Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır8 Şubat 20238 Şubat 2025
Cem Karaca
2024Per08ŞubTüm günCem KaracaSanatçı,Besteci,Tiytaro ve sinema sanatçısı
Anma detayları
Muhtar Cem Karaca (d. 5 Nisan 1945; İstanbul – ö. 8 Şubat 2004; İstanbul) Babası Azerbaycan asıllı Mehmet Karaca ve annesi Ermeni asıllı Toto Karaca (İrma Felegyan) olan Cem Karaca, sanatla
Anma detayları
Muhtar Cem Karaca (d. 5 Nisan 1945; İstanbul – ö. 8 Şubat 2004; İstanbul) Babası Azerbaycan asıllı Mehmet Karaca ve annesi Ermeni asıllı Toto Karaca (İrma Felegyan) olan Cem Karaca, sanatla iç içe büyüdü.
Orta öğrenimini Robert Lisesi’nde yapan Cem Karaca sanatçı bir çiftin çocuğu olduğundan müziğe doğuştan yetenekliydi. Müzik ile ilk tanışması annesinin teyzesi Rosa Felegyan’ın Cem Karaca’ya piyano notaları ve piyano nağmeleri öğretmesi ile olmuştur. Kolej yıllarındayken dünyadaki popülaritesini arttıran rock müziğine ilgi duydu. Kız arkadaşlarını etkilemek için ve arkadaşlarının istekleri doğrultusunda dönemin rock starlarının şarkılarını söyledi. Karaca’nın sesinin keşfedilmesi ise annesi Toto Karaca tarafından olmuştur.
Cem Karaca ilk evliliğini 22 Aralık 1965 yılında Semra Özgür ile yaptı. Özgür, Karaca’nın annesi gibi bir tiyatro sanatçısıydı. Bu evlilik fazla uzun sürmedi. Karaca, 1968’in sonunda yine bir tiyatro sanatçısı olan Meriç Başaran ile bir ilişki yaşamaya başladı. Ekim 1968’de Karaca ikinci evliliğini Başaran ile yaptı. Bu evlilik de 2 yıl sürdü. Üçüncü evliliğini Feride Balkan ile 21 Ağustos 1972’de yaptı. 1976’da çiftin oğulları Emrah Karaca dünyaya geldi. Çift, Cem Karaca’nın Almanya’da zorunlu yaşama döneminde ayrıldı. 5 Temmuz 1993’te Cem Karaca, dördüncü evliliğini ilk eşi Semra Özgür ile yaptı. Cem Karaca’nın son evliliği ise İlkim Erkan ile oldu.
Karaca’nın ölümünden sonra Karaca’nın çocuğunun annesi Feride Balkan ve son eşi İlkim Erkan Karaca arasında sorunlar yaşandı. İlkim Karaca, Karaca’nın çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu kısır olduğunu, bu yüzden Emrah Karaca’nın onun oğlu olmadığını iddia etti. Mahkeme kararı ile Cem Karaca’nın mezarı açılıp DNA örnekleri alındı. DNA testi sonucu Emrah’ın Cem Karaca’nın oğlu olduğu tespit edildi. Bu olaydan sonra Balkan ve Emrah Karaca, İlkim Karaca’ya açtıkları hakaret davasını kazandı. İlkim Karaca daha sonra Cem Karaca ve Barış Manço kardeştiler iddiası ile medyada yer buldu.
1961’de Hamlet’te oynarayak tiyatroya ilk adımını attı. 1964’te Münir Özkul’un oynadığı General Çöpçatan oyunu ilk büyük tiyatro çalışması oldu. 1965’te askerliği sırasında askeriyede Cahit Atay’ın Pusuda ve Aziz Nesin’in Toroslar Canavarı oyununu yönetti ve oynadı. Aynı dönem İstanbul Tiyatrosu’nda sergilenen “Anahtarı Bendedir” adlı oyunu Türkçeye çevirdi ve oynadı.[6] Uzun bir süre tiyatroya ara veren ve Püsküllü Moruk oyununun müziklerini yapmak dışında tiyatroyla ilgilenmeyen Karaca, 1987’de Almanya’da çıkardığı Die Kanaken albümündeki şarkıların işlendiği Ab in den Orient-Express oyununun Kuzey Ren Westfalya Eyalet Tiyatrosu’nda oynanan “Die Kanaken” adlı versiyonunda annesi Toto Karaca ile beraber oynadı.
Yine Almanya döneminde Münih Halk Tiyatrosu’nda Nazım Hikmet’in Şeyh Bedrettin Destanı oyununu yönetti. Cem Karaca, 1970’de ilk ve tek başrol filmi olan Kralların Öfkesi’nde oynadı. Yücel Uçanoğlu’nun yazıp yönettiği yerli western tarzı bu filmde Murat Soydan ile başrolü oynayan Cem Karaca, Camgöz adlı bir kovboyu canlandırdı. Ancak bu film çok başarılı olmadı. Uzun süre beyaz perdeden uzak duran Karaca, 1999’da Kahpe Bizans da Karaca Abdal adlı bir ozan rolünde rol aldı ve filmin müziklerinden bazılarını seslendirdi. Karaca, 1990’da Bir Milyara Bir Çocuk adlı Müjdat Gezen dizisinde rol aldı. Bunun dışında 2001’de Yeni Hayat adlı dizide onur konuğu olarak yer aldı. Aynı sene Avcı adlı dizide Dem Baba rolünü oynadı.
Anadolu rock türünün kurucularındandır. Birçok grupla (Apaşlar, Kardaşlar, Moğollar ve Dervişan) çalışmış, kurucu ve yöneticisi olmuş, güçlü bir rock kültü yaratılmasında öncülerden olmuştur.
8 Şubat 2004 sabahında, solunum ve kalp yetmezliğine bağlı olarak ağır bir kalp krizi geçirdi. Uygulanan tüm müdahalelere rağmen kaldırıldığı Bakırköy Acıbadem Hastanesi’nde 59 yaşında hayata gözlerini yumdu. Hastane tarafından yapılan açıklamada Karaca’nın ölüm sebebi kalp ve solunum durması olarak belirtildi. 9 Şubat 2004’de ikindi vaktinde Üsküdar Seyyit Ahmet Deresi Camii’nde kılınan namazın ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda babası ile aynı mezara defnedildi.