Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır

Rıza Nur

2021Çar08EylTüm günRıza NurSiyasetçi, hekim, yazar ve TC ilk milli Eğitim bakanı

Anma detayları

Rıza Nur (d. 30 Ağustos 1879, Sinop – ö. 8 Eylül 1942, İstanbul)

II. Meşrutiyet’in ilanı ile açılan Osmanlı Meclisi Mebusan’ının ilk döneminde ve 1. ve 2. Dönem TBMM’de Sinop milletvekilliği yaptı, TBMM tarafından seçilen I. İcra Vekilleri Heyeti içinde Türkiye’nin ilk Maarif Vekili (Eğitim Bakanı) oldu, Moskova Antlaşması ve Lozan Antlaşması müzakerelerine katıldı.

Çocukluğu ve eğitimi
30 Ağustos 1879 tarihinde Sinop’ta doğdu. Zor bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Sinop’ta yaptıktan sonra İstanbul’a gelerek Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ne girdi. Sonra Tıbbiye İdadisi’ni (Tıp Lisesi) ve Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’yi (Askeri Tıp Okulu) tabip yüzbaşı olarak bitirdi. 1901 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde staj yaparken çalışkanlığı ile Alman hocaların ilgisini çekti ve orada asistan oldu. Önce Prof. Dr. Deike Paşa’nın yanında çalıştı, sonra cerrahi kısmına geçti. Prof. Dr. Wietin Paşa’nın yanında çalışarak operatör oldu. Bu arada fenni sünnet usul ve aletlerini anlatan özgün bir kitap yazdı. Önce padişaha sunulan kitap, daha sonra yayımlandı ve Prof. Wieting tarafından bir kısmı Almancaya çevrildi.

Memuriyeti
1903 yılında Rumeli Zibefçe gümrük kapısına bakteriyolog olarak atandı. 1905 yılında Gülhane’ye yardımcı öğretmen, 1907 yılında da Askeri Tıbbiye’ye cerrahi hocası oldu.

II. Meşrutiyet sırasında
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra yapılan seçimlerde Sinop’tan milletvekili seçilerek Meclis’e girdi. İttihatçılara yönelik ağır muhalefeti sebebiyle profesörlük yaptığı Askeri Tıbbiye’deki görevinden alındı. Daha sonra binbaşı rütbeleri de söküldü. Eleştirilerini keskin bir dille sürdürmesi üzerine üç ay hapis yattı ve Bekirağa Bölüğü’nde idamını beklerken Cemal Paşa’nın emriyle sürgüne gönderildi. 8 yıllık sürgünden sonra ancak Mütareke döneminde İstanbul’a dönebildi. 1920 yılına kadar kaldığı Mısır’da Cemiyet-i Hafiye ve Türkiye’nin Tarik-i Selameti (Türkiye’nin Kurtuluş Yolu) adlı eserlerini kaleme aldı. Balkan Savaşı’na da katıldığı bilgisi yer almaktadır

TBMM ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti fikri
TBMM 1. Dönem ve 2. Dönem’de Sinop milletvekili olarak yer aldı. Maarif Vekilliği yaptı. 1920 yılında Sovyetler Birliği ile dostluk ve yardım antlaşması yapmak üzere Moskova’ya gönderilen heyete delege olarak katıldı. Çiçerin ve Josef Stalin ile görüştü. TBMM hükümeti adına Moskova Antlaşması’nı Ali Fuat Paşa ve Yusuf Kemal Tengirşenk ile birlikte imzaladı. Cumhuriyet’in ilanına kadar bütün hükümetlerde sıhhiye vekili olarak görev aldı. Sakarya Meydan Muharebesi’ne doktor olarak fiilen katıldı. Lozan Konferansı’na ikinci delege olarak katıldı. 2. dönemde yeniden Sinop milletvekili olarak Meclis’te yer aldı. 14 cilt tutan Türk Tarihi’ni bu sıralarda yazdı. 1926 yılında Sinop’ta bir kütüphane kurarak, gelir kaynakları ile birlikte kamuya vakfetti.

Atatürk ve Rıza Nur
Atatürk ile arası açıldı. Milletvekili olduğu halde, İzmir Suikastı’na karışanların idam edilmeleri ve bunların kendisi gibi muhalif kimseler olmaları sebebiyle yurdu terk etti. 1926 yılında kitabında belirttiği bu gibi kuşku ve korkular nedeniyle Fransa’ya gitti ve Paris’e yerleşti. Mehmet Cavit Bey ve diğer suikastçı olduğu iddia edilenlerin, politik karşıtı olduklarından dolayı şahsen sevmemesine rağmen, onların komploda yer almadıklarını, dolayısıyla haksız yere öldürüldüklerini savundu.Atatürk’ün alkolizmi iddiası hakkında geniş ölçüde yazdı. Atatürk ve yeni rejimin aleyhinde yazdıkları ona saltanatçı ve İslamcı tarih revizyonistleri arasında popülerlik kazandırdı.

Daha sonra Fransa’dan Mısır’a geçti. İskenderiye’de bu kez 12 yıl süren bir gurbet dönemi yaşadı. Bu arada Türkbilik Revüsü adlı yıllık bir Türkoloji dergisini yayımladı. Leiden’de toplanan Şarkiyatçılar Kongresi’nde Reşit Saffet’le birlikte Türkiye’yi temsil etti. Öğrenciliğinden beri hayranı olduğu Namık Kemal üzerine 720 sayfalık bir inceleme yazdı. 1934 yılında Soyadı Kanunu’nun çıkmasından sonra “Nur” soyadını aldı.

1938 yılında, Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat etmesinden sonra Türkiye’ye döndü. Vefat edene kadar İstanbul, Taksim’de kiraladığı 3 odalı bir apartman dairesinde yaşadı. Burası aynı zamanda Tanrıdağ dergisinin de idarehanesi oldu. 8 Eylül 1942 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Hayat ve Hatıratım olarak bilinen 4 ciltlik kitabın ilk iki cildinde kendi hayatını ve hatıralarını, ikincisinde İnönü ile ilgili anılarını, son cildinde ise Atatürk ile ilgili anılarını anlatır. Bu kitabında her ikisine de ağır ithamlar mevcuttur. Anılarında İnönü’nün Kürt, Abdülhalik Renda’nın Arnavut, Rauf Orbay’ın ise Kafkasya kökenli olduğunu iddia etti. Atatürk’ün ise I. Dünya Savaşı’nda hızla yükseldiği Çanakkale Cephesi’nden beri Almanlarla iş birliği yaptığını öne sürdü.

Anılarını 1935 yılında, British Museum’a, 1960 yılına kadar yayımlanmamak kaydıyla gönderir. Altındağ Yayınları tarafından mikrofilm olarak getirilen Hayat ve Hatıratım’ın ilk iki cildi, 1967 tarihinde tek cilt olarak ve sansürlü bir şekilde yayımlanmış olmasına rağmen 5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu kapsamında toplatılmıştır. Bunun üzerine, yayınevi son iki cildi aynı yıl içinde ayrı ayrı ciltler halinde sansürsüz bir şekilde yayımlanmış, ancak bu ciltler de toplatılmıştır.  Yıllar sonra ilk üç cilt sansürlü bir şekilde tekrar piyasaya sürülmüştür. Kitabın orijinali ve sansürsüz baskısı Türkiye Cumhuriyeti’nde yasaklanmıştır.

Rıza Nur’dan Lozan Antlaşması
« Lozan, Türk zaferinin bedeli değildir. Eksiktir, noksandır, kusurludur. Oluk gibi akan Türk kanı ve zafere bağlanan Türk ümidinin karşılığı olmamıştır. İsmet’e beş on defa söyledim: “Bu muahedeyi yaptık. Bunda türlü gayeler vardır. Muahedenin tatbikatının bu gayelere doğru fiilen yürütülebilmesi için “muahedenin tatbikatı komisyonu” diye bir komisyon yap. Bir de bu gayeleri gizli olarak yazalım, bu komisyona ver. Başvekil idi, yapardı, yapmadı. Halbuki bir yıl sonra Yunanistan buna benzer bir heyet yaptı. »
Hayat ve Hatıratım
Rıza Nur eserlerinde ayrıca, Lozan’daki heyetle birlikte iken Atatürk ve İsmet İnönü arasında -kendisi de heyette olduğu halde içeriğini bilmediği- çok gizli telgraf yazışmaları olduğunu, bunların Türkiye’nin Lozan’daki bazı önemli kayıplarını ve Lozan’ın gizli kalmış yönlerini de açıklayabileceğini öne sürdü fakat iddialarını ispatlayamadı.

Eserleri
Yeni Usulü Hitan (sünnet) ve Yeni Kıskaç (1909)
Fenni Cerrahi Ortopedi (1910)
Gurbet Dağarcığı (1919)
Cemiyet-i Hafiye
Türkiye’nin Tarik-i Selameti
Türklük Duası
Hürriyet ve İtilaf nasıl doğdu nasıl öldü? (1919, Kitabevi Yayınları)
Türk Tarihi (1924-1926, 14 cilt, Toker Yayınları)
Cemiyet-i Hafiye (İşaret Yayınları)
Moskova – Sakarya Hatıraları (Boğaziçi Yayınları)
Lozan Hatıraları (Boğaziçi Yayınları)
Oğuzname destan denemesi (1928)
Namık Kemal (1936)
Hücumlara cevaplar (polemik)
Türk Bilik (dergi)
Tanrıdağ (dergi)
Hayat ve Hatıratım (1968, Altındağ Yayınları)
Hayat ve Hatıratım (1982, Frankfurt – Tam metin)

Zaman

8 Eylül 2021 Tüm gün(GMT+03:00)

Lokasyon

Merkezefendi Mezarlığı

Merkezefendi Mezarlığı - Merkezefendi,34015 Zeytinburnu/İstanbul

Diğer anmalar

Bu anmayı paylaş

Yol Tarifi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top

Oturum aç

Or with username:

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı mı unuttunuz?

Hesap bilgilerinizi girin ve şifrenizi sıfırlamak için size bir link göndereceğiz.

Şifre sıfırlama bağlantınız geçersiz veya süresi dolmuş görünüyor.

Log in

Privacy Policy

Sosyal giriş bilgilerini kullanmak için verilerinizin bu web sitesiyle depolanması ve işlenmesi konusunda hemfikir olmak zorundasınız. %Politika merkezi%

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.