Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır2 Temmuz 20252 Temmuz 2027
Uğur Kaynar
2026Per02TemTüm günUğur KaynarŞair
Anma detayları
Uğur Kaynar (d. 1956, Zara, Sivas – ö. 02.Temmuz.1993, Sivas) Dokuz çocuklu bir ailenin beşinci çocuğuydu. İlk ve ortaöğrenimini Zara’da okudu. 14 yaşındayken annesini kaybeden Kaynar, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını
Anma detayları
Uğur Kaynar (d. 1956, Zara, Sivas – ö. 02.Temmuz.1993, Sivas)
Dokuz çocuklu bir ailenin beşinci çocuğuydu. İlk ve ortaöğrenimini Zara’da okudu. 14 yaşındayken annesini kaybeden Kaynar, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını geçirdiği Zara’dan ayrılarak Ankara’ya yerleşti. Kurtuluş Lisesi’nde lise eğitimine başladı.
Lise yıllarında politik mücadeleye katılan Kaynar, LİSE-DER’in kurucuları arasındaydı. Ekonomik zorluklar ve Gençlik Hareketi içindeki aktif rolünden dolayı lise eğitimini tamamlayamadı. LİSE-DER’den sonra Dev-Genç bünyesinde de politikmücadelenin içinde yer almayı sürdürdü. 1977 yılında Ankara’nın Ayrancı semtinde Halkevleri bünyesinde kurulması planlanan Halk Odası çalışmaları sırasında tanıştığı “mücadele arkadaşı” Serap Kaynar’la evlendi. O yıllarda aynı zamanda ahşap oyuncak imalatı, kuruyemiş ve kaset satışı gibi çeşitli işler yaptı. 1979, 1980 ve 1980 Askerî Darbesi’nden sonraki yıllarda çeşitli aralıklarla Mamak Cezaevi’nde yattı. Cezaevindeyken kızı Elif’in doğum haberi ile babasının ölüm haberini birlikte aldı. “Hapishane koşullarından kalma bir kemik erimesi hastalığı”yla 1983 yılında cezaevinden çıktı.
Cezaevinden çıktıktan sonra video kulüp işletmeciliği gibi çeşitli işler yapmayı sürdürse de 1980’lerin ortaları Kaynar’ın sabahlara kadar şiirle meşgul olduğu yıllardı. Şiirlerini önce bir peçeteye, daha sonra başka bir peçeteye ve bir başka peçeteye yazardı. Böylece damıtım işlemi peçeteler üzerinde tamamlanmış olurdu. Şiirlerinin teması ise sevgi, hüzün ve ölüm idi. Aynı zamanda şiirlerinde “humour’a dönüşmeye yatkın bir kara mizah” da bulmak mümkündü. Şiirleri; onunla anılabilecek bir argo, “belli belirsiz absürdlükler, çizgi dışılıklar, dize ölçüsünde şaşırtıcı söyleşiler, anlamını ancak Uğur’un çözebileceği birtakım şifreler, gizler” içeriyordu. Mesajını açık ve net bir şekilde vermeyen, böyle bir kaygı da gütmeyen nevi şahsına münhasır bir şairdi. 1987 yılında kızı Ezgican doğdu. “Cezaevi döneminin birikimi” olan ilk şiir kitabı Çiçekler Halaya Durdu 1988’de yayımlandı. 1990 yılında Ankara’da, şairlerin şiirlerini kendi el yazılarıyla yayımladığı Elyazıları Yayıncılık’ı kurdu. Gizemya (1990) ve Aşkınam (1991) adlı şiir kitaplarını da bu yayınevinden kendi el yazısıyla yayımladı. Ayrıcasekiz şairin şiir kitaplarını yine kendi el yazısıyla yayımladı. Bu şairler arasında Sivas Katliamı’nda yitirdiğimiz Behçet Aysan ve Metin Altıok da vardı.
Uğur Kaynar, 1993 yılında Sivas’ta gerçekleştirilen 4. Geleneksel Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’ne çağrılı şairlerden biriydi. 1992 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesi Banaz köyünde gerçekleştirilen 3. Geleneksel Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’ne de katılmıştı. 30 Haziran 1993 günü akşamı, şenliğe çağrılı sanatçıların yer aldığı otobüsle Ankara’dan Sivas’a doğru yola çıktı.
1 Temmuz Perşembe günü Şenlik programı kapsamında etkinlikler başladı. Kültür Merkezi’ndeki açılış töreninden sonra şenliğe çağrılı yazarlar kitaplarını imzalamak ve okuyucularla söyleşiler yapmak üzere Buruciye Medresesi’nin bahçesinde yer alan kitap stantlarına geçti. Kaynar’ın masası Buruciye Medresesi’nin arka tarafında, şair dostları Metin Altıok ile Behçet Aysan’ın masasına bitişikti.
2 Temmuz Cuma günü saat 10.00’da yazar arkadaşlarıyla birlikte kitaplarını imzalamak ve söyleşiler yapmak üzere yeniden Buruciye Medresesi’ndeki kitap standındaydı. Kitaplarını imzaladıktan ve okuyucularıyla söyleştikten sonra öğle yemeği için Cumhuriyet Lokantası’na geçti. Akşam saat 20.00’de Buruciye Medresesi’nde yapılacak Şiir Akşamı’nda panelist idi. Cuma namazından çıkan saldırganlar sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Lokantası’nın önünden geçerek Valilik binasına doğru yürümeye başladı. Uğur Kaynar da diğer yazar arkadaşları gibi olaylar durulana kadar, konakladığı Madımak Oteli’ne geçti. Otel kısa bir süre sonra sayıları on binleri bulan saldırganlar tarafından kuşatıldı. Akşam saatlerinde de ateşe verildi.
37 yaşındaki Uğur Kaynar, 6 Temmuz günü Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Yayımlanmış Eserleri
Çiçekler Halaya Durdu (Ece Matbaası, 1988), Gizemya (Elyazıları Yayıncılık,1990), Aşkınam (Elyazıları Yayıncılık,1991), Güncesika (Suteni Yayıncılık, 1995)
Uğur Kaynar’ın Ardından
Uğur Kaynar Kitabı (Edebiyatçılar Derneği, 1993), Merdivende Üç Şair (Orhan Tüleylioğlu, Kırmızı Kedi Yayınları, 2012), Beyaz Güzel Bir Boşluk (Metin Turan, Ürün Yayınları 2019)
Güneşin Altında Ölmek -(şiiri)
Ölüm aramızda geçinip giden
zavallı yıllar gibi
Hem bizimle
hem bizden biri değil
Sanki seninle varoldukça yaşayan bende
Sokağımın yangına ateşle koşan kızı
güzeller güzeli Neslime
İyi bak
kıvamıdır
İyi bak kırmızı şarap renkli akşamlarına
Ben akşamına azbuçuk kalayken
azbuçuk belasıyken başının
Tam zamanıyken
Şiirden ölen bir şairin
son bahanesi gibi
bir bahane bul kendine
Enazından öp beni
II
Bal gibi
aşkın arı kovanına çomak sokulmuştur
Artık çekilen acıdır
Bal gibi acıyla
denizin oğul verme zamanıdır
dalgalar içinde
Dalgalar içinde denizin oğlu
bir gemide miçodur
Ey dalgalar içinde oğlu olan deniz
Ey denizden oğlu olan kara parçası
Ey bahtı kara
Açık denizlerde
bir o yana
bir bu yana
vurgun yemiş
yaralısın
Yaranda süzme bal gibi hüzün
süzme bal gibi hasrettir
İlk dokunuşun ardından
şehvetli bir bityeniği gibi
gittikçe her yanı saran
Sen ey denizin oğlu
deli rüzgâr
batık gemi
İnsan azıya aldı mı gemi
Aşkın gümüşten oltasına takılı
sudan yeni çıkmış balık gibi
güneşin altındayken ölmeli
ölmek yeter mi / Uğur Kaynar