Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır

Nurullah Ataç

2027Pzt17MayTüm günNurullah AtaçYazar, şair, eleştirmen, denemeci

Anma detayları

Nurullah Ataç (d. 21 Ağustos 1898,İstanbul – ö. 17 Mayıs 1957,İstanbul)

21 Ağustos 1898’de Joseph von Hammer’in Osmanlı Tarihi isimli kitabı Türkçeye çeviren Mehmed Atâ Bey’in oğlu olarak İstanbul’da doğdu. Nurullah Ataç’ın babası Mehmet Ataç başarılı bir bürokrat idi. İlkokuldan sonra Galatasaray Lisesi’nde 4 yıl okudu. Daha sonra eğitimini İsviçre’de sürdürdü. Babasının ölümünün ardından 1919’da İstanbul’a döndü. 1922 yılına kadar İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni sürdürdü tamamlayamadı. Fransızca öğretmenliği ve tercümanlık yaptı. 1945’ten sonra Cumhurbaşkanlığı çevirmeni olarak görev yaptı.

1926 yılında Leman Ataç ile evlendi. Bu evlilikten 1926’da, daha sonra babasının yaşamından kesitler anlattığı kitabı “Babam Nurullah Ataç”ı yazacak olan Meral Ataç Tolluoğlu doğar.

TDK yayın kolu başkanı oldu. İlk şiirleri Dergâh’ta yayımlandı. Fransız, Latin ve Rus klasiklerinden çeviriler yaptı. Gazete ve dergilerde eleştiri ve deneme türünde yazılar yazdı. Eleştiri yazılarıyla Türk edebiyatında izlenimci eleştirinin ilk örneklerini verdi. Akşam’da tiyatro eleştirmenliği, Hakimiyeti Milliye, Ulus, Milliyet, Tan, Posta, Cumhuriyet, Son Havadis, Dünya gazetelerinde eleştiri yazıları çıktı. Denemeleri Türk Dili, Varlık, Yedi gün, Ülkü, Seçilmiş Hikayeler dergilerindedir.

Ataç yazı yaşamına tiyatro eleştirisi ile başlamıştır. İlk yazısı 1921’de Dergâh’ta yayımlanan “Türk Tiyatrosunda İlk Göz Ağrısı” adlı tiyatro eleştirisidir. Ataç, tiyatro eleştirisi ile ilgili yazılarını Dergâh ve Akşam dışında Hâkimiyet-i Milliye, Milliyet, Son Posta, Haber-Akşam Postası, Ulus, Son Havadis gazetelerinde ve Hayat, Darülbedayi (Türk Tiyatrosu), Yeni Adam, Ülkü dergilerinde yayımlamıştır. Bu gazete ve dergilerde 1921-1957 yılları arasında tiyatro hakkında yaklaşık 125 yazısı bulunmaktadır ve bu yazıları kitaplarına girmemiştir. Ataç, tiyatro eserleri için yazdığı eleştirilerle Türk tiyatrosu için bir yol gösterici olmuştur. Batılı tiyatroyu yakından tanıyan Ataç, Türk tiyatrosunun ve seyircisinin Batı’nın seçkin oyunlarını oynayacak ve izleyecek düzeye gelmesi için çok çaba harcamıştır. Ataç tiyatro hakkında yazmış olduğu eleştirilerle yalnızca tiyatro sanatı ile ilgili teorik görüşlerini ve Türk tiyatrosunun tarihî gelişimini gözler önüne sermekle kalmamış, aynı zamanda bu sanatın Türkiye’de gelişimine de katkıda bulunmuştur.

Yazınsal biçemi
Dil devrimi ve dilde yalınlaşmanın savunucularındandır. Türkçedeki yabancı sözcükleri kullanmamış, dille düşünce arasında dolaysız bir ilişki olduğunu, somut düşünme geleneğinin doğabilmesi için kavramların saydam, hangi kökten geldiklerinin anlaşılır olması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yol da, Ataç’a göre, Latince, Grekçe, Farsça, İngilizce, Arapça gibi yabancı dillerin eğitimini zorunlu kılmak başarılamayacağına göre, bunlardan alınan sözcüklerin Türkçeleştirilmesinden geçer:

“ Uydurma dil dediler mi, bir şey söylediklerini sanıyorlar. Söyleyim ben size; Bu uydurma sözünü, Türkçecilik akımına karşı bir silah diye kullanmaya kalkanlardan ne dediğini bilen, şöyle gerçekten düşünerek konuşan bir tek kişi tanımıyorum. Evet, uyduracağız, bizim yaptığımız, uydurduğumuz kelimeler de yavaş yavaş halka işleyecek, eski Arapça, Farsça kelimelerin işlediği gibi. Onların yerini tutacak „

Bazı yazılarında arı Türkçe kullandığı için anlaşılmaz olarak eleştirilmiştir. Onu eleştirenler arasında Attilâ İlhan, Halit Fahri Ozansoy gibi isimler vardır. Divan Edebiyatı geleneğini iyi bildiği anlaşılır, kişisel olarak zevk aldığını da belirtir, ancak zamanını doldurmuş bir edebiyat olduğu görüşündedir. Yazı diliyle konuşma dili arasındaki uçurumu kapatma çabasının bir parçası olarak özgün Türkçeyi ve devrik cümleyi kullanmasıyla döneminin yazarlarını da, daha sonraki kuşakları da etkilemiştir.

“ Oysaki ben, öz Türkçe için nice kazançları teptim, rahatımı kaçırdım, üzdüm kendimi, adımı deliye çıkarttım. Hepsi de ne dediklerini bilmez, kafalarına düşüncenin gölgesi bile girmemiş birer alıktır bana deli diyenler. Öz Türkçeye özenişim de duygularımın etkisiyle değildir. Latince, Yunanca öğretilmeyen bir ülkede tek doğru yolun, tek usul (akla uygun) yolun öz dile gitmek olduğunu düşüncemle anladım da onun için o yolu buldum. „

1955 yılında gut ve şeker hastalığı ortaya çıktı. Eşinin 1955 yılında ölümünün ardından karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları başladı. 17 Mayıs 1957 yılında İstanbul Numune Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Kabri Zincirlikuyu mezarlığındadır

Ölümünden sonra birçok yazın ve sanat dergisinde kendisi için özel sayı çıkartılmıştır ve hakkında 2 kitap hazırlanmıştır. Bunlardan ilki 1959’da Tahir Alangu’nun hazırladığı Ataç’a Saygı isimli, O’nun için yazılmış yazıların derlendiği bir kitaptır. İkincisi ise, Türk Dil Kurumunun 1962’de Ankara’da çıkardığı Ataç isimli kitaptır.

Eserleri
Günlerin Getirdiği (1946)
Karalama Defteri-Sözden Söze (1952)
Ararken (1954)
Diyelim (1954)
Söz Arasında (1957)
Okuruma Mektuplar (1958)
Günce (1960)
Prospero ile Caliban (1961)
Söyleşiler (1962)
Günce 1-2 (1972)
Dergilerde (1980)
Sevgi Üzerine Sözler
Hakkında yazılanlar
(1945) Çağdaş, Seyfeddin Orhan. Nurullah Ataç ve Şairleri
(1959) Alangu, Tahir. Ataç’a Saygı
(1963) And, Metin. Ataç Tiyatroda
(1963) Çolpan, Yılmaz. Ataç’ın Sözcükleri
(1964) Ulçugür, Saadet. Nurullah Ataç
(1968) Bezirci, Asım. Nurullah Ataç
(1968) Salihoğlu, Mehmet. Ataç’la Gelen
(1968) Ataç’ı Anış (TDK)
(1980) Tolluoğlu, Meral Ataç. Babam Nurullah Ataç

Zincirlikuyu Mezarlığı

Zincirlikuyu Mezarlığı - Esentepe Mh. 34394 Şişli/İstanbul Türkiyeİstanbul’un Şişli ilçesinde, Esentepe ile Levent arasında, bulunduğu Zincirlikuyu semtiyle aynı adı taşıyan mezarlıktır.. Girişi Nisbetiye Caddesi-Büyükdere Caddesi bağlantı yolu üzerindedir. İLETİŞİM: Mezarlıklar Müdürlüğü Merkez Bina Telefon:(0212) 312 65 85 Faks: (0212) 211 51 31 Adres: Büyükdere Caddesi Zincirlikuyu mezarlık alanı girişi, Şişli-İSTANBUL Beyoğlu Bölge Müdür Yardımcılığı  ve Beyoğlu Cenaze İşleri Şefliği : Adres : Büyükdere Cad. Zincirlikuyu mezarlık girişi Şişli-İSTANBUL Beyoğlu, Kağıthane, Beşiktaş, Sarıyer, Şişli ilçelerine hizmet vermektedir. Tel : 0212 312 65 85 Fax: 0212 347 10 80

Zincirlikuyu Mezarlığı

Bu anmayı paylaş

Yol Tarifi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top

Oturum aç

Or with username:

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı mı unuttunuz?

Hesap bilgilerinizi girin ve şifrenizi sıfırlamak için size bir link göndereceğiz.

Şifre sıfırlama bağlantınız geçersiz veya süresi dolmuş görünüyor.

Log in

Privacy Policy

Sosyal giriş bilgilerini kullanmak için verilerinizin bu web sitesiyle depolanması ve işlenmesi konusunda hemfikir olmak zorundasınız. %Politika merkezi%

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.