in , ,

Ali Ulvi Büyüknohutçu (61) ve eşi Aysin Büyüknohutçu (61) Antalya Finike’deki evlerinde öldürülmüş olarak bulundu.

Ali Ulvi Büyüknohutçu (61) ve eşi Aysin Büyüknohutçu (61) Antalya’nın Finike ilçesinde, oğullarının kendilerine ulaşamamsıya, yardım istediği komşularının girdiği evlerinde öldürülmüş olarak bulundu.

Ali Ulvi Büyüknohutçu (61) ve eşi Aysin Büyüknohutçu (61) Antalya Finike’deki evlerinde öldürülmüş olarak bulundu. Olay, Turunçova Mahallesi Asarönü mevkisindeki Kızılcık Yaylası’nda meydan geldi.

Ali Ulvi Büyüknohutçu (61) ve eşi Aysin Büyüknohutçu’dan (61) haber alamayan  Antalya’daki oğulları, komşularından yardım istedi.

Ailenin evine giden komşuları, evin camından çiftin yerde yatar şekilde olduğunu gördü. Olay yerine gelen  Jandarma ve sağlık ekipleri, çiftin hayatlarını kaybettiğini belirledi.

Çiftin ölüm nedenine ilişkin henüz bir açıklama yapılmazken, cenazelerin, nöbetçi savcının incelemesinin ardından  Antalya  Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırılacağı öğrenildi.

Kiracılar Derneği (KİRADER) Genel Başkanlığı ve  Antalya  Kent Konseyi Tüketici Hakları Çalışma Grubu Başkanlığı yapan  Ali Ulvi Büyüknohutçu, özellikle  Finike ilçesinde bulunan taş ocaklarına karşı açtığı davalar ve yaptığı eylemlerle adını duyurmuştu

GÜNCELLEME 11.05.2017 SAAT: 01.10

Finike İlçesi Alacadağ bölgesinde oturan 3 çocuk sahibi Ali Ulvi Büyüknohutçu ve eşi Aysin Büyüknohutçu’nun öldürülmeleri ile ilgili soruşturma sürdürülüyor. Olay yerinde yapılan incelemede 2 katlı evin giriş kat balkonunda Aysin Büyüknohutçu’nun, salonun kapısında ise Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun cansız bedenleriyle karşılaşıldı.

Yapılan incelemede çiftin başlarından ateşli silahla vurularak öldürüldüğü tespit edildi. Savcının ve ekiplerin evde yaptığı incelemede giriş kapısında ve çevresinde saçma izlerine rastlandığı belirlendi.

Çiftin sabah ve son olarak öğleden sonra yakınlarıyla cep telefonu görüşmesi yaptığı kaydedildi.

Olay yerinde yapılan incelemenin ardından evden çıkarılan Büyüknohutçu çiftinin cenazesi otopsiye gönderildi.

GÜNCELLEME 11.05.2017 SAAT: 11.14

AV TÜFEĞİ İLE ÖLDÜRÜLDÜLER

İlk incelemede,  Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun yakın mesafeden yüz bölgesine av tüfeğiyle tek el, eşinin ise göğüs bölgesine ateş edilerek öldürüldüğü belirlendi.

Savcının ve olay yeri inceleme ekiplerinin evde yaptığı incelemede giriş kapısında ve çevresinde saçma izlerine rastlandı. Çiftin dün yakınlarıyla cep telefonuyla görüştüğü ve Ali Büyüknohutçu’nun en son dün saat 16.00 sıralarında torununa ‘Şehzadem’ diye mesaj attığı kaydedildi.

Jandarma, sağlık ekipleri ve savcının incelemesinden sonra Aysin ve  Ali Ulvi Büyüknohutçu çiftinin cesetleri otopsi yapılmak üzere  Antalya  Adli Tıp Kurumu Morgu’na gönderildi.

PARA İÇİN ÖLDÜRMÜŞ

Jandarma istihbarat ekipleri, olayla ilgili yaptığı çalışma sonunda Büyüknohutçu çiftini öldürdüğü iddiasıyla  Turunçova Mahallesi’nde oturan Ali Yumaç’ı dün gece gözaltına aldı. Ekipler, olayda kullanıldığı belirtilen av tüfeğini ise bir kuyunun içinde buldu.

Şüpheli Ali Yumaç jandarmaya verdiği ilk ifadesinde işsiz olduğunu, cinayetleri para için işlediğini ve evden yaklaşık 2 bin lira aldığını söyledi. Ali Yumaç’ın jandarmadaki sorgusu sürüyor.

KUNDAKÇI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAKTIK

Öldürülen  Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun avukatı  İsmail Tunçbilek, gözaltına alınan kişinin bir süreden beri bölgede dolaştığının belirlendiğini söyledi. Büyüknohutçu’nun bölgede  5 Mayıs’ta çıkan yangını Ali Yumaç’ın çıkardığından şüphelendiğini belirten avukat  Tunçbilek, bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunacağını kendisine söylediğini anlattı.

Avukat  Tunçbilek, gece saat 02.00 sıralarında evinin hemen yanındaki ormanlık alanda çıkan yangını söndüren Büyüknohutçu’nun bu kişiyle karşılaştığını ve Yumaç’ın su almaya geldiğini söylediğini kendisine anlattığını belirtti.  Tunçbilek, şunları söyledi:

“Bölgede yaşıyor, sonradan buraya taşınmış biri ama herkes ‘yabancı’ olarak biliyor. Yangın gecesi  Ali Ulvi Büyüknohutçu’yu ‘yangın var’ diye bu kişi uyandırıyor ve 300 lira da para istiyor. Ama Ali bey 100 lira veriyor. Ali bey bana, ‘Bu kişiden şüpheleniyorum, hareketleri beni tedirgin ediyor. Savcılığa suç duyurusunda bulunalım’ demişti. Konuşmamıza göre dün itibariyle karakola gidip suç duyurusunda bulunacaktık ama eşiyle birlikte ikisi de silahla vurulmuş bulundu. Olay yeri inceleme ekiplerine göre cinayetin saat 17.00-18.00 gibi işlendiği tahmin ediliyor. Ama bizce sabah saatlerinde olmuş. Çünkü tavuklar salınmamıştı. Ali ağabey her gün tavukları saat 09.00’dan önce salardı. Ayrıca telefon kayıtlarında da saat 09.00’dan sonra hiç görüşme olmamış. Sonrasında ise çocukları WhatsApp üzerinden torununun bir fotoğrafını gönderiyor. Buna yanıt verilmiş ama tek kelime ‘Şehzadem’ diye yazılmış. Zaten hep ‘Şehzadem’ derdi ve bu yanıtın cinayeti işleyen kişi tarafından verilmiş olabileceğini de tahmin ediyoruz.”

Avukat  İsmail Tunçbilek, eve yakın çobanların olduğunu ancak hiç kimsenin silah sesi duymadığını kaydetti.

Kiracılar Derneği Genel Başkanlığı ve  Antalya  Kent Konseyi Tüketici Hakları Çalışma Grubu Başkanlığı yapan  Ali Ulvi Büyüknohutçu, özellikle  Finike İlçesi’nde bulunan taş ocaklarına karşı açtığı davalar ve yaptığı eylemlerle adını duyurmuştu.

Ali Ulvi Büyüknohutçu,  Antalya’da 1999 yerel seçimlerinde DSP’nin  Kepez Belediye Başkan adaylığının yanı sıra Genç Parti  Antalya İl Başkanlığı, DSP İl Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. Büyüknohutçu,  5 Mayıs cuma günü saat 02.00 sıralarında ‘Ali Babanın Çiftliği’ olarak da adlandırdığı evinin hemen yakınındaki ormanlık alanda yangın çıktığını ve büyük bir facianın eşiğinden döndüklerini belirten bir paylaşımda bulunmuştu.

GÜNCELLEME 13.05.2017 SAAT: 14.44

ÇEVRECİ ÇİFT SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Finike’nin Alacadağ Mahallesi Kızılcık Yaylası’nda 9 Mayıs Salı günü yaşadıkları dağ evinde Ali Yumaç tarafından av tüfeğiyle vurularak öldürülen çevreci çift 61 yaşındaki Ali Ulvi Büyüknohutçu ve aynı yaştaki eşi Aysin Büyüknohutçu’nun cenaze namazı Muratpaşa Camii’nde kılındı.

Çiftin cenaze namazına CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, CHP Antalya milletvekilleri Mustafa Akaydın, Niyazi Nefi Kara ve Devrim Kök, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Barosu yönetimi, Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Hasan Subaşı, çok sayıda meslek odası ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, sevenleri ve yakınları katıldı.

Alakır Nehri Kardeşliği, Köprüçay Kardeşliği, Phaselis, Ahmetler Kanyonu gibi alanlarda Antalya’da HES ve mermer ocaklarına karşı mücadele veren gruplardan da çok sayıda doğaseverin katıldığı cenaze töreninde Büyüknohutçu’nun taş ve mermer ocaklarına karşı yürüttüğü mücadelede yanında olan Alacadağ, Gökbük gibi köylerden vatandaşlar da yer aldı.

Yakınlarının sinir krizi geçirdiği ve fenalaştığı cenaze töreninde çiftin kızları Emine, Zeynep ve Elif Büyüknohutçu’ya cenaze törenine katılanlar başsağlığı dileğinde bulundu. Tabutları çiçeklerle süslenen çift cenaze namazının ardından ise yaklaşık 1 kilometre mesafedeki Andızlı Mezarlığı’na omuzlarda taşındı. Mezarlığa şiirler okunarak ve alkışlar eşliğinde getirilen çiftin cenazeleri, Andızlı Mezarlığı’nda defnedildikten sonra mezarları karanfil ve güllerle süslendi.

‘KARANLIK NOKTALARI AÇIĞA ÇIKARILMADI’
Defin işleminin ardından ise çiftin en büyük kızı Emine Büyüknohutçu açıklama yaptı. Annesi Aysin ile babası Ali Ulvi Büyüknohutçu’yu korkunç bir cinayete kurban verdiklerini belirten Emine Büyüknohutçu, şunları söyledi:
“Kaybımız çok büyük, acımız tarifsiz. Annemiz ve babamız bizler için her zaman iyi bir ebeveyn oldular, her hareketleriyle örnek oluşturdular. Sizler onları doğayı seven yaşam savunucuları ve çevre mücadelecileri olarak tanıyorsunuz. Anne ve babamızın tarımı ve doğal yaşamı yıkıma uğratan taş ocaklarına karşı verdikleri mücadelenin onları hedef haline getirmiş olabileceğini düşünüyorsunuz. Ulaştıkları önemli hukuki zaferlerin ve yeni mücadelelere hazırlanıyor olmalarının birilerini tedirgin ettiği kanısındayız. Her ne kadar cinayetin faili yakalanmış ve suçunu itiraf etmiş olsa da, bu katliamın karanlık noktalarının henüz açığa çıkarılmamış olduğu kanısındayız.”

Anne ve babasının geçmişte çeşitli şekillerde tehdit edildiklerini dile getiren Emine Büyüknohutçu, şöyle konuştu:
“Kısa bir süre önce de evlerinin hemen yanında gerçekleşen yangındaki kundaklama şüphesi, Türkiye’nin dört bir yanında yaşam savunucularını, doğayı katleden şirketlerin, çalışanları ve destekçileri tarafından çeşitli tehdit ve şiddete maruz kaldığı için endişelerimizin yersiz olmadığını göstermektedir. Bizler Aysin ve Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun ailesi, sevenleri ve yaşam savunucusu dostları olarak, bu cinayetin derinlemesine soruşturulmasını ve varsa azmettiricilerinin ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz. Akıllardaki soru işaretleri tamamen ortadan kalkana ve kamu vicdanı rahatlayana kadar bu davanın peşini bırakmayacağız, onların bu mücadelesi de yolumuza ışık tutacak. Biz çocukları ve sevenleri olarak ailemize yapılan saldırı dışında, babamızın başlattığı doğaya karşı yapılan saldırılara karşı davalarının da takipçisi olacağız.”.

GÜNCELLEME 18.05.2017 SAAT: 09.52

Asırlık sedir ve çam ağaçlarının da bulunduğu Alacadağ, Gökçeyaka, Kızılcık ve Adala gibi bölgelerdeki taş ve mermer ocaklarına karşı bölge halkının da desteğiyle yaklaşık 6 yıldır hukuki mücadele sürdüren Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin katil zanlısı Ali Yumaç, savcılık ve mahkeme ifadelerinde, kapatılan bir mermer ocağı firmasını suçladı ve azmettirici olarak gösterdi.

’3 BİN TL’Yİ AL 47 BİN TL’Yİ OLAYDAN SONRA VERECEĞİM’
Jandarma ve olay yeri keşfi sırasındaki ifadelerinde, 9 Mayıs akşamı öldürdüğü Büyüknohutçu çiftinin evine para için gittiği yönünde ifade veren Ali Yumaç, savcılıktaki ifadesinde ise şunları söyledi:

Mermer ocağında çalışan, adını bilmediğim, 65-70 yaşlarında, siyah cip kullanan, beyaz saçlı, sürekli kirli sakalla gezen, 1.65 boylarında ’Çirkin’ lakaplı adam 8 Mayıs günü yanıma geldi. Bana ’Cebinde paran var mı?’ dedi. ’Yok’ dedim. ’Sana bir iş teklif edeceğim’ dedi. Cebinden 3 bin TL çıkarıp verdi. ’Bizim ocak bunlar yüzünden kapandı, sen bunları hallet, şu 3 bin TL’yi al, 47 bin TL’yi de olaydan sonra vereceğim’ dedi. ’Silah nasıl olacak’ dedim. ’Silahı kendin bilirsin’ dedi, başka bir şey konuşmadık.”

’HIRSIZLIK SÜSÜ VERECEKSİN’ DEMİŞ
orgusunda evden neden hırsızlık yaptığı da sorulan Yumaç, Bana aynı şahıs ’Olaya hırsızlık süsü vereceksin, para çalarsan kendine, diğer çaldıklarını da dipsiz kuyuya atacaksın’ dedi” diye konuştu. Ali Yumaç, bu kişiden aldığı 3 bin TL ve evden çaldığı 2 bin 100 TL olmak üzere eşi Fatma’ya 5 bin 100 TL verdiğini kaydetti.

Olaydan sonra tarif ettiği kişiye ulaşmaya çalışmadığını da belirten Yumaç, ertesi gün saat 16.00-17.00 sıralarında bu kişiyi bulmak için mermer ocağına gittiğini, orada kendisini göremediğini söyledi. Söz konusu siyah araca ilişkin plaka bilgileri de veren Yumaç, Her ne kadar önceki ifadelerimde suçu tek başıma, kimsenin azmettirmesi olmadan işlemiş olduğumu söylemişsem de olay anlattığım gibi olmuştur. Adını bilmediğim, sadece simaen tanıdığım, size tarif ettiğim şahıs bana para teklif etmiş ve suçu işlememe sebep olmuştur. Ben evden maktulleri öldürme planı ile çıktım” dedi.

Savcılık ifadesinin ardından mahkemeye sevk edilen Yumaç, buradaki ifadesinde ise cinayet öncesi mermer ocağı sahiplerinden silah talep ettiğini, ancak onların vermediğini söyledi.

’Çirkin’ lakaplı kişiyi yaklaşık 1 yıldır tanıdığını da anlatan Ali Yumaç, bu adamdan aldığı 3 bin TL ve evden aldığı 2 bin 100 TL’yi eşine verdiğini belirterek, Eve ilişkin keşif kısmını eşimle eve çay içmeye gittiğimizde yapmış olabilirim. Olay akşamı maktullerden erkek olanını öldürme düşüncem belli ölçüde vardı. Ancak eşini öldürme düşüncem yoktu. Olay akşamı erkek maktul bana fener doğrulttu ben de o esnada vurdum. Işığı bir anda bana doğru tutunca panikledim ve tetiğe bastım. Erkek maktul sırtüstü düştü. Sonra kadına da ateş ettim. Onu da öldürdükten sonra kaçtım. Çok pişmanım” diye konuştu.

ÇAY İÇMEYE KEŞİF İÇİN GİTMİŞ
Ali Ulvi Büyüknohutçu’yu 4 yıldır tanıdığını kaydeden Yumaç, Büyüknohutçu çiftinin evine çay içmeye keşif amaçlı gittiklerini de itiraf etti. Yumaç, Evi keşfetmem gerekiyordu. Daha sonra eşimle Ali amcanın evine çay içmeye gittik ve keşif amacımı gerçekleştirmiş oldum. ’Çirkin’ lakaplı kişi 47 bin TL’lik kalan tutarı, cinayetten 3-4 gün sonra getireceğini söyledi. Getireceğim dediği yer mermer ocağıydı” dedi.

GÜNCELLEME 10.07.2017 SAAT: 14.57

Antalya’da, 4 yıl önce kızılçam ve sedir ormanlarındaki mermer ocaklarını kapattırmak için firmaya karşı açtıkları davayı kazandıktan 1 ay sonra öldürülen Ali Ulvi – Aysin Büyüknohutçu çiftinin mezarlarında mermer yerine ateş tuğlası kullanıldı. Çiftin kızları Emine Büyüknohutçu, “Mermer tüketmeye ne kadar yatkınsak ve buna ne kadar rağbet gösteriyorsak o kadar üretilmeye ve oradan çıkarılmaya devam edecek. Tüketim alışkanlıklarımız konusunda kendi sınırlarımızı çizmemiz gerekiyor” dedi.

Finike’nin Gökçeyaka Mahallesi Kızılcık Yaylası Adala mevkisinde dağ evinde yaşayan Ali Ulvi (61) ve eşi Aysin Büyüknohutçu (61), 9 Mayıs 2017’de evlerinde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi.

CİNAYETTEN 1 AY ÖNCE DAVAYI KAZANMIŞLARDI
Sedir ve kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormanlık alanlarda faaliyet gösteren mermer ocaklarına karşı verdikleri mücadeleyle tanınan çift, bölgedeki mermer ocağına karşı açtıkları davayı kazanarak, kapatılmasını sağlamıştı. Mermer ocağı firması da bölge halkıyla birlikte hukuki mücadele veren çifte karşı açtığı 100 bin TL’lik tazminat davasını kaybetmişti. Ali Ulvi Büyüknohutçu, cinayetten yaklaşık 1 ay önce sonuçlanan ve mermer ocağının kapatılmasına karar verilen davanın diğer mermer ocakları için de emsal karar niteliği taşıdığını açıklamıştı.

MEZARLARI ATEŞ TUĞLASINDAN
Bu olaydan yaklaşık 1 ay sonra yaşadıkları dağ evinde öldürülen çift, Muratpaşa ilçesindeki Andızlı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Çiftin mezarlarında ise ailesi, mermer yerine topraktan yapılan ateş tuğlası kullanmayı tercih etti. Anne ve babasının mezarını ziyaret eden Emine Büyüknohutçu, mermer kullanmama kararının, aile bireylerince birlikte alındığını söyledi. Büyüknohutçu, “Tabi ki mermer kullanamazdık, kullanmadık da. Ateş tuğlasını kullanmayı tercih ettik. Bu da akrabalarımızın özellikle yaptığı bir seçimdir. Neden mermer kullanmadık? Aslında çok açık, biz ne kadar tüketim toplumu olmaya devam edersek sonumuza da o kadar yaklaşıyoruz. Aslında bu yaşadığımız olay da bunu çok özetleyen bir olay. Mermer tüketmeye ne kadar yatkınsak ve buna ne kadar rağbet gösteriyorsak o kadar üretilmeye ve oradan çıkarılmaya devam edecek. Bir şeye rağbet ne kadar çoksa üretimi de o kadar oluyor. Dolayısıyla tüketim alışkanlıklarımız konusunda kendi sınırlarımızı çizmemiz gerekiyor. Ateş tuğlasının hem sıcak hem soğuk yalıtım konusunda çok iyi olduğunu biliyorum. Bir de anne babamızı güzel anlatan bir şey olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

“4 YILDIR AYDINLATILMAYAN BİR CİNAYET SÖZ KONUSU”
Cinayetin üstünden 4 yıl geçtiğini belirten Emine Büyüknohutçu, “4 yıldır aydınlatılmayan bir cinayet, derinleştirilmeyen bir dava söz konusu. Bunlar da yetmezmiş gibi bu yıl nisan ayı sonlarında aldığımız bir tebligat, azmettiricinin takipsizliği yönünde oldu. En son bu takipsizliğe itirazımızı yaptık, şu an bir gelişme katedilmesini bekliyoruz” dedi.

“MEKTUPLARDA AZMETTİRİCİ OLARAK İSMİ GEÇEN OCAK SAHİBİ VAR”
Cinayeti üstlenen ve cezaevinde intihar ettiği açıklanan katil zanlısı Ali Yamuç’un yazdığı mektuplar olduğuna ve adli makamlara verdiği yönündeki ifadelerine dikkat çeken Büyüknohutçu, “Bu mektuplarda azmettirici olarak ismi geçen mermer ocağı sahibi var. Bu şahısla ilgili takipsizlik kararı verilmek isteniyor fakat bunun hukuk çerçevesinde böyle olmaması gerektiğini herkes biliyordur. Dolayısıyla biz de bunun takibini yapmaya çalışıyoruz. Bütün çabamız bu sebepten dolayı” diye konuştu.

Bölgede 14 mermer taş ocağı olduğunu ve bunlardan 1’inin babasının açtığı dava sonucu kapatıldığını hatırlatan Büyüknohutçu, emsal dava olduğu belirterek, “Yani o bölgedeki birçok mermer ocağını kapatmaya yetecek bir dava dosyasıydı. Bunu kazandı, kazanmasının ardından bahsi geçen mermer ocağı, açtığı 100 bin liralık tazminat davasını kaybetti. Zaten 1 ay kadar sonra önce bölgedeki evler kundaklandı. ‘Kundaklandı’ diyorum çünkü gece 2-3 civarında çıkan bir yangın söz konusu. Eve çok yakın bir noktada başlayan yangından bahsediyoruz. Kaldı ki o saatlerde bu yangını haber veren yine Ali Yamuç, ‘Evinizden çıkın yanacaksınız’ diye. Hemen ardından 2-3 gün sonra da bu cinayet haberini aldık” dedi.Mermer ocaklarının bulunduğu yerde sadece o bölgede yetişen sedir ve katran ağaçları olduğunu dile getiren Emine Büyüknohutçu, mermer ocakları kanalıyla bölgedeki habitatın yok edildiğini söyledi.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

ANTALYA Alanya’da Rus turist Vera Kazakova (58) otel odasında ölü bulundu.

TEKİRDAĞ Malkara’da otomobille minibüs çarpışmasında Emin Hatipoğlu, yaşamını yitirdi.