemir’in (29) cenazesini ailesi ve yakınları gözyaşları içinde karşıladı. Bu sırada “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”na üye bir grup kadın, Fulya Özdemir’in fotoğraflarını taşıyarak, cinayete tepki gösterdi.
Baba Eyvaz Özdemir, kızının bugün doğum günü olduğunu ve böylesi bir günde onu son yolculuğuna uğurlamanın acısını yaşadığını dile getirdi.
Ailesi ve yakınlarının kıldığı cenaze namazı sırasında gözyaşlarını tutamayan anne Nazan Özdemir’i de yakınları teskin etmeye çalıştı. Namazın ardından Özdemir’in cenazesi Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Fulya Özdemir’in babası Eyvaz Özdemir, kızının Ankara doğumlu olduğunu ve uzun yıllar İsviçre’nin Zürih kentinde yaşadığını belirtti. İsviçre ve Türk vatandaşlığı bulunan kızının Zürih’te bankacı olarak çalıştığını ve işinden memnun olmadığı için geçen yıl Kaş yakınlarında kiraladığı villaya yerleştiğini ifade eden baba Özdemir, burada cam süs eşyaları üretmek için bir atölye kurduğunu söyledi.
Kızı ile bu yıl ağustos ve eylül ayında iki kez bir araya geldiğini anlatan Eyvaz Özdemir, cinayet zanlısı olarak tutuklanan Atilla Matka’yı da bu ziyaret sırasında gördüğünü kaydetti.
Kızına söz konusu kişinin kim olduğunu sorduğunu ve “Pek gözüm tumadı” dediğini aktaran Özdemir, “Bu, benim ufak tefek getir götür işlerimi ve bazı elektrik problemlerimi yapıyor, dostane bir ilişkimiz var” yanıtı aldığını dile getirdi.
Kızına söz konusu kişinin kim olduğunu sorduğunu ve “Pek gözüm tumadı” dediğini aktaran Özdemir, “Bu, benim ufak tefek getir götür işlerimi ve bazı elektrik problemlerimi yapıyor, dostane bir ilişkimiz var” yanıtı aldığını dile getirdi.
Kızı Fulya’nın cinayet zanlısı Matka’nın sabıkalı olduğunu bildiğini vurgulayan baba Özdemir, kendisini bu konuda uyardığında ise “Her insan hata yapabilir. Her insana bir şans verilmesi lazım. O da artık bir pişmanlık duymuş. Ben çok tehlikeli görmüyorum” şeklinde yanıt verdiğini kaydetti.
Cinayetin işlendiği gün kızı ile saat 13.30 sularında WhatsApp üzerinden görüştüğünü anlatan Eyvaz Özdemir, söz konusu görüşmeye ait cep telefonundaki ses kayıtlarını da dinletti.Kızının bir süre önce 30 bin TL borçlandığını ve bu süreçte tuzağa düşürüldüğünden şüphelendiğini anlatan Özdemir, Fulya’nın çok iyi günlük tuttuğunu belirterek, günlüğünde cinayete kurban gittiği 15 Ekim gününe ait, “Bugün Atilla, Ö. ve patronla hesaplaşma günü” diye bir not düştüğünü aktardı.
ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Cinayet şüphesiyle aranan Atila Matka ise önceki gün gece Kırklareli’nin Lüleburgaz İlçesi’ne bağlı Karıştıran Beldesi’nde jandarmanın operasyonuyla yakalandı. Şüpheli Matka, saklandığı evde kendisine yardım ve yataklık yaptığı iddia edilen dayısı İsmail Ç. ile gözaltına alındı. Lüleburgaz İlçe Jandarma Komutanlığı’nda sorgulandıktan sonra adliyeye sevk edilen Atila Matka tutuklanırken, İsmail Ç. ise serbest bırakıldı.
Katil Atilla Matka verdiği ifadede, “Beni artık istemediğini, ayrılmamız gerektiğini söyledi. Beni reddetti. Beni tehdit etti. Buna çok sinirlendim. Hatırlamağım kadar kafasına defalarca, şuursuzca vurdum. Sinirden ben de bayılmışım.
Bir süre sonra uyandığımda Fulya’nın öldüğünü gördüm. Şaşkınlık içinde yer aradım. Battaniyelere sararak olay yerine götürdüm. Burada karnından defalarca bıçakladım. Tekrar battaniyeye sararak, üstünü taşlarla kapattım. Daha sonra oradan ayrıldım. Fulya’nın arabasını evinin önüne bırakarak, telefonumun sim kartını parçalayarak Kaş’tan ayrıldım. Lüleburgaz’a geldim” dedi.
İsviçre’nin Zürih kentinde yaşayan İsviçre ve Türk vatandaşlığı bulunan Fulya Özdemir, geçen yıl Kaş merkezdeki Çukurbağ Yarımadası’nda kiraladığı villada yaşamaya başlamıştı.
GÜNCELLEME 09.10.2018 SAAT: 15.45
ANTALYA’nın Kaş ilçesinde, 2 yıl önce öldürülen Fulya Özdemir’in (29) tutuklu cinayet sanığı Atilla Makta (34), ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada ifade veren Makta, Fulya Özdemir’den ayrılmak istediğini, bu nedenle tartıştıklarını öne sürdü. Makta, “Önce Fulya’yı yumrukladım. Bir süre sonra bilincimi kaybettim. Kendime geldiğimde Fulya’nın bıçaklandığını ve kan aktığını, öldüğünü gördüm. Suçluyum, en ağır cezayı hak ediyorum” dedi.
İsviçre’de ailesiyle yaşayan ve 3 yıl önce Kaş’a yerleşen Fulya Özdemir’in cansız bedenine 15 Ekim 2016’da ulaşıldı. Cesedi, taş ve kaya yığını altında bulunan Özdemir’in katil zanlısı Atilla Makta’nın izine ise cinayetten 9 gün sonra ulaşıldı. Cinayetten bir gün sonra Kaş’tan ayrıldığı tespit edilen Makta’nın, Lüleburgaz’da yaşayan dayısının evine gittiği belirlendi.
ENİŞTESİ, YERİNİ SÖYLEDİ
Makta’nın, Özdemir’in katili olarak arandığı yönündeki haberler sonrası eniştesi E.M., jandarmaya haber verdi. Dayısı İ.Ç.’nin evinde yakalanan Makta, Kaş sulh ceza hakimliğince 25 Ekim’de tutuklandı. Makta, savcılık ve hakimlik sorgusunda cinayeti işlediğini itiraf etti. Fulya Özdemir’i bir anlık öfke sonucu öldürdüğünü öne süren Makta, Özdemir’in kendisine kötü davrandığını, aşağıladığını iddia etti.
NASIL İFADE VERECEĞİNİ BİLİYOR
Atilla Makta hakkında yürütülen soruşturma ise geçen ağustos ayında tamamlandı. Elmalı Cumhuriyet Savcısı Özer Algül iddianamede, Makta’nın kasten öldürme suçundan ömürboyu hapisle yargılanmasını istedi. Makta için haksız tahrik hükümlerinin de uygulanmaması talep edildi. İddianamede, daha önce de benzer bir suçtan hapis yattığı belirtilen Makta’nın yalan beyana dayalı ifade verme usulünü bildiği kaydedildi. Hazırlanan iddianameyi kabul eden Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi, ilk duruşma için 9 Ekim’e gün verdi.
İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ
Davaya ilişkin ilk duruşma bugün Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Atilla Makta’nın tutuklu bulunduğu Kırklareli Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldığı duruşmada Fulya Özdemir’in babası Eyvaz Özdemir ile tarafların avukatları hazır bulundu.
‘BİR SÜRE KONUŞTUKTAN SONRA TARTIŞMAYA BAŞLADIK’
Duruşmada ifade veren Atilla Makta, Fulya Özdemir ile olaydan yaklaşık 1 yıl önce tanıştığını söyledi. O dönem cezaevinden firar ettiği için sahte kimlikle dolaştığını ve sürekli kaldığı bir yer olmadığını anlatan Atilla Makta, Fulya Özdemir ile tanıştıktan sonra ara sıra evine gittiğini kaydetti. Olaydan yaklaşık 2 hafta önce Fulya ile arkadaşlıklarının yürümeyeceğini anlayarak, ayrılmak istediğini söylediğini savunan Atilla Makta, “Buna rağmen Fulya sürekli yanıma gelip gidiyor, telefonla arayıp görüşmek istiyordu. Bu şekilde beni rahatsız ediyordu. Cinayet günü Fulya yine görüşmek istedi. O gün Kaş çıkışında Demre yolu üzerinde bulunan parkta Fulya ile bir araya geldik. Bir süre konuştuktan sonra tartışmaya başladık. Ayrılmak istediğimi söyleyince o da bana hitaben ‘Seni en başından beri sevmiyordum, seni kullandım, hayatımda başka erkek vardı, yine seni Kaş’ta kaldığım sürede kullandım, sen işe yaramaz birisin’ şeklinde şeyler söyleyince kendimi kaybettim” dedi.
‘ÖNCE FULYA’YI YUMRUKLADIM’
Olayın buluştukları parkın yakınındaki boş lojmanın hemen yakınında meydana geldiğini kaydeden Atilla Makta, “Önce Fulya’yı yumrukladım. Bir süre sonra bilincimi kaybettim. Kendime geldiğimde Fulya’nın bıçaklandığını ve kan aktığını, öldüğünü gördüm. Daha önce üzerimde çakı taşıyordum, muhtemelen kendimi kaybettiğim anda bu çakıyla Fulya’ya vurmuşum” diye konuştu.
‘STREÇ FİLM VE BATTANİYEYLE FULYA’YI SARDIM’
Olaydan sonra teslim olmayı düşündüğünü ancak suçtan alabileceği cezayı tahmin ettiği için vazgeçtiğini söyleyen Atilla Makta, şöyle devam etti:
“Olay yeri yakınında dışarıda bulunan streç film ve battaniyeyle Fulya’yı sardım. Hemen yakında bulunan taşlık yerde iki kayanın arasına cesedini koydum. Hayvanlar zarar vermesin diye üzerini taşlarla kapattım. Daha sonra Kaş ilçe garajına gittim. Otobüsle Antalya’ya, oradan da Kırklareli’ne gittim. Anneannemin evinde 1 gün kaldım. Helallik aldım, ayrılacağım sırada jandarma gelip gözaltına aldı.”
Baba Eyvaz Özdemir duruşmadaki ifadesinde, eşiyle daha önce boşandıklarını söyledi. Fulya Özdemir’in de İsviçre’de annesiyle kaldığını, bir süre sonra sanatsal işlerde çalışmak için 2016 Nisan ayında Kaş’a yerleştiğini anlatan Eyvaz Özdemir, zaman zaman kızının ziyaretine geldiğini aktardı. Çeşitli tarihlerde borcu olduğu için kendisinden para isteyen kızına bir miktar para verdiğini söyleyen Eyvaz Özdemir, sanık Atilla Makta’yı ise Kaş’a geldiğinde birkaç kez gördüğünü kaydetti. Olay günü kendisini arayan eski eşinin, Y.Ç. adlı bir kişinin kendisiyle görüşmek istediğini söylediğini belirten Eyvaz Özdemir, telefonla kendisini arayan Y.Ç.’nin Fulya Özdemir ile Atilla Makta’nın kayıp olduğunu, bunun için polise gidip kayıp ilanı vereceğini, kendisinin de gelip kayıp ilanı vermesinin iyi olacağını söylediğini anlattı. Önce Ankara’da oturan kardeşini aradığını, daha sonra Türkiye’ye gelip kayıp başvurusunda bulunduğunu kaydeden Eyvaz Özdemir, bir gün sonra da kızının cesedinin bulunduğunu vurguladı. Y.Ç. adlı kişinin savcılığa sürekli yanlış bilgiler verdiğini öne süren Özdemir, olayla ilgili şikayetçi olduğunu kaydetti.
Şikayetçilerin avukatları da olayla ilgili Y.Ç., Ö.Ç., U.A. ve A.K.’nin duruşmada ifade vermesini talep ederken, olayda birden fazla sanık olduğunu savundu.
Duruşmada son sözü sorulan sanık Atilla Makta, “Suçluyum, en ağır cezayı hak ediyorum. Tarafıma en ağır cezanın verilmesini talep ediyorum” dedi.
Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma ertelendi.
GÜNCELLEME 08.11.2018 SAAT: 15.10
Antalya’nın Kaş ilçesinde, 2 yıl önce Fulya Özdemir’i (29) öldürüp gömdüğü iddiasıyla tutuklanan Atilla Makta’nın (34) yargılanmasına devam edildi. Duruşmada ifade veren tanıklardan biri, kaybolduğu gün Fulya Özdemir’in evine gittiklerini ve burada, ‘Hiç yapmak istemediğim bir işin başrolündeyim’ yazılı not bulduklarını söyledi. Baba Eyvaz Özdemir ise, notu İsviçre’deki evine götürdüğünü ve bir daha ki duruşmaya getireceğini aktardı.
MAHKEMEDE FULYA ÖZDEMİR’İN AİLESİ HAZIR BULUNDU
İsviçre’de ailesiyle yaşarken 3 yıl önce Kaş’a yerleşen Fulya Özdemir’i 15 Ekim 2016’da öldürüp, cesedini taş ve kayaların altına gömdüğü iddia edilen Atilla Makta’nın yargılanmasına devam edildi. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘kasten öldürme’ suçundan ömür boyu hapisle yargılanan Atilla Makta, tutuklu bulunduğu Kırklareli Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Fulya Özdemir’in babası Eyvaz Özdemir, bazı tanıklar ve tarafların avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.
“SEN KARIŞMA, BAŞINA İŞ GELMESİN”
Duruşmada ifade veren tanık N.A., Fulya Özdemir ile komşu olduklarını ve sık sık görüştüklerini söyledi. N.A., sanık Atilla Makta’nın Y.Ç.’nin otelinde çalıştığını bildiğini söyledi. N.A., Fulya Özdemir’in, Y.Ç.’nin baktığı köpeklerden birini sahiplendiğini, bu sırada da Atilla Makta ile tanıştıklarını aktardı. Fulya Özdemir’in kendisine sanık ile görüştüklerini, birbirlerinin evine gelip gittiklerini söylediğini kaydeden N.A., ancak ikili arasında sevgili düzeyinde bir ilişki olup olmadığını bilmediğini belirtti. Fulya Özdemir’in ölmeden 10 gün önce sanığın kaçak olduğunu ve ihbar edeceğini söylediğini anlatan N.A., kendisinin de, ‘Sen karışma, başına iş gelmesin’ dediğini söyledi. Fulya Özdemir’in kaybolduğu gün saat 17.00’ye kadar yanında olduğunu belirten N.A., beyaz eşya servisinden aramaları üzerine evine gittiğini, bir daha kendisini görmediğini ifade etti.
“ANNESİNE HABER VERDİM”
SEGBİS vasıtasıyla ifade veren tanık Y.Ç., oteline gelen Fulya Özdemir’in üstsüz güneşlendiğini iddia ederek, çalışan personelin bundan etkilenmemesi için tesislerine girmesine yasak getirdiğini söyledi. Atilla Makta’nın yanında çalıştığını ve köpeklerine baktığını aktaran Y.Ç., Fulya ile sanığın arkadaş olduklarını duyduğunu, ancak ayrıntısını bilmediğini kaydetti. Y.Ç., Atilla Makta’nın kaçak olduğunu ve Fulya Özdemir’in sanığı ihbar edeceğini söylediğini bilmediğini anlattı. Fulya Özdemir kaybolduğunda polise gittiğini ve annesine haber verdiğini de belirten Y.Ç., annesinin ise, “Kızım bir iki hafta takılır gelir, ilaçlarını yanına almış mı?” dediğini söyledi.
FULYA’NIN EVİNDEN NOT ÇIKTI
Duruşmada, avukatlardan birinin talebi üzerine salon dışında bekleyen M.T. de tanık olarak dinlendi. İkilinin arkadaşı olduğunu, Atilla’nın, Fulya’nın evinde kaldığını anlatan M.T., “Fulya kaybolduğunda Atilla’nın kaldığı lojmana gittik, bir iz aradık, ancak hiçbir şey bulamadık. Yine Fulya’nın evine gittiğimizde, ‘Hiç yapmak istemediğim bir işin başrolündeyim’ şeklinde bir not kağıdı bulduk. Not kağıdını babası aldı” dedi.
NOT KAĞIDI İSVİÇRE’DE
Bunun üzerine salonda hazır bulunan baba Eyvaz Özdemir, not kağıdının İsviçre’deki evinde olduğunu belirterek, sonraki celsede mahkeme heyetine sunabileceğini aktardı.
Tanık ifadelerinin ardından mahkeme heyeti Atilla Makta’nın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
GIPHY App Key not set. Please check settings