Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır20 Ekim 2020
Rıza Polat Akkoyunlu
2021Çar20EkiTüm günRıza Polat AkkoyunluEğitimci ve şair
Anma detayları
Rıza Polat Akkoyunlu (d. 1 Temmuz 1911,Dörtyol, Hatay / ö. 20 Ekim 1970, İskenderun, Hatay) Hisarcılar akımının temsilcilerinden biridir. Hatay Dörtyol’da doğdu. Tam adı “Ali Rıza Polat Öztürk” olmasına rağmen şiirlerinde
Anma detayları
Rıza Polat Akkoyunlu (d. 1 Temmuz 1911,Dörtyol, Hatay / ö. 20 Ekim 1970, İskenderun, Hatay) Hisarcılar akımının temsilcilerinden biridir.
Hatay Dörtyol’da doğdu. Tam adı “Ali Rıza Polat Öztürk” olmasına rağmen şiirlerinde ve kitaplarında “Rıza Polat Akkoyunlu” ismini kullandı. İlk ve orta öğrenimini Adana, Konya ve Balıkesir’de tamamladı. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türkoloji Bölümü’nde başladığı yükseköğrenimini yarıda bıraktı, yeterlilik sınavlarına girerek Türkçe-Edebiyat öğretmeni oldu. Zonguldak, Bartın, Yozgat, Gümüşhane, Erzincan, Urfa, İskenderun gibi pek çok şehirde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1947 yılında öğretmenlik mesleğinden istifa ederek İşçi Sigortaları Kurumunda çalışmaya başladı. 1949’a kadar bu kurumda çalıştıktan sonra Ankara’da Basın, Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğünde radyo raportörü olarak çalışmaya başladı, 1954 yılında bulunduğu görevden açığa alınınca öğretmenliğe döndü. 1966 yılında emekli oldu. İki kere evlenen Rıza Polat Akkoyunlu, İskenderun’da geçirdiği kalp krizi sonucunda öldü.
İlk şiirleri Ankara’da çıkan Çığır dergisinde yayımlandı. Daha sonra şiirleriyle Dikmen ve Hisar dergilerinde yer aldı. Şiirlerini Bir Yangının Külleri (1936), Bir Yayda Altı Ok (1939), Bende Kalan Mektuplar (1950), Güneyde Bahar (1955), Güneyden Geliyorum (1965) adlı kitaplarında bir araya getirdi. Aşk, tabiat, ferdî duygular gibi temalara yoğunlaşan şair, şiirlerini hece ve serbest ölçü ile kaleme aldı.
Rıza Polat Akkoyunlu, özellikle mektup formunda kaleme aldığı bir aşk şiiri olan “Nokta Noktam” adlı şiiri ile tanındı. Yakın arkadaşı Halil Soyuer, hatıralarında Rıza Polat Akkoyunlu’nun portresini şu cümlelerle çizmiştir: “1947 yılının Mart ayı mıydı neydi? Ulus alanındaki İstanbul Pastanesi’ne gitmiştim. Şair Osman Attila biriyle oturuyordu karşıda. Lacivert takım elbiseli tertemiz giyimli, briyantinli saçlarını arkaya taramış bu esmer kişi şair Rıza Polat Akkoyunlu’ymuş. Yozgat’ta sürdürdüğü lise öğretmenliğinden istifa etmiş, Ankara’ya gelip yerleşmiş, iş arıyormuş sağda solda. Hemen o gün kaynaşıverdik birbirimize. Adanalı’ydı, kendisi de dostluğu gibi sımsıcaktı. O yıllarda dilden dile dolaşan ‘Nokta Noktam’ şiirinin şairiydi.” (Soyuer 1982: 5)
Rıza Polat’ın “Delikanlı” isimli şiiri oğlu Mutsel tarafından, “Aynalar” adlı şiiri ise Selahattin Pınar tarafından bestelenmiştir.
İki kez evlendi. İlk evliliğinde 4, ikinci evliliğinden 2 çoçuk babasıydı. 1970 yıllında vefat ettiğinde 59 yaşındaydı.
-
Şiir
- Bir Yangının Külleri (1936)
- Bir Ayda Altı Ok, Ölümsüz Bahar (1950)
- Bende Kalan Mektuplar (1950)
- Güneyde Bahar (1955)
- Güneyden Geliyorum (1960)
Başkentte Koltuk Meyhaneleri
İşte böyle Salih
İşte böyle kardeşim
Akşamları olmaya görsün bir kez
Buğusu üstünde bir somun gibi
Gözümde tütmeye başlar
Bu dertli kentin en dertli yeri
Koltuk meyhaneleri
Alışılmış bir düzendir bu, bozulmaz
Boşsa cebim
Daktilo kızlardan borç alıp’Derdalan’ parasını
Herkesten önceben düşerim o yere
Oyerdeki köşeme
Yumulurum şişeme
Daha ilk kadehte bir sökündür başlar
Her günkü arkadaşlar
İşe küskün cebe dargın boy verirler şöyle bir bir
Gene en başta Mehmet İspir
Arkasından zavrak İsmail’le postacı Nedim
Derken efendim
Gözlerinde gülüşlerin en tatlısı
Koltuğunda ney
Hey gidi dünya hey
Bu herkesin bildiği eski spiker Doğan Ülker
Bu yerlerde çürüttük Salih bu yerlerde
O güzelim gençliğin neyse bütün varını
Düşünmedim yarını
Düşünmedim karların böyle birden bire bastırıp
Birden bire yağacağını
Ve bu yerlerin bizi alın terimizi
Sağmal bir inek gibi sağacağını
Düşünmedim kardeşim, düşünmedim
Savrulan yapraklarıyla geliverdi güz
Çatladı nar örtük bütün kapılar
Dün yine aybaşı idi, olmaz olsun
Delik geniş yama dar
Gözlerimin önünden geçti bir bir
Asık suratlı alacaklılar
Uğrayamadım semtine kasapla manavın
Geçemedim dükkanı önünden bakkal Mustafa’nın
Suçlu bir insanmışım gibi gittim işime
Biliyorum Salih biliyorum
Küfretmişlerdir yine gelmişime geçmişime
Ne dersin ne söylersin
Bu ay da veremedim ev kirasını
Ve bu sabah tutuşturup bir kaç kuruşla yol parasını
‘Seni annen istiyormuş’ dedim
El kızını sepetledim
Ben böyle olacak adam mıydım
Böyle olacak adam mı Salih
Ama neyleyim elimden tutmadı talih
İçsem şaraptan
İçmesem ıstıraptan
Sarhoşum Salih sarhoş
Zaman
Lokasyon
İskenderun asri mezarlığı
İskenderun asri mezarlığı - 554/1. Sk., 31290 Karaağaç/İskenderun/Hatay