Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır

Ferhan Onat

2029Pzt25HazTüm günFerhan OnatSoprano, TC. ilk soprano sanatçısı

Anma detayları

Ferhan (Gürgân) Onat (d.09.Şubat.1929,İstanbul – ö. 25.06.1982,İstanbul)

İstanbul’da, Fatih’te dünyaya geldi. Batı müziğine olan ilgisi nedeniyle, ortaokulu tamamladıktan sonra Ankara Konservatuarı sınavlarını kazanarak, Konservatuarın viyolonsel bölümüne kaydoldu.  Bu bölümde ünlü hocalardan David Zirkin iikkati çekmiş. Ve bu, tamamıyla faklı bir kariyerin başlangıcı olmuştur. Yardımcı olarak şan derslerialmaya başlayan Ferhan Onat, önce Frieda Böhm , sonra Maria Callas’ın da hocası olan İspanyol eğitimci Elvira de Hidalgo (1892-1980) ile çalışmaya başlar. Konservatuar yılları sırasında, sonradan eşi olan tenor Doğan Onat’la tanışan Ferhan Onat, aşık olduğu Doğan Onat’la gizlice evlenince, okul kurallarına aykırı hareket etmekten dolayı, Konservatuar’dan uzaklaştırılıyor. Eğitmeni Hidalgo ile şan derslerini sürdüren sanatçı, bir yandan da Opera korosuna girer ve işte orada yeteneği, güzel sesiyle dikkatleri çekiyor. Bu arada 1953 yılında çiftin bir kızları (Gül) oluyor. Gül, anne-babası gibi sanatçı olacak, kendini tiyatroya adayacaktır.

1950’de Rigoletto’da üç buçuk ay müddetle oynadım.” 18 Ekim 1950 tarihinde prömiyeri yapılan eseri Aydın Gün sahneye koyar.. “Gilda” rolü Ferhan Onat’ın âdeta özdeşleştiği bir rol olur ve defalarca, yurt içi ve yurt dışında başarıyla seslendirir bu karakteri. Müzik eğitimcisi Halil Bedii Yönetken, o dönemde çıkan bir yazısında şöyle der: “ İlk Türk Gilda’sı, koloratur soprano Ferhan Onat temsilde herkesin ilgisini çekmiş ve aryaları sonunda hararetle ve uzun uzadıya alkışlanmıştır. Operamızın yeni yıldızı Ferhan Onat halen Bn. Hidalgo yanında çalışmaktadır, başka fırsat ve rollerde seyircilerinde daha yüksek hayranlıklar uyandıracak, daha parlak başarılar gösterecektir. Bu opera onun koloratur sanatının yüksek derecesini gereği gibi göstermeye fazla müsait değildir. Ferhan Onat büyük çapta koloraturların yaratılışına malik, beynelmilel bir istikbale namzettir.”

Büyük yeteneğinin farkında olan Opera yönetimi, kendisini, o dönemlerin tabiriyle “görgüsünü arttırmak için”, esasen eğitiminin devamı amacıyla, İtalya’ya gönderir. Orada, hocasının da desteği ve yardımıyla, 28 Şubat 1952 tarihinde Napoli’nin ünlü San Carlo operasında “Gilda” rolüne çıkar Ferhan Onat ve büyük başarı kazandı..

27 Mart 1952 tarihinde, Dünya Gazetesi’nde “M.Ö.” (Melek Öktem) rumuzuyla çıkan yazıda, Onat’ın başarısı sevenlerine duyurulur. “ …Bilindiği gibi İtalyanlar, büyük sanatkârları millî kahraman gibi alkışlarlar. İşte 28 Şubat 1952 Perşembe gecesi dünyanın en meşhur operalarından biri bulunan San Carlo’da bir Türk kadını böyle alkışlandı. Bu 22 yaşındaki genç kadın, İtalya sahnelerinde oynayan ilk Türk opera artisti Ferhan Onat’tır. Ferhan’ın muvaffakiyetini biraz da ertesi sabah çıkan Napoli gazetelerindeki yazılardan dinleyelim: Il Mattino d’Italia şunları yazıyor : ‛Halkımız, tekrar tekrar alkışladığı bu temsilde, kayda şayan iki yeni sesi takdir etmek fırsatını bulmuştur.Bunlardan biri, bir Türk soprano olan Ferhan Onat’tır.

Pürüzsüz, tatlı, güzelliği baştan sona kadar devam eden berrak sesi ve sahne kabiliyeti kendisini müstesna bir soprano olarak gösterecek mahiyettedir.’ Roma gazetesi diyor ki: ‛ Gilda rolüyle parlayan Ferhan Onat’ın güzel sesinde bulunan emin, hâkim yüksek tizler kayda şayandır. “Caro nome” aryasındaki “mi”, onun için alelâde bir notadan başka bir şey değildi.Dün akşamki temsilde birçok alkış ve ‘bis’ talepleriyle dolu olan anları söylemeğe lüzum yoktur.’ Ferhan 2 Mart günü yine aynı coşkunlukla alkışlanmış ve gösterilen rağbet üzerine bu ilk iki angajmandan başka 3 temsil daha vermiştir. Öğrendiğimize göre, operamızın bu kıymetli sanatkârı Torino ve Fransa’da da temsiller vermek üzere teklifler almıştır.”

Onat, San Carlo’daki başarısından sonra, 1954 yılında İtalya’da Parma’da, Beyrut’ta; 1957 yılında Fransa’da Avignon, Marsilya, Bordeaux ve Vichy’de ; Belçika’nın Anvers kentinde çeşitli başrolleri seslendirmiştir. Türkiye’ye döndükten sonra da, eşi tenor Doğan Onat’la seslendirdikleri “Lucia di Lamermoor” ve “Sevil Berberi” operasında büyük başarılar elde etti.

Ferhan Onat-Doğan Onat çifti 1965 yılında İstanbul Devlet Operası kadrosuna geçerler. Sonra, buradan da ayrılarak, özel çalışmalar sürdürmüşler, “popüler” şarkılar söyledikleri konserler vermişlerdir. Ferhan Hanım bir süre sonra İstanbul Operası bünyesine dönerek çalışmalarını burada ve davetli olduğu yurtdışındaki temsillerde sürdürmüştür. Ferhan Onat İstanbul Operasında o dönemlerde yaşadığı sıkıntılar nedeniyle sahneden çekilmiş, yakalandığı kanser sonucunda Haziran 1982 yılında, 49 yaşında yaşamını yitirdi. Kabri, bilinmemektedir.

Tanıyanların, dinleyenlerin, en parlak dönemlerinde sevgiyle, hayranlıkla söz ettikleri Ferhan Onat, sadece muhteşem sanatıyla değil, güler yüzü, tatlı bakışları, rahatlığıyla da gönülleri fethetmişti.

8 Ocak 1955 tarihli Akis dergisinde çıkan bir yazıda, yazar, “verdiği konserlerde salon tamamen doluyor, onun oynayacağı geceler, operada yer bulmak müşkülleşiyordu. Sahnede göründüğünde, daha ağzını açmadan bir alkış tufanı başlıyordu.” Diye anlatmış. İtalyan belcanto akımı ürünü yapıtlara son derece uygun ses rengine sahip olan Ferhan Onat’ın “Gilda” sı olduğu kadar, “Norina”sı, “Lucia”sı da çok ses getirmiş, dinleyenlerde unutulmaz izler bırakmıştır. Vakitsiz ölümü üzerine müzik yazarı ve eleştirmeni Faruk Yener “…..opera dünyamızın seyirci koltuklarında olsun, sahne ardında olsun, en sevimli simalarından birini yitirdik; Tanrı vergisi hançere niteliğine ek olarak oyunculuk yeteneği ile de yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da sayılan ve anılan, iyiliği ve sevecenliğiyle gerçek “dost” bilinen Ferhan Onat, ardında doldurulması güç bir boşluk bırakarak göçtü gitti.” Diye yazarak, hüznünü dile getirmiştir

Bir vakitler gurur duyduğumuz ve kendilerinden övgüyle söz ettiğimiz “O” ve daha birçok değerli sanatçımızın kıyıda, köşede kalmış kayıtlarının derlenerek, gün ışığına çıkartılmaları, böylelikle kısmen de olsa unutulmamalarını sağlamak, onları yaşatmanın en kolay yolu değil midir?

Onat’ın kabri, eşi Doğan Onat ile  İstanbul Şişli’de yer alan Zincirlikuyu Mezarlığı’ndadır.

Zincirlikuyu Mezarlığı

Zincirlikuyu Mezarlığı - Esentepe Mh. 34394 Şişli/İstanbul Türkiyeİstanbul’un Şişli ilçesinde, Esentepe ile Levent arasında, bulunduğu Zincirlikuyu semtiyle aynı adı taşıyan mezarlıktır.. Girişi Nisbetiye Caddesi-Büyükdere Caddesi bağlantı yolu üzerindedir. İLETİŞİM: Mezarlıklar Müdürlüğü Merkez Bina Telefon:(0212) 312 65 85 Faks: (0212) 211 51 31 Adres: Büyükdere Caddesi Zincirlikuyu mezarlık alanı girişi, Şişli-İSTANBUL Beyoğlu Bölge Müdür Yardımcılığı  ve Beyoğlu Cenaze İşleri Şefliği : Adres : Büyükdere Cad. Zincirlikuyu mezarlık girişi Şişli-İSTANBUL Beyoğlu, Kağıthane, Beşiktaş, Sarıyer, Şişli ilçelerine hizmet vermektedir. Tel : 0212 312 65 85 Fax: 0212 347 10 80

Zincirlikuyu Mezarlığı

Bu anmayı paylaş

Yol Tarifi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top

Oturum aç

Or with username:

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı mı unuttunuz?

Hesap bilgilerinizi girin ve şifrenizi sıfırlamak için size bir link göndereceğiz.

Şifre sıfırlama bağlantınız geçersiz veya süresi dolmuş görünüyor.

Log in

Privacy Policy

Sosyal giriş bilgilerini kullanmak için verilerinizin bu web sitesiyle depolanması ve işlenmesi konusunda hemfikir olmak zorundasınız. %Politika merkezi%

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.