in

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesinde meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden eczacı İlknur Yüce son yolculuğuna uğurlandı

Edilen bilgiye göre, Olay öncesi, Eczacılar Özler Kiriş (34), Gürsu Ulaşan (53), İlknur Yüce (50) ve Hikmet Türk (49) dün Türkmen hakkındaki soruşturmayla ilgili olarak kendi aralarında bir toplantı yaptı. Bu toplantıdan önceden haberi olan Katil Tükmen de bulundurma ruhsatı olan silahını da yanına alarak hastaneye gitti. Eczacılar, toplantıda Türkmen’in başka birime gönderilmesi kararı aldı. Kararı öğrenen Türkmen, saat 10.40’ta eczacıların oturduğu karşılıklı 2 odayı silahla bastı. Türkmen, eczacıların üzerine kurşun yağdırdı. Eczacılardan Yüce, Ulaşan ve Kiriş olay yerinde yaşamını yitirdi; ağır yaralanan Türk yoğun bakıma alındı ancak kurtarılamadı. Türkmen’in, eczacıları vurduğu odada bulunan bir hastane personelini dışarı çıkardığı, ardından ateş etmeye başladığı öğrenildi.

Eczacılar Birliği Genel Sekreteri Mustafa Arslan, “İhmali olan çok insan var. İnşallah gereken cezayı alacaklar ama esas üzerinde durulması gereken olay, yaklaşık bir buçuk ay önce bu olayı yapan kişi hakkında savcılıkta suç duyurusunda bulunuyor ama hiçbir şey yapılmıyor ve serbest bırakılıyor” dedi.

KARŞIYAKA MEZARLIĞINA DEFNEDİLDİ

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi Fizik Tedavi Bölümü’nde bulunan eczanede meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 4 kişiden biri olan İlknur Yüce (50) için Karşıyaka Mezarlığı Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Türk Eczacılar Birliği Başkanı Erdoğan Çolak, Eczacılar Birliği Genel Sekreteri Mustafa Arslan, İlknur Yüce’nin kızı Ayça ve yakınları katıldı. Annesinin tabutuna sarılan Ayça Yüce gözyaşlarına boğuldu. İlknur Yüce, kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi.

Suç duyurusunda bulunuyor ama hiçbir şey yapılmıyor ve serbest bırakılıyor

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi’nde yaşanan olayla ilgili basın mensuplarının sorularını cevaplayan Eczacılar Birliği Genel Sekreteri Mustafa Arslan, “Pazartesi günü reaksiyon vereceğiz. Arkadaşlarımızın katledildiği yerde toplanıp, eczacı arkadaşlarımız için karanfiller bırakacağız. Valilikten gerekli izinleri aldık. İhmali olan çok insan var. İnşallah gereken cezayı alacaklar ama esas üzerinde durulması gereken olay, yaklaşık bir buçuk ay önce bu olayı yapan kişi hakkında savcılıkta suç duyurusunda bulunuyor ama hiçbir şey yapılmıyor ve serbest bırakılıyor. Hastane yönetiminin suçlu olduğunu düşünüyoruz, savcılığın suçlu olduğunu düşünüyoruz. Eczacı Odası olarak, Türkiye Eczacılar Birliği olarak bunların takipçisi olacağız. Geride kalanların destekçisi olacağız” ifadelerini kulandı.

“FAİL, HAKKINDA ALEYHTE İFADE VEREN ARKADAŞLARIMIZI KATLEDİYOR”

Olayın nasıl gerçekleştiği hakkında bilgi veren Arslan, “Eczanede 6 arkadaşımız bir arada çalışıyor. Olayın faili de eczanede yardımcı eleman olarak çalışıyor. Bir idari soruşturma geçiriyor. İdari soruşturmada sanırım bu fail, hakkında aleyhte ifade veren arkadaşlarımızı katlediyor. Olay günü ikisini ayırıyor, geri kalan 4 arkadaşımıza silahlı saldırıda bulunuyor. Olay savcıya intikal ettiği için çok fazla da detay veremiyoruz. Pazartesi günü daha kapsamlı bir basın açıklamamız olacak” şeklinde konuştu.

Haber sunumunu nasıl buldunuz? Puanlayın !..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

One Comment

  1. Dört Eczacının katledilmesi olayında (ölümler dışında) benim gördüğüm en önemli husus şudur:
    Bir Eczanede Mesleki kariyer olarak yetkili Altı Eczacı ile bu konuda hiç eğitim almamış lise dengi okul mezunu Teknisyenin mesleki yetki olarak öne geçmesi,Eczacıları tanımaması,saygı duymaması vb. gayri resmi olarak üst makamlardan koruyup kollanmadan mümkün değildir. Gayri resmi olarak bu kadar cüratkar olması yine gayri resmi yapılanma ile mümkündür. Türkiye’nin geldiği son nokta liyakatsız olanların tüm yurt sathında yetki sahibi olması ve bununda iş yapılabilme kalitesine yansımasıdır.

Sivas’ta Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda cezasını çeken Kadri Oğuz (34), cezaevinin penceresinden atlayarak intihar etti.

Denizli’de, yolun karşısına geçmeye çalışırken kamyonetin çarptığı 59 yaşındaki Ramazan Bozkurt , yaşamını yitirdi.