Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır11 Nisan 2025
Saime Sinan
2024Per11NisTüm günSaime SinanTürk Sanat müzği sanatçısı
Anma detayları
Saime (Halil Sinan) Sinan (d.1928,İstanbul- ö.11 Nisan 2008,İstanbul) İstanbul’da Küçükpazar semtindeki Hacıkadın semtinde doğdu ilkokulu Süleymaniye ilkokulunda okudu. 1946 yılında radyo sınavına girip kazandı. Ankara Radyosu’nun ikinci kuşak sanatçılarından olan sanatçı, beş
Anma detayları
Saime (Halil Sinan) Sinan (d.1928,İstanbul- ö.11 Nisan 2008,İstanbul)
İstanbul’da Küçükpazar semtindeki Hacıkadın semtinde doğdu ilkokulu Süleymaniye ilkokulunda okudu.
1946 yılında radyo sınavına girip kazandı. Ankara Radyosu’nun ikinci kuşak sanatçılarından olan sanatçı, beş yıl süreyle burada koroda solo programlarında yer almış, özellikle Behiye Tetiker ve Berrin Erbay ile birlikte yaptığı “Üç solistten şarkılar” isimli programda adını duyurdu..
Ankara Radyosu sınavını kazanmasıyla bir başına Ankara’ya gelen sanatçı, bir süre o yılların ünlü sanatkarı Sâbite Tur Gülerman hanımın evinde kalmıştır.
Ankara radyosunun ciddi ve disiplinli bir eğitim anlayışı içinde yetişen Sinan; Mesud Cemil, Rûşen Ferit Kam ve Ahmet Refik Sevengil gibi büyük sanat insanlarından feyz almış, güzel iri gözleri, siyah uzun kaşları, 1.60 boyu ve ince yapılı zarif görüşü ve kendine has okuma tarzıyla hayranlarınca merak edilen sanatkar, kısa sürede radyonun takip edilen sesi oldu.r.
Saime Sinan, İstanbul gazinolarından gelen tekliflere olumlu bakınca, sahnelerde yer almaya başlamıştır. Sâime Sinan’ın ses volümü geniş, güçlü soprano sesinin rengi ne sahipti.. Bu yıllarda hem sanatkarlarda, hem dinleyicilerde belli bir kalite anlayışı vardı.
Sâime Sinan’da günün sevilen moda şarkılarına programlarında yer verse bile, program düzeyine ve detay düzeyine hep dikkat etti
“Hayâtımın en heyacanlı dakikaları ne zamandı derseniz, radyo imtihanı ve dün gece Kristaldeki ilk konserim. Bu gibi yerde halkın önünde ilk defa çıkıyordum. Heyecanımın tabii idi. Neyse fazla heyecan muvaffakiyetime mani olmadı. Düşünün ki beni bu ilk gecemde dinleyenler arasında, başlarında Ankara Radyosu program müdürü Hikmet Münir‘de vardı.”
İstanbul’a gelmesiyle beraber, gazinolarda sahne almaya başlayınca, Radyo idaresinin aldığı prensip kararı gereği, bir sene radyoda okuyamamıştır. Mesud Cemil Beyin hoşgörüsü ile Muzaffer Birtan -Mefharet Birtan ve Radife Erten gibi sanatkarlarla beraber, İstanbul Radyosunda neşriyatlara 29 Mart 1952 Cumartesi günü itibariyle yeniden başlamıştır.
Saime Sinan ağır başlı, etliye sütlüye karışmayan, doğruluğuna inandığı şeyi söylemekten ve yapmaktan çekinmeyen bir sanatkardır. Dedikodu yapan ve yapmacık tavırlı insanları sevmez, sinemayı özellikle aşk filmlerini izlemeyi çok severmiş.
Dikiş ve örgü bilen, iyi yemek yapabilen bir ev kadınıymış. Üstüne yakışanı giyer, beyaz ve tirşe renkli kıyafetleri seçer ve son derece nüktedan biriymiş. Arkadaşları ile beraberken, beş yaşındaki bir çocuk taklidi yapar, elini ağzına götürerek ağlamaya başlar ve yanındakileri güldürürmüş.
Her yılın Haziran ve Ekim ayında gazinolar ve gazinodaki sanatçılar arasında büyük bir rekabet yaşanırmış. İyi dost oldukları bilinen birçok sanatçı, bu rekabet sırasında kıyasıya rekabete girer, bazen birbirlerine darıldıkları çekişmeler olurmuş.
Bu hadiselerden birinde, Perihan Altındağ Sözeri‘yi müşkül durumda bırakmak için, Sabite Tur, Hamiyet Yüceses ve Radife Erten birlikte hareket eder ve Perihan Altındağ’ın görev aldığı gazinolara ve konserlerine gitmemişler.
İstanbul’da Taksim’de Maksim, Gar Gazinosu, Beyoğlu’nda Cumhuriyet Gazinosu ve Yenikapı Çakır ve Tepebaşı gibi gazinolarda yer almıştır. Tepebaşı gazinosunda; Sabite Tur, Radife Erten, Süheyla Panseler, Ayten Arıkan (Alpman), Celal Tokses, Tahsin Karakuş gibi isimlerle sahneyi paylaşmıştır. Sâime Sinan her zaman assolist olarak sahneye çıkmıştır. Sahneye çıktığında çatal – bıçak ve tabak sesine asla tehammülü olmadı..
Tepebaşı’nda bu seslere eşlik eden sazendeler arasında ise; Nubar Tekyay, Hakkı Derman, Şükrü Tunar, Ahmet Yatman ve Kadri Şençalar gibi usta isimler olmuştur. Bu sıralar plak çalışmaları yapmış, radyo ile ilgisini tamamen kesmemiş ve arada İstanbul ve Ankara Radyosunda dışarıdan solist olarak programlara katıldı.
Ankara’da 1962 yılından itibaren Lunapark, Köşk ve Göl Gazinolarında sahne almış, İzmir’de ise Akasyalar ve Göl gazinolarında sahneye çıktı.
4 Ağustos 1963 tarihinde Sâime Sinan’ın ve saz arkadaşlarının içinde bulunduğu taksi, yol kenarında duran bir kamyona çarpmış ve kazada hafif yaralanan sanatçı, bir gece hastanede tutulmuştur.
Sâime Sinan’ın annesi, Türk Halk Müziği sanatçısı Ali Ekber Çiçek‘in halasıdır. Henüz 11 aylık bebekken Erzincan depreminde babasını kaybeden Çiçek, İstanbul’a geldiğinde halasını bulmuş, Sâime Sinan’ın annesi olan halası, onu radyoya götürüp Muzaffer Sarısözen‘e emanet etti..
Genelde sahnede koyu renkleri tercih eder, özellikle siyahlara bürünür ve çok güzel makyajıyla kıyafetini tamamlardı.
Sahnede başarılı kadınlara karşı zaafı olan Zeki Müren söz konusu Sâime Sinan olunca, yorum yapmaktan kaçınırdı ve ona karşı rekabete girmekten çekinirmiş.
Hem yaş olarak, hem ses olarak sahneyi ve radyoyu bırakacak yaşta olmamasına rağmen, çok erken sahnelerden çekilmiş, televizyondan basından uzak durduğu yıllarda kendini adeta unutturmuştur. yaşamını yitirdiği 11 Nisan 2008 tarihinde, ölümüyle ilgili gazetelerde haberi bile yayımlanmamıştır. Kabri Zincirlikuyu mezarlığındadır
Bu kadar iyi ve güzel bir sanatçıya burada yer verilmesi Türkiye’nin onuru ve gururudur.