Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Switch to the dark mode that's kinder on your eyes at night time.

Switch to the light mode that's kinder on your eyes at day time.

Bu her yıl hatırlatılan bir anmadır

Cenap Şahabettin

2024Pzt12ŞubTüm günCenap ŞahabettinŞair,Yazar, Hekim

Anma detayları

Cenap Şahabettin, (21 Mart 1870, Manastır – 12 Şubat 1934, İstanbul)

Servet-i Fünun dönemi şairi ve yazarıdır. Edebiyat-ı Cedide’nin önde gelen temsilcilerindendir.

1870’te güzel Rumeli şehirlerinden Manastır’da doğdu. Babasının Plevne’de şehit düşmesinden sonra ailesiyle İstanbul’a geldi. İlköğrenimini Tophane’deki Fevziye Mektebinde yaptı. Gülhane Askeri Rüşdiyesini bitirdi. Tıbbiye İdadisinden sonra 1890’da Askeri Tıbbiyeden mezun oldu. İhtisas yapmak üzere Paris’e gönderildi. .

Paris’te dört yıl cilt hastalıkları ihtisası yaptı. Yurda döndükten sonra hekim yüzbaşı olarak Mersin, Rodos, Cidde’de karantina hekimliği ve sıhhiye müfettişliği yaptı. 1914’te emekliye ayrıldıktan sonra Darülfünûn’da “Batı Edebiyatı”, “Fransız Dili”, “Türk Edebiyatı Tarihi” dersleri okuttu.

Edebiyata ilgili bir ailede doğan Cenap Şahabettin küçük yaşta şiir yazmaya başladı. İlk şiiri 1885’te daha öğrenciyken Saadet gazetesinde yayınlandı. Önceleri Muallim Naci’nin etkisiyle divan edebiyatı tarzı şiirle uğraştı. Daha sonra Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan’dan ve özellikle Paul Verlaine’den etkilenerek Batı tarzı şiire yöneldi. Servet-i Fünun dergisinde şiirleri yayımlandı. Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil’le birlikte Servet-i Fünun edebiyatının üç önemli isminden biriydi. Gelenekçi şairlerin en çok saldırdığı yenilikçi şairdi. Diğer Servet-i Fünuncuların tersine bireysel şiiri tercih etti. Edebiyat-ı Cedide’nin en aşırı örneklerini verdi.

Türk şairlerine sembolizmi ve parnasizmi öğreten Şahabettin “sanat sanat içindir” anlayışını benimsemişti. Aruz ölçüsüyle yazdığı eserlerinde ahenge ve müzikaliteye önem vermişti. Şiiri “nesir-musikisi” olarak tanımlıyordu. Heceleri müzik düzeyinde uyumlu kullanmayı savundu. “Yakazat-ı Leyliye” ve “Elhan-ı Şita” şiirleri bu tarzdadır. Şiirlerinde kullandığı “Sâât-i semenfâm”, “çeng-i müzehhep”, “nay-i zümürrüt” gibi deyimler ve imgeler, döneminin edebiyat dünyasında önemli tartışmalara yol açtı. Dilde sadeleşme tartışmalarında Osmanlıca’yı savundu, karşıtlarını alaycı bir üslupla eleştirdi.

1908’den sonra düz yazı ağırlıklı yazmaya başladı. Tanin, Hürriyet, Kalem ve Hak gazetelerinde makaleler yazdı. Şiirleri ölümünden sonra kitaplaştırılan yazarın gezi, makale ve tiyatro eserleri sağlığında basılmıştı.

12 Şubat 1934’te beyin kanaması nedeniyle İstanbul’da yaşamını yitirdi. 14 Şubat’ta sade bir törenle Bakırköy Mezarlığı’nda kızı Destine Hanım’ın yanına defnedildi

Zaman

12 Şubat 2024 Tüm gün(GMT+03:00)

Lokasyon

Zuhurat Baba Mezarlığı - Zuhuratbaba, 34147 Bakırköy/İstanbul

Diğer anmalar

Bu anmayı paylaş

Yol Tarifi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top

Oturum aç

Or with username:

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı mı unuttunuz?

Hesap bilgilerinizi girin ve şifrenizi sıfırlamak için size bir link göndereceğiz.

Şifre sıfırlama bağlantınız geçersiz veya süresi dolmuş görünüyor.

Log in

Privacy Policy

Sosyal giriş bilgilerini kullanmak için verilerinizin bu web sitesiyle depolanması ve işlenmesi konusunda hemfikir olmak zorundasınız. %Politika merkezi%

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.