Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır17 Aralık 202417 Aralık 2026
Mevlana Celaleddin-i Rumî
2025Çar17AraTüm günMevlana Celaleddin-i RumîŞâir, düşünce adamı ve mutasavvıf.
Anma detayları
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (Farsça: مولانا جلال الدين رومي/Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî; 30 Eylül 1207, Belh – 17 Aralık 1273, Konya), Mevlânâ 30 Eylül 1207 tarihinde Horasan’ın Belh bölgesinde, Afganistan
Anma detayları
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (Farsça: مولانا جلال الدين رومي/Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî; 30 Eylül 1207, Belh – 17 Aralık 1273, Konya),
Mevlânâ 30 Eylül 1207 tarihinde Horasan’ın Belh bölgesinde, Afganistan sınırları içinde kalan Vahş kasabasında doğmuştur. Annesi, Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harezmşahlar hanedanından Fars Prensesi, Melîke-i Cihan Emetullah Sultan’dır.
Babası, “alimlerin sultânı” unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled; büyükbabası, Ahmed Hatîbî oğlu Hüseyin Hatîbî’dir. Babasına Sultânü’l-Ulemâ unvanının verilmesini kaynaklar Türk gelenekleri ile açıklamaktadır. Etnik kökeni tartışmalı olup; Fars, Tacik veya Türk olduğu yönünde görüşler mevcuttur.
Mevlânâ, dönemin İslâm kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan ve Sultan-ül Ulema (Alîmlerin Sultânı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled’in oğludur. Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled’in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya’ya gelen Seyyid Burhaneddin’in mânevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl ona hizmet etmiştir. 1273 yılında vefat etmiştir.
Mevlânâ, yazdığı Mesnevî adlı eserinde kendi adını Muhammed bin Muhammed bin Hüseyin el-Belhî şeklinde vermiştir. Burada yer alan Muhammed isimleri baba ve dedesinin ismi, Belhî ise doğduğu şehir olan Belh’e nispettir. Lakabı Celâleddin’dir. “Efendimiz” anlamındaki “Mevlânâ” unvanı onu yüceltmek maksadıyla söylenmiştir. Bir diğer lakabı olan Hudâvendigâr ise Mevlânâ’ya babası tarafından takılmıştır ve “sultan” manasına gelmektedir. Mevlânâ, doğduğu kente nispetle Belhî şeklinde anıldığı gibi hayatını sürdürdüğü Anadolu’ya nispetle kendisine Rûmî de denmektedir. Ayrıca müderrisliği nedeniyle Molla Hünkâr ve Mollâ-yı Rûm olarak da anılmaktaydı.
İlk eşi Gevher Hatun ölünce, Mevlânâ Konya’da ikinci kez Gera Hatun ile evlenmiş ve ondan Muzafferettin Alim Çelebi adında bir oğlu ve Fatma Melike Hatun adında bir kızı olmuştu. Mevlânâ’nın soyundan gelen Çelebiler, genellikle Sultan Veled’in oğlu Feridun Ulu Arif Çelebi’nin torunlarıdır; Fatma Melike Hatun’un torunlarıysa Mevlevîler arasında İnas Çelebi olarak anılırlar.
Tasavvufta Mevlevî yolunun öncüsüdür. Mevlana portresini ve Mevlana Türbesini ilk defa yaptıran Prenses Gürcü Hatun ile yakın dosttur. Bilinen tek Mevlânâ portresinin ve Mevlânâ türbelerinin ortaya çıkışı bu şekilde olmuştur.
Çalışma yıllar boyu sürdü. Yapıt, 25.700 beyitten oluşan 6 ciltlik bir bütündü. Tasavvuf öğretisini çeşitli öyküler aracılığıyla anlatıyor, olayları yorumlarken tasavvuf ilkelerini açıklıyordu. Mesnevî bittiği zaman artık epeyce yaşlanmış olan Mevlânâ yorgun düşmüş, ayrıca sağlığı da bozulmuştu. 17 Aralık 1273’te de vefat etti. Mevlânâ’nın vefat ettiği gün olan 17 Aralık, düğün gecesi anlamına gelen ve sevgilisi olan Rabb’ine kavuşma günü olduğu için Şeb-i Arûs olarak anılır.
Zaman
Lokasyon
Mevlana Camii, Müzesi ve Türbesi - Aziziye, Aslanlı Kışla Cd., 42030 Karatay/Konya