Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır31 Aralık 202731 Aralık 2029
Rıza Tevfik Bölükbaşı
2028Paz31AraTüm günRıza Tevfik BölükbaşıŞair ,Filozof,Devlet adamı
Anma detayları
Rıza Tevfik Bölükbaşı (d.1869, Mustafapaşa Bulgaristan -ö. 31 Aralık 1949, İstanbul) Hece vezninde yazdığı şiirlerle tanınan Rıza Tevfik Bölükbaşı, felsefeye merakı nedeniyle Filozof Rıza olarak anılırdı. Tıp eğitimi gören Rıza Tevfik,
Anma detayları
Rıza Tevfik Bölükbaşı (d.1869, Mustafapaşa Bulgaristan -ö. 31 Aralık 1949, İstanbul)
Hece vezninde yazdığı şiirlerle tanınan Rıza Tevfik Bölükbaşı, felsefeye merakı nedeniyle Filozof Rıza olarak anılırdı. Tıp eğitimi gören Rıza Tevfik, Osmanlı döneminde milletvekilliği, Millî Eğitim Bakanlığı da yapan çok yönlü bir kişilikti. Politikadaki tutarsızlıkları ve ateşli kişilik yapısı nedeniyle olaylarla dolu bir ömür sürdü. Sevr Antlaşması’nı imzalayan Osmanlı delegesi olarak Yüzellilikler arasında yer aldığı için uzun yıllar sürgünde yaşadı.
1869 yılında Cisr’de (o yıllarda Edirne vilayetine bağlı bir kaza; günümüzde Bulgaristan’ın Hasköy iline bağlı Svilengrad ilçesi) doğdu. Babası Mülkiye kaymakamlarından Hoca Mehmet Tevfik, annesi Kafkas muhacirlerinden Münire Hanım idi. Mehmet Tevfik Bey’in emekli olmasından sonra ailesi ile gelip yerleştikleri İstanbul’da kardeşi Ahmet Nazif dünyaya geldi. Bir Musevi okulunda öğretmenlik yapan Mehmet Tevfik Bey oğlunu da aynı okula kaydetti. Rıza Tevfik bu okulda Yahudi İspanyolcası ve Fransızca öğrendi.
1879’da babasının savcı yardımcısı olarak atanması üzerine göç ettikleri İzmit’te Münire Hanım sıtmadan hayatını kaybedince aile İstanbul’a döndü. Rıza Tevfik, babasının Gelibolulu bir ailenin kızı olan Şakire Hanım’la evlenmesinden sonra eğitimine bir süre Gelibolu’da bir Ermeni mektebinde devam etti; ardından Gelibolu Rüştiyesi’nde okuyarak okulu birincilikle bitirdi.
1885’te Mektebi Mülkiyeyi Şahane’ye girdi, özellikle edebiyat derslerinde başarılı oldu; ancak üçüncü sınıfta iken babasını kaybetti (1891), arkasından da ihtilalcilikle suçlanarak bazı hocalar ve öğrencilerle birlikte okuldan çıkarıldı.
Doktorluk mesleğine ilgi duymadığı hâlde eğitimine devam edebilmek için Tıbbiye’ye girdi. Öğrencileri etrafına toplayıp Namık Kemal’in hürriyet şiirlerini okuması; cumhuriyet hakkında konuşmalar yapmaya başlaması bu okuldan da uzaklaştırılmasına sebep oldu ancak Umumi Mektepler Nazırı Mustafa Zeki Paşa’ya yazdığı bir dilekçe sayesinde okula geri dönebildi. Ertesi sene Sirkeci’de bir kahvede hürriyet, adalet ve hükûmet şekilleri üzerine yaptığı bir konuşma nedeniyle hapsedildi; bu defa da Zaptiye Nazırı Hüseyin Nazım Paşa’nın aracılığı ile hapisten kurtulup okula dönebildi. Okulu 1897’de bitirip doktor olabildi.
Gümrük idaresinde, sonra Cemiyeti Tıbbiyeyi Mülkiye’de, daha sonra Karantina İdaresinde doktor olarak çalıştı. Tıbbiye’nin son sınıfında iken ilk Türk kadın pedagoji öğretmeni Ayşe Sıdıka Hanım ile evlenerek 3 kız çocuğu sahibi olan Rıza Tevfik 1903’te çocukları henüz 3, 4 ve 7 yaşlarında iken eşini kaybetti. Ertesi yıl ikinci evliliğini Nazlı Hanım ile yaptı; bu evliliğinden iki oğlu oldu.
1908’li yıllarda ise Ulum-u İktisadiye ve İçtimaiye Mecmuası’nın kurucuları arasında yer aldı ve bu dergide çeşitli yazılar yazdı.
1939’da çıkan Af Kanunu’ndan faydalanarak 1943’te kendi ifadesiyle “hesaplaşmak için değil, vedalaşmak için” yurda döndü. 31 Aralık 1949’da, felç tedavisi için yattığı İstanbul Vakıf Gurebâ Hastanesi’nde zatürreeden öldü. Mezarı, Zincirlikuyu Asrî Mezarlığı’nda bulunmaktadır.