Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır

Refik Ahmet Nuri Sekizinci

2025Per06MarTüm günRefik Ahmet Nuri SekizinciOsmanlı tiyatro oyuncusu, oyun yazarı, bürokrat ve 12. Fenerbahçe SK başkanı

Anma detayları

Refik Ahmet Nuri Sekizinci veya İbn-ür Refik Ahmet Nuri Sekizinci, (d. 1874, İstanbul – ö. 6 Mart 1935, Ankara)

En sevdiği oyunu “Sekizinci” olduğu için sonradan soyadı olarak almıştır. Edebiyat dünyasında daha çok uyarlamalarıyla tanınmaktadır.

Meşrutiyet dönemi oyun yazarı olan Refik Ahmet Nuri, cumhuriyet devrinde de yazmayı sürdürdü. Bir komedi ve vodvil ustası olan yazarın en tanınmış oyunu, Alfred Savoir’ın La Huitième Femme de Barbe-Bleu (Mavi Sakalın Sekizinci Karısı) adlı oyunundan uyarladığı Sekizinci (1922) idi. Bu nedenle Sekizinci adını kendi soyadı olarak kullanmıştır.

Yaşamı
1874 yılında, İstanbul’da Üsküdar’ın Ayazma mahallesinde doğmuştur. Dedesi fes nâzırı Süleyman Paşa, babası Üsküdar mahkemesi sorgu hâkimi (müstantik) Mehmed Refik Bey’dir. Bu sebeple İbnürrefik Ahmed Nuri diye anılmıştır. İlk eğitimini Doğancılar Sıbyan Mektebinde tamamladı, ardından Üsküdar’da Rüstem Paşa Mekteb-i İptidaisine kaydoldu. Bir süre Paşakapısı Askerî Rüştiyesine devam ettikten sonra 1881’de Mekteb-i Sultani’ye yazıldı. Buradaki eğitimini 1884’te yarım bıraktı. Bu okulda geçirdiği üç yıllık eğitim sürecinde bir yıl Fransızca eğitim gördü. 1884’te Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği ve Karantina Dairesi’nde çalıştı. Bu idare Lozan Anlaşması ile dağılınca muhasebe dairesinden emekli oldu. 1923’te Mahmut Yesari ve Reşat Nuri Güntekin ile birlikte “Kelebek” adında haftalık mizah dergisi çıkardı. 1915’te İstanbul Şehir Tiyatrosu yönetim kuruluna üye seçildi. 6 Mart 1935 tarihinde, Ankara Halkevi Tiyatro Kolu’nda rejisör bulunduğu sıralarda öldü

Tiyatroya ilgisi çocukluğunda başladı. Lise çağlarında arkadaşlarıyla büyük bir bahçede mahalle halkına oyunlar sunardı. İkinci Meşrutiyet’in ardından Millî Osmanlı Tiyatrosu adıyla amatör bir tiyatro grubu kuran arkadaşı Reşat Rıdvan ile birlikte Selanik’e kadar gitti. Namık Kemal’in “Vatan” piyesini oynadılar. İttihat ve Terakki Cemiyeti yararına sahnelenen oyunu bir kere Harbiye Nezâreti bahçesinde gerçek asker ve toplarla oynadıklarında büyük ilgi uyandırdı.

Osmanlı Donanma Cemiyeti’nin bir temsil heyeti kurması üzerine bu heyetin yazarları arasına katıldı. Bir süre sonra Darülbedayi’nin kuruluşundaki kurulda yer aldı, 10 sene kadar Darülbedayi’de çalıştı. Darülbedayi’den ayrıldıktan sonra gezgin bir topluluk kurarak Anadolu’ya turneye çıktı. 1932’de Ankara Halkevi Sahnesi’nde yönetmen olarak çalışmaya başladı; oyunlarda görev aldı 1935 yılında hayatını kaybedinceye değin burada çalıştı.

İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci; hem güldürü, hem ibret verici tiyatroyu yurdumuza yerleştiren, halkın gülme ihtiyacını ön plana alan, yazarlıkla oyunculuğu birleştiren bir sanatçıdır. Elliyi aşkın telif, adapte vodvilleri ile komedileri vardır. Kendi el yazısıyla yazıp bıraktığı biyografisinde tiyatro sevgisini şöyle anlatıyor:

« Çocukluğumdan beri edebiyata çok merakım vardı. O zamanın maruf ediplerinden Namık Kemal, Ziya Paşa’yı, Muallim Naci’yi, Abdülhak Hamid’i okudum. Tiyatroya merakım çoktur. Güllü Agop’un tesis ettiği Osmanlı Tiyatrosu’na çok giderdim. Burada nadiren oynanan ve az çok kıymetli edebiyesi olan piyesleri tercih ederdim.
Ben Galatasaray Sultanisi’nde iken Tıbbiye ve Harbiye talebesinden arkadaşlarımdan birkaçını kandırdım, aramızda para topladık, birimiz büyük bahçesinde büyük bir sahne inşa ettik. Ramazan geceleri kolu komşuya o zamanın usulünde yazılmış eserleri temsil ederdik. En başta Namık Kemal’in “Zavallı Çocuk” namındaki dramı vardı. Ben “Çoban Kızı” namında bir komedi yazmıştım. Bunu çok temsil ettik. Çünkü seyircinin çok hoşuna gitmişti. O zaman anladım ki, halkın gülmeye daha çok ihtiyacı var. Onun için Meşrutiyet’ten itibaren yazdığım eserlerimin çoğu vodvildir. Hâlâ o kanaatteyim ki, tezli piyeslerde muharrirlerin tasvir ettikleri vakalar vodvil şeklinde temsil edilirse halka daha faydalı ibret verir. Fakat bu piyeslerdeki nükteler nezih ve edebî olmak şartıyle, bence tiyatro sahnesi edebiyat meşheridir.
Tanin gazetesinin himayesi altında Enver ve Niyazi kruvazörleri menfaatine “Vatan Yahut Silistre” piyesini oynamaya teşebbüs ettik. Bize iştirak eden amatörler meyanında Raşit Rıza, Nurettin Şefkati, Şadi, Muvahhit ve Rıza Fazıl gibi kıymetli sanatkârlar vardı. Piyesi Kuleli ve Darüşşafaka mekteplerinde temsil ettik. Sonra Osmanlı Donanma Cemiyeti kuruldu ve ben de Heyeti Edebiye’ye dahil oldum. Faaliyet arzu ettiğim veçhile ciddî ve temiz idi. Bunu gördükçe biz de tiyatronun inkişaf edeceğine iman ettim ve piyes yazmağa başladım. O günden bugüne kadar yazdığım dram, vodvil, komedi küçük büyük elliden fazladır. »
Aynı zamanda bir spor adamı olan Ahmet Nuri, 1918–1919 yılları arasında Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlığı yaptı.

Tiyatro Eserleri
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci; 1908 Meşrutiyet sonrası, gerçek tiyatro yazarlarının öncüleri arasına katılır. Tiyatro yapıtlarında halkı güldürürken eğlendirmeyi, “faydalı ibret verici” oyunlar yazmaya öncelik tanır. Halkın gülmeye çok ihtiyacı olduğuna inanır. Tiyatro yapıtlarının çoğu uyarlamadır. O bunlara yaratıcı tiyatro gücünü katma ustalığı gösterir.

Başlıca tiyatro eserleri:
Âlemdar
Asrî Hülyalar
Aşk-i Atik
Bir Nokta
Büyük Baba
Ceza Kanunu
Çoban Kızı
Çürük Merdiven
Sekizinci
Dokuzuncu
Dört Cihar
Fener Bekçileri
Fırsat Yoksulu
Gelin Kaynana
Yavuz Hırsız
Hisse-i Şayia
Hüsmen Ağa
İpekçi Merhum
Kuş Kafesi
Kibir ve İnat
Sınıf Arkadaşı
Nâkıs
Odalık
Pembe Köşk
Sivrisinekler
Son Ateş
Şair
Yalancının Mumu
Yataklı Vagonlar
Yavrum Komiser
Yegâne · Zamaneler
Zühal Burcunda
Zaptiye Nazırı
Tecdid-i Nikâh
Şer’iye Mahkemesinde
Sürurî Apartmanı
Nurbaba Köşkü
Nel Kulesi
Monte Kristo
Lokmanzade
Kısmet Değilmiş
Kadın Tertibi
Hoşkadem Gebe
Himmetin Oğlu
Eski Âdetler
Belkis
Asrî Olalım

Aşiyan Mezarlığı

Aşiyan Mezarlığı - Rumeli Hisarı, 34470 Sarıyer/İstanbulAşiyan Mezarlığı, İstanbul'da Bebek ile Rumelihisarı arasındaki sırtlarda bulunan Aşiyan semtinde İstanbul Boğazı'na bakan mezarlıktır. 16. yüzyıldan itibaren Bebek ve Rumelihisar'ı mahallelerindeki Müslüman halkın defnedildiği bir mezarlıktır. İLETİŞİM: Mezarlıklar Müdürlüğü Merkez Bina Telefon:(0212) 312 65 85 Faks: (0212) 211 51 31 Adres: Büyükdere Caddesi Zincirlikuyu mezarlık alanı girişi, Şişli-İSTANBUL Beyoğlu Bölge Müdür Yardımcılığı : Adres : Büyükdere Cad. Zincirlikuyu mezarlık girişi Şişli-İSTANBUL Beyoğlu, Kağıthane, Beşiktaş, Sarıyer, Şişli ilçelerine hizmet vermektedir. Tel : 0212 312 65 85 Fax: 0212 347 10 80

Aşiyan Mezarlığı

Bu anmayı paylaş

Yol Tarifi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top

Oturum aç

Or with username:

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı mı unuttunuz?

Hesap bilgilerinizi girin ve şifrenizi sıfırlamak için size bir link göndereceğiz.

Şifre sıfırlama bağlantınız geçersiz veya süresi dolmuş görünüyor.

Log in

Privacy Policy

Sosyal giriş bilgilerini kullanmak için verilerinizin bu web sitesiyle depolanması ve işlenmesi konusunda hemfikir olmak zorundasınız. %Politika merkezi%

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.